TÜRKİYE’NİN ENDÜSTRİ 4.0 İLE TAÇLANDIRILMASI GEREKİYOR!

Bu ay röportaj konuğumuz, Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği-ENOSAD Başkanı Sayın Dr. Hüseyin HALICI. ile gerçekleştirdik. Sayın Halıcı genç bir başkan; ama hiç kuşkusuz dinamizminin yanı sıra bilgisi, birikimi, kararlı ve yenilikçi tarzı gerek ENOSAD gerekse Türkiye ile ilgili değerlendirmelerine yansıyor.

Endüstri&Otomasyon – Sayın Halıcı, önce sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
Dr. Hüseyin Halıcı – Yıldız Teknik Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi Elektronik ve Haberleşme Bölümü’nde Lisans eğitimimi ve İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Elektronik ve Haberleşme Anabilim Dalı-Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Programı’nda Yüksek Lisans eğitimimi tamamladım. İş yaşamıma Türk Telekom A.Ş. İstanbul Yakası Telefon Başmüdürlüğü’nde başladım. 1994 yılında doktora öğrenimi için Fen Bilimleri Enstitüsünde Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Programı’na girdim. 1995 yılında Türk Telekom A.Ş.’den ayrılarak HALICI Elektronik ve Telekomünikasyon San. Tic. Ltd. Şti’yi kurduk. Askerlik görevimi tamamladıktan sonra 2004 yılında Biyomedikal Mühendisliği Bölümü’nde doktora öğrenimimi tamamladım. Bugün, HALICI Elektronik Ltd. Şti. Genel Müdürü ve aynı zamanda ENOSAD- Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği 6. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmaktayım.
Endüstri&Otomasyon – Yeni dönem başkanı olarak ENOSAD’ı nasıl görüyorsunuz?

Dr. Hüseyin Halıcı – Bildiğiniz üzere ENOSAD, ülkemiz sanayiinin temel taşlarından endüstriyel otomasyon sektörünü tanıtmak ve bilinirliğini artırmak ve sektörün sorunlarına çözüm üretebilmek amacıyla kurulmuştur. ENOSAD, konularında uzman, yüksek teknolojiye hakim, tecrübe ve bilgi birikimi yüksek ve yurt içinde ve yurt dışında sağlam referanslara sahip firmalardan oluşan bir teknoloji platformudur. Kurulduğu günden bugüne Hükümet, çeşitli kamu kurum ve kuruluşları nezdinde sektörün ve sektörde yer alan oyuncuların tanıtılması, sorunları, ihtiyaçları ve çözümleri konusunda bilinçlendirme girişimlerini sürdürmeye devam ediyoruz.

Endüstri&Otomasyon – Sayın Halıcı, bildiğiniz gibi Dünya daha Endüstri 4.0’ı tartışırken, Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği-ENOSAD, 4-5 Aralık 2014’te çok önemli bir kongreyi başarı ile gerçekleştirdi. Ulusal ve uluslararası mecrada ENOSAD çok önemli övgüler aldı. İkinci kongre ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Dr. Hüseyin Halıcı – Açıkçası, 1. Kongrede konu çok günceldi ve ülkemizde bilinmiyordu. Bu kongreyle şu anda çok fazlaca tartışılan endüstri 4.0’rı konunun uzmanları ile ele almaktı. Gerçekten ihtiyaç olunan bir konuydu. Bu arada siz başta olmak üzere, tüm emeği geçenlere teşekkür ederim. Çok önemli konu ve bu konu artarak güncelliğini sürdürüyor. Endüstri 4.0 ya da İleri Otomasyon Teknolojileri 2. Kongremiz 19 – 20 Ocak 2017 tarihinde gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Burada konsept otomasyonun gerçekten geldiği, ulaştığı en ileri noktadaki gelişmeleri Endüstri 4.0 tabanlı olarak anlatıp bilgilendirmek ve uygulamalarını göstermek. Yurt dışından ve yurt içinde konunun uzmanlarını bir araya getirmeyi hedefliyoruz. “ Endüstri 4.0 ya da İleri Otomasyon Teknolojileri 2. Kongremiz 19 – 20 Ocak 2017 tarihinde gerçekleşecek. Burada konsept otomasyonun gerçekten geldiği, ulaştığı en ileri noktadaki gelişmeleri Endüstri 4.0 tabanlı olarak anlatıp bilgilendirmek ve uygulamalarını göstermek. Yurt dışından ve yurt içinde konunun uzmanlarını bir araya getirmeyi hedefliyoruz.” Geniş katılımlı bir kongre olacak. Yurtiçinden, ilgili bütün üniversitelerden bilimsel katılımı sağlamayı ve sanayiden de bu teknolojilerin uygulayıcıları olarak katılımı sağlayıp geniş kapsamlı bir kongre yapmak istiyoruz. Burada tabii 1. Kongreden bir bilgi birikimine sahibiz; bu kongrede de en az ilki kadar, belki de daha iyisini yapabileceğimizi düşünüyoruz.

