İLAÇ SEKTÖRÜ DAHA İLERİ ADIMLAR BEKLİYOR!

 

İlaç Sektörü dosyamıza Milliyet Gazetesi’nin Haziran 2016 tarih ve “İlaç endüstrisi 16,9 milyar liraya ulaştı” başlıklı haberi ile başlayalım.
 
Habere göre, “İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS), ilaç endüstrisi pazarı büyüklüğünün geçen yıl 16,86 milyar liraya yükseldiğini, kutu bazında ise 1,94 milyarlık hacime ulaşıldığını bildirdi. 
 
İEİS tarafından hazırlanan ve ilaç endüstrisinin 2015 yılı verilerinin analiz edildiği Türkiye İlaç Sektörü 2015 Raporu yayımlandı. Rapor sonuçları, ilaç endüstrisinin Ar-Ge, üretim ve ihracat alanlarında gelişme kaydettiğini ortaya koydu. Rapora göre, 2010 yılında 4 olan akredite Ar-Ge merkezi sayısı geçen yıl 15’e yükseldi. Biyoteknolojik ilaçlar, geçen yıl 2,57 milyar lirayla reçeteli ilaç pazarının yüzde 17’sini oluşturdu.
Türkiye ilaç endüstrisi, uluslararası standartlardaki 67 ilaç ve 12 ham madde üretim tesisiyle hizmet sunuyor. Son altı yılda sanayi üretim endeksi verileri incelendiğinde, üretimin, imalat sanayinde yüzde 43, kimya sektöründe yüzde 47 arttığı, ilaç sektöründe bu oranın yüzde 61’e ulaştığı görülüyor.
İlaç ihracatında da son altı yılda yüzde 96 artış elde edilirken geçen yıl 160 ülkeye 921 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Böylece ilaç endüstrisinin Türkiye ihracatındaki payı, yüzde 0,46’dan yüzde 0,64’e yükseldi. İlaçta dış ticaret açığı ise 2015 yılında 3,68 milyar dolara gerilerken ihracatın ithalatı karşılama oranı altı yılda 9 puan artarak yüzde 20’ye ulaştı.
İlaç endüstrisi pazarı büyüklüğü 2009’da 13,2 milyar lira iken bu rakam geçen yıl 16,86 milyar liraya yükseldi. Öte yandan 2009’da 1,49 milyar kutu olan pazarda, 2015’te 1,94 milyarlık hacime ulaşıldı. Söz konusu verideki gelişme, artan ve yaşlanan nüfus, ortalama yaşam süresindeki yükselme ve kamu sağlık hizmetleri ile ilaca erişimdeki artıştan kaynaklandı.
Son 6 yılda değerde onkoloji ve kan ürünleri artma eğilimindeyken antibiyotikler ve antiromatizmal ürünler düşüş gösterdi. Global bütçe uygulaması kapsamındaki fiyat odaklı politikalar, ilaç sektörünün finansal verilerini olumsuz etkiledi.
 
İlaç sektörünün faaliyet kârlılığı 2009-2014 arasında geriledi. Net satışlar reel olarak düştü, varlık yaratma kabiliyeti azaldı. Son dönemde kamu otoritesi tarafından fiyatlandırma ve geri ödeme alanında atılan olumlu adımlar endüstrinin üzerindeki baskıyı azalttı.
İEİS Genel Sekreteri Turgut Tokgöz, rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, kamu otoriteleri tarafından ilaçta Ar-Ge alanında atılan destekleyici adımları memnuniyetle takip ettiklerini belirterek, endüstri, üniversite ve kamu iş birliğiyle ilaçta Ar-Ge alanında bir sıçrama yaşanmasını umut ettiklerini dile getirdi.
Endüstrinin kilogram başı ihracat değerinin yaklaşık 27 dolar olduğunu aktaran Tokgöz, ‘Türkiye’nin kilogram başına ortalama ihracat değerinin yaklaşık 2 dolar olduğu göz önüne alındığında, sektörümüzün katma değerinin ne kadar yüksek olduğu anlaşılıyor’ ifadesini kullandı.”
 
