Makine Sektörü Destek Bekliyor

 MAKİNE SEKTÖRÜ DESTEK BEKLİYOR..!

Vahap Munyar’ın Hürriyet Gazetesi’nde Kasım 2015 tarihli yazısının başlığı, “Makineciler 40 milyar dolara ulaştı, ithalatın 48.4’ünü karşılar oldu.” Vahap Munyar yazısını, tam da Türkiye Makine Sektörü konusunda,  alanında en önde gelen etkinliklerinden olup 12-19 Kasım 2015 tarihleri arasında gerçekleşen Uluslararası Tekstil ve Konfeksiyon Makineleri Fuarı ITMA izlenimleri dolayısıyla yazmış. Aktaralım: “Makine İhracatçıları Birliği ve Makine Tanıtım Grubu (MTG) Başkanı Adnan Dalgakıran, Milano’daki (İtalya) tekstil makineleri fuarı ITMA 2015’i gezerken Tekstil Makine ve Aksesuar Sanayicileri Derneği (TEMSAD) Başkanı Adil Nalbant’ı işaret etti:
 
- TEMSAD, 135 üyesiyle ITMA Milano 2015’te yerini aldı.
Nalbant, ekledi:
- Fuarda İtalya ve Almanya’nın ardından 3’üncü büyük katılımcıyız.1990’lı yılların ortalarında Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin (TGSD) eski Başkanlarından Osman Benzeş’ın bana anlattığı ve Hürriyet’e manşet olan izlenimini anımsadım:
- Milano’da otel odasında menemen yaptılar, milyar dolarlık tekstil makinesi aldılar.
Nalbant, 2014 verilerini paylaştı:
- Türk tekstil ve konfeksiyoncuları hâlâ yılda 2 milyar dolarlık makine ithal ediyor. Bizim ihracatımız 400 milyon dolar. Sanayicilerimiz makinelerin ülkemizde üretilenlerini artık ithal etmemesini bekliyoruz.
MTG Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Erkunt Armağan, bir başka fuara dikkat çekti:
- Şu anda 240 Türk şirketi Hannover’deki (Almanya) Tarım Makineleri Fuarı’nda ürünlerini sergiliyor.
Dalgakıran, yeni bir logo ve “Türkiye’nin Makinecileri” sloganıyla iddiasını ileri taşıyan MTG’nin Başkan Yardımcısı Kutlu Karavelioğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Ferdi Murat Gül, Necmettin Öztürk ve Mehmet Ağrikli’ye döndü:
- Temsil ettiğimiz sektör ülkemizde 40 milyar dolara ulaşıyor. Üretim yapan 10 bin şirketten 8 bini Makine İhracatçıları Birliği üyesi. 2014’te 14.7 milyar dolar ihracat yaptık. İhracatta otomotivin ardından ikinci sıradayız.
Türkiye’ye yılda 30 milyar dolarlık makine ve aksam ithalatı gerçekleştiğini vurguladı:
- Bunun yüzde 70’lik bölümü ülkemizde üretilebiliyor. Neyse ki, sektörümüz getirdiği dövizle bu ithalatın yüzde 48.4’ünü karşılıyor.
2023 için 100 milyar dolarlık ihracat hedefi koyduklarını kaydetti:
- Üretim araçlarını üretmeyen ülkeler orta gelir kapanından çıkamaz. Ülkemizi orta gelir kapanından çıkaracak anahtar bizde. Ancak, işgücü maliyetinde Uzakdoğu’ya, teknolojide Batı’ya yenik düşüyoruz. Kamu ihalelerinde öncelik, gelişmiş bölgelerde uygun fiyatlı yatırım arazisi, devlet desteğinde ayrıcalık, marka desteği, uygun finansman gibi adımlar, bizi 100 milyar dolarlık ihracata ulaştırabilir.
