Tekstil'de Moral Yüksek, Sektör Umutlu!

 Tekstil'de Moral Yüksek, Sektör Umutlu!

Arka arkaya 2 haber aktarıyoruz Hürriyet Gazetesi’nden. İlk haber, Mayıs 2017 tarihli ve “Dünyanın gözü Bursa’da” başlıklı. Şöyle deniliyor haberde: “Bursa  Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticari Safari ve Uluslararası Rekabetçiliği Geliştirme (Ur-Ge) projeleri kapsamında 3 yılda 10 bin kişilik alıcıyı Bursa iş dünyası ile buluşturdu. Sadece Ur-Ge projeleri kapsamında 1 yılda düzenlenen 5 alım heyeti organizasyonuyla da 1000’e yakın yabancı alıcı Bursa’ya geldi. Bursa ekonomisinin ihracat odaklı büyümesini hedeflediklerini belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, ‘Daha fazla üretim, istihdam ve ihracatla kentimizi gelecek hedeflerine ulaştırıyoruz’ dedi.
 
Türkiye’nin üretim üssü Bursa’da kentin ortak aklını harekete geçirerek gerçekleştirdiği makro projelerle ekonomiye değer katan BTSO, üyelerinin uluslararası alanda da söz sahibi olması adına çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’nin 2. büyük ihracatçı kenti Bursa, BTSO öncülüğünde düzenlenen alım heyeti programlarıyla yabancı alıcıları Bursa’da ağırlıyor. Ticari Safari kapsamında 80’i aşkın ülkeden gelen alım heyetlerinin sayısı 10 bine ulaştı. Ekonomi Bakanlığı’nın Uluslararası Rekabetçiliği Geliştirme Projesi (Ur-Ge) kapsamında düzenlenen alım heyeti organizasyonları sayesinde de BTSO üyelerinin ihracat ve rekabetçiliğini güçlendiriyor.
 
Türkiye’nin en fazla Ur-Ge projesi geliştiren ve bu projeleri aynı anda yürüten tek oda konumunda olan BTSO, alım heyeti organizasyonlarıyla da fark oluşturuyor. Ur-Ge çalışmaları kapsamında bebe ve çocuk konfeksiyonu sektöründe 31 Mayıs-2 Haziran 2016 tarihleri arasında yapılan alım heyeti organizasyonuna 20 ülkeden 150 yabancı firma temsilcisi, Eylül 2016 ve Mart 2017 tarihlerinde tekstil sektörüne yönelik düzenlenen alım heyetine 400 firma temsilcisi, Nisan ayında gerçekleştirilen gıda alım heyeti organizasyonuna ise 20 ülkeden 160 firma temsilcisi Bursa iş dünyası ile bir araya geldi. Böylece sadece Ur-Ge projeleri kapsamında düzenlenen 5 alım heyetleriyle son 1 yılda bin yabancı alıcı Bursa’ya gelmiş oldu.
 
BTSO şimdi de alım heyetleri programı kapsamında yeni bir organizasyona daha imza atıyor.  Tekstil Ur-Ge Projesi ile 10-14 Mayıs tarihleri arasında giysilik kumaşlar sektörüne yönelik alım heyeti, Merinos AKKM’de gerçekleştirilecek organizasyonda 50’ye yakın Bursalı firmanın yeni koleksiyonlarını inceleyecek. Organizasyona 225 yabancı firma temsilcisi katılacak. Başta Rusya, Fas, İran ve Belarus olmak üzere 20 ülkeden gelecek yabancı alıcılar, önemli ikili iş görüşmeleri gerçekleştirecek. Yabancı alıcılar, Bursa programı kapsamında Bursa Uluslararası Tekstil ve Ticaret Merkezi BUTTİM’i ve Bursalı firmaların üretim tesislerini de ziyaret edecek. 
 
