ENDÜSTRİ 4.0’DA EN BÜYÜKGÖREVİN ENOSAD’A DÜŞMEKTE OLDUĞUNUN BİLİNCİNDEYİZ!

ENDÜSTRİ&OTOMASYON: Sayın Dr. Hüseyin Halıcı, bildiğiniz gibi önümüzde artık gelenekselleşen WIN EURASIA Metalworking ve WIN EURASIA Automation fuarları var. Bu fuarlar dolayısıyla yeniden gündeme gelecek “Endüstri 4.0” konusunda, ENDÜSTRİYEL OTOMASYON SANAYİCİLERİ DERNEĞİ-ENOSAD Başkanı olarak neler söylemek istersiniz?

 
Dr. HÜSEYİN HALICI: Şimdilerde, Endüstri 4.0 kavramının artık dünyada hızla yerleşip yaygınlaşmaya başladığı bir dönemdeyiz. Bu dönemde ülkemizde, pek çok kamu veya özel sektör kurumlarına görevler düşmekle beraber, özellikle en büyük görevin ENOSAD’a düşmekte olduğunun bilincindeyiz. 
 
Türkiye’mizde otomasyon firmalarını temsil eden ilk ve tek çatı dernek olarak, otomasyonla üretim yapan sanayicilerin, bilişim ve mekanik alanların tam ortasındayız. Buradan hareketle ENOSAD olarak Türkiye endüstrisine makine sektörüne yazılım, otomasyon, kontrol sistemleri, haberleşme ve IoT konularında gerek ulusal gerekse uluslararası üyelerimizle her türlü işbirliğine hazır olduğumuzu bildirmek isterim.
 
Bilindiği üzere Endüstri 4.0, bilişim ve iletişim teknolojilerini de kullanarak üretimde tamamen insandan bağımsız akıllı üretim şeklidir. Endüstri 4.0, ayrıca, birinci, ikinci ve üçüncü sanayi devrimlerinde olduğu gibi bir tetiklemeyle başlayan uzunca bir süreçtir.
 
Endüstri 4.0 uygulamalarının tam anlamıyla yeni başladığını ancak sürecin çok hızlı gelişeceğinin öngörüldüğünü söyleyebiliriz. İşte bu noktada, Endüstri 4.0’ın sermayesinin insan olduğunu vurgulamak da gerekir. İşin özünde insan var. Sanayide dijital dönüşüm denildiğinde bu, eğitimli insanla başlar. Biz bu konuya yönelik eğitim meselesini çözdüğümüz zaman gerisi gelir. Kalifiye ve eğitimli insanlar olmadan sanayinin dijital dönüşümü gerçekleştirilemez.
 
 
ENDÜSTRİ&OTOMASYON: Peki Türkiye, Endüstri 4.0 sürecinde nerede?
 
Dr. HÜSEYİN HALICI:  Önce, başlangıçtaki ifademe devamla, teknolojinin hızla geliştiği günümüzde modern imalat sektöründe insan faktörünün minimum / optimum olduğu bir üretimin amaçlanmakta olduğunu söylemek isterim. Bu da artık gelişmiş üretim teknolojilerine daha basit bir dille imalat sanayine ve makinelere akıl katma döneminin başladığını göstermektedir. Özellikle bilgisayar teknolojilerinin olağanüstü hızla gelişimine paralel olarak akıllı fabrika dönemi başlayacaktır. Bu dönem, günümüz başlangıç alınarak Endüstri 4.0 olarak tanımlanıyor. 
 
Makinelerde her bileşenin birbiriyle haberleştiği, kendi kendine karar veren ve denetleyen üretim tesisleri devri başlayacaktır. Siber Fizik Sistemler olarak tanımlanan ya da “IoE”- “Internet of Everythings” olarak da tariflenen Yapay Zekâ’ya sahip üretim sistemleri hayal edilmektedir. Özetle akıllı makineler dönemi yaygınlaştığında, ki yaygınlaşma için start alındığını görüyoruz, o zaman en az adamla en az enerji ile en yüksek verim ve kalitenin yaratılması sonucu işletmenin kar maksimizasyonunun yolu açılmış olacaktır. Bir başka deyimle Endüstri 4.0 ile yapay zekâya sahip makineler vasıtasıyla bir nevi ‘Otonom Sistemler’ oluşacaktır. 
 