Sektöre ilişkin ikinci veri, haberde de atıfta bulunulan İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) sitesinde yer alan Haziran 2016 tarihli ve “Türkiye İlaç Endüstrisi’nin Ar-Ge, üretim ve ihracattaki ilerlemesi devam ediyor” başlıklı basın açıklaması. Açıklamanın devamında şöyle deniliyor:  “İEİS, ilaç endüstrisinin 2015 yılı sektör verilerini ve analizlerini içeren ‘Türkiye İlaç Sektörü 2015 Raporu’nu yayınladı. Rapordaki bulgulara göre, ilaç endüstrisi; Ar-Ge, üretim ve ihracat alanlarında önemli atılımlar yapıyor. Endüstri, Ar-Ge yetkinliğini artırmayı ve özellikle biyoteknoloji alanında daha yüksek katma değerli ürünler üreterek, küresel bir ilaç üreticisi ve ihracatçısı konumuna gelmeyi hedefliyor. İlaç firmaları, sadece kendi sektörlerindeki gelişimi sürekli kılmak adına değil, sektörün Türkiye ekonomisi için sahip olduğu potansiyeli de dikkate alarak, büyük bir motivasyonla yollarına devam ediyor.
İlaç endüstrisinde Ar-Ge alanında son yıllarda, umut verici gelişmeler kaydedildi. 2010 yılında 4 olan akredite Ar-Ge merkezi sayısı, 15’e yükseldi. 2014 yılında Ar-Ge harcamaları 2010’daki harcamaların 2,5 katına ulaştı.
 
Dünya ilaç pazarındaki yeri gittikçe artan biyoteknolojik ilaçların Türkiye’de de Ar-Ge ve üretimine yönelik çalışmalar başladı. Biyoteknolojik ilaçlar, 2015’te 2,57 milyar TL ile reçeteli ilaç pazarının ’sini oluşturuyor. Bu ilaçların geliştirilmesi ve üretilmesiyle, hastaların bu ilaçlara erişiminin artması, dış ticaret açığının azalması ve teknolojik birikim yaratılması hedefleniyor.
İEİS Genel Sekreteri Turgut Tokgöz,’Kamu otoriteleri tarafından ilaçta Ar-Ge alanında atılan destekleyici adımları memnuniyetle takip ediyoruz. Endüstri, üniversite ve kamu işbirliğiyle ilaçta Ar-Ge alanında bir sıçrama yaşanmasını umut ediyoruz’ dedi.
Türkiye ilaç endüstrisi, uluslararası standartlardaki 67 ilaç ve 12 hammadde üretim tesisiyle hizmet sunuyor. Son altı yılda sanayi üretim endeksi verileri incelendiğinde, üretimin, imalat sanayinde %43, kimya sektöründe %47 arttığı gözlenirken, ilaç sektöründe bu oranın %61’e ulaştığı görülüyor.
 