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin ihracata dayalı kalkınma hedefleri doğrultusunda Bursa iş dünyasının rekabetçi ve ihracatçı kimliğine güç katmak için çalıştıklarını söyledi. Başkan Burkay alım heyeti programlarının Bursalı şirketlerin dünyaya açılmasına rehberlik ettiğini de belirterek, ‘Ticari Safari Projesi ve Ur-Ge Projeleriyle 80’i aşkın ülkeden 10 bin kişilik alım heyeti gruplarını Bursa iş dünyası ile buluşturmuş olduk. Üretim ve ihracatın merkezi Bursa, Türkiye’nin hedeflerine liderlik etmeyi sürdürecek’ dedi.”
İkinci haber ise, Deniz Türsen imzalı, Ocak 2107 tarih ve “Tekstil 2017’ye umutlu giriyor” başlıklı. Habere göre, “Hazır giyim ve tekstil sektörü Türkiye’de geçmişten beri en çok istihdam ve katma değer yaratan alanların başında geliyor. Son bir yıl içinde yaşanan olumsuzluklar nedeniyle istihdam oranları düşse de sektör ileri gelenleri 2017’den umutlu. 
 
Her yılbaşında olduğu gibi büyük umutlarla ve hedeflerle girilen 2016 yılı Türkiye açısından çok zor geçti. Darbe girişimi, terör olayları derken bir yandan da döviz kurlarının hızla yükselmesi pek çok sektörü olumsuz etkiledi. Geçmişten beri en çok istihdam yaratan alanlardan biri olan hazır giyim ve tekstil sektörü de bunlardan biri oldu.
 
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği’nden (İTHİB) alınan verilere göre Türkiye’de tekstil ve hazır giyim eşyaları imalatında çalışan sayısı toplam 865 bin civarında. Perakende sektöründe çalışanlar ve diğer yan sektörler ile birlikte bu rakamın toplamda 2 milyona ulaştığı tahmin ediliyor. Ancak, 2016’da siparişlerde ve dolayısıyla ihracat ve üretimde durgunluk olması istihdamı sektör genelini olumsuz etkiledi. Yılın ilk üç çeyreği itibariyle istihdamda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9’luk düşüş kaydedildi. İstanbul Hazır giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) verilerine göre ise sadece hazır giyim sektöründe kayıtlı istihdam rakamı 2016 Eylül ayı itibariyle 458 bin seviyesinde oldu. Bu rakam 2015 sonunda 483 bin civarındaydı. Yani hazır giyim alanındaki istihdam 25 bin azaldı.
Sektör genelinde bir azalma söz konusu olsa da Ekonomi Bakanlığı verileri hükümetin oluşturduğu yatırım teşvik belgeleri yoluyla kurulan tekstil işletmelerinin istihdam yaratma bakımından başarılı olduğunu gösteriyor. 2016 Ocak-Ekim dönemi istihdam oranlarında yüzde 37’lik bir artış var. Buna göre 2015’in aynı döneminde 16 bin olan istihdam sayısı 2016’da 22 bin kişiye çıkmış.
İstihdam seviyesinde sektör genelinde yaşanan düşüşe karşın sektörün ileri gelenleri 2017’den umutlu. İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, hazırgiyim ve konfeksiyon sektörünün ihracatı 2016’yı 17 milyar dolar ihracatla kapattığını, 2017’de ise 2014’te ulaşılan 18,7 milyar dolarlık tepe noktanın hedeflendiği bilgisini veriyor. İhracat artışının üretim ve istihdama da olumlu yansıması bekleniyor. 2016’da yaşanan olaylar sonrasında devletin son dönemde sağladığı destek ve teşviklere ek olarak İHKİB, fuar ve heyetler haricinde de dış temaslara ağırlık veriyor. Böylece müşterileri Türkiye’ye beklemek yerine sektörü daha iyi tanıtmak adına onların yanına gitmek hedefleniyor…
 