Sorunuza gelince… Ülkemizde pek çoğumuz tarafından bilindiği üzere, 2008 yılında karşılaştığımız ve özellikle gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm dünyamızı derinden sarsan global ekonomik kriz, kimilerine göre bir konsept, kimilerine göre bir evrim, kimilerine göre ise bir devrim olarak adlandırılan Endüstri 4.0 (Sanayi 4.0) olgusunun temelini atmıştır. 
Daha önce derginizde de yer alan sözlerimi bir kez daha aktarmak isterim:  “Türkiye için Endüstri 4.0 maalesef henüz çok yeni bir kavram olup, yavaş yavaş konuşulmaya başlanıyor. Birinci endüstri devrimini tamamen kaçıran, ikinci endüstri devrimini anlamaya çalışan, üçüncü endüstri devrimini uygulayan bir ülke olarak, geleceğimizin endüstrisi anlamına gelen Endüstri 4.0 kavramını üreten ve geliştiren bir ülke olmalıyız. Konvansiyonel üretim sistemleri yerine teknolojik üretimi yaygınlaştırarak ve üretimde bir strateji belirleyerek hedef odaklı ilerlememiz gerekiyor. Bu sayede ancak ileri teknolojileri kullanan gelişmiş ülkelerle rekabet şansını yakalayabiliriz, aksi halde küresel rekabet ortamında rol almamız gittikçe güçleşecektir. Kısaca, şu anda tüm gelişmiş ülkelerin üzerinde çalıştığı kavram olan Endüstri 4.0 için ülkemiz de aktif bir oyuncu olarak rol almalıdır. Bu rolü almak için başta devletimiz, sanayi kuruluşlarımız, üniversiteler olmak üzere tüm kurum ve kuruluşların elini taşın altına koymaları gerekmektedir.”
 
ENDÜSTRİ&OTOMASYON: Endüstri 4.0’da yapılması gerekenler şeklinde önerileriniz var mı?
 
Dr. HÜSEYİN HALICI: Bu sorunuzu şöyle yanıtlamak isterim: Gelişmiş bir ülke konumuna gelebilmek ve küresel ölçekte rekabet edebilir seviyeye ulaşmak için kesinlikle çok gelişmiş imalat sanayiine sahip olmak gerekiyor. Çünkü gün geçtikçe artan rekabet koşulları bir malın olabildiğince uygun maliyetlerde, kaliteli, verimli, hızlı, esnek ve sürdürülebilir üretilmesini gerektirmektedir. Bu da günümüz koşullarında ancak Endüstri 4.0 konseptli diğer bir adıyla Dijital Dönüşümlü imalat sanayisi ile mümkün olabilecektir. 
Buradan hareketle rahatlıkla söyleyebiliriz ki, Türk Sanayisinin Endüstri 4.0’a geçişi kesinlikle öncelikli hedefimiz olmalıdır. Aksi halde gerek ülke sanayimiz gerekse firmalarımız rekabet edemez duruma gelerek bir daha hiçbir şekilde gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşamayabiliriz. 
 
Başlangıç noktası olarak doğru zamanda yani nerede ise dünya ile aynı zamanda bu konu konuşulmaya başlandı, bunun avantajı kullanılarak doğru adımlar atılmalıdır. Bu konuda gereken adımlar atılmaz ve gelişme sağlanmaz ise uzun vadede neler ile karşılaşılabileceği, rekabet gücümüzün çok zayıflayacağı bilinmelidir.
 
