Endüstride Enerji Verimliliği

Konuyla ilgili araştırma-tarama yaparken ilginç bir belgeye de rastladık.

Bu belge, Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği-ENOSAD’ın hâlen görevini başarıyla sürdüren Genel Başkanı Sayın Dr. Hüseyin Halıcı’nın 13-16 Ekim 2009 tarihleri arasında Yıldız Teknik Üniversitesi’nde  gerçekleştirilen TOK 2009, Otomatik Kontrol Ulusal Toplantısı’nın “Özel Oturumlar” bölümünde sunduğu 
bildiri metniydi. İlginç bir nokta daha var: “Endüstriyel Uygulamalar” başlıklı bu özel oturumun düzenleyicisi, o dönemdeki ENOSAD Başkanı Sayın Dr. Emin Olcay. 
Bu belgeyi biz de, hem o dönemde konuya bakışı örneklemesi hem de nostaljik bir anımsama düşüncesiyle sunuyoruz. 
 
 
 Makale / Dr. Hüseyin Halıcı
 
Enerji sorunlarının giderek arttığı, ancak kaynakların azaldığı bir dünyada enerjinin verimli kullanımı önem kazanmıştır. Endüstriyel tesislerde basta elektrik olmak üzere, doğalgaz, diğer katı ya da sıvı yakıtlardan elde edilen enerjinin verimli kullanılması gereklidir. Bu çalışmada özellikle elektrik enerjisi ile elde edilecek verimlilik ele alınmıştır. Çünkü elektrik enerjisi en pahalı olanıdır. Endüstride elektrik enerjisinin yaklaşık % 65’i elektrik motorlarında kullanılmaktadır. Bu motorlar her ne kadar elektrik enerjisini verimli bir şekilde mekanik enerjiye çevirseler de pek çok is kolunda bu enerjinin yaklaşık % 20’si uygun olmayan yol verme mekanizmaları yüzünden boşa gitmektedir.
 
1. Giriş
Günümüzde, dünya enerji ihtiyacının önemli bölümünü karşılaşan fosil yakıt tüketimi hızla artmaktadır. Özellikle de ekonomisi hızla büyüyen ülkelerin fosil yakıt taleplerinin daha fazla olduğu görülmektedir. Buna karsın bu rezervler aynı ölçüde artmamaktadır. Enerjiye yönelik talep artmadan sabit kalsa bile, bu yakıt rezervlerinin sınırlı olması nedeniyle, çok da uzak olmayan bir gelecekte tükeneceği tahmin edilmektedir.
Enerji ihtiyacının sürekli arttığı, ancak rezervlerin giderek azaldığı bir ortamda enerji kaynaklarının etkin bir şekilde kullanılması önem kazanmaktadır. Genel olarak enerji verimliliği; gaz, buhar, ısı, hava ve elektrikteki enerji kayıplarını önlemek, çeşitli atıkların geri kazanımı ve değerlendirilmesi veya ileri teknoloji ile üretimi düşürmeden enerji talebini azaltması, daha verimli enerji kaynakları, gelişmiş endüstriyel süreçler, kojenerasyon ve enerji geri kazanımları gibi etkinliği artırıcı önlemlerin bütünüdür.
 
Enerji verimliliği konusu, enerji üretimi ve tüketimi alanında genel etkinlik çalışmalarının tümünü kapsar. Bu çerçevede, bir yandan en az kaynak kullanımıyla en çok enerji üretiminin gerçekleşmesi, diğer yandan aynı miktar enerji kaynağı kullanılarak daha çok üretimin sağlanmasına yönelik çalışmalar önem kazanmıştır. Bu çalışmaların daha çok gelişmiş ülkelerde kamu kurumları, büyük şirketler ve üniversiteler tarafından yürütülen programlarla gerçekleştirildiği gözlenmektedir.
 