Hazırgiyim ve konfeksiyon sektörü geçmiş yıllara göre daha ihracat odaklı ve başta Avrupa olmak üzere uluslararası pazarlara daha dönük çalışıyor. Bunun yanında, sektörde sıkılaşan rekabet koşulları da çalışanların vasıf ve niteliklerini yukarı yönlü zorluyor. Ancak, pek çok sektörde olduğu gibi hazırgiyim ve konfeksiyon sektöründe de firmalar yeni kalifiye eleman bulmakta zorluk yaşıyorlar. Genç nesiller ve yeni mezunlara sanayide ve fabrikada çalışmak yerine perakendede ve AVM’lerde çalışmayı tercih ediyorlar. Perakende mağazacılık alanında çalışanların önemli bölümü ise işlerini kalıcı bir iş olarak görmüyor. Tasarım, moda, yurtdışı pazarlama, marka yönetimi, iletişim, CRM, e-ticaret gibi alanlarda daha nitelikli insan kaynaklarına ihtiyaç duyuluyor. İTHİB Başkanı İsmail Gülle, “Açıkçası istatistiklere yansıyan işsizlik sayıları bizleri şaşırtıyor. Çünkü, birçok işletmemizin personel aradığını ancak bulamadığını yakından biliyorum. Sektörümüzde nitelikli çalışan bulmakta son derece zorlanıyor ve bu durumu ilgili yerlerde her fırsatta dile getiriyoruz. Tekstil mühendisliği bölümü önceden öğrencilerin girmek için yarıştığı bir bölümken, şuan çoğu tekstil mühendisliği bölümünde kontenjan bile dolmuyor” diyor…
 
Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Henateks Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler, sektör temsilcileri olarak olumsuzlukları ortadan kaldırabilmek için yurt dışında çok sayıda toplantılar ve işbirliği anlaşmaları yaptıklarını belirtiyor. Türkiye’nin önümüzdeki 10 yıllık süreçte önemli üretici konumunu koruyacağını belirten Sözdinler, ‘Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bizim de katkılarımızla hazırladığı bir üretim reform paketi yakında meclisimizin komisyonlarına gelecektir. Bu pakette üretimi ve istihdamı teşvik eden birçok olumlu gelişmeyi hep birlikte göreceğiz’ diyor.
 
90’lı yıllarda en çok tercih edilen alanlardan biri olan tekstil eğitimine karşı son zamanlarda olumsuz bir yargı oluştuğu gözleniyor. Kısa süreli staj dönemlerinin sektörü tanımak adına yeterli olmuyor. Son sınıfta bir dönem süresince dersleri kaldırarak, öğrenciye stajyer mühendis olarak sanayide çalışma fırsatı verilmesi sektörün daha iyi tanınması adına faydalı olabilir. Ayrıca, ‘Tekstilde geleceğin mesleği teknik tekstil olacaktır’ diyen Sözdinler, gençlere bu alanda yoğunlaşmalarını tavsiye ediyor. Teknik tekstil, ileri teknoloji ve yüksek performansa dayalı üretim yapıp, otomotiv, inşaat, tarım, giyim, jeoloji, ev tekstili, filtrasyon, nakil, temizleme, hijyen, tıp ve kişisel korunma gibi alanlarda kullanılıyor.
 
Gençlere Tavsiyeler:
 
- Hazırgiyim ve tekstil sektörleri daha dışa dönük ve ihracat odaklı olduğundan bu alanda çalışacak gençlerin başta İngilizce olmak üzere yabancı dil bilgisine sahip olmaları şart. 
- Gençlerin dünyayı takip eden, uluslararası güncel gelişmeleri izleyen bireyler olmaları, bilgisayar kullanma becerilerini geliştirmeleri gerekiyor.
- Gençlerin yaratıcılık, ekip çalışması, müşteri ihtiyaçlarını izleme-sezme ve sorun çözme ile dijital teknoloji ve sosyal medya uygulamaları gibi alanlarda yeteneklerini geliştirmeleri önemli.
 
