ROBOT TEKNOLOJİLERİNDE SON DURUM

 ROBOT TEKNOLOJİLERİNDE SON DURUM


Veriler, Alman Makine ve Tesis Üreticileri Birliği WDMA’nın Şubat 2016 tarihli, “Robotik ve otomasyon geleceğin fabrikasında devrim yapıyor” başlıklı basın bülteninden. 3.100’den fazla çoğu küçük ve orta ölçekli mühendislik endüstrisinden üye şirketleri temsil eden VDMA, Avrupa’daki en büyük ve en önemli endüstriyel federasyonlardan biri. VDMA’nın bünyesindeki bir dernek olan VDMA Robotik + Otomasyon, robotik, entegre montaj çözümleri ve makine görüşü alanlarından bileşen ve sistem sunan şirketleri ve böylelikle de 270’ten fazla üyeyi bir araya getiriyor: Bu endüstri odaklı platformun amacı robotik ve otomasyon sektörünü geniş bir faaliyet ve hizmet yelpazesiyle desteklemek. Şöyle deniliyor WDMA’nın bülteninde: “Dördüncü Endüstri Devrimi diye bilinen imalattaki dönüşüm ve otomasyona yönelik teşvik edici etmenler robotik ve otomasyona olan talebi küresel ölçekte artırıyor. Dünyanın dört bir yanındaki endüstriyel merkezler imalat tesislerini optimize etmek ve robotik ve otomasyondaki hızlı teknolojik ilerlemelerden yararlanmak için yüklü miktarda yatırımlar yapıyor.
Uluslararası Robotik Federasyonu’nun (IFR) son rakamlarına göre, endüstriyel robotların küresel satışları 2014 yılında neredeyse 230.000 birimle yeni bir rekora ulaştı. Bu önceki yıla göre %29’luk bir artışı temsil ediyor. IFR, 2018 yılına kadar endüstriyel robot kurulumlarında yıllık ortalama artış tahmin ediyor. Bu tahmin 2018’de 400.000 robotun satılması anlamına geliyor ki bu 2014 yılına göre iki kat artış demek.
 
Otomasyon, şirketler, çalışanlar, ürünler ve toplum üzerinde olumlu etki yapıyor. Şirketlerin üretkenliği artırması, üretim maliyetlerini azaltması ve rekabetçi kalmasına yardım ediyor. Çalışanlar, monoton veya fiziksel açıdan zorlu işlerden kurtuldukça daha ergonomik işyerlerinden yararlanıyorlar. Otomasyon ürün kalitesini, sağlamlığını ve güvenliğini olumlu etkiliyor. Genel olarak toplum giderek kaynakları daha verimli kullanan rekabetçi bir sektörden ve daha ucuz ürünlerden faydalanıyor. Bu teşvik edici etmenler dünyanın dört bir yanında robotik ve otomasyona olan talebi körüklüyor.
Otomotiv endüstrisi 2010 yılından beri robotiğe yaptığı yıllık küresel yatırımını ortalama %27 artırdı. 2014 yılında 100.000 yeni robot kurulumuyla rekora ulaştı. Bu patlamayı yükselen piyasalardaki yeni üretim kapasiteleri ve mevcut oto üreticisi ülkelerde yayılan imalat iyileştirmeleri körükledi.
Elektrik-elektronik sektörü de robot kullanımını artırıyor. 2014 yılında bir önceki yıla göre %34 daha fazla birim satın alındı ve yaklaşık 500.000 yeni birim kurulumuna ulaşıldı. Bütün diğer endüstrilere (otomotiv ve elektrik-elektronik hariç) yapılan satış 2010 ile 2014 yılları arasında arttı. Bu, robotiğin genel endüstride de yükselişte olduğunun açık bir göstergesi.
 