Kamunun yurtiçi üretimi destekleyen politikalarıyla üretimin daha da artması bekleniyor.
İlaç ihracatında son altı yılda önemli bir ivme yakalandı. 2009 yılında 470 milyon dolar seviyesinde olan ilaç ihracatı 6 yılda yüzde 96 düzeyinde arttı. 2015’te 160 ülkeye 921 milyon dolarlık ihracat yapıldı.
Aynı dönemde, Türkiye’nin toplam ihracatı yüzde 41 oranında büyüdü. İhracatı, toplam ihracattan iki kat daha fazla büyüme gösteren ilaç endüstrisinin Türkiye ihracatındaki payı, yüzde 0,46’dan yüzde 0,64’e yükseldi. İlaçta dış ticaret açığı, 2015 yılında 3,68 milyar dolar seviyesine geriledi ve ihracatın ithalatı karşılama oranı altı yılda 9 puan artarak %20’ye ulaştı.
Tokgöz,’Endüstrimizin kilogram başı ihracat değeri yaklaşık 27 dolar. Türkiye’nin kilogram başına ortalama ihracat değerinin yaklaşık 2 dolar olduğu göz önüne alındığında, sektörümüzün katma değerinin ne kadar yüksek olduğu anlaşılıyor’ dedi.
Raporda ilaç pazarına ilişkin öne çıkan bazı bulgular
* 2009’da 13,2 milyar TL olan pazar, 2015’te 16,86 milyar TL oldu. Bu büyüme, bileşik bazda yıllık (CAGR) %4,2 düzeyinde bir artış ifade ederken, üretici fiyatları bazında oranında reel bir gerilemeye işaret ediyor.
*Pazar, 2009’da 1,49 milyar kutu iken 2015 yılında 1,94 milyarlık hacme ulaştı. Kutu ölçeğinde bileşik bazda yıllık büyüme %4,5. Bu genişleme, artan ve yaşlanan nüfus, ortalama yaşam süresindeki yükselme ve kamu sağlık hizmetlerine ve ilaca erişimdeki artıştan kaynaklanıyor.
* Eşdeğer ve referans ilaçların pazar payları 6 yıllık dönem içerisinde önemli bir değişiklik göstermedi.
* Son 6 yılda değerde onkoloji ve kan ürünleri artma eğilimindeyken antibiyotikler ve antiromatizmal ürünler azalma eğilimi gösteriyor.
* Global bütçe uygulaması kapsamındaki fiyat odaklı politikalar, ilaç sektörünün finansal verilerini olumsuz olarak etkiledi. 2009-2014 arasında ilaç sektörünün faaliyet kârlılığı geriledi, ilaç sektörü imalat sanayi ve kimya sektörünün gerisinde kaldı. Net satışlar reel olarak düştü, varlık yaratma kabiliyeti azaldı. Son dönemde kamu otoritesi tarafından fiyatlandırma ve geri ödeme alanında atılan olumlu adımlar endüstrinin üzerindeki baskıyı azalttı. Endüstri, bu adımların daha ileri taşınmasını bekliyor.”
Sözü edilen “ileri adımlar” konusunda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın“İlaç Sektörü Raporu (2016/1)”ya bakıyoruz.
Raporda şöyle deniliyor: “İlaç sektörü, beşeri ve veteriner hekimlikte tedavi edici, koruyucu ve tanı amaçlı olarak kullanılan sentetik, bitkisel, hayvansal ve biyolojik kaynaklı kimyasal maddeleri farmasötik teknolojiye uygun olarak üreterek tedaviye sunan bir sanayi dalıdır. 
Halk sağlığının korunması, sağlık hizmetlerinin kaliteli ve etkin bir şekilde sunulabilmesi güçlü bir ilaç sektörü ile mümkündür. Bunun yanı sıra, sektör yoğun Ar-Ge faaliyetlerini içermesi sebebiyle katma değeri yüksek ürünler üretilmesini sağlamaktadır. Ayrıca, ekonomik kalkınma açısından çok önemli katkılar sağlamasının yanında, savaş, epidemik hastalıklar ve olası bir ambargo gibi faktörler karşısında ülkenin ilaç ihtiyacını karşılayacak üretim yapabilen bir ilaç sektörüne sahip olması gerekmektedir. 
Bu bağlamda Türkiye İlaç Sektörü incelendiğinde gelişmiş bütün ülkelerde olduğu gibi bazı ürünlerin nihai ürün şeklinde ithal edildiği görülmektedir. İthal edilen ilaçlar ise genellikle yeni ve yüksek teknoloji gerektiren, biyoteknolojik olarak üretilen, implante edilen ilaçlar, yeni ilaç taşıyıcı sistemler, aşılar, kan ürünleri, değiştirilmiş salım özelliği gösteren ilaçlar, insülin, kanser ilaçları, bazı hormonlar, radyonüklidler, bazı oftalmolojik preparatlar ve antidotlardır. Üretim genellikle jenerik/eşdeğer ilaçlar üzerinde yoğunlaşmıştır. Ayrıca, ilaç etken madde üretimi de yapılmaktadır. 
 
Dünya standartlarında üretim kapasitesine sahip olmasına rağmen Türkiye İlaç Sektörü, dünya pazarında yeterli rekabet gücüne ulaşamamıştır. Türkiye ilaç pazarı 2015 yılında bir önceki yıla göre ,5 oranında büyüme göstermiş ve üretici fiyatlarıyla 16,87 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Ülkemizde 311 adet ilaç firması, 71 adet ilaç üretim tesisi (58’i yerli) ve 11 hammadde tesisi (8’i yerli) bulunmaktadır. 2014 yılında ithalat 4,6 milyar ABD doları, ihracat 932 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiş olup ihracatın ithalatı karşılama oranı yaklaşık % 20’dir. 
 
SEKTÖRÜN DÜNYADAKİ MEVCUT DURUMU 
Demografik değişim, ortalama yaşam süresinin artışı, hastalık paternlerindeki değişimler, sosyal küreselleşme, sağlık hizmetlerine erişimdeki anlamlı artış ve sosyal devlet olgusunun doğuşu dünya ilaç sektörünün büyümesinde önemli rol oynamıştır. Toplam ilaç pazarı 2014 yılı itibariyle 1 milyar ABD Doları’nın üzerinde gerçekleşmiştir. 
 
Dünya ilaç pazarının %95’ine uluslararası alanda faaliyet gösteren şirketler sahiptir. Gelişmiş ülkelerdeki yoğun tüketim yine gelişmiş ülkelerdeki üretimle karşılanmaktadır. EFPIA verilerine göre, 2014 yılında dünya ilaç satışlarının %44,5’ini Kuzey Amerika (ABD ve Kanada), %25,3’ünü Avrupa oluşturmaktadır.
2014 yılında dünya ilaç sektöründe onkoloji, diyabet, ağrı, hipertansiyon ve antibakteriyal gibi tedavi gruplarının satışlarının diğer tedavi gruplarına göre daha yüksek olduğu görülmektedir. 
 