Türkiye günümüzde kullandığı toplam enerjinin %70’ini ithal yoluyla sağlamaktadır. Bu oranın önümüzdeki yıllarda daha da artması beklenmektedir. Bu çalışmada endüstriyel tesislerde enerji verimliliği çalışmaları ve uygulamalarıyla ilgili mühendislik yaklaşımları, teknik ve ekonomik analizleri vb. tüm faaliyetleri kapsayan genel metodoloji irdelenmiş, özellikle elektrik motorlarında yapılabilinecek tasarruf ele alınmıştır. Bir tesisteki enerji kullanım noktaları saptanıp, bunlarla ilgili enerji tasarruf potansiyelleri bu potansiyelleri geri kazanımla ilgili yatırımlar belirlenir. Her bir noktada enerji tasarrufu ile ilgili yatırım tutarları, bunların yıllık amortisman giderleri belirlenir. Bu giderler o noktadaki yıllık enerji tasarrufunun getirisiyle karsılaştırılarak, her önlemin ekonomik yönden en uygun uygulama stratejisi belirlenir. Tüm tesis için belirlenen teknik ve ekonomik analizler ve uygulama stratejileri enerji tasarrufu sağlama eğrisi olarak isimlendirilen bir diyagramda toplanarak, öngörülen bir zaman dilimindeki tüm enerji verimliliği uygulama stratejileri oluşturulur.
 
2. Endüstride Enerjiyi Verimli Kullanma
Türkiye’de enerji tüketiminin yaklaşık % 43’ü endüstride gerçekleşmekte olup en büyük pay bu sektöre aittir. Bu nedenle özellikle enerji tasarrufu çalışmaları bu sektöre yönelik yogunlasmıstır. Enerji verimliliğinde en önemli faktör enerji tasarrufudur. Yani enerji kayıplarının önlenmesi yoluyla enerji tüketimini en aza indirmektir Endüstriyel tesislerde enerjiyi verimli olarak kullanmak için yapılabilecek bazı temel noktalar aşağıdaki gibi sıralanabilir.
• Baca gazlarından, motor egzostundan, motor soğutma suyundan, düşük basınçlı atık buhardan, kurutma fırın egzostundan ve kazan blöfünden atılan ısıyı geri kazanılması. Chiller grubunun atık sıcak suyunu, kullanım suyunu ısıtmak için kullanılması.
• Buhar veya sıcak su elde ederken, kaçaklar ve sızmaları önlemek dolayısıyla maliyeti düşürmek... Tahliye buharının su arıtması için geri kullanım olanağını değerlendirmek.
• Doğalgazın yanma verimini önemlidir. Gerekli yakıt-hava oranını oluşturmalıdır. Tüm yakıtlar yanarken belli bir oksijen ihtiyacı duyarlar. Yanma havasının az ya da çok olması boşa giden enerji demektir. Hava yakıt oranını optimumda tutarak yakılan yakıttan maksimum enerji elde edilir. Örneğin bu oran doğalgaz için 1/10 dur. Yani 1 m3 doğalgazı yakmak için 10 m3 havaya ihtiyacı vardır.
 
Elektrik ihtiyacının geçmiş talep profilini oluşturarak, buna göre satın alınabilecek en ucuz elektrik için araştırma yapılmalıdır. Eğer yük faktörü düşükse önlem alınmalıdır. Aşırı elektrik çektiğiniz saatler varsa bazı işlemleri kaydırarak, önlemek. Elektrik demand sözleşmesinin size getireceği maliyeti bilinerek ihtiyacın sürekli kontrol edilmesi. Güç faktörünü en azından % 90% seviyesinde tutulması. Büyük motorlara ya da makinelere yakin transformatörler koyulması. Mümkün ise tüm motorların hız kontrol cihazı (AC Motor Sürücü) ile yol verilmesi. Mümkün ise, kendi bünyenizde elektrik üretmeyi ya da kojenerasyonu araştırmak. Kullanılan kablo kesitlerini mümkün olduğunca kalın tutmak. Elektrik ölçüm sayaçlarının çıktılarını ve elektrik faturalarınızı kontrol etmek. Geceleri lüzumsuz bilgisayarlar, yazıcılar ve fotokopi makineleri çalışıyorsa bunları tespit edip, kapatmak. Yeni ürünler alırken Enerji tüketimini mutlaka göz önünde bulundurmak. En son olarak ta enerji otomasyonu sayesinde basta enerji sarfiyatı olmak üzere diğer gerekli bilgileri alarak enerjinin izlenmesi de oldukça önemlidir. Çünkü bilgi sahibi olunan bir konu için ancak çözüm getirilebilinir. Yukarıda verilen endüstride enerji verimliliğini oluşturacak noktalardan en önemlisi elektrik ile ilgili noktalar detaylı olarak ele alınacaktır.
 
