GERİ DÖNÜŞÜM İLE HEM PARA KAZANILIYOR HEM ÇEVRE!

Yeni Asır Gazetesi’nin Aralık 2015 tarihli ve “Uşak geri dönüşümle 1 milyar dolar kazanıyor” başlıklı haberi şöyle: “Kentte 20 bin kişinin istihdam edildiği geri dönüşüm sektöründe 120 ton pet şişe ve 900 ton tekstil atığı elyafa dönüşüyor. 150 fabrikada ise 360 bin ton pamuk üretiliyor. Sektör temsilcileri ‘geri dönüşüm’ için devletten özel teşvik bekliyor. Tekstil, deri, seramik ve gıdanın yanında ayrı bir sektör haline gelen Uşak’taki geri dönüşüm sayesinde doğaya zarar veren atıklar hammadde olarak yeniden kullanıma sunuluyor.

Pet şişe, tekstil telefleri ve kullanılmış araç lastikleri işlenerek ekonomiye kazandırılırken devlet, atıkları bertaraf etme derdinden de büyük ölçüde kurtuluyor. Tekstil atıklarından elde edilen hammaddeler diğer bölgelerdeki sanayi tesislerine ve yurtdışına satılıyor. İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerden günde 60’a yakın kamyonla taşınan atıklar sadece Uşak’ta işleniyor. Sektör, konfeksiyon atıklarını otomotiv, tekstil ve mobilya sektörlerine kazandırıyor. Kentin geri dönüşümden 1 milyar dolar katma değer sağladığı ifade ediliyor.

Yan kollarıyla birlikte yaklaşık 20 bin kişinin istihdam edildiği geri dönüşüm sektörü, kent ekonomisine güç veriyor. 120 ton pet şişe ve 900 ton tekstil atağı işlenip elyafa dönüşüyor. Tekstil atıklarından 150 fabrikada 360 bin ton pamuk üretiliyor. Bir kısmı satılıyor ve günlük 500 tonu iplik haline getirilerek yurtiçi ve yurtdışındaki pazarlara satılıyor. Ayrıca günde 20 ton otomobil lastiğinden 15 ton kauçuk ve 5 ton çelik elde ediliyor.

Tekstil İşverenleri Sendikası Başkanı Arif Öztan, geri dönüşüm sayesinde yıllık 1 milyar dolar katma değer sağlandığını, bu sektörün hükümetten destek alması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin pamuk ithalat eder konuma geldiğini söyleyen Öztan, ‘Ülkemizde yıllık 1 milyon 500 bin ton civarında pamuk üretimi vardı. Bu rakamla dünyanın 2’nci büyük pamuk üreticisiydik ama artan maliyetler üretimi geriletiyor. Devlet desteği en az 1 liraya çıkarmalı. Şu anda 1 kilo pamuğun maliyeti 3 dolar. Çiftçi ürettiği pamuğun kilosunu 2.5 dolara mal ederek üretebiliyor. Devlet bu desteği 46 kuruştan en az 1 liraya çıkarırsa çiftçi zarar etmeden pamuk üretimini gerçekleştirebilir’ dedi.
Uşak’a özel teşvik verilmesi gerektiğini savunan Öztan, geri dönüşüm sektöründe 150 fabrikanın çalıştığını, 20 bin kişinin istihdam edildiğini söyledi. Öztan, ‘Bunlar kent ekonomisi için azımsanmayacak rakamlar. Üretimimizi 360 bin ton pamuk iplik olarak nitelendirdiğimizde 1 milyar dolar katma değer sağlanıyor. Bu rakam ana mamule geçtiğinde, yani vitrin malı dediğimiz kazak, gömlek, pantolon gibi ürüne dönüştüğünde 5-7 milyar dolarlık katma değer sağlıyor. Bu yüzden devletimizin enerji desteği, elektriği yüzde 50 düşük vermesi ve SGK’nın işveren payının devlet tarafından ödenmesi gibi destekler sağlamasını bekliyoruz’ diye konuştu.”
Yukarıdaki haber, Geri Dönüşüm’ün daha çok parasal yanına değiniyor gibi. Şimdi de, daha çevreci yanına bakalım.
1989 yılından beri plastik sektörünün çatı örgütü olan Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı-PAGEV’in Geri Dönüşüm İktisadi İşletmesi olan PAGÇEV sitesinde yer alan veriler şöyle:
“Atık Yönetim Piramidi üst basamaktan alt basamaklara doğru değerlendirilir. Yani ilk aşama atığın oluşmasının önlenmesi, eğer bu sağlanamıyorsa atığın Minimizasyonu, diğer bir deyişle atığın en aza indirilmesi amaçlanır. Daha sonra atığın Yeniden kullanımı eğer bu da mümkün olmuyorsa önce geri dönüşüm ve sonra enerji geri kazanımı amaçlanır. Bu uygulanan yöntemlerden sonra elimizde kalan atığa yada bu yöntemleri uygulayamadığımız atığa yapılacak en son işlem bertaraftır (Düzenli Depolama, yakma gibi).