2015 yılı Forbes Global 2000 listesinden derlenen, satış rakamına göre dünyanın ilk 10 ilaç ve biyoteknolojik ilaç firmaları Tablo’da sunulmuştur. Söz konusu firmalar, dünya ilaç sektörünün halka arz edilmiş ticari liderleri konumundadır.
İlaç sektörü, yüksek maliyetli ve uzun süren Ar-Ge çalışmaları içermesi sebebiyle dünyada yapılan toplam Ar-Ge harcamalarında ,4 payla ilk sırada yer almaktadır. Dünya reçeteli ve OTC ilaç pazarında en çok satışı gerçekleşen ilaçların tedavi alanları dikkate alındığında onkoloji, diyabet ürünleri, antiromatizmal ürünler, anti viraller ve aşıların ön plana çıktığı görülmektedir. 
Bunun yanı sıra özellikle son yıllarda, dünya ilaç pazarında biyoteknolojik ilaçların payının giderek arttığı görülmektedir. EvaluatePharma’nın dünyadaki 500 büyük ilaç firması verilerini kullanarak gerçekleştirdiği analize göre, 2014 yılında 781 milyar Dolar’lık toplam reçeteli ve OTC ilaç satışlarının %23’ünü biyoteknolojik ilaçlar oluşturmaktadır.
Aynı yıl itibariyle biyobenzer ilaç pazarı yaklaşık 2,5 milyar Dolar’dır. Bu da biyoteknolojik ilaçlar piyasasının yaklaşık %1,4’üne tekabül etmektedir. Ancak, 2020 yılına kadar satışı en çok gerçekleşen biyolojik ilaçların patent sürelerinin dolmasıyla, biyobenzer ilaçlar için yaklaşık 80 milyar Dolarlık pazar açılacaktır. Avrupa’da başlayan biyobenzer ilaç üretimi günümüzde gelişmekte olan ülkelerde (Çin, Hindistan, G.Kore) yoğunlaşmakta olup, Brezilya ve Meksika gibi ülkelerde de biyoteknolojik ürünlere yönelik kaynak ayrılmaktadır.
 
SEKTÖRÜN TÜRKİYE’DEKİ GENEL DURUMU 
Türkiye İlaç Sektörü önemli miktarlarda ve çeşitlilikte üretim ve ihracat olanağına sahip ve katma değeri yüksek olan sektörlerden biridir. Uluslararası norm ve standartların uygulandığı Türkiye İlaç Sektörü, özel üretim teknolojisi gerektiren ürünler (biyoteknoloji vb.) dışında her türlü ürünü üretebilen, AB ülkeleri ile kıyaslanabilir bir teknolojik düzeye ulaşmıştır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen ve ülkemizde 1984 yılından itibaren yürürlüğe giren ‘İyi Üretim Uygulamaları’ (GMP) çerçevesinde gerekli yatırımları yaparak teknolojik alt yapısını güçlendirmiştir.
Türkiye toplam ilaç pazarı, 2015 yılında bir önceki yıla göre ,5 oranında büyüme göstermiş ve üretici fiyatlarıyla 16,87 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Kutu bazında ise pazar, bir önceki yıla göre %6,7’lik büyüme göstermiş ve 1,95 milyar hacim olarak gerçekleşmiştir.
 
2015 itibariyle Türkiye reçeteli ilaç pazarı dağılımı değer bazında (TL) incelendiğinde, pazarın yaklaşık %70’ini yenilikçi/referans ilaçlar; yaklaşık %30’unu eşdeğer/jenerik ilaçların oluşturduğu görülmektedir. Kutu bazında ise pazarın yaklaşık %52’sini eşdeğer/jenerik, %48’ini yenilikçi/referans ilaçlar oluşturmaktadır. Türkiye ilaç pazarı, ithal ürünlerde yoğunluklu olarak yenilikçi/referans, yurt içinde üretilen ürünlerde ise ağırlıklı olarak eşdeğer/jenerik ilaçlardan oluşmaktadır. 
 
IMS verilerine göre Türkiye ilaç pazarı 2014 yılında dünya ilaç pazarında 17. sırada yer almıştır. 2018 yılında Türkiye ilaç pazarının dünyada 16. sırada yer alacağı öngörülmektedir. 
Türkiye’de ilaç tüketimi yıllar itibariyle artış göstermiş olup 2014 yılında yaklaşık 1.970 milyon kutu ilaç tüketilmiştir. Tedavi gruplarına göre hacim bazında en çok tüketilen ilaçlar gastrointestinal kanal ve metabolizma, solunum sistemi, sistemik antienfektifler, sinir sistemi, kas ve iskelet sistemi hastalıkları tedavisinde kullanılmaktadır. 
2014 yılında Türkiye ilaç pazarındaki pazar payları incelendiğinde, Abdi İbrahim, Novartis, Pfizer, Sanofi ve Bayer gibi firmaların sektörün önde gelen diğer firmalarıdır. 
 