Çin, Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, Kore Cumhuriyeti ve Almanya robot satışlarının %70’inden sorumlu. Çin, dünyanın en büyük ve en hızlı büyüyen endüstri robotu pazarı olarak (2014’te 57.000 birim kurulumu – 2013’e göre %56 daha fazla) olarak başı çekiyor. Çin’in bir robot kullanıcısı olarak (ve giderek bir robot üreticisi olarak) hızlı yükselişi robotik tarihinde benzersiz bir gelişmeyi temsil ediyor. Çin Malı 2025 gibi hükûmet programlarında robotik ve otomasyon yüksek öncelikli olarak ele alındığından Çin büyümenin baş etmeni olmaya devam edecek. IFR 2018 yılında Çin’de 150.000’den fazla birimin - yani küresel endüstriyel robot arzının üçte birinden fazlasının - kurulacağını tahmin ediyor. 10.000 işçi başına 36 endüstri robotu kullanılmakta olan Çin hâlâ düşük robot yoğunluğuna sahip. Dünya ortalaması olan 66’ya ulaşabilmesi için Çin’in robot sayısını şu andaki dünya operasyonel stok olan 1,5 milyon birimden fazla artırması gerekiyor.
Dördüncü endüstri devrimi (veya kısaca Endüstri 4.0), imalatı yepyeni bir seviyeye taşıyan bir paradigma kaymasını temsil ediyor. Önceki üç endüstri devrimini (buhar gücü, imalat hatlarında işbölümü ve otomasyon sistemlerinde elektronik kontroller) takip ediyor ve yeni teknolojilere ek olarak yeni iş modelleri içeriyor. Merkezi yapı taşları fabrikalarda kullanılan Nesnelerin İnterneti, makineler arası iletişim ve siber-fiziksel sistemler. Bunların sonucunda ortaya çıkacak akıllı fabrikalar daha esnek, daha verimli maliyetli ve daha üretken olacak. İşyerleri ayrıca insanların giderek daha fazla muhakeme, sağduyu, problem çözme becerileri ve el becerisi konularına yoğunlaşmasıyla değişiyor. Endüstri 4.0’da robotlar mobil olacak ve insanlarla el ele çalışmak için güvenlik kafeslerinden çıkarılacak.
Makineler giderek daha sık duyularla, özellikle de görme yetisiyle donatılıyor. Kamera temelli otomasyonlu görsel kontrol temassız ve 0 bir kalite kontrolü sağlıyor. Avrupa makine görüşü sektörü son derece yenilikçe ve mükemmel büyüme oranları gösteriyor. 2014’te büyüdü. Bu yıl için satışların artması bekleniyor. Sektör son derece farklılaşmış durumda ve en büyük müşteriler otomotiv ve elektronik endüstrileri başta olmak üzere bütün imalat sektörlerine çözümler sunuyor. Makine görüşü teknolojisi örneğin akıllı trafik sistemleri, güvenlik izleme ve tarım gibi endüstriyel imalat dünyasının dışında da giderek daha çok yayılıyor.
Taşıma ve montaj için bileşenler ve eksiksiz sistemleri kapsayan (tutuculardan komple hatlara) entegre montaj çözümleri sektörü için elimizde Almanya’dan veriler var. Sektör 2014 yılında %8’lik sağlam bir büyüme gösterirken 6 milyar avroluk bir ciroya ulaştı (yurtiçi ve ihracat). 2015 ve 2016 yılları için de satışlarda %4 oranında bir artış bekleniyor. Sektör cirosunun yaklaşık üçte ikisinden sorumlu olan otomotiv endüstrisi en büyük müşteri olmaya devam ediyor. Entegre montaj çözümleri cihazlarının doğrudan birbirleriyle iletişime geçmesini sağladıkça Endüstri 4.0’ın gerçekleştirilmesinde önemli bir rol oynayacak. Yeni “melez” montaj hatları insan işçilerin becerilerini otomasyonlu cihazlarla akıllı bir biçimde birleştirecek ve montaj sistemleri yeni bir esneklik seviyesine ulaşacak.”
WDMA’nın bülteninde, Türkiye üzerine de bir paragraf var. İlginçtir; bu paragraf verileri, DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE ROBOT TEKNOLOJİSİ bölümümüzdeki STM -  “Robotik Teknolojileri Sektör Raporu” verilerinden çok daha pozitif! Alıntılıyoruz: “Türkiye geniş çaplı bir otomasyona doğru yol alıyor. Hâlen imalat sektöründeki 10.000 işçiye 15 robot oranı büyük bir potansiyel arz ediyor. Bu konudaki dünya ortalaması 66 robot. Öte yandan otomotiv sektöründe 82 robotla Türkiye şimdiden ortalamanın üstünde. 2014 yılında Türkiye’de 1.246 endüstriyel robot kuruldu (dünya sıralamasında 18. sırada). 2014 yılındaki endüstriyel robot operasyonel stoku 6.300 birimdi (dünya sıralamasında 24. sırada).”
Konuyu perçinlemek için bu kez de Automatica’nın “Profesyonel Hizmet Robotiği-Akıllı Robot Atılımı” başlıklı basın bültenine bakıyoruz. Bilindiği üzere Automatica Fuarı, Otomasyon, Robotik, Üretim Teknolojisi, Üretim Mühendisliği alanlarında Dünya’nın en önemli ve en önde gelen fuarlarından biri. Ekim 2015 tarihini taşıyan ama Automatica 2016’nın fuar içeriği hakkında bilgi aktaran bülten şöyle: “Robotlar koruyucu kafeslerinden çıktılar. Artık insanlarla yakın biçimde çalışıyorlar. İster maden veya ziraat, ister inşaat, ormancılık veya kargo taşıma, ister karada ister su altında, havada veya uzayda olsun: Hizmet robotları sadece insanları tehlikeli işlerden kurtarmakla kalmıyor, daha iyi bir yaşam kalitesi de sağlıyorlar… Bir çocuk koridorlardan koşarak geçiyor, dolapları açıyor, giysileri çıkarıyor, buzdolabını sertçe açıyor ve bir içecek alıyor: felçliler için alışılmadık bir manzara. Ancak JACO bunu mümkün kılıyor: Altı eksenli robot kol fiyakalı üç parmaklı elleriyle günlük işleri devralıp bağımsızlığın bir kısmını geri veriyor.
 
