MAKİNE SEKTÖRÜ’NÜN İHRACAT ARAYIŞLARI

 MAKİNE SEKTÖRÜ’NÜN İHRACAT ARAYIŞLARI

Önce konuyla ilgili DHA’nın Mart 2017 tarih ve “Türk makineleri iki kıtada birden görücüye çıktı” başlıklı haberine bakıyoruz. Habere göre, Türkiye’nin makinecileri, geçen yıl 3 milyar dolardan fazla ihracat yaptıkları ABD’da Las Vegas’ta, Almanya’da da Leipzig’de fuarlara katılarak tanıtım faaliyetlerini sürdürüyormuş. 
 
Makine İhracatçıları Birliği Başkanı (MAİB) Adnan Dalgakıran, tanıtım faaliyetleriyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, Türkiye’nin 2016 yılında ABD ve Almanya’ya yaptığı toplam ihracatın 20 milyar doları aştığını söylemiş. Sektörün uluslararası pazardaki saygınlığını artıracak çalışmalarını sürdüreceklerini dile getiren Dalgakıran, geçen yılı 13.4 milyar dolar ihracatla tamamladıklarını hatırlatmış. Dış ticareti ayağa kaldıracak adımlar atmayı sürdüreceklerini vurgulayan Dalgakıran, ihracattaki kota ve engelleri minimize etmek için gelişmiş pazarlarla sürekli temas halinde olduklarına ve fuarlarla gelişen yeni iş birlikleri sayesinde süre ve maliyet avantajı sağlayacak ilişkiler kurduklarına dikkat çekmiş. Dalgakıran, bu çerçevede ABD ve Almanya’da CON EXPO / IFPE ve INTEC fuarlarına katılarak Türk sanayiini temsil ettiklerini bildirmiş. 
 
Dünya Ticaret Örgütü’ne üye ülkelerin üçte ikisinin onaylaması ile birlikte 2013 yılında Bali’de imzalanan Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması’nın geçtiğimiz ay yürürlüğe girdiğine dikkat çeken MAİB Başkanı Adnan Dalgakıran şunları söylemiş: “Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması ile küresel düzeyde ticaret masraflarının yüzde 14 dolayında azalması ve küresel ticarete yılda 1 trilyon dolarlık bir katkı sağlanması öngörülüyor. Dünya mal ticaretinin doğrudan etkileneceği bu süreçte atılacak adımların Türkiye gibi hızlı gelişmekte olan ülkelere önemli katkısı olacaktır. ABD ve Avrupa ülkelerinde yaptığımız çalışmalarla bu sürece katkı sağlamayı amaçlıyoruz.”
Endüstriyel yatırımlar ve lojistik imkânları ile ihracatçıların gözdesi olan ABD bu yıl da makinecilerin gözdesiymiş. Makine ve ekipman sektörünün dünyadaki üçüncü büyük tedarikçisi olan ABD’de düzenlenen CON EXPO ve IFPE fuarları dünya genelinden binlerce katılımcıyı Las Vegas’ta ağırlamış. 
 
Bu yıl 25 farklı ülkeden 2 bin 500’ün üzerinde firmanın katıldığı CON EXPO ile aynı alanda eş zamanlı gerçekleşen IFPE fuarını toplamda yaklaşık 125 bin kişi ziyaret etmiş. Türkiye’den ise bu iki fuara toplamda 21 firma iştirak etmiş. Temel yapı endüstrileri, asfalt, kum, beton, kazı, kaldırma, maden sektörlerinden firmaların da katılım gösterdiği fuarda Türkiye’nin Makinecileri etkin bir tanıtım faaliyeti gerçekleştirmiş. Fuardaki faaliyetler çerçevesinde gerçekleşen 2017 Dünya Akışkan Gücü zirvesinde MAİB Yönetim Kurulu Üyesi Sevda Kayhan Yılmaz da Türk makine sektörü ve akışkan güçleri ile ilgili bir sunum yapmış.
 