200 ülkeye ihracat yaptıklarına, Avrupa ihracat liginde 6’ncı, dünyada 29’uncu olduklarına değindi:
- Ülkemizin kilo başına ortalama ihracatı 1.6 dolarken, sektörümüzde 5.9 dolar düzeyinde. Fransa ve İngiltere’ye kilo başına 4 dolara ihracat yapıyoruz. Almanya’ya ihracatta bu rakam 9, ABD’ye ihracatta 11.8, Malezya’ya ihracatta 30.3 dolara çıkıyor.
Üretimde katma değer sıralamasından örnek verdi:
- Makine sanayi, 1 birim üretimle 0.26 birim katma değer yaratıyor ve bu yanıyla ülkemizde 3’üncü sırada yer alıyor.
Veriler Dalgakıran ve arkadaşlarının haklı olduğunu 
gösteriyor.
Makine sektörünün teknoloji geliştirmeyi hızlandırarak, daha fazla katma değer yaratarak yoluna devam etmesi için desteklenmesi gerekiyor.”
Ne tesadüf, aynı zamanda Orta Anadolu Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği Başkanı da olan Sayın Adnan Dalgakıran, Dünya Gazetesi’nde Mayıs 2015’te yayınlanan “Makine ihracatçısı kayıpların telafisinde zorlanıyor” başlıklı haberde Makine Sektörümüze ilişkin çok net bir açıklama yapmış ve  “Yıl sonu hedeflerimiz tutmayacak. Geçen yılki rakamlarla aynı seviyeyi koruyabilirsek iyi. Mevcut pazarlarda ciddi bir düşüş söz konusu” demiş. Haberin devamı ise şöyle: “Son yıllarda Türkiye ekonomisinin ve ihracatının yükselen yıldızı olan Türk makine sektörü, mevcut pazarlar Rusya, Ortadoğu ve Türk cumhuriyetlerindeki ciddi düşüşler nedeniyle yeni pazar arayışlarına girse de kayıpların telafisi noktasında umutlu değil. Geçtiğimiz yıl 158 milyar dolar olarak gerçekleşen toplam Türkiye ihracatından yüzde 10 pay alan ve ihracatını 2013’e oranla yüzde 5.4 artırarak 15 milyar dolara çıkaran Türk makine sektöründe başta Rusya ve Ortadoğu pazarlarındaki daralmalar nedeniyle karamsarlık hâkim. ‘Kayıpları telafi edemiyoruz. Mevcut durumu korumak için yeni pazarlara ihtiyaç duyuyoruz ama makine çok hızlı bir şekilde yeni pazarlara girebilecek bir sektör değil’ diyen Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği (MAİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, ‘Yıl sonu hedeflerimiz tutmayacak. Geçen yılki rakamlarla aynı seviyeyi koruyabilirsek iyi. Mevcut pazarlarda ciddi bir düşüş söz konusu. Özellikle Rusya, Ortadoğu ve Türk cumhuriyetlerinde. Rusya’da yüzde 10’a yaklaşan bir pazar vardı ama şu anda çok düştü. Rusya her yıl yüzde 5 küçülüyor. Dolayısıyla yatırım yok. Sektör olarak Rusya’daki daralmamız yüzde 50’nin üzerinde’ ifadesini kullandı. 
 
