ENDÜSTRİ 4.0 YAKLAŞIMLARI

 ENDÜSTRİ 4.0 YAKLAŞIMLARI

Dosyanın bu bölümünde, “Endüstri 4.0” konusunda medyadan bazı yansımalar var:
İlk olarak, Erdal Çelikel’in Ocak 2017 tarihli ve “OSTİM’de ‘Endüstri 4.0 Çalıştayı’” başlıklı Anadolu Ajansı haberini aktaralım. Haber şöyle: “Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, ‘Endüstri 4.0 dönüşümüne ayak uyduramazsak çok yüksek beceri isteyen ürünler haricindeki çok uç ürünlerde üretim yapan firmalarla rekabet edemeyiz’ dedi.
 
OSTİM OSB’nin ev sahipliğinde Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV), Samsung ve Üniversite-İş Dünyası İşbirliği Platformu’nun katkılarıyla ‘Türkiye Olarak Endüstri 4.0’ın Neresindeyiz?’ başlıklı çalıştay düzenlendi.
 
ASO Başkanı Özdebir, OSTİM Konferans Salonu’ndaki çalıştayda yaptığı konuşmada, Endüstri 4.0’a ilişkin toplantılara ilginin her geçen gün daha da arttığını söyledi. Dijital teknolojilerin üretim proseslerine girmesiyle ürünlerin kalitelerinde yaşanan artışı herkesin gördüğünü dile getiren Özdebir, bu anlamda dijital teknolojilerin üzerinde daha fazla durulması gerektiğini ifade etti.
Dünyanın en büyük 10 şirketi arasında teknoloji şirketlerinin ön plana çıktığına işaret eden Özdebir, artık bilginin çok hızlı üretildiğini vurguladı. Özdebir, ‘Bu hızlı değişime hepimizin ayak uydurması lazım. Endüstri 4.0 aşamasına geldiğimiz zaman işler biraz daha karmaşıklaşıyor. Makineler birbirleriyle konuşuyorlar ve işleri kendi kendilerine yapıyorlar. Endüstri 4.0 dönüşümüne ayak uyduramazsak çok yüksek beceri isteyen ürünler haricindeki çok uç ürünlerde üretim yapan firmalarla rekabet edemeyiz’ diye konuştu.
Samsung Türkiye Kamu Sektörü ve Dış İlişkiler Ülke Direktörü Erdem Erkul da teknolojinin inanılmaz bir hızla ilerlediğini ve hava, su gibi ihtiyaçlar arasına girdiğini belirtti. Her gün yeni markalar ve teknolojilerin insanların hayatına girdiğini dile getiren Erkul, ‘Bugün Endüstri 4.0 dediğimiz kavramın yerine belki 3 yıl sonra başka kavramlar kullanacağız. Bugün Endüstri 4.0’ı konuşuyor olmak çok önemli. Ülke olarak teknoloji alanında çok farklı noktaya gelebiliriz. Burada ürettiğimiz herhangi bir ürünü dünyanın başka noktasına tanıtmak artık çok kolay’ değerlendirmesinde bulundu.
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş de teknolojinin baş döndürücü hızla ilerlediğine dikkati çekerek, buhar makinelerinden Endüstri 4.0 denilen nesnelerin interneti aşamasına gelindiğini söyledi. Ülkelerin Endüstri 4.0 konusunda politikalarını ortaya koymaya çalıştıklarını belirten İbiş, ‘Türkiye de bu konuda rekabetçilik, gelişim, üretim temasında bu çabayı ortaya koyuyor. Kendimize güvenmemiz gerekiyor. Aceleci bir toplumuz, ancak her şeyin bir demlenme süreci var. Bilgiyi sindirip ondan sonra adım atmayı öğrenmeliyiz’ ifadelerini kullandı.
 
Endüstri 4.0’ın takım çalışmasına dayandığına işaret eden İbiş, ‘Biri ayrılırsa sistem çöküyor. Bizim de birlikte çalışma anlayışını ortaya koymamız, Endüstri 4.0’ın felsefesine ilave yapmamız gerekiyor’ dedi.
OSTİM OSB Başkanı Orhan Aydın da OSTİM’in yenilikçi bir bölge olduğunu kaydederek, bölgeyi dinamik ve yeniliklere ayak uydurabilen bir üretim merkezi olarak tanımladı.
 