Akıllı, hafif robot kollar üretimde de birer sadık yardımcı, özellikle de robotun yüksek üretkenliği insanların algısal ve bilişsel becerileriyle birleştiğinde. İnsanları monoton veya ağır işlerden kurtararak daha iyi bir sağlık ve yaşam kalitesi sağlıyorlar. Bu, teknolojik bir evrimle ilişkili: ‘Endüstri ve hizmet robotiği arasındaki sınırlar birleşiyor’ diyor KUKA AG Pazarlama Şefi Wilfried Eberhardt. Bu bağlamda akıllı robotlar geleceğin fabrikasına ait. ‘Bir teknoloji aktarımı gerçekleşiyor, bu da yeni uygulama imkânları getiriyor’ diye devam ediyor Bay Eberhard.
Dördüncü endüstri devrimi, değişen ihtiyaçlara esnek ve otomatik bir biçimde cevap verebilen birbirine ağla bağlı bir üretim dünyası ile başlamış bulunuyor. Hareketli ve insanlarla işbirliği içindeki robotlar bunun vazgeçilmez bir parçası. Endüstri 4.0 ve doğurduğu uygulama alanları Avrupa’yı bir teknoloji lideri ve öncü olarak konumlandırmak için birer fırsat. Buradaki önemli bir kilometre taşı da işyeri ergonomisi ve daha iyi çalışma koşulları sağlayan insan-robot işbirliği. Hizmet robotiği uygulamaları, yaşlanan bir toplumun karşılaştığı zorlukların üstesinden gelebilir.
Akıllı hizmet robotları gündelik yaşamın bir parçası hâline geldi. Daha önceden otomasyonu yapılamayan karmaşık görevleri yüksek hassasiyet ve yüksek kaliteyle üstleniyorlar. Programlanabiliyorlar ve öğrenme becerileri var. Bunun sonucu olarak çok farklı projelerde kullanılıyorlar ve bu da üretimi artırıyor. Stereo görüş ve 3D sensörler sayesinde robotlar çevrelerini tarayabildiğinden karmaşık güvenlik bariyerlerine gerek kalmıyor. Çevrelerine sensör ve aktüatörler aracılığıyla bağlanan robotlar siber-fiziksel sistemler (CPS) hâline geliyorlar. Bu sistemler her geçen daha fazla ağlarla birbirlerine ve İnternet’e bağlanıyor. Nesnelerin İnterneti (IoT) gelecekte bütün cihaz ve robotları nerede olurlarsa olsunlar birbirine bağlayacak.
Uluslararası Robotik Federasyonu’na (IFR) göre profesyonel hizmet robotları pazarı olağanüstü bir biçimde büyümeye devam edecek. 2018’e gelindiğinde yaklaşık 150.000 birimin satılması bekleniyor ki bu da yaklaşık 20 milyar ABD dolarına tekabül ediyor. Bu alandaki büyüme hızı yalnızca geçen yıl bile ,5’tu. Sivil sektördeki en önemli uygulama alanları ziraat, lojistik ve tıp. SCHUNK Yönetici Müdürü Henrik A. Schunk kısaca özetliyor: ‘Hizmet robotları şu anda uygulamaya geçme aşamasında. İnsan-robot işbirliği ve endüstri ve hizmet robotik teknolojileri arasındaki sinerji Endüstriyel Devrim’i inanılmaz bir seviyede ileri götürecek’...”
Son olarak, yine Auromatica 2016 ile ilgili bir bülteni aktarıyoruz, Robot Teknolojisi’nin sektörel bazda ne durumda olduğunu göstermek için. “Plastik Endüstrisinde Otomasyon-Plastikte Eksiksiz Makineleşme” başlığını taşıyan bültende “Plastik endüstrisi patlama yaşıyor. Otomobil endüstrisinde, havacılık ve uzay endüstrisinde, gıda, ecza veya tıp endüstrisinde, ya da bütün endüstrilerde mesele plastik uygulamalarının otomasyonudur. Buradaki mega-trend plastik parçaların doğrudan tezgahta otomasyonudur…
 