Endüstri&Otomasyon – Endüstri 4.0 konusunda dünyada önemli gelişmeler yaşanıyor. Türkiye’ de bu konudaki yaklaşım nedir?

Dr. Hüseyin Halıcı – ENOSAD olarak 2014 yılında yaptığımız ilk kongreden bu yana Türkiye’ de Endüstri 4.0 konusu; gerek hükümet-devlet gerekse özel sektörden ve derneklerden (TÜSİAD, Makine İmalatçıları gibi…) bayağı ilgi gördü. Bize bu konuyu anlatmamız konusunda yoğun talepler geldi ve bu talepler artarak devam ediyor. Çok ilgi duyuyorlar, çünkü her alanda olduğu gibi endüstrinin de gelişmeye ihtiyacı var; bu gelişimin de yeni bir konseptle yani endüstri 4.0’la taçlandırılması gerekiyor!

Daha önce de dediğim gibi; Türkiye için Endüstri 4.0 maalesef henüz çok yeni bir kavram olup, yavaş yavaş konuşulmaya başlanıyor. Birinci endüstri devrimini tamamen kaçıran, ikinci endüstri devrimini anlamaya çalışan, üçüncü endüstri devrimini uygulayan bir ülke olarak, geleceğimizin endüstrisi anlamına gelen Endüstri 4.0 kavramını üreten ve geliştiren bir ülke olmalıyız. Konvansiyonel üretim sistemleri yerine teknolojik üretimi yaygınlaştırarak ve üretimde bir strateji belirleyerek hedef odaklı ilerlememiz gerekiyor. Bu sayede ancak ileri teknolojileri kullanan gelişmiş ülkelerle rekabet şansını yakalayabiliriz, aksi halde küresel rekabet ortamında rol almamız gittikçe güçleşecektir. “Konvansiyonel üretim sistemleri yerine teknolojik üretimi yaygınlaştırarak ve üretimde bir strateji belirleyerek hedef odaklı ilerlememiz gerekiyor. Bu sayede ancak ileri teknolojileri kullanan gelişmiş ülkelerle rekabet şansını yakalayabiliriz, aksi halde küresel rekabet ortamında rol almamız gittikçe güçleşecektir.” Kısaca, şu anda tüm gelişmiş ülkelerin üzerinde çalıştığı kavram olan Endüstri 4.0 için ülkemiz de aktif bir oyuncu olarak rol almalıdır. Bu rolü almak için başta devletimiz, sanayi kuruluşlarımız, üniversiteler olmak üzere tüm kurum ve kuruluşların elini taşın altına koymaları gerekmektedir.
Yani Endüstri 4.0, çok önemli bir konu. Sistemi iyi planlamalıyız. Çünkü yaşam şekillerimiz endüstriyle orantılıdır. Dünya’da endüstrisi gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında nasıl bir fark olduğunu görebiliyorsunuz. Bir ürünü uygun bir fiyata üretirseniz onu kullanma imkanınız fazla olur; ama üretemezseniz, zengin bir kaynağınız