Sektör temsilcilerinin bu umutlu yaklaşımına temel olan ve haberde de sözü edilen veriler, Ekonomi Bakanlığı’nın 2016 tarihli “Hazır Giyim Sektörü” raporundan kaynaklanıyor. Biz de rapora bakıyoruz:
 Tekstil ve hazır giyim sektörü, 1980 yılında uygulamaya konulan ihracata yönelik kalkınma politikası ile hızla büyümeye başlamış ve bu tarihten itibaren sektöre yapılan yatırımlar artmıştır. 
 
Tekstil ve hazır giyim sektörü birlikte değerlendirildiğinde, gayri safi yurt içi hasıla, imalat sanayi ve sanayi üretimindeki pay, ihracat, ekonomiye sağladığı net döviz girdisi, istihdam, yatırım gibi makro-ekonomik büyüklükler açısından Türkiye’nin önemli sektörlerinden biridir. Bugün Türk tekstil ve hazır giyim sektörü büyük oranda ihracat odaklı bir sektördür. Mevcut kapasiteler yurt içi talepten oldukça fazladır.
 
Türk hazır giyim sektörü 2014 yılı itibariyle %3,4 pay ile dünyanın 8. büyük hazır giyim ihracatçısı konumundadır. AB ülkelerine tekstil ve hazır giyim ihracatında ise ülkemiz Çin, Bangladeş ve Almanya’nın ardından 4. sırada yer almaktadır. Bugün, hazır giyim sektörü, üretim ve istihdamdaki büyük ağırlığıyla ülkemiz ekonomisinin lokomotif sektörlerinden birisi konumundadır.
Sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin çoğu küçük ve orta büyüklükteki işletmeler niteliğindedir. Sosyal Güvenlik Kurumu 2014 yılı istatistiklerine göre, Türkiye genelinde giyim eşyaları imalatında faaliyet gösteren firmaların sayısı 35.000 civarındadır. Bu firmalarda kayıtlı yaklaşık 500.000 kişi istihdam edilmektedir.
Türkiye’de üretilen hazır giyim ürünlerinin büyük bir kısmını pamuklu ürünler oluşturmaktadır. Sektörün pamuk, yün, iplik ve kumaş gibi hammadde ve ara malı ihtiyacı büyük ölçüde yurt içinden karşılanmakla birlikte, önemli miktarda ithalat da gerçekleştirilmektedir. Türkiye dünyanın 8. büyük pamuk üreticisi olmasına karşın, yerli üretim iç talebi karşılamamaktadır. Ülkemiz dünya pamuk tüketiminde 4. sırada almaktadır.
 
Sektörün sahip olduğu başlıca avantajlar hızlı teslimat, hedef pazarlara olan yakınlık, teknik, sosyal ve idari bilgi birikimi, tecrübe, geniş ürün yelpazesi ve tasarım kapasitesi olarak sıralanabilir. Hazır giyim sektöründeki büyük firmalar son zamanlarda yurt içinde ve yurt dışında mağazalaşmaya yoğunlaşmışlardır. Türk hazır giyim sanayi esnek üretim yapısına sahip olup, değişen moda eğilimlerine de uyum sağlayarak yüksek katma değere sahip, modalı ürünler üretir konuma gelmiştir.
 
Dünyada, özellikle gelişmiş ülkelerde çevre, kalite, sağlık vb. alanlarda yaşanan gelişmelerin bir sonucu olarak bu konularla ilgili çeşitli düzenlemelere ve uygulamalara gidilmektedir. Bugün, hazır giyimde en önemli pazarımız olan AB’de çevre ve sağlıkla ilgili olarak yaşanan gelişmelerin bir sonucu olarak, pek çok ürünün yanı sıra tişörtler için AB çevre etiketi geliştirilmiştir. 
 
Firmalarımız da son yıllarda bu gelişmeleri yakından takip etmekte ve çevre etiketlerine artan bir oranda ilgi göstermektedirler. Buna bağlı olarak da kalite yönetim sistemlerine uygun faaliyet gösteren firmaların sayısı hızla yükselmektedir. Sektör Avrupa’da uygulamaya konan çevre ve sağlıkla ilgili düzenlemelere uyum sağlamıştır. Azo boyar maddelerle ilgili özellikle Almanya’da başlayan gelişmelerin bir sonucu olarak, 1 Mart 1995’den itibaren söz konusu boyar maddelerin Türkiye’de üretimi, kullanımı ve ithali ile söz konusu aminlerin boyar madde üretiminde kullanımı yasaklanmıştır.
 