Yurtdışının yanı sıra yurtiçinde de yatırımlarda yüzde 30-40 civarında gerileme yaşandığının bilgisini veren Dalgakıran, tüm dünyada ekonomik sıkıntının hâkim olduğunu ve bu durumdan sektörlerinin ciddi biçimde etkilendiğini aktardı. Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya ve ABD ağırlıklı olmak üzere yaklaşık 200 ülkeye ihracat yapan Türk makine sektörü için şu an çok da hızlı büyüyen bir pazar bulunmadığına dikkati çeken Dalgakıran, ‘Makineciler için Uzakdoğu önemli ama orada da ciddi gümrük duvarları ile karşı karşıyayız. Bu sıkıntılar içinde yürüyoruz. Makine ihracatı çok hızlı bir şekilde yeni pazarlara girebilecek bir sektör değil. Yeni pazarlarda kendinizi göstermeniz, anlatmanız, güven sağlamanız lazım. Satış sonrası hizmetleri oluşturmanız gerekiyor. Ayrıca çeşitli standartlar aranıyor. Ürünlerin pazarlara uyum sağlanması zorunluluğu, maliyetleri var’ diye konuştu. 
Yüzde 50 Avrupa ağırlıklı ihracat yaptıklarını ifade eden Dalgakıran, Avrupa’nın büyümeye geçmesinin ve mevcut pazarlarının yeniden hareketlenmesinin sektör için çok önemli olduğunu vurguladı. Diğer yandan makine sektörünün ürün çeşitliliğini artırması gerektiğine dikkati çeken Dalgakıran, ‘Katma değeri yüksek yeni ürünler oluşturarak mevcut pazarlardaki çeşitliliğimizi artırmamız lazım. Çalışmalarımızı daha çok bu doğrultuda yürütüyoruz’ değerlendirmesinde bulundu. 
Türk makine sektörünün son 10 yıllık dönemde ortalama yüzde 17.1 ihracat artışı ile ihracat artışı sıralamasında dünyada 4. sırada yer aldığını ve Avrupa’nın 6. en büyük makine imalatçısı olduğunu anımsatan Dalgakıran, sektör sorunlarının başında vasıflı eleman ihtiyacının geldiğini ve mevcut eğitim sisteminin ihtiyaçlarını karşılamadığını sözlerine ekledi.
 
Sektörün en önemli ilgililerinden biri, durumu böyle değerlendirirken, bakalım Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı Makine Sektörü Raporu (2015/2) ne diyor:
Rapora göre, “Makine Sektörü, sahip olduğu yüksek katma değer oranı, teknoloji üretimini zorunlu kılması, geniş bir yan sanayi ağı oluşturması, yatırım maliyetlerini düşürmesi, nitelikli personele yönelik istihdam alanı oluşturması, dışa bağımlılığı ve dış ticaret açığını azaltmasının yanı sıra pek çok sektöre girdi sağlaması ile tetikleyici güce sahip lokomotif bir sektördür.
Ülkemiz makine sektörü, 2014 yılında 37,1 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ulaşmış ve makine sektörü ihracatının söz konusu yıl itibariyle toplam ihracattan aldığı pay %7.1’e ulaşmıştır. 2023 yılında hedeflenen 500 milyar dolarlık ihracattan makine sektörünün 100 milyar dolar pay alabilmesi adına bu oranın 2023 yılında %20’ye yükselmesi gerekmektedir. 2014 yılında, sektör ihracatının ithalatı karşılama oranı % 42.8 olarak gerçekleşmiştir. Bu düzeyin arttırılmasına yönelik alınacak tedbirler, makine sektörü ve bu sektörün girdi sağladığı diğer pek çok sektör açısından büyük önem taşımaktadır.
Makine imalat sanayi, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizin sanayileşmesinin de itici gücüdür ve gelecekte de ülkemizin gelişiminin temel taşı olacaktır. Türk makine sanayi 1990 yılından bu yana yaklaşık % 20 oranında yıllık büyüme oranı göstermiştir.
Birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye’de de makine imalatçılarının büyük çoğunluğu KOBİ niteliğinde olup, bu yapı değişen ekonomik koşullara ve teknolojik gelişmelere karşı daha esnek ve hızlı cevap verme imkânı sağlamaktadır. Sektörde faaliyet gösteren KOBİ’lerin sahip olduğu ucuz işgücü avantajı ve gelişmiş mühendislik becerileri, makine imalatçılarının uluslararası pazarlarda rekabet şansını arttıran unsurlardır. Türk makine sanayinde, her türlü parça ve aksamın yüksek kalitede ve rekabet edebilir fiyatlarda üretimi yapılmaktadır. Üretim sürecindeki yerli girdi oranı ise % 80–85 civarındadır.
Sektörün Alt Grupları ve Üretilen Başlıca Ürünler: Makine sanayinde 21 civarında alt ürün grubu bulunmaktadır.
Bu gruplara ait standart bir sınıflama bulunmamakla birlikte sektörde sıklıkla anılmakta olan gruplar aşağıda listelenmiştir.
 