veya geliriniz de yoksa ona ulaşamazsınız. Üretim araçları geliştikçe insanlık tarihi gelişmiş ve değişmiştir. Dolayısıyla endüstri insanın yaşamını her alanda etkilediği için bize bu konuda talepler geliyor, bu konu nedir, nasıl bu konuda çalışma yapabiliriz diye; en başta da devlet kademesinden… Bugün devlet kademesinde ENOSAD, Endüstri 4.0’ın en önemli aktörlerinden biri olarak kabul edilmiştir. Bu konuda çalıştaylar düzenlendi, bizler de davet edildik ve görüşlerimiz alınarak bunların kanunlaşması yönünde devletimizin çalışmaları var. Bu gerçekten çok önemli; bunları takdim ettik, dinlendik, önerilerimiz eksiksiz yazıldı ve bunların da kanunlaşacağı yönünde bize net bir şekilde bilgilendirme yapıldı. “Bugün devlet kademesinde ENOSAD, Endüstri 4.0’ın en önemli aktörlerinden biri olarak kabul edilmiştir. Bu konuda çalıştaylar düzenlendi, bizler de davet edildik ve görüşlerimiz alınarak bunların kanunlaşması yönünde devletimizin çalışmaları var. Bu gerçekten çok önemli; bunları takdim ettik, dinlendik, önerilerimiz eksiksiz yazıldı ve bunların da kanunlaşacağı yönünde bize net bir şekilde bilgilendirme yapıldı.” Hükümetimizin de ilgisini şöyle görüyoruz: Bizi arıyorlar, bu konuda bilgiyi birinci elden, ENOSAD’dan alıyorlar ve biz de onlara her türlü desteği sağlıyoruz. Bu ilgi anlamında da, bizim desteklediğimiz WIN Fuarları’nda bir forum alanı belirledik; burada sunumlar yapacağız ve bir panel düzenleyeceğiz. Bu anlamda da WIN Endüstri Fuarı’nın açılışında gelişmeleri yakında görmek için, Sanayi Bakanımız Sayın Fikri IŞIK teşrif edecekler, kendileri bize bildirdiler. Dolayısıyla, ENOSAD ve Endüstri 4.0, bir bütün olarak değerlendiriliyor; yani ENOSAD deyince Endüstri 4.0, Endüstri 4.0 deyince de ENOSAD akla geliyor; fikir alınıyor, bilgi alınıyor veya toplantılara çağrılıyor. Bursa Sanayi Odası, Kocaeli, İstanbul vb. değişik yerlerde seminerler veriyoruz, Endüstri 4.0 ile ilgili bilgilendirmeler yapıyoruz, toplantılara katılıyoruz.


ENDÜSTRİ OTOMASYON – ENOSAD camiasına baktığımızda bünyesinde ulusal ve uluslararası birçok firmalar var. Bu firmalar artık, tüm dünyada mühendislik projeleri yapabilecek seviyedeler. Bu alanda ENOSAD neler yapıyor, bu konuda çalışmaları var mı? Sonuçta pazar, sadece Türkiye’ de değil, bütün dünyada.