2.1. Elektrik Tüketimini Azaltmak için Yapılması Gerekenler
Endüstriye isletmelerin ham madde haricinde en önemli maliyet girdilerinden birisi hiç kuskusuz elektrik enerjisinin tüketimidir. Bu durumda bir endüstriyel tesis için enerjinin minimum seviyede tüketilmesi için eğer yeni bir tesis ise iyi bir projelendirme yapılarak dizayn edilmesi, eğer eski bir tesis ise enerji verimliliği dikkate alınarak revizyon yapılması gereklidir. Endüstride elektrik enerjisinin verimliliği için aşağıdaki noktalar ele alınacaktır.
• Elektrik motorları & Yolvermeleri
• Transformatörler
• UPS (Kesintisiz Güç Kaynakları)
• Tasarruflu Lambalar
• Kablolar
• Soğutma Üniteleri & İzolasyon
• Enerji Otomasyonu
 
2.2. Elektrik Motorları & Yolvermeleri
Elektrik enerjisinin yaklaşık % 65’i endüstrinin beygiri denilen elektrik motorlarında kullanılmaktadır. Bu motorlar her ne kadar elektrik enerjisini verimli bir şekilde mekanik enerjiye çevirseler de pek çok is kolunda bu enerjinin yaklaşık % 20’si uygun olmayan yol verme mekanizmaları yüzünden boşa gitmektedir. Prosese göre enerji uygulamak enerji kullanımında kayda değer bir azalma sağlamaktadır. Motorun devir sayısındaki küçük bir azalma bile büyük bir fark ortaya çıkarmaktadır ve motorun hızını kontrol edebilmek için en etkili yöntem AC değişken hız sürücülerdir[1].
 
Elektrik enerjisini mekanik enerjiye dönüstürmek veya AC motorların kontrolu elektromanyetik induktans prensiplerine dayanır. Stator sarımlarındaki gerilim, akım ve manyetik akının sekil yani yön degistirmesine sebep olur. Bu yön degisimi düzgün sırayla oldugu müddetçe motor dönmeye ve motorun rotoru bu dönen akıyı takip etmeye baslar. Bu kontrol islemi prensip olarak normalde sabit olan sebeke geriliminin frekans ve amplitudunu degistiren bir frekans konvertörü ile yapılır.
Sekil 2.1’de gösterilen inverter seması iki kademeli basit bir inverter devresi olup 1 kV’a kadar olan AC gerilimler için idealdir. [2].

Şekil 2.1 AC değişken hız sürücülerinin yapısı
 
En çok kullanılan güçlerdeki motorlar ele alındıgında bugün dünyada satılan motorların % 10’dan daha az bir kısmı, daha az bakım gerektirmesine ragmen, AC degisken hız sürücüleri (VSD) ile donatılmıstır. Bir isleme enerji girisini AC degisken hız sürücüleri ile kontrol etmek, Sekil 2.2’deki pompa örneginde gösterildigi gibi, girisi azaltmak veya by-pass etmek gibi mevcut olan çok daha konvansiyonel ve basit islemlerden daha agır basmaktadır.
AC degisken hız sürücüleri, bir elektrik kontrol sinyaline cevap olarak sebekeden gelen sabit bir besleme gerilimini degisken bir gerilime ve frekansa dönüstürerek çalısırlar. Frekanstaki degisiklik de, sürücüyle eslenen motorun hızında (tork hızında) buna mukabil bir degisiklige sebep olur. Bu da, motor hızının ve dolayısıyla da mevcut ekipman hızının akıs hızı veya sıcaklık gibi harici parametreler esas alınarak ayarlanabilecegi anlamına gelmektedir.
En çok kullanılan güçlerdeki motorlar ele alındıgında bugün dünyada satılan motorların % 10’dan daha az bir kısmı, daha az bakım gerektirmesine ragmen, AC degisken hız sürücüleri ile donatılmıstır. Bir isleme enerji girisini frekans konverteri ile kontrol etmek, Sekil 2.2’deki pompa örneginde gösterildigi gibi, girisi azaltmak veya by-pass etmek gibi mevcut olan çok daha konvansiyonel ve basit islemlerden daha agır basmaktadır.