NACE Kodu ve Tanımlar
*28.11 Motor ve türbin imalatı (hava taşıtı, motorlu taşıt ve motosiklet motorları hariç)
*28.12 Akışkan gücü ile çalışan ekipmanların imalatı
*28.13 Diğer pompaların ve kompresörlerin imalatı
*28.14 Diğer musluk ve valf/vana imalatı
*28.15 Rulman, dişli/dişli takımı, şanzıman ve tahrik elemanlarının imalatı
*28.21 Fırın, ocak (sanayi ocakları) ve brülör (ocak ateşleyicileri) imalatı
*28.22 Kaldırma ve taşıma ekipmanları imalatı
*28.23 Büro makineleri ve ekipmanları imalatı (bilgisayarlar ve çevre birimleri hariç)
*28.24 Motorlu veya pnömatik (hava basınçlı) el aletlerinin imalatı
*28.25 Soğutma ve havalandırma donanımlarının imalatı, evde kullanılanlar hariç
*28.29 BYS diğer genel amaçlı makinelerin imalatı 28.30 Tarım ve ormancılık makinelerinin imalatı *28.41 Metal işleme makinelerinin imalatı
*28.49 Diğer takım tezgâhlarının imalatı
*28.91 Metalürji makineleri imalatı
*28.92 Maden, taş ocağı ve inşaat makineleri imalatı
*28.93 Gıda, içecek ve tütün işleme makineleri imalatı
*28.94 Tekstil, giyim eşyası ve deri üretiminde kullanılan makinelerin imalatı
*28.95 Kâğıt ve mukavva üretiminde kullanılan makinelerin imalatı
*28.96 Plastik ve kauçuk makinelerinin imalatı
*28.99 BYS diğer özel amaçlı makinelerin imalatı
 
Makine sektörü, yatırım malı ekipmanları temin etmesi bakımından bütün önemli sanayi kolları ile stratejik bir işbirliği içindedir. Makinelerin ve diğer mekanik ekipmanların performansı, tarım, balıkçılık, madencilik, inşaat, nakliye, proses endüstrileri ve diğerlerinin verimliliğinin artmasında önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle de ekonominin gelişmesi, tüm sanayi kollarının rekabet gücünün artmasına katkı sağlamaktadır
 
Sektörün Bölgesel Yapısı ve Kümelenmeler: Makine imalat sanayi, bazı iller çevresinde daha fazla yoğunlaşmış bulunmaktadır. Bunlar; Bursa, İstanbul, Kocaeli, Trakya dâhil Marmara Bölgesi, İzmir, Eskişehir, Ankara, Konya, Gaziantep gibi illerdir. Çukurova bölgesi de bu kapsamda yer almaktadır. Takım tezgâhı imalatı ise, daha çok Bursa, Kocaeli, İstanbul, İzmir ve Konya’da ön planda olan imalat konusudur.
Gaziantep, daha çok tekstil (halı dokuma dâhil) ve gıda sanayii makineleri ile inşaat makinelerine öncelik veren bir konumdadır. Komşu ülkelere yakınlığı ve işbirliği olanağının artması nedeni ile bu ilimizde, son yıllarda daha değişik makine türlerinin imalatı da gelişim göstermektedir.
Öte yandan, OSTİM Organize Sanayi Bölgesi ile Çankaya Üniversitesi arasında 22 Mayıs 2008 tarihinde İş ve İnşaat Makineleri Kümesi (İŞİM) kurulmuş ve bugüne kadar bu küme tarafından çeşitli faaliyetler gerçekleştirilmiştir.
Ayrıca, Bakanlığımızca rekabetçilik ve yenilikçilik alanlarında küme destek programı tasarımı tamamlanmış olup, ilgili Kümelenme Destek Programı Yönetmeliği 15/09/2012 tarihli ve 28412 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Program kapsamında sektörel ayrım yapılmaksızın belirli bir rekabetçilik ve sürdürülebilirlik seviye ve potansiyeline sahip kümelenmelerin iş planı çerçevesinde (faaliyet ve projeleri) desteklenmesi planlanmaktadır. Küme Destek Programına yönelik usul ve esaslar Bakanlığımız web sitesinde yayımlanmıştır. Ayrıca I. Çağrı ilanına 24/10/2013 tarihinde çıkılmış olup, söz konusu çağrı 31/01/2014 tarihinde sona ermiştir.
 