Dr. Hüseyin Halıcı – Evet, ENOSAD sadece yerel firmalardan oluşmuş bir dernek değil, uluslararası firmalar da var. Bu derneği oluşturan firmalar aslında birbirleriyle bütünleşiyorlar. Uluslararası firmaların tamamı otomasyon ürünlerini üreten imalatçı firmalardır. Ama bu otomasyon ürünlerini imal eden firmalar tek başlarına bir şey ifade etmez, bir televizyon gibi değildir; orada bile bir servis söz konusudur. Zira bizde farklı bir durum var: Projelendirme. Bu projelendirmeye uygun olarak imalat ve mühendislik, programlama ve devreye alma dediğimiz, sonuç aldığımız birçok aşamalar var ki bunların hepsi mühendisliğe girer. Dolayısıyla bizim Derneğimiz ENOSAD’da hem bu otomasyon için gerekli ürünleri üreten firmalar, imalatçı firmalar var hem de bunu tamamlayan mühendislik programlayan firmalar var, ki onların da çoğu, %90 ı uluslararası firmalar. Elbette bir kadar da imalatçı yerli firmalarımız var ama geneline baktığınızda durum budur. Dolayısıyla bu durum aslında bir bütündür ve çok güzel bir uyum vardır.

ENDÜSTRİ OTOMASYON – Uluslararası firmalar Türkiye’de yerlileşmiş durumda ve artık yerli olmuşlar. Çalışan mühendislerine bakıldığında çoğu yerli, belki %1 i dışarıdan; genelde tamamen yerli mühendisler çalışıyor. Bu konudaki değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

Dr. Hüseyin Halıcı – Mühendislerin global düşünmesi çok önemli. Zaten şu anda herkes global düşünmeli, örneğin bir terzi sürekli aynı uygulamaları yapar. Bizim gibi teknolojik, her gün değişken bir yapıya sahip bir iş kolundaki endüstriyel otomasyoncular olarak biz zaten global düşünmek zorundayız. Çünkü derneğimizin üyesi imalatçı firmalar olduğu gibi uygulayıcı firmalar da olmak zorunda ve uygulayıcı firmalarda da Türkiye’nin avantajı büyük. Avrupa gibi belli bir yaş ortalamasına, ileri yaşa sahip mühendislik firmalarındansa daha genç, dinamik mühendislik firmaları elbette daha avantajlı olarak ön plana çıkıyor. Dolayısıyla, Türkiye’nin bir avantajı var; bu da genç ve dinamik olması. Ama bunun haricinde başka bir şey daha söz konusu; o da, Türkiye’nin iyi bir köprü rolünün olması. Dünya’nın neredeyse ortasında diyebiliriz. “Avrupa gibi belli bir yaş ortalamasına, ileri yaşa sahip mühendislik firmalarındansa daha genç, dinamik mühendislik firmaları elbette daha avantajlı olarak ön plana çıkıyor. Dolayısıyla, Türkiye’nin bir avantajı var; bu da genç ve dinamik olması. Ama bunun haricinde başka bir şey daha söz konusu; o da, Türkiye’nin iyi bir köprü rolünün olması. Dünya’nın neredeyse ortasında diyebiliriz.” Ortadoğu’ ya da, Balkanlara da, Türki Cumhuriyetleri’ne de, Avrupa’ ya, hatta Amerika’ ya da; her yere çok yakın olmasından çok rahatlıkla hizmet verebilir bir yapısı var. Bir tarafımız Avrupa, bir tarafımız Asya, bir tarafımız Orta Doğu, bir tarafımız Balkanlar, Akdeniz ülkeleri, Karadeniz ülkeleri; dolayısıyla bu durum iş yapma yeteneği açısından bu bir avantaj.

ENDÜSTRİ OTOMASYON – O zaman burada bir nokta öne çıkıyor: “ENOSAD ile birlikte Türkiye’deki tüm bileşenlerin, ülkenin gelişimini hızlandıracak bir potansiyeli var. Türkiye’nin bu bölgede teknoloji üssü olma şansı var” diyebilir miyiz?