Endüstri 4.0 kavramı ve gerekliliğinin firmalarımız tarafından artık yeterince algılandığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak şimdi sırada‘nasıl uygulanacağı ve nasıl bir çözüm uygulanmalı’ aşamasındayız. Bu tüm firmaların ve kamunun önemle dikkat etmesi gereken noktadır. Peki Endüstri 4.0 gibi sadece ülkemizde değil tüm dünya da yeni ve henüz tam olarak uygulanmamış bir konsepti nasıl uygulamalıyız? Ya da Endüstri 4.0 sürecinde yapılmaması gereken yanlışlar, yanlış yatırımlar konusunda dikkat edilmesi gerekenler neler olmalıdır? Doğru bir Endüstri 4.0 süreci yaşayabilmemiz için bu sorulara cevaplarımız net olmalıdır. 
 
Bunun için gerek ülke gerek ise firma bazında bir Endüstri 4.0 yol haritasının hazırlanması gereklidir. Gerek kamu gerek ise firma düzeyinde olmak üzere bu yol haritasında aşağıdaki adımlara dikkat edilmeli ve belirtilen yanlışlar da yapılmamalıdır. 
 
•Endüstri 4.0 konsepti bundan önceki sanayi devrimlerinde olduğu gibi bizim haberimizin olmadığı, başlangıcında veya içerisinde önemli bir oyuncu olarak bulunamadığımız bir sanayi devrimi değildir.
 
Dünya ile aynı zamanda bu konu ele alınmakta olduğu için kaybedilen hiçbir şey henüz olmayıp, kesinlikle geride kaldık psikolojisine gerek ülke gerek firma düzeyinde girilmemelidir.
 
•Endüstri 4.0ı sadece kullanan değil, mutlaka üreten ve geliştiren bir ülke olmamız hedeflenmelidir. Bu hedefin gerçekleşmesi içinde diğer ülkeler ile karşılaştırmalar yapılarak ‘Endüstri 4.0 Yol Haritası’nın hazırlanması ve bu haritada kısa ve uzun vadeli adımların çok net olarak belirlenmesi gereklidir. Teknoloji Transfer Ofislerinin 6 ayda bir sergi/sunum/kongre yapmaları ile bünyelerindeki şirketlerin tanıtımları ortak bir platformda konuşulabilir. Burada hem birbirleriyle hem de yerli ve yabancı yatırımcılarla görüşülebilecek bir iklim oluşturulabilir. Teknolojik uğraş veren şirketlerin mutlaka envanteri çıkarılıp sürekli güncellenmeleri yapılarak sanayinin bu havuzlardan yararlanabilecekleri özendirmeler yapılabilir. 
 
•Bakanlık tarafından Endüstri 4.0 uyumlu makineler yani Katma değeri yüksek Makine tiplerinin belirlenerek bu makinelerin imalatlarının desteklenmesi gerekmektedir. İleri teknoloji ürün imalatı / ihracatı yapan şirketlere özel primli kur, faizsiz kredi gibi somut, anında faydalanılabilecek uygulamalar geliştirilmelidir. Hiçbir şekilde katma değeri olmayan Endüstri 4.0 uyumlu olmayan makinelerin imalatları desteklenmemelidir.  
 
•Teknolojik yatırımlarda hizmet veren yerli teknoloji şirketlerinin hizmetleri ihracat kapsamında değerlendirilebilir. KDV muafiyeti, özel teknolojik istihdam desteği, proje bedellerinin bir kısmının KGF için teminat kabul edilmesi gibi. Böylece KGF’ nin teknolojik firmalara özel bir desteğinin sağlanması mümkün olabilir.
 
•Firmalarımız “geç kaldım, rekabet edemeyeceğim” düşüncesiyle Endüstri 4.0 adı altında yanlış ve kesinlikle Endüstri 4.0 olmayan yatırımlar yapmamalıdır. Çünkü henüz tam anlamıyla Endüstri 4.0 çözümü oluşmuş bir sistem yoktur. Bu konuda Endüstri 4.0 uygulamaları ile ilgili danışmanlık ve çözüm sunduklarını iddia eden kişi ve şirketlere dikkat etmelidirler.  Çünkü beklentilerini karşılama konusunda hayal kırıklığına uğrayabilirler.
 