Sektörün Kapasite Kullanımı: Makine ve Ekipman İmalatına ait kapasite kullanımı, toplam imalat sanayine ait değere oldukça yakın seyretmektedir. Ayrıca, imalat sanayinde 2011 yılından itibaren yaşanmakta olan düşüşün aksine, makine sektöründe kapasite kullanımı her geçen yıl artmaktadır. 2014 yılında kapasite kullanım oranı %78.6 düzeyinde bulunmaktadır. 2015 yılı II. çeyreği itibarı ile sektörün kapasite kullanım oranı % 71,7 ‘ye gerilemiştir.
 
Sektörün Girişim Sayısı ve İstihdamı: TÜİK verilerine göre makine sektöründe 2012 yılı itibariyle 11.679 işletmede yaklaşık 187 bin civarında personel istihdam edilmektedir. 2012 yılına ait girişim sayısı ve istihdam verilerinin birlikte ele alınması sonucunda, makine sektöründeki girişim sayısının azalmasına karşın bu firmalardaki çalışan sayısının 2012 yılında da artmaya devam ettiği görülmektedir. Makine ve Teçhizat İmalatına ait sanayi istihdam endeksi makine sektörünün sağlamış olduğu istihdamın, genel imalat sanayi değerinin üzerinde bir artış sağladığını göstermektedir.
 
Sektörün Üretim ve Katma Değeri: 2012 yılı TÜİK verilerine göre 33,3 milyar TL düzeyinde gerçekleşen makine sektörü üretim değerinin, aynı yıldaki 750,4 milyar TL’lik Türkiye Toplam İmalat Sanayi içerisindeki payı %4,4 civarındadır ve bu oran her geçen yıl artmaktadır.
Ayrıca, ‘BYS Makine ve Teçhizat İmalatı’ Sektöründe 2010=100 temel yıllı Sanayi Üretim Endeksi yıllık ortalama değeri, 2010 yılından itibaren toplam imalat sanayine ait endeks değerinin üzerinde seyretmektedir.
 
Sektörün Cirosu: Makine sektörü 2012 yılında toplam 35,8 milyar TL’lik ciro yapmıştır. Anılan yıl itibariyle sektörün toplam imalat sanayi cirosu içerisindeki payı ise % 4,5’e yükselmiştir.
Makine ve Ekipman İmalatı sanayine ait ciro endeksinin de diğer endekslerde olduğu gibi toplam imalat sanayi değerinin üzerinde seyrettiği, ayrıca makine sektörüne ait ciro içerisindeki yurtdışı payının büyük bir artış trendi izlediği anlaşılmaktadır.
Sektörün Ar-Ge Faaliyetleri: 2013 yılı Ar-Ge Faaliyetleri Araştırması kapsamında, kamu kuruluşları, vakıf üniversiteleri ve ticari sektördeki anket sonuçları ile devlet üniversitelerinin bütçe ve personel dökümlerine dayalı olarak yapılan hesaplamalara göre Türkiye’de Gayri Safi Yurtiçi Ar-Ge Harcaması 2013 yılında bir önceki yıla göre artmıştır.
Türkiye’de 2000 yılında Gayri Safi Yurtiçi Ar-Ge harcamasının GSYİH içindeki payı % 0,48 iken bu oran 2013 yılında % 0,95’e yükselmiştir. Bu artış, ülkemizde Ar-Ge’ye verilen önemin yıllar geçtikçe arttığının somut bir kanıtıdır.
2012 yılında Gayri Safi Yurtiçi Ar-Ge harcamalarının %45,1’i ticari kesim, %43,9’u yükseköğretim kesimi ve ’i kamu kesimi tarafından gerçekleştirilmiştir. Bir önceki yıl yükseköğretim %45,5 ile ilk sırada yer alırken, bunu %43,2 ile ticari kesim, ,3 ile kamu kesimi takip etmekteydi.
NACE Rev.2 - Kod:28 altında değerlendirilen makine sektöründe ise 2011 yılında 234,2 milyon TL olan Ar-Ge harcaması, 2012 yılında %28,7’lik artışla 301,4 milyon TL düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Makine sektörü bu büyüklük ile en yüksek Ar-Ge harcaması gerçekleştirilen sektörler arasında yer almaktadır ve imalat sanayi içerisinde ’a yakın bir paya sahiptir.
2013 yılı itibariyle ticari kesim tarafından yapılan 7 milyar TL’lik toplam Ar-Ge harcamalarının 3,6 milyar TL’si, doğrudan imalat sanayinde gerçekleştirilmiştir.
 