Şekil 2.2 Basit kontrol metotları: eksik kontrol ve boşa giden enerji
 
Şekil 2.2 Basit kontrol metotları: eksik kontrol ve boşa giden enerji
Bu metotların konstruksiyonu ilk bakısta hem daha basit, hem daha ucuzdur. Ancak işin bir de arka planı vardır. Böyle basit bir kontrol yöntemiyle optimum prosses kapasitesini yakalamak çok zordur. Herhangi bir kapasite arttırım talebi genellikle mevcut konstruksiyonda bir değişikliği gerektirir.
Toplam işletme giderleri sadece yüksek olmakla kalmayıp örnegin giris vanasını kısmak veya girisi by-pass etmek, araba kullanırken bir ayağınızla gaza basarken öbür ayağınızla frene basmak gibi, enerjinin bosa harcanması demektir. Tam devirde dönen bir pompanın çıkış vanasını kısmak da aynı şeydir. Böyle verimsiz sabit devirli ve meknik kontrollu bosa giden gereksiz enerjiler ile endüstrileşmiş ülkeler hız kontrol üniteleri kullanarak bir kaç enerji santralı yapabilirler.
Frekans konverteri kullanılmayan bir motorda yük kapasite egrisi modifiye edilemez. Motor belli bir hızda belirli bir tork üretir ve maksimum tork sınırı asla asılamaz. Ama motorun yol alması için daha yüksek bir yük kapasitesine ihtiyaç olursa o zaman da motoru daha büyük boyda seçmeniz gerekir.
Degişken hız kontrolunun prensibinden hareketle AC sürücülerin bazen asağıda sıralandıgı gibi, daha iyi bir üretim kontrolu istendiginde gereken dahili özellikleri ve fonksiyonları da vardır;
• Kontrol sinyallerinin süpervizyonu için gerekli giris ve çıkıslar,
• Revers fonksiyonu,
• Lineer bir hızlanma veya yavaslama,
• Torku degistirerek gerilim ve frekans ayarı,
• Tork yükseltme,
• Mekanik titreşimi yok etme,
• Yükü sınırlayarak istenmeyen arızaları yok etme,
• Güç kaybını yumuşakça azaltmak,
• Geciktirme fonksiyonu,
• Kayma kompanzasyonu
Hız kontrolü, motor sisteminin bütününün verimini önemli ölçüde artırabilir. Örnegin pompa ve fan uygulamaları gibi geleneksel sistemlerde, elektrik motoru pompayı veya fanı son hızda çalıştırır; arzulanan gaz veya sıvı akış hızına ulaşmak için ise valfler, paletler ve benzeri kısıcı cihazlar yoluyla alınacak çıkış kısıtlanır. AC degisken hız sürücüleri, bir elektrik kontrol sinyaline cevap olarak şebekeden gelen sabit bir besleme gerilimini değişken bir gerilime ve frekansa dönüştürerek çalışırlar. Frekanstaki değişiklik de, sürücüyle beslenen motorun hızında (tork hızında) buna mukabil bir değişikliğe sebep olur. Bu da, motor hızının ve dolayısıyla da mevcut ekipman hızının akış hızı veya sıcaklık gibi harici parametreler esas alınarak ayarlanabileceği anlamına gelmektedir.
 