ABD pazarında satılan makinelerin yüzde 40’ını ithal makinelerin oluşturduğuna dikkat çeken Dalgakıran şunları söylemiş: “Avrupa’nın en büyük 6. makine imalatçısı olarak ABD pazarındaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. ABD genelindeki potansiyel alt sektör ve eyaletlerin belirlenmesi konusundaki çalışmalarımız devam ediyor. Yurt içinde düzenlediğimiz pazar bilgilendirme toplantıları da ihracatçılarımızın bilgilendirilmesi konusunda önemli fırsatlar sunuyor.”
Ayrıca, Leipzig’te gerçekleşen ve Avrupa’daki metal işleme endüstrisi için önde gelen fuarlardan olan INTEC Fuarı’na da katılan Türkiye’nin Makinecileri; metal işleme makineleri, takım tezgâhları ve tezgâhlar için otomasyon sistemleri konulu fuarda katılımcılara Türk makine sektörü hakkında bilgi vermiş. Makineciler, Türkiye’nin Avrupa’ya toplam ihracatını artırmak için hazırladıkları tanıtım materyalleri ve dokümanları katılımcılara dağıtmışlar. 
Türk makinelerinin gücünü Avrupa’ya göstermek üzere katıldıkları fuarda önemli işbirlikleri geliştirdiklerini ifade eden Dalgakıran da şunları söylemiş: “Makinenin anavatanı Almanya’ya her yıl ortalama 2 milyar doların üzerinde ihracat yapıyoruz. Başta Almanya olmak üzere Avrupalı alıcılara makinelerimizin gücünü göstermeye çalışıyoruz. Bu yıl Leipzig’te katıldığımız INTEC fuarı, gerek katılımcı profili gerekse sahip olduğu ekonomik değer bağlamında oldukça hareketli geçti. Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki temsiline destek vermeye devam edeceğiz.”
Bu yaklaşımın arka planındaki değerlendirmeler de pozitif yönde. Örneğin, Makine İhracatçılar Birliği-MAİB sitesinde, “Sektöre Bakış” bölümünde yer alan ve “Türk Makine Sektörü Son Yıllarda Türkiye Ekonomisinin ve İhracatının Yükselen Yıldızı Olmuştur!..” başlığı ile yayınlanan verilere göre;
- 2016 yılında 142 milyar $ olarak gerçekleşen toplam Türkiye ihracatından makine sektörü % 9,5 pay almıştır.
- Makine ve Aksamları, Türkiye’nin ihracatında Motorlu Kara Taşıtları’ndan sonra 2. sıradaki sektördür.
- Türk makine sektöründe 2001 yılında %27 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı 2016 yılında %48’e çıkmıştır.
- Sektörün ihracatı 2016 yılında 2015 yılına kıyasla %1 artarak 13,4 milyar $ olarak gerçekleşmiştir.
- Türk makine sektörünün önde gelen ihraç pazarları; AB ülkeleri ve ABD’dir.
- Küresel ölçekte rekabetçi olan Türk makineleri, 200 ülkede kullanılmaktadır.  
- 2015 yılı dünya makine ticareti sıralamalarında ihracatta 27. sırada, ithalatta ise 24. sırada yer alan Türkiye, Avrupa’nın 6. büyük makine imalatçısıdır.
 
TÜRK MAKİNE SEKTÖRÜNÜN HEDEFLERİ
-Sektörün misyonu daha yüksek teknolojiye sahip bir makine sanayi yaratmaktır.
-Yurtdışı pazarları ile bütünleşmek, edineceği partnerlerle işbirliği kurmaktır.
-Hedef, 2023’te dünya makine ticaretinden %1,5 pay almaktır.
-Türkiye’nin toplam ihracatı içinde % 9,5 olan makine payını makine sektöründe söz sahibi olan ülkelerde olduğu gibi % 20’ye çıkarmaktır.
 
TÜRK MAKİNE SEKTÖRÜNÜN AVANTAJLARI
 *Gelişmiş Mühendislik Becerileri ve Yeniliklere Çabuk Uyum Sağlama
 *Kalite bilinci
*Uzmanlaşmış, Yüksek Vasıflı, Orta ve Üst Düzey Yöneticiler
*Genç işgücü
 *Tesisleşme (OSB, Kümelenme gibi)
 *Gelişmiş yan sanayi
 *Sektörün örgütlenme düzeyi yüksekliği

TÜRK MAKİNE SEKTÖRÜ İHRACATI (MİLYAR $)
 
 
2006 yılında 6,5 milyar $ olan Türkiye’nin makine sektör tamamında ihracatı, 2016 yılında 13,4 milyar $’a ulaşmıştır.
 
 
TÜRKİYE’NİN 2016 YILI MAKİNE İHRACATINDA BAŞLICA ÜRÜN GRUPLARI (İLK 10) (MİLYON $)
 
 
TÜRKİYE’NİN MAKİNE İHRACATINDA BAŞLICA ÜLKELER (2016)
 
 
Türk makine sektörü teknolojik gelişmeleri yakından takip etmekte, kaliteli üretim yapmakta ve Ar-Ge çalışmalarına önem vermektedir!.. Türkiye’de Ar-Ge harcamaları/GSMH oranı sürekli artmaktadır…
2003 yılında %0,48 olan bu oran, 2015 yılında iki kattan fazla  artarak %1,06 seviyesine çıkmıştır.
 
Makine üretimine ilişkin Ar-Ge harcamaları da yıllık bazda pozitif gelişme göstermektedir.  Makine üretiminde 2014 yılında gerçekleşen AR-GE harcamaları 342,3 milyon TL iken, 2015 yılında ,2 artışla 387,5 milyon TL’ye ulaşmıştır.
 