Biyoteknolojik ilaçlar, 2015’te 2,57 milyar TL ile reçeteli ilaçların ’ini oluşturmaktadır. Biyoteknolojik ilaçların toplam reçeteli ilaç pazarı içindeki payı, dünyadaki eğilime benzer şekilde giderek artmaktadır. IMS verilerine göre 2014 yılında ülkemizde değer bazında en çok satışı gerçekleşen ilk 10 ilacın 8’i biyoteknolojik ilaçtır. 2015 yılında biyobenzer ilaç pazarı bir önceki yıla göre yaklaşık %30 oranında büyüyerek 70 milyon TL olmuştur. 
 
Sektördeki Üretim Eğilimleri ve Üretilen Başlıca Ürünler: Sektörde genellikle lisans altında üretim, fason üretim, jenerik/eşdeğer ilaç üretimi ve antibiyotikler, analjezikler başta olmak üzere birçok ilaç etken maddesi üretimi yapılmaktadır. 
 
2015 yılı itibariyle Türkiye ilaç pazarının kutu bazında yaklaşık %73’ü, değer bazında ise %42’si ülkemizde üretilmektedir. Ancak, bazı ilaçlar, ileri teknoloji gerektirdiği için yalnızca dünyadaki belirli merkezlerde üretilebilmektedir. Ayrıca, ülkemizde tüketimi az olan ve üretimi ekonomik olmayan bazı ilaçların üretimi de yapılmamaktadır. 
 
Bunun yanı sıra, dünyada biyoteknolojik ürünlere doğru yönelim görülmekte olup, sentez kimyasıyla üretilen ürünler gittikçe azalmaktadır. Ülkemizde de bu trende uygun olarak biyoteknolojik ürünlere yönelmesi büyük önem arz etmektedir.
Sektörün Alt Sektörleri ve Etkileşim Halinde Olduğu Diğer Sektörler: İlaç sektörü kullandığı hammaddeler dolayısıyla kimya, gıda, tarım gibi sektörlerle etkileşim içerisindedir. 
Sektörün Bölgesel Yapısı ve Kümelenmeler: Sektördeki firmaların tamamına yakını İstanbul ve çevresinde faaliyet göstermektedir. Alt yapının daha uygun oluşu, ambalaj malzemeleri ve teknik personelin teminindeki kolaylıklar, ulaşım ve iletişim imkânları, sağlık kuruluşlarının Marmara Bölgesi’nde yoğunlaşması gibi faktörler sanayinin büyük bir bölümünün İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ illerinde kurulmasına yol açmıştır. 
İlaç sektörünün gelişmesi ve sektörün ülkeye değer katması açısından büyük öneme sahip olan kümelenme eğilimi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek artmaktadır. 
 
Sektörün Kapasite Kullanımı: Temel Eczacılık Ürünlerinin ve Eczacılığa İlişkin Malzemelerin İmalatı sektöründe 2010-2015 yılları arasında kapasite kullanım oranı, yıllar itibariyle değişim göstermiş olup % 70’in üzerinde seyretmiştir. 2015 yılında kapasite kullanım oranı bir önceki yıla göre artış göstererek ortalama %75,2 olarak gerçekleşmiştir.
 
Sektörün İşyeri Sayısı ve İstihdamı: Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkemizde 311 adet ilaç firması, 71 adet ilaç üretim tesisi (58’i yerli sermaye) ve 11 hammadde tesisi (8’i yerli sermaye) bulunmaktadır.
 
Sektörde, istihdamın %50’den fazlasının eğitim seviyesi yüksektir. İstihdamın çoğunluğu üretim sürecinin dışında yani ruhsat, fiyatlandırma, satış ve pazarlama gibi alanlarda çalışmaktadır. 
TÜİK 2014 yılı verilerine göre, Temel Eczacılık Ürünleri İmalatı ve Eczacılığa İlişkin İlaçların İmalatını gerçekleştiren girişim sayısı bir önceki yıla göre ,3 oranında azalarak 260 adet, çalışan sayısı ise yaklaşık %4,3 oranında artarak 30.897 adet olmuştur. 
 