TÜRKİYE’NİN DIŞ TİCARETİ
İhracat: 2005 ve 2006 yılında 11,5 milyar dolar civarında gerçekleşen hazır giyim ihracatı 2007 yılında ,6 oranında artış göstererek 13,5 milyar dolara yükselmiştir. 2008 yılında ise önemli pazarlarımızdan İngiltere ve A.B.D.’ye gerçekleştirilen ihracatın sırasıyla %20 ve %40 oranlarında gerilemesi toplam hazır giyim ihracatının %2,3 düşmesine ve 13,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesine yol açmıştır. 
 
2009 yılında küresel krize bağlı dış talepteki daralmanın bir sonucu olarak ,7 gerileyerek 11,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen sektör ihracatı, 2010 yılında yeniden artış trendine girerek ,3 oranında artış göstermiş ve 12,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 2011 ve 2012 yıllarında sırasıyla %9,4 ve %2,5 artış sağlanmış, 2013 yılında ise %8,1 oranında artışla 15 milyar dolar tutarında hazır giyim ürünleri ihracatı gerçekleştirilmiştir. 2014 yılında sektör ihracatımız bir önceki yıla göre %8,7 oranında artış göstermiş ve 16,3 milyar dolar olarak gerçekleşerek en yüksek seviyesine ulaşmıştır. 2015 yılında ise hazır giyim ihracatımızdaki artış trendi tersine dönmüş, bir önceki yıla göre %8,6 oranında azalarak 14,9 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.
 
Son yıllarda hazır giyim ihracatının toplam ihracat içindeki payı azalmış olmakla birlikte söz konusu pay 2012 yılında %9,1 iken 2013 yılında artarak %9,9 olmuştur. 2014 ve 2015 yıllarında söz konusu pay ,3 olarak gerçekleşmiştir.
 
2014 yılı itibarıyla hazır giyim ihracatının 10 milyar doları örme ürünlerden, 6,2 milyar doları da örülmemiş ürünlerden kaynaklanmıştır. 2015 yılında ise ülkemiz 8,9 milyar dolarlık örme ürün, 5,9 milyar dolarlık da örülmemiş ürün ihracatı gerçekleştirmiştir. 2,9 milyar dolarla tişörtler, 1,6 milyar dolarla kazaklar, 1,3 milyar dolarla kadın ve kız çocuklar için takımlar ve 1 milyar dolarla çoraplar örme ürünler arasında en öne çıkan ihracat kalemleridir.
 
 
Örülmemiş ürünlerden ise 2015 yılında 2,2 milyar dolarla kadın ve kız çocuklar için takımlar, 1,5 milyar dolarla erkek ve erkek çocuklar için takımlar, 631 milyon dolarla kadın ve kız çocukları için bluz ve gömlekler ve 736 milyon dolarla kadın ve kız çocuklar için gömlek ile bluzlar en önemli ihracat kalemlerini 
oluşturmuştur.
 
Türkiye 2015 yılı hazır giyim ihracatının %69,5’ini ilk 10’da yer alan Almanya (,1), İngiltere (,1), İspanya (), Fransa (%4,9), Hollanda (%4,7), Irak (%4,7), İtalya (%3,5), Romanya (%3,1), Polonya (%2,8) ve Danimarka’ya (%2,6) gerçekleştirmiştir. Bu ülkelerden Almanya, uzun yıllardır Türkiye’nin en önemli hazır giyim pazarı durumundadır. Son 10 yıldır diğer ülkelere yapılan ihracatın gelişmesiyle, Almanya’nın payı 1996 yılında %47,3 iken 2015 yılında ,1’e kadar gerilemiştir.
 