•Bir başka önemsenmesi gereken nokta ise, Endüstri 4.0 sürecinde henüz hazır bir çözüm olmadığı gibi, her tesisin her sektörün kendine özgü özellikleri ile orantılı olarak kendine özgü bir çözümü olacaktır. Dolayısıyla iyi bir analiz ile her bir fabrika için Endüstri 4.0 a geçiş için durum tespiti yapıldıktan sonra buna uygun çözüm oluşturulmalıdır. Aksi halde hazır bir Endüstri 4.0 çözümü olmadığından iyi bir analiz yapılmadan alınacak çözüm kesinlikle istenilen bir Endüstri 4.0 çözümü ve yatırımı olmayacaktır. 
 
Endüstri 4.0 çözümü talep edildiğinde, istenilen çözümün aşağıdaki üç grupta belirtilen bileşenlerin tamamının sağlanması durumunda doğru çözümün elde edileceği göz ardı edilmemelidir. 
 
1. Mekanik & Robot
2. Elektrik & Otomasyon
3. Bilişim & İletişim
 
Bu bileşenlerden birinin eksik olması ve / veya birbiri ile tam uyumlu olarak çalışmaması durumunda doğru çözümün olmadığı bilinmelidir. Yukarıdaki bileşenleri dikkate aldığımızda, Endüstri 4.0 akıllı sistemleri, yapay zeka uygulamalarıyla destekleyerek bir otonomi sistemi olarak görebiliriz.
 
Ekonomimizi oluşturan firmaların büyük çoğunluğunun KOBİ statüsünde olmasından dolayı KOBİ ler için özel bir yaklaşıma ihtiyacımız vardır. Kritik önem taşıyan KOBİ ler için Dijital Dönüşüm / Endüstri 4.0’a geçişlerini kolaylaştırıcı düzenleme, teşvik ve stratejiler oluşturarak ilerlemek zorundayız. Çünkü Dijital Dönüşüm / Endüstri 4.0ın doğru uygulanması ve uygulanırken kaynak yaratılması noktasında KOBİ’lerimizin kesinlikle yardıma ihtiyaçları vardır. Bu destek devlet tarafından sağlanmalıdır. 
 
Gerek jeopolitik avantajımız gerekse genç ve dinamik bir nüfusa sahip ülkemizin bu avantajını kullanarak, Dijital Dönüşüm / Endüstri 4.0’ı sadece tesislerinde kullanan değil, aynı zamanda içinde olan, geliştiren ve uygulayan ülke konumunda olmalıyız.
 
ENDÜSTRİ&OTOMASYON: Endüstri 4.0, pratikte neleri değiştirecek?
 
Dr. HÜSEYİN HALICI: Endüstri 4.0 sadece sanayimizi değil aynı şekilde yaşam şeklimizi de değiştireceğini çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü sanayiden çıkan fiziki iş gücü yerini zihinsel iş gücüne bırakırken, normal yaşantımızda da artık fiziksel çalışmaya dayalı işle azalacaktır.  Akıllı robotlar ve yapay zeka ile üretim yapılarak insanların hayatını kolaylaştıracaktır. İnsan müsaade etmeden yapay zekâlı robotlar, insana zarar veremez. Yapay zekânın insanın yerini alması mümkün değil. Sanayinin dijitalleştirilmesinde insan kaynağı çok önemli. İnsan kaynağının da verimli kullanılması gerekir. 
Bir adım ötesinde ise makine üreticisi makinesinin kendi merkezinde online olarak izleyerek, makinesinin gidişatını görmekte belki de arıza yapmadan önce muhtemel sorunları görmek suretiyle arıza oluşmadan gidermek yoluna gitmeleri söz konusudur.  
 
Üretimin sürekli olması ve üretim kayıplarının olmaması için makinelerin bakım ve üretim hızı da önemli bir etkendir. Üretim hızını arttırmak ve arıza kaynaklı duruşları azaltmak için, kendi bakım ihtiyacını bildiren cihazlar ile önleyici bakım şansı ve bakım planlamalarından ve Hızlı haberleşme etkin ölçme metotları ile ürün kalitesini stabil (birbiri ile 0 aynı kalitede ürünler üretilmesi) tutmak ancak Endüstri 4.0 bakış açısıyla mümkün kılınması söz konusu olacaktır.

Makale

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.