TANIMLAR:
Yeniden kullanım: Ambalajın kendi yaşam döngüsü içinde tekrar kullanımının imkânsız olacağı zamana kadar, toplama ve temizleme dışında hiçbir işleme tabi tutulmadan yeniden doldurularak veya aynı şekli ile aynı amaç için kullanım ömrünü tamamlayıncaya kadar kullanılmasıdır.

Geri dönüşüm: Kullanım sonrası atık malzemelerin çeşitli fiziksel ve kimyasal işlemler ile hammadde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılmasıdır.
Enerji geri kazanımı: Yanabilir özellikte (belirli bir kalorifik değere sahip) olan atıkların, ısı ve elektrik enerjisi elde etmek amacıyla tek başına ya da diğer atıklarla birlikte özel dizayn edilmiş tesislerde yakılması işlemidir.

Kompost: (Organik Geri Dönüşüm) Kompostlaştırma, organik maddelerin kontrollü koşullar altında biyolojik olarak ayrıştırılmasıdır. Kompostlama işleminde bazı organik maddeler CO2 ve suyla parçalanır. Bu işlem yaklaşık 60-65 0C’de ve %80-90 civarında nem içeren özel tasarlanmış bölümlerde gerçekleşir. İşlem sonrasında atık koyu renkli, humus benzeri bir yapıya sahip zengin bir toprak türüne benzer. Böylelikle kompostlanabilir atıklar bu metot ile enerji kaynağı olarak gübre yerine kullanabilmektedir.
Geri dönüşüm: Yeniden değerlendirilme imkanı olan atıkların çeşitli fiziksel ve/veya kimyasal işlemlerden geçirilerek ikincil hammaddeye dönüştürülerek tekrar üretim sürecine dahil edilmesine geri dönüşüm denir. Diğer bir tanımlamayla herhangi bir şekilde kullanılarak kullanım dışı kalan geri dönüştürülebilir atık malzemelerin çeşitli geri dönüşüm yöntemleri ile hammadde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılması olarak tanımlanabilir.

Geri dönüşümde amaç; kaynakların lüzumsuz kullanılmasını önlemek ve atıkların kaynağında ayrıştırılması ile birlikte atık çöp miktarının azaltılması olarak düşünülmelidir. Demir, çelik, bakır, kurşun, kağıt, plastik, kauçuk, cam, elektronik atıklar gibi maddelerin geri dönüşüm ve tekrar kullanılması, tabii kaynakların tükenmesini önleyecektir. Bu durum; ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ithal edilen hurda malzemeye ödenen döviz miktarını da azaltacak, kullanılan enerjiden büyük ölçüde tasarruf sağlayacaktır. Örneğin kullanılmış kağıdın tekrar kağıt imalatında kullanılması hava kirliliğini %74-94, su kirliliğini %35, su kullanımını %45 azalttığı ve bir ton atık kağıdın kağıt hamuruna katılmasıyla 8 ağacın kesilmesi önlenebilmektedir
Geri dönüşüm ile elde edilen malzemede endüstriyel işlem sayısı azaldığı için enerji tasarrufu sağlanır. Metal içecek kutularının geri dönüşüm işlemlerinde metal doğrudan eritilerek yeni ürün haline dönüştürülür. Böylelikle hem üretim için kullanılan maden cevherine hem de madenin saflaştırması için uygulanan işlemlere gerek duyulmaz. Bu şekilde bir alüminyum kutunun geri dönüşümünden % 96 oranında enerji tasarrufu sağlanabilir. Benzer şekilde katı atıklarda ayrılan kâğıdın yeniden işleme sokulması için gerekli olan enerji normal işlemler için gerekli olanın % 50’si kadardır. Aynı şekilde cam ve plastik atıkların da geri dönüşümünden önemli oranda enerji tasarrufu sağlanabilir.
Geri dönüşüm uzun vadede verimli bir ekonomik yatırımdır. Hammaddenin azalması ve doğal kaynakların hızla tükenmesi sonucunda ekonomik problemler ortaya çıkabilecek ve işte bu noktada geri dönüşüm ekonomi üzerinde olumlu yapacaktır. Yeni iş imkânları sağlayacak ve gelecek kuşaklara doğal kaynaklardan yararlanma olanağı sağlayacaktır.
Diğer yandan, yukarıda bahsedildiği gibi geri dönüşümün amaçlarından biride bertaraf edilecek katı atık miktarlarının azaltılması nedeni ile çevre kirliliğinin önemli ölçüde önlenmesi de sağlanacaktır. Özellikle katı atıkları düzenli bir şekilde bertaraf edebilmek için yeterli alan bulunmayan ülkeler için katı atık miktarının ve hacminin azalması büyük bir avantajdır.
Geri dönüştürülebilir nitelikteki bu atıklar normal çöple karıştığında bu malzemelerden üretilen ikincil malzemeler çok daha düşük nitelikte olmakta ve temizlik işlemlerinde sorunlar olabilmektedir. Bu yüzden geri dönüşüm işleminin en önemli basamağını kaynakta ayırma ve ayrı toplama oluşturmaktadır.