Hız kontrolü, motor sisteminin bütününün verimini önemli ölçüde artırabilir. Örneğin pompa ve fan uygulamaları gibi geleneksel sistemlerde, elektrik motoru pompayı veya fanı son hızda çalıştırır; arzulanan gaz veya sıvı akıs hızına ulaşmak için ise valfler, paletler ve benzeri kısıcı cihazlar yoluyla alınacak çıkış kısıtlanır.
Sistemi son hızda çalıştırmak ve ardından alınacak çıkışı sınırlamak şüphesiz ki çok verimsiz bir işlemdir. Bazı uygulamalar, motor hızındaki orta düzeyde bir düşüşün bile enerji tüketimini hatırı sayılır miktarda azaltabileceğini kanıtlamıştır. Pompaların ve fanların performansını yöneten çekim kuvveti yasalarına göre, örneğin %80 hızla çalışan bir pompa, son hızda çalışan bir pompanın kullandığı enerjinin yalnızca %64’ünü, elektriğin de yalnızca %50’den biraz fazlasını kullanır.
VSD’ler ile hız kontrolü metoduyla enerji ve emisyon tasarrufu konusunda yeni bir durum ortaya çıkmaktadır. Pompalar, fanlar, kompresörler, ekstrüderler ve diger motor uygulamaları, endüstriyel elektrik tüketiminin 2/3’ünü olusturmakta ve bu da dünyadaki toplam elektrik kullanımının %40’ını temsil etmektedir.
Bununla beraber, motorların ’dan azı sürücülerle çalıştırılmakta ve 2,2 kW’ın altındaki motorlu uygulamaların %97’sinde hiçbir hız kontrol mekanizması bulunmamaktadır. Tahminlere göre Avrupa kıtasının tamamında AC degişken hız sürücüler kullanılsaydı, yıllık elektrik tasarrufu 50 milyon MWh degerine ulasabilirdi. Bu, 25 milyon ton karbon dioksite veya kabaca bir hesapla Finlandiya’nın toplam yıllık emisyonunun dörtte birine denk düşmektedir [3].
AC degişken hız sürücülerin ekonomik faydalarını hesaplamak nispeten kolay bir iştir. Yatırım maliyeti, enerji tüketimindeki kesinti ve elektrik maliyeti meseleleri zaten bilinir. Böylelikle, sistemin kendini amorti etme süresi de hali hazırda hesaplanabilir olmaktadır. AC değişken hız sürücülerin çevresel etkilerini rakamlara dökmek ise biraz daha karmasık bir meseledir.
AC değişken hız sürücüler, makinelerin, pompaların, mikserlerin, fanların ve kompresörlerin hızını kontrol ederek prosesin gerekliliklerini yerine getirir. Pek çok uygulamada AC değişken hız sürücüleri o kadar büyük miktarda enerji tasarrufu sağlar ki ekonomik anlamda kendilerini amorti etmeleri birkaç aydan fazla sürmez.
 
2.3. Transformatörler
Transformatörler bir endüstriyel tesisin motorlar gibi olmazsa olmaz elemanlarından birisidir. Her tesiste mutlaka en az bir tane bulunan transformatörler, uygun büyüklükte güçlerde seçilmelidir. Çünkü transformatördeki demir ve bakır kayıpları transformatörün büyüklüğü oranında artmaktadır. Dolayısıyla büyük transformatörler ile küçük yükler beslendiğinde gereksiz yere enerji kaybına yol açmaktadır.
Genellikle trafolar olması beslenecek yüke göre gerekenden daha fazla büyük seçilmektedir. Bu durum doğal beslenecek yük ile transformatör kayıpları arasındaki oranı arttırmaktadır. Örnegin 550kVA ihtiyaç olan bir tesiste ilerdeki gereksinimler düsünülerek 600kVA yerine 1000kVA’lık bir transformatör alındığını varsayılırsa, sürekli olarak üretici firmaya baglı olarak belli oranda (ortalama yaklaşık %2) civarında bir kayıp olacaktır. Bu da her saat yaklaşık 16kW’lık bir enerji kaybı olarak ortaya çıkmaktadır. Oysa 600kVA seçilse sadece 9kW bir kayıp olacaktı. Elbette ilerisi düsünülerek bazı seçimle yapılmalıdır. Ancak transformatörde paralel kullanmak, ya da yükleri bölerek daha küçük trafolar kullanmak mümkün. Ayrıca bakım açısından da 1 adet büyük transformatör yerine 2 ya da 3 adet transformatör kullanmak daha avantajlıdır. 
 