Sektörün Dış Ticareti: Uluslararası Standart Ticaret Sınıflaması “SITC Rev.3” kapsamında 71, 72, 73 ve 74 başlıklarının toplamı olarak değerlendirilen makine ihracatında 2014 yılında bir önceki yıla kıyasla %5’lik bir artış elde edilmiş ve ihracatımız 11,147 milyar dolar olmuştur. Sektörün ithalatı %8,2 azalarak 26,01 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiş olup, dış ticaret açığı ise 2013 yılına göre artmıştır. 2014 yılı sonu için 14,9 milyar dolarlık bir dış ticaret açığı söz konusudur.
 
Sektörün Maliyet Bileşenleri: Ülkemizde makine sektöründe işçilik en büyük maliyet kalemlerinin başında gelmektedir. Diğer bir deyişle, makine üretimi sermaye yoğun olmaktan çok işgücü yoğun bir sektördür. Dolayısıyla işçilik maliyeti ülkemiz için makine sektörü açısından hayati öneme sahip bir rekabet faktörüdür.
Emek yoğun karakterini koruyan ülkemiz makine sektörü, bu yapısı ile gelişmiş ülkelerde de benzer karakter göstermektedir. Çok az sayıda makine tipi hariç, seri imalat teknikleri bu sektörde uygulanmamaktadır. Son yıllarda dünyada müşteri istekleri doğrultusunda tasarlanan makine imalatına yönelme eğilimi söz konusudur. Bu talepler, ek bir mühendislik çalışması gerektirmektedir, artan maliyetler ise talep edildiği ülkelerde fiyatların artmasına sebep olmaktadır. Ülkemizde ise işçilik yanında, mühendislik hizmetlerinin de nispeten ucuz olması, makine imalatçı firmalarının rekabet şansını arttırmaktadır ve bu üstünlük yakın gelecekte de devam edecektir. Müşteri istekleri doğrultusunda imalatta, mühendislik ve işçilik ücretlerinin düşük olmasının yanı sıra, oldukça emek yoğun olan bu üretim konularında firmaların teknolojik birikimleri rekabete imkân verecek düzeydedir. Bu olumlu yapı, ülkemiz makine imalatçısının, üçüncü ülkelerde tesislerin yenilenmesi veya yeni yatırımların gerçekleştirilmesi şansını artırmaktadır.
 