GERİ DÖNÜŞÜMÜN ÖNEMİ
1.Doğal kaynaklarımızın korunmasını sağlar.
2.Enerji tasarrufu sağlamamıza yardım eder.
3.Atık miktarını azaltarak çöp işlemlerinde kolaylık sağlar.
4.Geri dönüşüm geleceğe ve ekonomiye yatırım yapmamıza yardımcı olur.

Geri Dönüşebilen Maddeler
Demir • Çelik • Bakır • Alüminyum • Kurşun • Piller • Kağıt • Plastik • Kauçuk • Cam • Motor yağları • Atık yağlar • Akümülatörler • Araç lastikleri • Beton • Röntgen filmleri • Elektronik atıklar • Organik atıklar
Geri dönüşüm metotları: Geri dönüştürme metotları her malzeme için farklılık göstermektedir.
Alüminyum: Atık alüminyum küçük parçacıklar halinde doğranır. Daha sonra bu parçalar büyük ocaklarda eritilerek, dökme alüminyum üretilir. Bu sayede atık alüminyum, saf alüminyum ile neredeyse aynı hale gelir ve üretimde kullanılabilir.

Alüminyumun geri kazanımıyla;
• Enerji tüketiminde azalma % 95, hava kirliliğinde azalma % 90, su kirliliğinde azalma % 97, baca gazı kirletici emisyonunda azalma % 99 oranında olur ve boksit cevherinde korunmuş olur.
• Bir kilogram alüminyum kutu geri kazanıldığında; 8 kg boksit madeni, 4 kg kimyasal madde, 14 kW/sa elektrik enerjisi kullanımı korunmuş olur.
• On adet alüminyum içecek kutusu geri kazanıldığında, 100 kW/sa bir lambanın 35 saatte veya bir TV’ nin 30 saatte harcadığı elektrik enerjisi korunmuş olur.
• Bir ton kullanılmış alüminyumdan alüminyum üretilirse; 1300 kg boksit bakiyesi, 15000 litre soğutma suyu, 860 litre prosesin suyu, 2000 kg CO2 ve 11 kg SO2 emisyonu daha az oluşur.

