OTOMOTİV SEKTÖRÜ’NÜN ÜRETİM VERİLERİ

 OTOMOTİV SEKTÖRÜ’NÜN ÜRETİM VERİLERİ

Sektörün Kapasite Kullanımı: Otomotiv sanayinde motorlu taşıt yıllık üretim kapasitesi 2013 yılı itibariyle 1,56 milyon adedi geçmiştir. 1990’lı yılların başında özellikle otomobilde talebin her yıl yüzde 25’ler düzeyinde ve istikrarlı olarak artışı ile ana ve yan sanayide yoğun yatırımlar yapılmıştır. Kapasite artışı yanında özellikle rekabet için teknoloji yenileme, yeni model yatırımları ile Ar-Ge çalışmaları bu dönemde büyük hız kazanmıştır. Öte yandan 1990’lı yıllarda ana ve yan sanayideki üretici firmalarla, pazarlama kuruluşlarında yeniden yapılanma çalışmaları tamamlanmıştır.
 
Şekil 5. Seçilmiş Yıllara Göre Üretim Kapasiteleri (Adet)
 
Kaynak: OSD
 
Otomotiv sanayinde son 10 yıllık süreçte yıllık üretim kapasitesi yüzde 60 civarında artmıştır. Ulaşılan bu noktada, kapasite kullanım oranlarının önemi daha da artmaktadır. Kurulu yüksek kapasitenin düşük oranlarda kullanılması üretim maliyetlerinin artışındaki temel etkenlerden biridir. Söz konusu olumsuzluk, özellikle kriz dönemlerinde kendini daha da şiddetli hissettirmektedir.
 
Otomotiv sanayinde bulunan kapasite fazlasının mali yükü; pazardaki büyümenin sınırlı kalması, müşterilerin daha düşük fiyatla daha yüksek kalite/performans/konfor isteklerinden doğan yoğun rekabet, Ar-Ge harcamalarının artışı sonucunda azalan kar oranları gibi nedenlerle daha da artmaktadır.
 
Sektörün İşyeri Sayısı ve İstihdamı: Otomotiv sanayi, tedarik zinciri içinde doğrudan ve özellikle dolaylı olarak çok geniş istihdam olanakları sağlayan bir sanayi dalıdır. 
 
Gelişmiş otomotiv sektöründe, uluslararası sürdürülebilir rekabet için üretim ve yönetimde yetenekli insan gücünün varlığı temel olarak kabul edilmektedir.
 
Tablo 2. Girişim Sayısı
 
 
Kaynak: TÜİK
 
2014 yılı için Türkiye’de motorlu kara taşıtları imalatı istihdamı 179.199 kişi olmuştur. İmalat sanayi toplam istihdamı içindeki payı açısından motorlu kara taşıtları yüzde 4,93 ile sektör payları ortalamasının yüzde 0,77 üzerinde yer almıştır. 
 
Tablo 3. İstihdam/Çalışan Sayısı
 
 
Kaynak: TÜİK
 
Sektörün Üretim Değeri: Satışa dayalı stok değişmelerini ve mal ve hizmetlerin yeniden satışını içeren birim tarafından üretilen miktarı ölçen değer olarak tanımlanan üretim değeri, otomotiv sanayi için 2014 yılı verilerine göre (NACE Rev.2 Kod 29 baz alındığında) 77,8 milyar TL’dir. Toplam imalat sanayinin aynı yıl üretim değerinin 957 milyar TL olduğu göz önünde bulundurulursa, üretim değeri bakımından otomotiv sanayinin imalat sanayi içindeki payının yüzde 8,1 olduğu görülmektedir.
 
Tablo 4. Üretim Değeri
 
 
Sektörün Cirosu: Ciro referans dönemi sırasında gözlem birimi tarafından fatura edilmiş, toplamları kapsar ve bu üçüncü kişilere sunulan hizmet ve mal piyasa satışlarına karşılık gelir olarak tanımlanan ciro, otomotiv sanayi için 2014 yılı verilerine göre (NACE Rev.2 Kod 29 baz alındığında) 84,9 milyar TL’dir. Toplam imalat sanayinin aynı yıl cirosu 1.013 milyar TL olduğu göz önünde bulundurulursa, ciro bakımından otomotiv sanayinin imalat sanayi içindeki payının % 8,38 olduğu görülmektedir.
 
Tablo 5. Ciro
 
 
Kaynak: TÜİK
 
Sektörün Katma Değeri: İşletme sübvansiyonları ve dolaylı vergiler dikkate alınarak hesaplanan, işletme faaliyetlerinden elde edilen gayrisafi gelir olarak tanımlanan faktör maliyetiyle katma değer, otomotiv sanayi için 2014 yılı verilerine göre (NACE Rev.2 Kod 29 baz alındığında) 13,7 milyar TL’dir. Toplam imalat sanayinin aynı yıl katma değeri 187 milyar TL olduğu göz önünde bulundurulursa, katma değer bakımından otomotiv sanayinin imalat sanayi içindeki payının yüzde 7,32 olduğu görülmektedir.
 