Uzun yıllar Almanya ve A.B.D.’nin ardından üçüncü önemli pazar olan İngiltere, 2002 yılında ikinciliğe yükselmiş ve günümüze kadar sıralamadaki yerini korumuştur. Buna karşın 2008 yılında İngiltere’ye gerçekleştirilen hazır giyim ihracatı %20,4 gibi çok keskin bir gerileme göstererek 2,4 milyar dolardan 1,9 milyar dolara kadar gerilemiş, 2009 yılında da oranında gerileyerek 1,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu ülkeye ihracatımız 2010 yılında artış trendine girmiş, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında sırasıyla ,7, %0,7 ve %7,9 oranlarında artarak 2012 yılında 2,1 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. 2013 yılında ise anılan ülkeye %2,2 oranında azalış ile 2 milyar dolar tutarında ihracat gerçekleştirilmiştir. 2014 yılında İngiltere’ye yönelik ihracatımız, ,7 oranında artarak 2,4 milyar dolar tutarında gerçekleşmiştir. 2015 yılında ise anılan ülkeye hazır giyim ihracatımız ,1 oranında azalış ile 2,1 milyar dolar tutarında gerçekleştirilmiştir.
 
2002 yılında İngiltere’nin ardından üçüncülüğe gerileyen A.B.D.’ye gerçekleştirilen hazır giyim ihracatımız, 2003 yılında 1,2 milyar dolarla en yüksek seviyesine ulaşmış; ancak, sonraki yıllarda büyük bir gerileme içine girerek 2015 yılı itibarıyla 273 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. ABD, ülkemiz hazır giyim ihracatında %1,8 pay ile 12. sırada yer almaktadır.
 
Diğer taraftan Irak son yıllarda hazır giyim ihracatımızın en fazla artış gösterdiği pazarlardan birisi olmuştur. 2009 yılında Irak’a yönelik hazır giyim ihracatımız %90,5 oranında artış göstererek 161,4 milyon dolara ulaşırken, ülkemiz hazır giyim ihracatı içindeki payı %1,4’e yükselmiştir. Anılan ülkeye yapılan hazır giyim ihracatı 2010, 2011 ve 2012 yıllarında sırasıyla %6, %33 ve %52,7 oranlarında artış göstermiştir. 2013 yılında ise anılan ülkeye %47,7 artış ile 513 milyon dolar, 2014 yılında ,7 artış ile 609 milyon dolar ve 2015 yılında ise ,9 artış ile 700 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirilmiştir. Bu ülkenin toplam hazır giyim ihracatımız içindeki payı %4,7’ye yükselmiş olup, anılan ülke ülkemiz hazır giyim ihracatında 6. sırada yer almaktadır.
 
2015 yılında hazır giyim ihracatımızda en fazla ihracat artışı sağlanan ülke Slovakya olmuştur. Anılan ülkeye 2015 yılında %39,7 artış ile 211,5 milyon dolar hazır giyim ihracatı gerçekleştirilmiştir.
 
Hazır giyim alanında Türkiye’nin en önemli rakipleri, özellikle düşük ihraç fiyatlarına sahip Uzakdoğu ülkeleridir. 2005 yılında tekstil ve hazır giyim ticaretindeki kotaların kalkmasıyla dünyanın en büyük hazır giyim üreticisi ve ihracatçısı olan Çin, dünya tekstil ve hazır giyim pazarındaki liderliğini güçlendirmektedir. Diğer taraftan, 2007 yılının ortalarında ABD’de ortaya çıkan finansal kriz, 2009 yılında hem ABD’de hem de AB’de daha da derinleşmiş; büyük ölçüde bu pazarlara ihracat yapan gelişmekte olan ekonomilerde de daha yıkıcı etkiler yaratarak tüm dünyayı etkisine almıştır. Bu olumsuz koşullarda özellikle gelişmiş ülkelerdeki tüketicilerin zorunlu olmayan mallardaki tüketimlerini büyük ölçüde kısmaları pek çok üründe olduğu gibi hazır giyim harcamalarının da azalmasına yol açmış ve bu durumdan ülkemiz hazır giyim ihracatı da çok olumsuz bir biçimde etkilenmiştir. 
 