Sektöre Özgü Yatay ve Dikey Politikalar ve Düzenlemeler: Ülkemizin AB Teknik Mevzuatını uyumlaştırmasıyla, makine imalatçılarımızın üretim aşamasında uymak zorunda olduğu bazı yönetmelikler bulunmaktadır.
Başta 2006/42/AT sayılı “Makine Emniyeti Yönetmeliği” olmak üzere, gereken durumlarda aşağıda belirtilen yönetmeliklere ve imalatçılarımızın sorumluluğunda olmak üzere burada belirtilmemiş olan ilgili diğer mevzuata da uyulması zorunludur.
Bu yönetmeliklerden bazıları aşağıda sıralanmıştır:
* 97/68/AT sayılı “Karayolu Dışında Kullanılan Hareketli Makinelere Takılan İçten Yanmalı Motorlardan Çıkan Gaz ve Parçacık Halindeki Kirletici Emisyonlara Karşı Alınacak Tedbirlerle İlgili Tip Onayı Yönetmeliği”,
* 2009/142/AT sayılı “Gaz Yakan Cihazlara Dair Yönetmelik”,
* 94/9/AT sayılı “Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemler İle İlgili Yönetmelik (ATEX)”,
* 2000/14/AT sayılı “Açık Alanda Kullanılan Teçhizat Tarafından Oluşturulan Çevredeki Gürültü Emisyonu İle İlgili Yönetmelik”,
* 2006/95/AT sayılı “Belirli Gerilim Sınırları Dâhilinde Kullanılmak Üzere Tasarlanmış Elektrikli Teçhizat İle İlgili Yönetmelik”,
* 2004/108/AT sayılı “Elektromanyetik Uyumluluk Yönetmeliği”.
 
İlgili yönetmeliklere uygun imalat yapılması ülkemizde bir zorunluluk olmakla birlikte, üreticilerimizin ürünlerini AB ve Dünya pazarlarına açmak için de bir anahtardır.
2014 yılında 2006/42/AT sayılı Makine Emniyeti Yönetmeliği kapsamında 8 adet, 2009/142/AT sayılı Gaz Yakan Cihazlara Dair Yönetmelik kapsamında 5 adet, 94/9/AT sayılı ATEX Yönetmeliği kapsamında ise 3 adet ulusal Onaylanmış Kuruluş, Bakanlığımız tarafından görevlendirilmiş bulunmaktadır.
 
Sektörün 2014-2023 Projeksiyonu: Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yürütülen Türkiye’nin 2023 İhracat Stratejisinin Sektörel Kırılımı Projesi kapsamında hedeflenen 500 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşılabilmek amacıyla 2023 yılında Makine ve Aksamları Sektörü İhracatının 100 milyar dolar olması öngörülmüştür. Dünya pazarından %2,3’lük bir pay sahibi olunması amaçlanan çalışmada Yıllık Ortalama Artış Oranının ,8, Türkiye İhracatı içerisindeki payın ise ,34 olması planlanmıştır.
 
SEKTÖRÜN SON ALTI AYLIK DEĞERLENDİRMESİ
Makine sektörüne ait Sanayi Üretim Endeksinin aylık verilerine göre, makine sektöründeki üretim düzeyi kararlı bir biçimde artmaktadır.
Sektörün Kapasite Kullanım Oranı Değerlendirmesi: Sektöre ait kapasite kullanımı, 2014 yılında 2013 yılı Ocak ayından itibaren %75 üzeri trendi korumuştur.
Sektörün İhracat ve İthalat Değerlendirmesi: Makine sektörünün 2014 yılı ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre %5 artış göstermiştir. Makine sektörünün 2015 yılı ithalatı bir önceki yılın aynı dönemine göre ,0 daralmıştır.
 
Sektörün Ciro Endeksi Değerlendirmesi: 2014 yılında Makine sektörüne ait Aylık Ciro endeksi, imalat sanayindeki trende benzer bir eğilim göstermektedir.
Son Dönemdeki Sektöre İlişkin Türkiye ve Dünyadaki Gelişmeler: Türkiye Makine Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2011-2014), 2/5/2011 tarih ve 2011/10 sayılı Yüksek Planlama Kurulu kararıyla onaylanarak uygulamaya girmiş ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Nihat ERGÜN tarafından 3 Mayıs 2011 tarihinde sektör temsilcilerinin de katılımıyla gerçekleştirilen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna açıklanmıştır.
Belgenin uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla oluşturulan Yönlendirme Kurulu tarafından düzenli olarak toplantılar düzenlenmektedir.
 

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.