Metal: Evsel atıklardan ayrı olarak toplanan metal ambalaj atıkları ilk önce toplama ayırma tesislerinde malzemeye göre ayrılır. Burada büyük mıknatıs sistemleri yardımı ile yığın içersindeki alüminyum, çelik v.b. gibi malzemeleri birbirinden ayrılır. Toplanan ambalaj atıkları taşıma ve depolama kolaylığı bakımından preslenir. Böylelikle hacim küçültülür. Bu işlem sonucunda metal ambalajlar işlenecekleri tesise getirilirler. Burada ilk önce fiziksel öğütme işlemi yapılır. Öğütülme işleminin ardından yüksek dereceli fırınlarda eriyik hale getirilir. Eriyik kalıba dökülerek metal bloklar oluşturulur. Oluşturulan bu metal bloklar preslenerek istenilen kalınlığa getirilir. Aerosol, içecek kutusu, boya tenekesi gibi her türlü ambalaja uygun biçimlendirmeden sonra doluma hazır hale gelir.
Kağıt: Kağıt öncelikle kağıt çamurunun hazırlanması için, su içerisinde liflerine ayrılır. Eğer gerekirse içinde lif olmayan yabancı maddeler için temizleme işlemine tutulur. Mürekkep ayırıcı olarak, sodyum hidroksit veya sodyum karbonat kullanılır. Daha sonra hazır olan kağıt lifleri, geri dönüşmüş kağıt üretiminde kullanılır. Atık kağıt sürekli olarak geri kazanılamaz. Her geri kazanımda, liflerin boyu kısalır ve liflerin yapışması için yardımcı maddeler ilave edilmeden yeni kağıt üretilemez.
1 ton kullanılmış kağıt geri dönüştürüldüğü zaman;
• Sera gazı olan karbon dioksitin havadan 12400 m3 bertaraf edilebilir.
• 12400 m3 oksijen gazının üretilmeye devam etmesi,
• 34 kişinin oksijen ihtiyacını sağlayan 17 yetişkin ağacın korunması,
• Ayda 3 ailenin tükettiği 32 m3 su tasarrufu,
• Kış aylarında ısınma amacı ile iki ailenin tüketeceği 1750 litre fuel-oil tasarrufu,-2,4 m3 çöp depolama alanından tasarruf,
• 20 ailenin bir ay süreyle tüketeceği 4100 kW/sa elektrik enerjisinden tasarruf edilebilmesi mümkündür.

Plastik: Plastik atıklar öncelikle cinslerine göre ayrılarak geri dönüşüm işlemine tabi tutulur. Cinslerine göre ayrılan geri dönüşebilir plastik atıklar, kırma makinelerinde kırılıp küçük parçalara ayrılır. İşletmeler bu parçaları direkt olarak belli oranlarda, orijinal hammadde ile karıştırarak üretim işleminde kullanabildiği gibi; tekrar eritip katkı maddeleri katarak ikinci sınıf hammadde olarak da kullanabilir.
Kullanılmış plastikler geri kazanılıp tekrar üretime sokulduğunda yeni montlar, endüstriyel fiberler, iş şapkası, bakkal arabası sapları, okul ve işyeri parçaları, golf ve tenis malzemeleri, bahçe mobilyası köşe taşları, çöp toplama kutuları, saksı, bank, oto yedek parçaları, su metre kutusu, kovalar, halı malzemesi ve dren boruları gibi yeni plastik ürünleri elde etmek mümkündür.
Sadece PET geri dönüşümünden şu ürünler elde edilir; halı tabanları, uyku torbaları, giysilerdeki yalıtım maddesi, oto parçaları, boya fırçaları, can kurtarma yastıkları, torbalar, posta kutuları, piknik masaları, çitler, yürüyüş botları, çift bölmeli kovalar, laser toner kartuşu, kayışlar ve geotekstiller…

Plastik Geri Dönüşümü ile;
• 1050 adet geri dönüştürülmüş plastik tepsiden 6 kişilik bir oturma grubu yapılabilir,
• 2,5 litrelik bir plastik şişe geri kazanılıp üretimde kullanılırsa 6 saatlik 60 watt’lık elektrik enerjisini tasarruf edilebilir.
• 25 adet 2 litrelik içecek şişesi geri kazanılsa bu maddeden bir plastik süveter elde edebilirsiniz.
• 25 kullanılmış plastik şişeden bir ceket üretilebilir.
• 35 adet 2,5 litrelik kullanılmış PET şişesinden bir uyku tulumu yapılabilir.
Cam: Camın bileşimine giren üç grup madde vardır. Bunlar cam haline gelebilen oksitler, eriticiler ve stabilizatörler denilen maddelerdir. Şişe, kavanoz, cam bardak, vazo ve diğer cam atıklar toplama kutularında veya atığın oluştuğu yerlerde ayrı toplanır ve bu atıklar renklerine göre ayrılarak geri dönüşüm tesislerine verilir. Burada atık ve katkı maddelerinden ayrılır. Cam maddeler kırılır ve hammadde karışımına karıştırılarak eritme ocaklarına dökülür. Kırılan cam, beton katkısı ve camasfalt olarak da kullanılmaktadır. Camasfalta %30 civarında geri dönüşmüş cam katılmaktadır.
Kullandığımız her üç cam ambalajdan en az biri, geri kazanılan camdan yapılmıştır. Cam ambalaj üretiminde atık cam şişe ve kavanozlar kullanılır. Diğer cam çeşitleri, içerdikleri hammaddenin farklı olması nedeniyle bu işleme dâhil edilmez.
Bir cam şişenin geri dönüşümü neticesinde tasarruf edilen enerji;100 watt’lık bir ampulün 1 saatte, Bir bilgisayarın 25 dakikada, Bir televizyonun 20 dakikada, Bir çamaşır makinesinin 10 dakikada kullandığı enerjiye denktir.