2010 yılı baz alındığında ‘Temel Eczacılık Ürünlerinin ve Eczacılığa İlişkin Malzemelerin İmalatı’ sektöründe takvim etkisinden arındırılmış sanayi istihdam endeksi, 2015 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık %0,4 oranında düşüş göstermiş ve ortalama 101,1 olarak gerçekleşmiştir.
Sektörün Üretim Değeri: TÜİK verilerine göre ‘Temel Eczacılık Ürünlerinin ve Eczacılığa İlişkin Malzemelerin İmalatı’ üretim değeri 2014 yılında yaklaşık 9,5 milyar TL’dir. Bu değer Türkiye İmalat Sanayi toplam üretim değerinin %0,99’unu, genel Türkiye toplamının ise %0,43’ünü oluşturmaktadır. 
2010 yılı baz alındığında, ‘Temel Eczacılık Ürünlerinin ve Eczacılığa İlişkin Malzemelerin İmalatı’nda, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeks değeri yıllar itibariyle düzenli bir artış göstermiş olup, 2014 yılı sonunda 163,0 değerine ulaşmıştır.
Sektörün Cirosu: TÜİK verilerine göre ‘Temel Eczacılık Ürünlerinin ve Eczacılığa İlişkin Malzemelerin İmalatı’ cirosu 2014 yılında 10,2 milyar TL’dir. Bu değer, Türkiye İmalat Sanayi toplam cirosunun %1’ini, genel Türkiye toplamının ise %0,29’unu oluşturmaktadır… ‘Temel Eczacılık Ürünlerinin ve Eczacılığa İlişkin Malzemelerin İmalatı’ sektöründe takvim etkisinden arındırılmış sanayi ciro endeksi, son 2 yıldır giderek artan bir eğilim sergilemekte olup, 2015 yılında bir önceki yıla göre % 22,2 oranında artış göstererek 142,4 olmuştur…
 
Sektörün Katma Değeri: İlaç sektörü, dünyada yüksek katma değer yaratan stratejik öneme sahip bir sektördür. İlaç sektöründe 2014 yılında ‘Temel Eczacılık Ürünlerinin ve Eczacılığa Ait Malzemelerin İmalatı’ndan oluşan katma değerin imalat sanayi içindeki payı %1,70, Türkiye genel toplamı içindeki payı ise %0,60 olmuştur.
 
Sektörün Ar-Ge Faaliyeti: İlaç sektöründe Ar-Ge, yeni bir molekülün keşfini içeren temel Ar-Ge çalışmaları, keşfedilen molekülün laboratuvar ortamında belli aşamaları geçtikten sonra insanların yararına kullanılabilecek güvenli ve etkin bir ilaç olabilmesini sağlayan klinik araştırmalar ve bunun yanında mevcut ürünler üzerinden geliştirilen yeni formülasyonlara ve kombinasyonlara dayalı olarak tedaviye farklı seçenekler sunan katma değerli eşdeğer ürünlere yönelik çalışmaları içermektedir. 
 
İlaç sektörü Ar-Ge’sini diğer sektörlerden ayıran başlıca özellik, klinik araştırmalar sürecinin insan katılımlı olmasıdır. Genel olarak ilaç sektöründe Ar-Ge faaliyetleri, molekül bulma, var olan moleküllerin yeni kullanım alanlarını bulma ve yan etkisi olan bir ilacın tekrar değerlendirilmesini kapsayan temel araştırma, klinik testlerin gerçekleştirildiği klinik araştırma kısmı ile birlikte uzun ve maliyetli bir süreci kapsamaktadır. 
 
İlaç sektöründe yeni bir molekülün bulunması, aslında hem referans/yenilikçi hem de eşdeğer/jenerik ilaç firmaları için bir başlangıç noktasıdır. Keşfedilen molekül uzun bir süreç sonucunda patent sahibi tarafından geliştirilerek insan sağlığının hizmetine sunulmakta, molekülün patent ve koruma sürelerinin sona ermesini takiben eşdeğer ilaç üreticisi firmalar tarafından üretilerek daha geniş kitlelere ulaşma imkânına kavuşmaktadır. 
 
Ülkemizde referans/yenilikçi ilaç üretimi ya da ithalatı yapılmakla birlikte, endüstrimizin temel faaliyet alanını eşdeğer/jenerik ilaçlar oluşturmaktadır. Ayrıca, ilaç araştırmaları daha çok, yeni bir molekül bulmak ya da yeni bir ilaç geliştirmek şeklinde olmayıp bulunan moleküllerin 2-3’lü kombinasyonlarını, farklı dozaj formlarını ya da eşdeğer/jenerik ürün geliştirmek yoluyla yapılmaktadır. Türkiye’de henüz geliştirilmiş yeni bir molekül bulunmamaktadır. 
 