 
MAKİNE SEKTÖRÜ’NÜN GÜÇLÜ-ZAYIF ANALİZİ
 
 
Sektöre ilişkin en yeni Güçlü-Zayıf Analizi’ni, Anka Haber’de Mart 2017 tarihli ve “Çevre Ülkelerdeki Siyasal İstikrarsızlık Türk Makine Sektöründe Tehdit Oluşturuyor” başlıklı haber verilerinden aktarıyoruz.
 
“Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğü, 2017-2020 dönemini kapsayan Türkiye Makine Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nı açıkladı. Yüksek Planlama Kurulu’nun kabul ettiği karar, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. 
 
Eylem planında Türk Makine Sektörü Stratejisinin vizyonu, rekabetçi bir makine sektörü olarak belirlenirken, genel amaç ‘Makine sektöründe katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi’ olarak ifade edildi. 
Sektörün hedefleri ise şöyle sıralandı:
*Makine sektöründe Ar-Ge ve inovasyona dayalı üretimi geliştirmek,
*Rekabet gücünü artırarak makine sektöründe dış ticaret açığını azaltmak,
*Akıllı üretim sistemleri konusunda makine sanayisinin geliştirilmesi,
*İnsan kaynağının nitelik ve yetkinliğini geliştirmek.
 
Türk Makine Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nda, sektöre ilişkin GZFT (Güçlü ve Zayıf yönler, Fırsatlar ve Tehditler) analizine yer verildi. Buna göre;
 
GÜÇLÜ YÖNLER:
1. Girişimci ve dinamik özel sektör,
2. Genç ve gelişime açık insan kaynağı, görece ucuz iş gücü,
3. Sektörün örgütlü yapısı,
4. KOBİ yapısının sağladığı esneklik,
5. Gelişen iç pazar,
6. Kaliteli üretim yapabilme yeteneği,
6. Coğrafi konum avantajı.
 
 
ZAYIF YÖNLER:
1. Sermaye birikiminin yetersizliği,
2. KOBİ’lerin ölçek ekonomisine geçememesi, aile işletme yapısı ve kurumsal zayıflıkları,
3. Kayıt dışılık ve denetim eksiği,
4. Firmalar arası işbirliği zaafı,
5. Verimsiz çalışma,
6. Mühendis istihdamının yetersizliği,
7. Tasarım, geliştirme ve Ar-Ge’ye önem verilmeme,
8. İleri teknolojiye sahip ara ürünlerde dışa bağımlılık,
9. Türkiye dışında üretim konusunda tecrübe eksikliği,
10. Türk malı imajının henüz oluşturulamaması,
11. Eximbank’ın yurtdışı alıcıları kredilendirme hususunda yetersiz kalabilmesi,
12. Üretim yerlerinde belirlenmiş standart olmaması,
13. Üretim süreçlerinde ve ürünlerde kalite ve standardizasyon ölçümü yapacak altyapı eksikliği,
14. İş güvenliği eksikliği,
15. Çevre kirliliği konusunda bilinç eksiği ve çevre mevzuatına uyumda yaşanan sıkıntılar,
16. Farklı konularda verilen devlet destekleri hakkında bilgilendirme sağlayacak ve firmalar arası işbirliğine zemin hazırlayacak veri tabanı eksiği,
17. Satış sonrası hizmet desteklerinin yeterince gelişmemiş olması.
 
FIRSATLAR:
1. Ortadoğu, Afrika ve Güney Amerika gibi yeni pazarlar,
2. Türk Cumhuriyetleri ile olumlu ilişkilerden yararlanma,
3. Teknik eğitimde hamle yapılması,
4. Serbest Ticaret Anlaşması (STA), Gümrük Birliği ve AB teknik mevzuat uyumunun sektörün rekabet gücüne etkisi,
5. Kamu alımları yaklaşımı,
6. Tarımsal mekanizasyon destekleri,
7. Uluslararası kurumların alım fırsatlarının değerlendirilmesi,
8. Artarak sürdürülen Ar-Ge destekleri,
9. Yeni yatırım teşvik sistemi,
10. Yeni kurulan ve yaygınlaşan teknoloji geliştirme merkezleri.
 
 
TEHDİTLER:
1. AB’nin taraf olduğu STA’lara aynı eşgüdümde taraf olunamaması,
2. Yüksek ekonomilerin rekabet avantajı,
3. Enerji ve ara girdi sorunları,
4. Yatırım yeri maliyetleri,
5. Mühendislik eğitiminde nitelik eksikliği,
8. Çevre ülkelerdeki siyasal istikrarsızlığın sürmesi,
9. Mavi yakalı çalışanların tedarikindeki güçlükler ve servis sektörünün çalışanlar tarafından imalat sanayine göre daha fazla tercih edilmesi.”
 
 
Eylem planında, ‘makine alt sektörleri itibariyle Türkiye-İtalya karşılaştırması yapıldığında İtalya’nın, Türkiye’nin 2023 makine ihracat hedeflerine göre model alınabilecek bir ülke konumunda olduğunun düşünüldüğü’ ifadelerine yer verilmiş.
 

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.