Camın Geri dönüşümünün faydaları
• Enerji tüketiminde azalma %25
• Hava Kirliliğinde azalma %20
• Maden atığında azalma %80
• Su Tüketiminde azalma %50
• Korunan doğal kaynaklar: kum, soda, kireç
Kompozit: Toplanan kompozit ambalajlar birçok malzemenin birlikte kullanılmasıyla elde edildiği için geri dönüşüm prosesi de kompleks aşamalardan oluşur. Öğütme ve ayrıştırma işlemlerinden sonra kâğıt ve alüminyum/polietilen kısım birbirinden ayrılır. Geri kazanılan kâğıt bir nevi kâğıt geri dönüşüm işlemlerinden geçirilerek, kâğıt mendil, tuvalet kâğıdı ve oluklu mukavva gibi ürünlerin üretiminde kullanılabilir. Kâğıt kısmı ayrıldıktan sonra geri kalan kısım (Alüminyum ve Polietilen/veya başka bir malzeme) çimento fabrikalarında kalorifik değerleri yüksek olduğu için ilave yakıt olarak kullanılabilir. Yine aynı şekilde enerji amaçlı yakarak geri kazanılabilir. Bir diğer uygulama da ülkemizde yekpan adıyla üretilen ürünlerdir. Kompozit ambalajlar kırpılıp öğütüldükten sonra preslerde sıkıştırılarak sunta benzeri bir malzeme üretilir. Oluşan ürün bahçe mobilyası yapımında kullanılabilecek derecede suya ve neme dayanıklı bir malzemedir.”
Geri Dönüşüm’ün bu hem kazançlı hem de çevreci karakteri, sektörler bazında da giderek daha çok ilgi çekiyor.
Örneğin, Anadolu Ajansı’nın Mayıs 2016 tarihli haberin başlığı “Türk Gemi Geri Dönüşüm sektörü, AB yolunda”
Habere göre, Türk Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri, Avrupa Birliği (AB) müktesebatının 2013’te yayımladığı ‘Gemi Geri Dönüşüm’ standartlarına uyum sağlamak ve AB’nin kalıcı listesine girmek için AB yetkilileri ile toplantı yaptığı bildirilmiş. Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği (GEMİSANDER) tarafından yapılan yazılı açıklamada, Gemi Geri Dönüşüm Standartları anlamında AB’nin kalıcı listesine girmek adına uzun süredir çalışmalarını sürdüren sektörün, AB yetkilileriyle iki gün süren toplantıda bir araya geldiği belirtilmiş.

Avrupa Komisyonu ile GEMİSANDER iş birliğinde düzenlenen “Gemi Geri Dönüşüm Yönetmeliği ve Avrupa Listesi” konulu toplantıda AB yetkilileriyle bir araya gelen sektör temsilcilerinin, kalıcı listeye girme noktasında hazırlıklarını bir kez daha gözden geçirme imkanı bulurken, başvuru sürecinde izlenecek süreç hakkında da bilgilendirildikleri ifade edilmiş. İzmir’in Aliağa İlçesi’nde gerçekleştirilen toplantıda, bölgede faaliyet gösteren 22 firma yetkilisinin hazır bulunnuş.
Toplantıda konuşan GEMİSANDER Başkanı Adem Şimşek, AB standartlarını önemsediklerini söylemiş. Türkiye’nin dünya genelinde Avrupa Birliği listesine girmeyi en çok hak eden ülke olduğunu vurgulayan Şimşek, dünya genelinde gemilerin güvenli ve çevreye duyarlı geri dönüşümü için hazırlanan Hong Kong Sözleşmesi’ne ilk imza atan ülkenin Türkiye olduğunu hatırlatmış.