EvaluatePharma’nın dünyadaki 500 büyük ilaç firması verilerini kullanarak gerçekleştirdiği analize göre ilaç sektörünün 2014 yılı sonu itibariyle küresel Ar-Ge harcamaları yaklaşık 142 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Bunun yanı sıra, 2014 yılında Türkiye’de ‘Temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ilişkin malzemelerin imalatı’ sektöründeki Ar-Ge harcaması bir önceki yıla göre %4,3 oranında büyüyerek yaklaşık 219 milyon TL düzeyine ulaşmıştır. İlaç sektörü Ar-Ge harcamalarının İmalat sektörü toplam Ar-Ge harcamaları içindeki payı %4,83’tür. 
2014 yılı TÜİK verilerine göre ‘Temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ilişkin malzemelerin imalatı’ sektöründeki Ar-Ge çalışan sayısının tam zamanlı eşdeğeri (TZE) 1.063’tür. İlaç sektörü Ar-Ge insan gücünün, imalat sektörü toplam Ar-Ge insan gücü içindeki payı ise %3,72’dir. 
 
İlaç endüstrisinin gelişiminin temel unsurları arasında yer alan uluslararası pazarlarda rekabet gücü olan mal ve hizmet üretimi ancak Ar-Ge faaliyetlerinin artırılmasıyla mümkün olacaktır. 
Ülkemizde ulusal ve uluslararası ilaç firmaları aktif olarak klinik araştırma faaliyetlerinde bulunmaktadır. Klinik araştırmalar ile ilgili 19 Ağustos 2011 tarihli ve 28030 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Sağlık Bakanlığı Klinik Araştırmalar Hakkında Yönetmeliği, Uluslararası İyi Klinik Uygulamaları İlkeleri, Avrupa Birliği Direktiflerine uyumlu olarak hazırlanmıştır. 
 
Mart 2016 itibariyle Türkiye klinik araştırma sayısı (2.108 adet) bakımından dünyada 30’uncu, Avrupa’da ise 17’inci sırada yer almış ve dünya klinik araştırma sayısı toplamı (211.437 adet) içerisindeki payı %1 olmuştur. Dünyadaki toplam Ar-Ge harcamalarının ,4’ü ilaç sektörü tarafından gerçekleştirilmektedir. İlaç Ar-Ge harcamaları uzun süreç ve yüksek maliyet gerektirmektedir. Bir molekülün beşeri ilaca dönüşmesi ortalama 10-15 yılı bulabilmekte ve yüksek yatırım tutarları gerektirmektedir.
 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Abdi İbrahim, Bilim İlaç, Zentiva, Deva Holding, Mustafa Nevzat, Koçak Farma, Sanovel İlaç, Nobel İlaç, Pharmactive İlaç, VSY Biyoteknoloji ve İlaç Sanayi, Helvacızade İlaç, Onko İlaç ve World Medicine İlaç olmak üzere 13 ilaç firmasına Ar-Ge merkezi kurma onayı verilmiştir. İlaç Ar-Ge merkezlerinin, toplam Ar-Ge merkezi (218 adet) içerisindeki payı %5,96’dır.
 
Sektörün Üretim Endeksi Değerlendirmesi: 2010 yılı baz alındığında ‘Temel Eczacılık Ürünlerinin ve Eczacılığa İlişkin Malzemelerin İmalatı’ sektöründe, 2015 yılı takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi ortalaması, bir önceki yıla göre yaklaşık %21,8 oranında büyümüş ve 163 olarak gerçekleşmiştir.
 