Dr. Hüseyin Halıcı – Var tabii. Elbette bazı şeyler süreç istiyor; bundan 4-5 yıl önce biz kendimizi tanıtmak için çaba gösterirken şimdi bazen belki 2-3 telefon birden alıyoruz. Gerek Derneğimize, gerek Yönetim Kurulu’ndaki üyelerimize ve gerekse direkt bana gelen telefonlar olarak yoğun bir bilgi talebi var. Bu noktaya geldik, geliyoruz. Bu derneğin önemi, oluşturduğu platform, siyasi erk tarafından kabul görmüş durumda. Bu da bizi inanılmaz mutlu ediyor. Tabii bu durum, süreç isteyen bir durum ve bu sadece siyasi erk için değil diğer sektör dernekleri için de söz konusu, ilgi duyup davet ediyorlar; daha çok makine imalatçıları tabii ki, çünkü makine ve otomasyon bir bütündür. MAKFED, TÜSİAD vb. dernekler var ilişi içinde olduğumuz. Zaten MAKFED bütün makine derneklerinin federasyonu ve biz de üyesiyiz. Dolayısıyla hepsinden gerçekten ilgi ve alaka var ve her bir dernek ve kuruluş da Endüstri 4.0 - Otomasyon konusunda ENOSAD’ın öncü olması gerektiğini kabulleniyor ve söylüyorlar.

ENDÜSTRİ OTOMASYON – Bunlar çok önemli gelişmeler, Endüstri 4.0 a geçişte hızlı yol almamızı sağlayacak başka nelere ihtiyaç var?

Dr. Hüseyin Halıcı – Bir kere, her şey için ön yargısız olarak konuşmak, yani bir konuya gerçekten çözüm ve sonuç odaklı bakmalıyız. Temel soru şu olmalı: Biz Endüstri 4.0’ı ülkemizde nasıl uygulayabiliriz? Bunun için gerçekten birbirimizi anlayan bir yaklaşım sergilememiz gerekiyor. Sorun gerçekte bu kavramlarda değil, yaklaşımdadır; niyetli olmak lazım. Sonuç odaklı olmak lazım. Amaç, gerçekten masaya oturup konuşarak sorunu ele almak olmalı; başka bir avantaj, başka bir çıkar veya başka bir sonuç almak değil. Ancak bu yaklaşım sadece bu konu için değil, dünyada aklınıza gelebilecek her şey için lazım… Niyet olan her yerde sorun çözülür, biz bu yönde bakıyoruz, sonuç odaklı bakıyoruz. Bundan önceki dönemlerde de bu yönde bakıldı, bizim bakış açımız da bu yönde. Gönüllülük esası ile kurulu bir derneğiz. Birçok teknolojik konu var, teknoloji sürekli gelişiyor, değişiyor. Sonuçta, sadece sektörün iyi olması ve üyelerimizin taleplerinin giderilmesi amaçlı olarak her şeye el atmak, sorunların hepsini de önyargısız çözmek istiyoruz. 

ENDÜSTRİ OTOMASYON – Bu niyeti, bu yaklaşımı kurduğunuz çalışma kurullarında da gösteriyorsunuz. Örneğin kurduğunuz Bilim Kurulu çok önemli ve değerli çalışmalar hedefliyor. Bilimin üretildiği ve geliştirildiği yerler üniversiteler ve siz de üniversiteleri de buna katarak bir yol haritası belirliyormusunuz?