Gemi Geri Dönüşüm Tesisleri’nde çevre ve işçi sağlığına yönelik yatırımlara dikkati çeken Şimşek, “Çevre, sağlık ve güvenlik alanında yaptığımız yatırımlar ile AB standartlarında hizmet veren tek ülkeyiz. Şimdi de Avrupa Birliği listesine adımızı yazdırmak suretiyle yaptığımız yatırımları taçlandırmak istiyoruz. Bu konuda sektörü temsil noktasında olan bir yönetici olarak bugüne kadar üzerime düşen görevi yerine getirdiğimiz gibi sürecin en yakın ve ısrarlı takipçisi olmaya devam edeceğiz” ifadesini kullanmış.
Şimşek, Türkiye’de faaliyet gösteren 22 firmanın da Avrupa Birliği listesine gireceğine inandığını vurgulamış.
Toplantıya katılan AB yetkilileri de Türkiye’nin başvuru sürecinde dikkat etmesi gereken konuları sektör temsilcilerine anlatmış. Türk sanayicilerin sorularını da yanıtlayan AB yetkilileri, Avrupa Birliği yönetmeliğinin 2009 yılında kabul edilen Hong Kong Konvansiyonu ile ortak noktalara sahip olduğunu ancak AB yönetmeliğinin güncellik açısından daha kapsamlı olduğunu kaydetmiş.
Türk Gemi Geri Dönüşüm sektörünün AB listesine girmesi halinde Türkiye’ye büyük avantaj sağlayacağına işaret eden yetkililer, AB bayraklı gemilerin Türkiye haricinde başka bir ülkede sökülemeyeceğini açıklamış. Bayrak değiştirmek suretiyle yönetmeliğin baypas edilebileceği gerçeğini de kabul eden yetkililer, bu sorunun çözümü noktasında arayış içinde olduklarını ancak yönetmeliğin her ne kadar hukuksal bağlayıcı maddelere sahip olsa da listede yer almanın gönüllük esasına bağlı olduğuna dikkati çekmiş.