Sektörün Dış Ticareti: Koruma altındaki ürünler, ileri teknoloji gerektiren ilaçlar ile Türkiye’de üretimi ekonomik olmayan ve tüketimi az olan ilaçlar genellikle ithal edilmektedir. Türkiye’de çoğunlukla yeni ve ileri teknoloji gerektiren preparatlar, bazı aşılar, kan ürünleri, bazı değiştirilmiş salım sistemine sahip olan ilaçlar, insülin ve kanser ilaçları gibi birçok tedavi grubundan ilaç ithalatı yapılmaktadır. İlaç endüstrisi gelişmiş ülkeler de dâhil olmak üzere, bütün ülkelerde, ilaç ve ilaç hammaddesi ithalatı yapılmaktadır. İlaç sektörü için önemli olan ithalat miktarı değil, ihracatın sektör kapasitesinin gerisinde kalması ve dış ticaret dengesinin ithalat lehine olmasıdır. 
Temel Eczacılık Ürünlerinin ve Eczacılığa İlişkin Malzemelerin İmalatı sektöründe 2015 yılında ithalat bir önceki yıla göre %2,6 oranında azalarak yaklaşık 4,6 milyar ABD doları, ihracat ise %9,9 oranında artarak yaklaşık 932 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiş olup ithalatı karşılama oranı %20’dir. Dış ticaret açığı 2014 yılında 3,86 milyar ABD doları seviyesine ulaşmış, 2015 yılında ise azalarak yaklaşık 3,65 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.
TÜİK 2015 yılı ‘Temel Eczacılık Ürünlerinin ve Eczacılığa İlişkin Malzemelerin İmalatı’ sektörü ithalatı genel itibariyle, aylık olarak bir önceki yıl ile benzer bir eğilim göstermiştir. 2015 yılında bir önceki yıla göre %2,6 oranında azalarak yaklaşık 4,6 milyar Dolar olarak gerçekleşmiştir.
2015 yılı 207,2 milyar ABD dolarlık Türkiye toplam ithalatı göz önüne alındığında, 4,6 milyar ABD dolarlık tıp ve eczacılık ürünleri ithalatının toplam ithalat içerisindeki payı yaklaşık %2,21’dir. TÜİK verilerine göre, 2015 yılı Temel Eczacılık Ürünlerinin ve Eczacılığa İlişkin Malzemelerin İmalatı sektöründe ithalat gerçekleştirdiğimiz ilk beş ülke Almanya, ABD, İsviçre, Fransa ve İngiltere’dir. Türkiye reçeteli ilaç pazarında değer bazında %58 ithal, %42 imal ilaç bulunmaktadır. Kutu bazında ilaç dağılımı incelendiğinde ise, ilaçların %27’si ithal, %73’ü ise imal olduğu görülmektedir (İEİS). 
 
TÜİK 2015 yılı ‘Temel Eczacılık Ürünlerinin ve Eczacılığa İlişkin Malzemelerin İmalatı’ sektörü ihracatı genel itibariyle, aylık olarak bir önceki yıla göre artış göstererek büyümüştür. 2015 yılında bir önceki yıla göre %9,9 oranında artış göstererek yaklaşık 932 milyar Dolar olarak gerçekleşmiştir.
2015 yılı yaklaşık 143,9 milyar ABD dolarlık Türkiye toplam ihracatı göz önüne alındığında, 932 milyon ABD dolarlık Temel Eczacılık Ürünlerinin ve Eczacılığa İlişkin Malzemelerin İmalatı sektörü ihracatının toplam ihracat içerisindeki payı yaklaşık %0,65’tir. Türkiye’nin 2015 yılı Temel Eczacılık Ürünlerinin ve Eczacılığa İlişkin Malzemelerin İmalatı sektörü ihracatında ilk sırayı Güney Kore almaktadır. Irak, Almanya, İsviçre ve ABD diğer kayda değer ihracat pazarlarımızdır. Türkiye’nin ilaç ihracatında potansiyeli en yüksek pazarlarından ikisinin Irak ve İran olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra, Ortadoğu ve Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkaslar, Rusya Federasyonu ve Avrupa ülkeleri de potansiyel pazarlardandır. 
Sektörün Maliyet Bileşenleri: İlaç sektörü ileri teknoloji gerektiren bir sektördür. Bu açıdan teknolojik yatırımlar ve ürün çeşitliliğinin yüksekliği ilaç maliyetlerini etkileyen ana bileşenlerdendir. 
Sektörün dünya Ar-Ge harcamalarında ,4 oranla en yüksek harcama yapan sektör olması Ar-Ge harcamalarını ilaç sektörünün ana maliyet bileşenlerinden biri yapmaktadır. İlaç sektöründe Ar-Ge süreci beş temel adımdan oluşmaktadır. Bu safhalar araştırmanın başlamasından ruhsatın alınması ve pazarlama ile satış stratejilerinin oluşturulmasına kadar olan süreci kapsadığından yüksek Ar-Ge maliyetlerini ve uzun bir süreci gerektirmektedir. 
Diğer yandan kimyasal hammaddeler ve üretilen ilaçların lisans ve ruhsat maliyetleri üretimi etkileyen diğer unsurlardır. İlaç endüstrisi gelişmiş ülkeler de dâhil olmak üzere, bütün ülkelerden ilaç ve ilaç hammaddesi ithalatı yapılmaktadır. İlaç sektörü için önemli olan ithalat miktarı değil, ihracatın sektör kapasitesinin gerisinde kalması ve dış ticaret dengesinin ithalat lehine olmasıdır. 
 
 

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.