Tablo 6. Faktör Maliyetiyle Katma Değer
 
 
Kaynak: TÜİK
 
Sektörün Ar-Ge Faaliyeti: Otomotiv sanayindeki kapasite fazlasının mali yükünü karşılayabilmek, sektördeki rekabetçi ortam, pazardaki büyümenin sınırlı kalması, müşterilerin daha seçici hale gelmeleri ve talep ettikleri ilave donanımların maliyetlerinin karşılanabilmesi için çözüm üretmek üzere sektördeki Ar-Ge harcamaları artmaktadır.
Son on yıllık süreç içerisinde, otomotiv konusunda, özellikle rekabet öncesi AR-GE projelerinin hayata geçirilmesi için önemli çalışmalar yapılmıştır.
 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’un amacı; Ar-Ge ve yenilik yoluyla ülke ekonomisinin uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir yapıya kavuşturulması için teknolojik bilgi üretilmesini, üründe ve üretim süreçlerinde yenilik yapılmasını, ürün kalitesi ve standardının yükseltilmesini, verimliliğin artırılmasını, üretim maliyetlerinin düşürülmesini, teknolojik bilginin ticarileştirilmesini, rekabet öncesi işbirliklerinin geliştirilmesini, teknoloji yoğun üretim, girişimcilik ve bu alanlara yönelik yatırımlar ile Ar-Ge’ye ve yeniliğe yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ülkeye girişinin hızlandırılmasını, Ar-Ge personeli ve nitelikli işgücü istihdamının artırılmasını desteklemek ve teşvik etmektir. 
Uygulaması Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen 5746 sayılı Kanunun Ar-Ge Merkezi Belgesi kapsamında sağlanan teşvik ve muafiyetler, ülkemizde Ar-Ge payının artırılmasında büyük katkısı bulunan işletmeler için büyük önem taşımaktadır.
 
Ülkemizin AB sürecinde yaptığı anlaşmalar çerçevesinde Gayrı Safi Yurt İçi Hâsılası (GSYİH)’ndan Ar-Ge’ye ayırdığı payın 2023 yılına kadar yüzde 3’e çıkarılması ve bu payın en az 2/3’ünün özel sektör tarafından karşılanması öngörülmektedir. 5746 sayılı Kanun kapsamında ülkemizde Ar-Ge alt yapısını oluşturmuş, çok sayıda Ar-Ge personeli çalıştıran ve ülkemizin GSYİH’daki Ar-Ge payına katkıda bulunan büyük işletmelerin bu çalışmalarını daha da geliştirmelerini ve kendi teknolojilerini üretmelerine imkân sağlanmıştır. 2016 yılı ilk çeyreği sonu itibariyle, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca toplam 248 işletmeye Ar-Ge Merkezi Belgesi verilmiştir. Otomotiv sanayi 75 Ar-Ge Merkezi kuruluşu ile 248 merkez arasında ilk sırayı almaktadır. Kurulan Ar-Ge Merkezlerinin 16’si ana sanayi şirketlerinde 57’si yan sanayi şirketlerinde, 2’si ise Otomotiv Tasarımı ve Mühendislik şirketlerinde yer almaktadır.
Sektörün Dış Ticareti: Otomotiv sektöründe gerek ithalat anlamında gerekse ihracat anlamında birçok ürün dış ticarette yer almaktadır. Bu sektörde ithalat ve ihracat dengesi oldukça önemlidir. İthal ve ihraç edilen mamullerin mali yükü oldukça fazladır. Bu yükün dengede tutulması ülke ekonomisi için oldukça önemlidir. Otomotiv sektörü piyasadaki değişimlerden çok hızlı etkilenmektedir. Bu nedenle yıldan yıla bu sektörde dalgalanmaların fazla oluşu son derece normal karşılanmaktadır.
Türkiye’nin yıllara göre otomotiv ihracat ve ithalat verilerinin gösterildiği Şekil 7’dan da görülebileceği üzere, 2015 yılında Fasıl 87 (GTİP) kapsamındaki motorlu kara taşıt araçları dış ticaretinde, toplam 17,54 milyar dolar ithalata karşılık 17,46 milyar dolar ihracat gerçekleşmiştir.
İhracatta AB’nin ağırlıklı pazar olması önemli bir ihracat planlamada önemli bir üstünlük sağlarken aynı zamanda risk unsuru da oluşturmaktadır. Bu nedenle ihracatın diğer pazarlarda da geliştirilmesi gerekmektedir.
 

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.