Toplantı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan yapan GEMİSANDER Atık Yönetim Sorumlusu Ersin Çeviker de Türk Gemi Geri Dönüşüm sektörünün 2000’li yıllardan bugüne AB Yönetmeliğine uyum sağlamak adına büyük bir çaba içerisinde olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetmiş: “Diğer Gemi Geri Dönüşüm ülkelerine göre çok daha avantajlıyız. Bizim tek dezavantajımız kapasitemiz. Yani biraz önce içeride ifade ettiler. 2,5 milyon ton çelik ağırlığında AB bayraklı gemiden bahsedildi. Bizim kapasitemiz 1 milyon ton civarında olduğu takdirde, tabii ki bu kapasiteyi bizim tek başımıza geri dönüştürmemiz mümkün gözükmüyor. Bu yüzden kapasitemizi arttırmalıyız.”
AB listesine girmek için müracaatların 1 Temmuz 2016 tarihinde sona ereceğini belirten Çeviker, son hazırlıklarını yaptıklarını, Türkiye’de faaliyet gösteren 22 firmanın da AB Geri Dönüşüm Listesinde yer alması için çalıştıklarını sözlerine eklemiş.
İkinci örneği ise, yine Dünya Gazetesi’nin Ağustos 2015 tarihli ve “Arçelik’ten sektörün ilk geri dönüşüm tesisi” başlıklı haberi aktarmış olalım. Haber şöyle:
“Arçelik’in beyaz eşya ve küçük ev aletlerini ekonomiye yeniden kazandırdığı geri dönüşüm tesislerinin kurulduklarından bu yana geçen 6 aydaki performansı 3 rüzgar türbinin ürettiği elektriğe denk geliyor.
Arçelik tarafından kurulan Türkiye’nin uluslararası standartlara uygun, sektörün ilk geri dönüşüm tesisleri Eskişehir ve Bolu’da faaliyetlerine başladı. Arçelik AŞ’den yapılan açıklamada, ‘Türkiye’nin lideri ve Avrupa’nın 3. büyük beyaz eşya şirketi olan ve yıllardır doğanın ve ekolojik sistemin korunmasına katkı sağlayan projeler yürüten Arçelik, Eskişehir ve Bolu’da kurduğu geri dönüşüm tesislerinde, atık elektrikli ve elektronik eşyaları (AEEE) yeniden doğaya kazandırıyor’ denildi.
Arçelik, 2014 yılında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Avrupa Birliği’nin ilgili direktif ve Resmi Gazete’de yayımladığı yönetmelik kapsamında Bolu ve Eskişehir’de kurduğu geri dönüşüm tesisleriyle sektöründe ürün yaşam döngüsü boyunca çevresel etkileri en aza indiren ilk şirket olma özelliğini taşıyor.
Eskişehir’de 2 bin metrekarelik kapalı alanda uluslararası Geri Dönüşüm Tesisi standardına (EN 50574) ve AEEE Yönetmeliği’ne uygun olarak kurulan tesiste; buzdolabı, soğutucular ve iklimlendirme cihazları geri dönüştürülüyor. Bu tesis eski buzdolaplarında var olan, ozon tabakasına zararlı CFC’li (klorofl orokarbon) gazları da kapalı sistemle toplayabilen, Türkiye’deki ilk geri dönüşüm tesisi olma özelliği taşıyor. Bolu’da 2 bin 160 metrekare kapalı alanda kurulan diğer geri dönüşüm tesisinde ise buzdolabı hariç diğer büyük beyaz eşyalar ve küçük ev aletlerinin geri dönüşümü gerçekleştiriliyor.
Tesisler faaliyete başladıkları günden bugüne kadar geçen süreçte yaklaşık 100 bin adet ürünün geri dönüşümü tamamlandı. Bu işlemlerle, yüksek enerji tüketen eski ürünlerin şebekeden elektrik tüketmesinin de önüne geçilmesi ile toplamda 21,5 GWh/yıl enerji tasarrufu elde edildi. Bu kazancın büyük kısmı geri dönüştürülen buzdolaplarından geldi. Elde edilen sonuçlarla 57 bin 400 adet A+ enerji sınıfı buzdolabının bir yıllık elektrik tüketimi kadar ülke ekonomisine katkı sağlanmış oldu.
Açıklamada, ‘İki tesisin 6 aylık fiili performansına göre 21,5 GWh kazanç 8,6 MW gücünde bir rüzgar santralinin yıllık enerji üretimine eşdeğerdir, bu da ortalama 3 adet rüzgar türbinine denk gelmektedir. Geri dönüşüm süreci ile birlikte pazarda ikinci el, kontrolsüz piyasaya sürülmüş, piyasaya sürenin belli olmadığı ve risk içeren ürünlerin de satışı engelleniyor ve böylelikle tüketicilerin güvenilir olmayan ürün kullanımının da önüne geçiliyor. Kayıtlı bir şekilde yapılan geri dönüşüm faaliyetleri ile geri dönüşüm sonrasında oluşan demir, bakır, alüminyum ve plastiklerin de ikincil hammadde olarak ekonomiye kazandırılması sağlanıyor’ ifadelerine yer verildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Arçelik AŞ Sürdürülebilirlik ve Resmi İlişkiler Direktörü Fatih Özkadı, tesislerde işlenen ürünlerden elde edilen malzemelerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan çevre izin ve lisans almış firmalara gönderilerek geri kazanıldığını belirterek,‘Böylece bu malzemeler, Avrupa Birliği içinde son dönemde gündemde olan özkaynak verimliliği kavramına uygun olarak yeniden değerlendirilerek ekonomiye kazandırılmaktadır’ ifadesini kullandı. Özkadı, şunları kaydetti: ‘Özellikle çok eski buzdolapları, yüksek enerji tüketimi nedeniyle ülkemizin elektrik şebekesine yük oluşturmaktadır. Kullanılmış ürünlerin yönetmelik kapsamında toplanıp, geri dönüştürülmesiyle ülkemizin enerji verimliliğine de önemli bir katkımız oluyor. Atık elektrikli ve elektronik eşyalarda bulunan, ozon tabakasına zarar veren ve sera etkisine katkı potansiyeli 15’in üzerinde olan zararlı gazları tesiste toplayarak bertaraf edilmesi için çevre izin ve lisanslı tesislere gönderiyoruz. Bu zararlı gazların atmosfere salınmasını engelleyerek, ozon tabakasına vereceği zararı önlüyor ve çevrenin korunmasına katkı sağlıyoruz.’”

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.