Eger bir tane büyük transformatör var ve bozulursa tüm tesis is görmez hale gelir. Ancak yükleri uygun sekilde ayrılarak 2 ya da 3 transformatör kullanılırsa, elbette sadece bozuk olan transformatördeki yükler çalısmaz durumda olacaktır. Diğer bölümler islerine devam edebileceklerdir.
 
2.4. UPS (Kesintisiz Güç Kaynakları)
Kesintisiz güç kaynakları (UPS) da transformatörler gibi endüstriyel tesislerde sıkça kullanılan cihazlardır. Kesintisiz güç kaynakları enerji kesildiginde önemli olarak adlandırdıgımız yüklerin çalışmalarını kesintisiz olarak sürdürmelerini sağlamaları için kullanılan vazgeçilmez aktif cihazlardır.
Bu cihazlarda da yine sıkça transformatör seçiminde olduğu gibi yapılan bir hata vardır. O da olması gerekenin çok ama çok üzerinde bir güçte kesintisiz güç kaynağının seçiminin yapılmasıdır. Kesintisiz güç kaynaklarındaki kayıplar transformatörlere nazaran yanlış seçim yapılırsa daha da gereksiz kayıplardır. Çünkü kesintisiz güç kaynakları aktif cihazlar olup, sürekli olarak cihazın kendi dahili harcadığı yük vardır. Bu yük ister enerji kesilsin ister kesilmesin sürekli olarak harcanmaktadır. 
 
Dolayısıyla kesintisiz güç kaynağı seçimi yaparken gerçekten yük iyi hesap edilip, ona göre seçim yapılmalıdır. Aksi halde belki haftada ya da ayda bir kesinti olmasında kullanılacak bir ihtiyaç için sürekli yüke göre büyük güçte seçilmesinden kaynaklı aşırı tüketilen ve boşa giden bir enerji söz konusudur. Kesintisiz güç kaynakları da istenilirse kolaylıkla paralellenebilir ya da yük paylaşımı mantığıyla ayrı yükler ayrı kesintisiz güç kaynagı ile beslenebilir.
 
2.5. Kablolar
Endüstriyel bir tesiste ve elektrik sistemini kablosuz düsünülemez. Elbette kablosuz düşünemediğimiz bu elektrik sisteminde kablolarında dogru projelendirilmesi sonucu elektrik tasarrufu yapılabilmektedir. Transformatörlerin ve kesintisiz güç kaynaklarının aksine kabloların olması gerekenden daha büyük seçilmesi gereklidir. İlk maliyeti biraz yüksek olsa da işletme maliyeti kesinlikle daha düşük olacaktır.
 
Bilindigi üzere kabloların seçimi daha doğrusu tasıyacakları akım kapasitesi ve dolayısıyla kesiti, oluşan yüke göre seçilmektedir. Yapılan çalısmalar ve tecrübeler göstermektedir ki, endüstriyel tesislerde genellikle kablo daha küçük ya da kesitleri gerektiği kadar seçilmektedir. İlk tesis anında yeterli olsa da, kablolar, daha sonra eklenen yüklerin etkisiyle kapasitelerinin üzerinde yüklenmelerine neden olur. Bu da kabloların üzerinde daha fazla enerji harcanmasına ve enerjinin gereksiz yere ısıya dönüşmesine neden olur. Çünkü kesiti düsük kablonun direnci yüksek olacak ve dolayısıyla üzerinde daha fazla güç harcanacak yani ısıya dönüşecektir. Endüstriyel tesislerde mümkün oldugunca kablo kesiti ihtiyacımıza göre daha kalın seçilmelidir. Böyle bir durumda ilerde yük artsa bile belli bir oranda pay olmasından kaynaklı kablolarda gereksiz güç harcanması ve dolayısıyla ısınma oluşmayacaktır.
 