Robotların çok az kullanıldığı ve sadece enjeksiyon kalıp makinelerinden (IMM) parça çıkarmayı becerebildikleri günler çok geride kaldı. Bütün işleme zincirinin parça takılmasından bütün makineli adımlarına, ambalajlamadan etiketlemeye tamamen otomasyonu plastik endüstrisindeki en zorlu işlerin bile üstesinden gelecek ilerleme gerçekleşti.
Bunun neden açık: Basit enjeksiyon kalıplı parçaların üretimi büyük ölçüde Avrupa Birliği dışındaki düşük ücretli ülkelere kaydırıldı. Ancak Avrupa’da plastik parçalar ve bileşenler sektörü patlama yaşıyor ve bu da büyük bir birikim ve hatırı sayılır bir mühendislik çabasını gerektiriyor. Bugün aşılması gereken zorluk karmaşık parçaları eksiksiz bir makineleşmeyle ekonomik bir biçimde doğrudan doğruya IMM’lerde üretmek. Bir Alman otomobilinin motor bölmesi için kapaklar üreten Diedorf plastik uzmanı Borscheid + Wenig uygulamada bu tür çözümlerin nasıl göründüğünü ortaya koyuyor. Yönetici Müdür Carlo Wenig, ‘Hem enjeksiyon kalıp makinesinden çıkarma işinin hem de boşluğa aktarma ve en hassas ve en tekrar edilebilir şekilde cihaz monte etme işinin altından kalkabilecek bir çözüm arıyorduk’ diye açıklıyor. Sistemin çeşitli aşamalarında robotların kullanılmasıyla otomasyon sağlama konusu gündeme geldi. Aynı hücrede klipsin bileşene montajı bile tamamen otomatik. İki adet hızlı KUKA robotu işleri paylaşarak hücrede el ele çalışıyor ve böylece bileşenlerin son derece etkin bir biçimde üretimi sağlanıyor.
 
Eksiksiz makineleşme, otomotiv tedarikçisi TRW’ya ait olan otomotiv bileşen tedarikçisi Body Control Systems’in sekiz milyon fren lambası anahtarı üretiminde de önemli bir gündem maddesi. Hücre içinde iki robot sadece enjeksiyon kalıp makinesinin yükleme ve boşaltmasını yapmakla kalmıyor, bütün kalite teminat süreci de dâhil olmak üzere öncesi ve sonrasındaki bütün işleri de üstleniyor.
Plastik endüstrisi yakın geçmişte hemen hemen bütün robot imalatçılarının en önemli pazarlarından biri hâline geldi. Uluslararası Robotik Federasyonu’na göre robot sayısı sürekli yukarı doğru bir trend izliyor. 2010’dan 2014’e kadar olan dönemde otomobil endüstrisinde kauçuk ve plastik uygulamalarında kullanılan robotlarda dünya çapında %46’lık bir artış kaydedildi…
 
Örneğin FANUC: Firma plastik alanındaki işlerin otomasyonunda her üç ürün alanında da işin içinde: kontrol sistemleri ve servo besleme sürücüleri, IMM ve robotlar. FANUC Germany GmbH Yönetici Müdürü Olaf Kramm şöyle vurguluyor: ‘Uzmanlık alanlarımız performans, sağlamlık ve CNC’den robotlara kadar kusursuz entegrasyon. AUTOMATICA bu uygulama kapsamını tanıtmak için ilgi çekici bir etkinlik.’ Bay Kramm ayrıca otomasyondaki pazar koşullarındaki değişikliklere de dikkat çekiyor. Montaj işinin ve diğer katma değer sağlayan faaliyetlerin entegrasyonuyla eksiksiz makineleşme trendi sayesinde basit çıkarıcıdansa ‘lineer işleme cihazı veya esnek robot’ seçimi için başka kriterler görüyor. Doğru robotu seçmek pek çok durumda ikincil operasyonlarla kolay entegrasyon sağlıyor.”
 

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.