AB pazarındaki olumsuz gelişmelerin yanı sıra, son yıllarda komşu ve çevre ülkelerde yaşanan siyasi istikrarsızlık ile Dolar-Euro paritesindeki değişim tüm sektörlerde olduğu gibi hazır giyim ihracatımızı da olumsuz yönde etkilemiştir. Diğer taraftan; 2013 yılı itibarıyla AB ülkelerinin ekonomilerinde yaşanan toparlanmaya bağlı olarak daha önceki yıllarda %82 seviyelerinde olan AB ülkelerinin ihracatımızdaki payının yeniden artma eğilimine girdiği gözlenmektedir. 2015 yılı itibariyle AB’nin hazır giyim ihracatımızdaki payı 2015 yılında %73,7’dir.
 
İthalat: Türkiye’nin hazır giyim ithalatı, kotaların kaldırılması süreciyle birlikte, özellikle 2003 yılından itibaren hızla yükselmeye başlamış ve 2011 yılı itibarıyla 2,9 milyar dolara ulaşmıştır. Ancak 2012 yılında hazır giyim ithalatımız %20,9 oranında gerileyerek 2,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. 2013 yılında ise sektör ithalatı yeniden artış göstererek 2,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu değer, 2014 yılında bir önceki yıla göre %2,3 oranında artış göstermiş ve yeniden 2,9 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. 2015 yılında ise sektör ithalatımız %7,6 oranında azalarak 2,7 milyar dolara gerilemiştir. Çin, Bangladeş, Hindistan, Vietnam, Kamboçya, Sri Lanka, Endonezya ve Pakistan’dan gerçekleştirilen hazır giyim ithalatı 1998’de %7 payla sadece 14,5 milyon dolarken, 2015 yılına gelindiğinde %70,5 payla yaklaşık 1,9 milyar dolara ulaşmıştır. Diğer taraftan son yıllarda Çin ve Bangladeş, ülkemiz ithalatında benzer Uzakdoğu pazarlarını geride bırakarak öne çıkmıştır. Hazır giyim ithalatımızda Çin 1. sırada, Bangladeş 2. sırada yer almaktadır. 2012 yılına kadar anılan ülkelerden yapılan hazır giyim ithalatımız artmış olup, 2012 yılında Çin’den yapılan ithalat %26,6, Bangladeş’ten yapılan ithalat %21,6 oranında azalmıştır. 2013 yılında ise Çin’den %3,4 artış ile 829,6 milyon dolar; Bangladeş’ten ise %45,4 artış ile 780,2 milyon dolar tutarında hazır giyim ithalatı yapılmıştır. 2014 yılında ise Çin ve Bangladeş yapılan hazır giyim ithalatı, sırasıyla %0,2 ve %1,7 oranında azalış göstermiştir. 2015 yılında ise, Çin’den yapılan sektör ithalatı %9,1 oranında, Bangladeş’ten yapılan ithalat ise %2 oranında azalmasına rağmen, söz konusu ülkeler, ülkemizin en fazla ithalat yaptığı ülkeler sıralamasındaki yerlerini korumuşlardır. Sektör ithalatında 3.sırada İtalya yer almaktadır. İtalya’dan 2015 yılında ,6 azalış ile 143,2 milyon dolar tutarında ithalat gerçekleştirilmiştir.
 
Ürünler bazında hazır giyim ithalatı incelendiğinde, örülmemiş giyim eşyasının 1,8 milyar dolarla daha önemli bir yer tuttuğu görülmüştür. Bu ürünler arasında özellikle kadın ve kız çocukları için takımlar ile plastik, kauçuk sıvanmış, emdirilmiş elyaftan hazır giyim eşyaları ithalatta önemli yer tutmuştur. Örme ürünlerde ise, ithalat 860 milyon dolar olarak gerçekleşirken, kazak ve tişörtler en önemli kalemleri oluşturmuştur.
 

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.