2.6. Soğutma Üniteleri & İzolasyon
Endüstriyel tesislerde dikkate alınacak diger bir nokta ise soğutma üniteleridir (Chiller). Bu üniteler genellikle ihtiyacın üzerinde seçilerek çalıştırılmaktadırlar. Buna ilaveten soğutma izolasyonuna da dikkat edilmeyince endüstriyel tesislerde soğutma üniteleri için hatırı sayılır bir enerji kaybı oluşmaktadır.
 
2.7. Enerji Otomasyonu
Enerji ihtiyacını ucuz karşılamanın ve en önemlisi mevcut enerjinin verimli sekilde kullanmanın en etkili yolu enerjiyi kontrol etmektir. Endüstriyel tesislerde enerji verimliligini gerçekleştirebilmek için enerjinin mutlak suretle izlenmesi ve değerlendirilmesi ile enerji kontrol edilebilir.
Endüstriyel tesislerde ya da binalarda bulunan makinelerin, mekanik, ısıtma, soğutma, havalandırma, aydınlatma, bina içi nakil araçları asansör, yürüyen merdiven ve diger elektrik enerjisi kullanan düzenlerin enerji ihtiyaçlarını sağlayan kaynaklar ve ekipman üzerindeki enerjiyi;
• Ölçme
•İzleme
• Kayıt
• İşlevsel denetim ve uzaktan kontrol
• Diger bilgi işleme ve otomasyon çevrimlerine online veri sağlama özelliklerine sahip otomasyon sistemine enerji otomasyonu adı verilir.
 
Enerji otomasyonu olmayan bir tesiste enerji verimliliğinin farkına varmak hem zor ve hem de enerji verimliligini uygulamak o derece zordur. Demek ki bundan önce bahsedilen enerji verimliliği ile ilgili adımları atmazdan önce yapılması gereken ilk iş mevcut sistemi ve gelistirilecek sistemi izleme ve kontrol etmeye müsait bir enerji otomasyonuna bir an önce geçmektir.
 
3. Tartışma
Günümüzde firmalar arasındaki rekabette en üst noktaya ulaşılmıştır. Bu da endüstriyel tesislerin en önemli girdi maliyetlerinden birisini oluşturan enerjiyi optimum düzeyde kullanmaları gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Yeni enerji kaynakları üzerinde yapılan çalışmalar her ne kadar kullanılmaya baslasa da ister üretim tesislerinde ister günlük hayatımızda enerjiye ihtiyaç duyulan miktarda daha fazla artmaktadır. Dolayısıyla enerjiyi verimli kullanmak üzerine daha atılacak pek çok adım bulunmaktadır. Bu adımların ne olacağı ise en günümüzde dünyamız için önemli tartışma konularından birisidir.
 
4. Sonuçlar
Türkiye’de her alanda oldugu gibi endüstri kesiminde enerjinin yeterince verimli kullanılmadıgı istatistiki verilerden anlaşılmaktadır. Özellikle sanayinin bazı alt sektörlerinde enerjinin oldukça verimsiz kullanılması nedeniyle, enerji verimliligi daha önemli hale gelmiştir. Bu hem ülkenin dısa bağımlılıgının artmasına hem de endüstriyel tesislerimizdeki üretimin yurt dışındaki rakiplerine karşı rekabet gücünün azalmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla endüstriyel işletmeler varlıklarını korumaları için ister yeni kuracakları tesisler hali hazırda tesisler olsun, minimum miktarda enerji kullanarak hem isletme hem de ürün maliyetlerini minimuma indirmeleri için gerekli çalışmaları yapmaları gerekmektedir.
 
5. Teşekkür
TOK 2009 Düzenleme Kuruluna ve özellikle Sayın Dr. Seref Naci Engin’e bana böyle bir fırsatı verdigi için tesekkür ederim.
 
6. Kaynakça
[1] Wikstroem P., Tolvananen J., Savolainen A., Barbosa, P., “Saving energy through power efficiency” ABB Review 2/2007, 73–80.
[2] Jörg, P., Scheuer G., Wikström P., “A higher levelof efficiency” ABB Review 4/2007, 26–31.
 

 

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.