Dr. Hüseyin Halıcı – Evet, bizim bir Akademik Kurulumuz var. Biz sürekli iç içeyiz; hocalarımız bazı konularda bize danışmanlık yapıyor veya biz fikir alıyoruz onlardan veya beraber toplantılar yapıyoruz, yani çok sıkı bir işbirliği başlamış durumda. Ama bu durumu daha geliştirmek gerekli, çünkü üniversiteyi işin içine katmadığınız zaman olmuyor, bir tarafı eksik kalıyor. Üniversite – Hükümet – Sanayi; bunlar beraber olacak ki sonuç alalım. Bunlardan bir tanesi bile eksik olmamalı, hatta bazı işlere dünya ölçeğinde baktığınız zaman hükümetlerin de işin içine girmesi gerekiyor. Ama temelde konuya baktığınızda işin içinde bilimin olması şart ve aktif olması lazım. Bizim ülkemizde bilim, çok fazla sanayiye girmiyor. Bu noktada çok az hocamız var; %1, belki %2. Oysa bu oran % 15-20’leri bulsa, inanın çok daha güzel sonuçlar elde edeceğiz. Ancak bunun da bazı nedenleri var tabii ki; üniversitedeki yoğunluklar veya ders programları olabilir. Ama bu sorunlar bir şekilde çözülebilir diye düşünüyoruz. Bu sorunlar çözülürse çok daha iyi sonuçlar alabiliriz, çünkü bilimi geliştiren kişilerin sanayinin içerisinde olmaları lazım. Bugün çok büyük firmaların hepsine bakın; bugüne gelen yüz yılın üzerinde geçmişe sahip firmalara baktığınızda, gerçekten çok iyi mühendislik eğitimi almış veya bir bilim insanının kurduğu firmalar olduğunu görürsünüz bu kuruluşların. Bu nedenle, üniversiteler önemli noktadadır. Şimdiki halde gerek özel gerekse devlet kuruluşu olan 10 üniversitenin (Bilkent, Boğaziçi, Doğuş, Dokuz Eylül, İstanbul Teknik, Karadeniz Teknik, Kocaeli, Marmara, Sabancı ve Yıldız Teknik)Mühendislik Fakülteleri’nden oluşmuş bir Akademik Kurulumuz var, onlarla sürekli iletişim içerisindeyiz. Dolayısıyla onların da önerilerine açığız biz. Bu bir süreç, çarklar hemen dönmüyor. Dernekler ya da firmalar da bir canlı organizma gibidir; kurulur, yavaş yavaş büyür, dinamizm kazanır. Biz de genç ve dinamik noktaya doğru ilerliyoruz bu süreçte. Şimdi çok daha olgunlaştık ve dolayısıyla bundan sonra daha iyi bir performans göstereceğimizi düşünüyoruz. “Dernekler ya da firmalar da bir canlı organizma gibidir; kurulur, yavaş yavaş büyür, dinamizm kazanır. Biz de genç ve dinamik noktaya doğru ilerliyoruz bu süreçte. Şimdi çok daha olgunlaştık ve dolayısıyla bundan sonra daha iyi bir performans göstereceğimizi düşünüyoruz.”


ENDÜSTRİ OTOMASYON – Son olarak, eklemek istediklerinizi alabilir miyiz?

Dr. Hüseyin Halıcı – Benim her zaman söylediğim bir şey var: PAYLAŞMAK. Bizim dernek üyeleri olarak paylaşmaya alışık olmamız lazım. Biz dernekteki bütün üyelerimizi eşit olarak görüyor ve eşit olarak yaklaşıyoruz. Biz ENOSAD içinde birbirimize rakip ya da başka amaçlı firmalar değiliz; biz hep birlikte daha güçlü, bir çatı altında aynı yönde çalışan, uğraş veren gönüllüleriz. “Biz ENOSAD içinde birbirimize rakip ya da başka amaçlı firmalar değiliz; biz hep birlikte daha güçlü, bir çatı altında aynı yönde çalışan, uğraş veren gönüllüleriz.” Hepimiz için iş olanakları mümkün, çünkü bizim sadece yurtiçi değil, yurtdışını da düşünmemiz gerekli, çünkü biraz önce bahsettiğim gibi; gerek jeopolitik konumu itibariyle, gerek dinamik yapıları ve gerekse genç nüfusuyla da aynı zamanda inanılmaz potansiyeli olan bir ülkeyiz. Bunu değerlendirirsek zaten rekabet de çok düşecektir. Rekabet yaşamın bir parçasıdır ve her zaman vardır, ailede dahi, bu gayet doğaldır, ama önemli olan eşit yaklaşım ve kucaklamadır.

ENDÜSTRİ OTOMASYON – Güzel söyleşiniz için çok teşekkür ederiz.

Makale

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.