Firmaların ayakta kalabilmeleri için dünyadaki bütün gelişmeleri takip etmelerinin önemine değinen Aydın, ‘Biz başkalarının tasarladığı ürünleri üretebiliyoruz. Bir ürünü tasarlamak ve icat etmek çok farklı kabiliyet istiyor. Endüstri 4.0 için tasarım ve makineyi üreten makineyi kendimiz yapmalıyız. Bu anlamda üniversitenin, sanayinin hem içinde hem de yanında olması lazım.’ diye konuştu.
TÜSİAV Başkanı Veli Sarıtoprak ise Endüstri 4.0’ın ekonominin temel taşlarını sürekli değiştirdiğini belirterek, ‘Bunu idrak edemeyen birey, kurum ve kuruluşlar yarının dünyasında yer alamayacaklar. Türkiye sıkıntılı günlerden geçiyor, bunları da atlatacağız. Endüstri 4.0’ı kesinlikle ıskalamamalıyız’ görüşünü dile getirdi.”
 
Görüldüğü üzere, tüm katılımcılar “Endüstri 4.0” konusunu ciddiye alıyor. Bu ciddiyeti ASKON-Anadolu Aslanları İşadamları Derneği sitesinde yer alan Kasım 2016 tarihli ve “Makine Sektörü ‘Yeni Nesil Sanayi ve Endüstri 4.0’ı Değerlendirdi” başlıklı haberde de görüyoruz. Habere göre, Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sayın Adnan Dalgakıran’ın konuşmacı olarak katıldığı “Yeni Nesil Sanayi ve Endüstri 4.0” konusunun ele alındığı ve moderatörlüğünün Makine Sektörü Başkanı Ercan Vergili tarafından yapılan toplantı ASKON Genel Merkez’de gerçekleşmiş.
ASKON’un haberine göre “Ana teması ‘Küresel Rekabette Nitelikli Üretim’ ve ‘Dijital Dönüşümde İş Modelleri’ olan söyleşilerimizin ilkini 4. Sanayi devriminin duayeni Siemens Türkiye İcra Kurulu Üyesi Sayın Ali Rıza Ersoy konuşmacı olarak katıldığı ‘4. Sanayi Devrimi’ panelini gerçekleştirmiştik. İkincisini gerçekleştirdiğimiz Adnan Dalgakıran’ın katılımıyla ‘Yeni Nesil Sanayi ve Endüstri 4.0’ konulu söyleşide makine sektörünün geleceği, geleceğin fabrikaları ve en önemlisi endüstri 4.0 konuşuldu.
 
‘Yeni Nesil Sanayi ve Endüstri 4.0’ programı- Makine Sektörü Başkanı Sayın Ercan Vergili’nin açılış konuşması ile başladı. Ercan Vergili konuşmasında, makinenin dünyada en çok ticaret yapılan ürün olarak makine sektöründeki teknolojik ilerleme ve yüksek katma değer üretimi tüm sektörlerin kalkınmasındaki en önemli unsur olduğuna ve uluslararası rekabette Endüstri 4.0 anlayışının öne çıkarak, internet üzerinden yönetilen ve birbirleriyle konuşan makinelerin çağı olacağına değindi.”
 
Sırası geldiğinde önce Nitelikli Üretim’e değinen Sayın Adnan Dalgakıran “Türkiye makine şirket sayısı 11.000 ile 14 milyar dolar, Almanya 6.000 şirket ile 300 milyar dolar ihracat yapıyor. Makine sanayisinin daha hızlı gelişebilmesi için elektronik üretim ve yazılımda Türkiye’nin ciddi bir atak yapması gerekiyor. Rakiplerimizi çok iyi bilmek zorundayız. İnsanların neden bizi tercih edeceğine dair bir fikrimiz olmalı. ‘Ben daha ucuz yapıyorum!’ tek başına hiçbir şey anlatmıyor. Türkiye’deki KOBİ’lere baktığımız zaman yüzde 75’i üç yıl içerisinde ihracat pazarından çekiliyor. Bu korkunç bir istatistik” demiş.
 
Sektörün en önde gelen isimlerinden olan Dalgakıran “Gelişmiş ülkeler, sanayide yeni bir evreye geçiyor. Geleneksel sanayideki standart işçilik anlayışının yerini akıllı fabrika sistemlerinin alacağı bir endüstri anlayışı gelişiyor. İleri teknolojili ülkeler, tedarik ve müşteri ağlarını data analiziyle yönetecek, ‘Endüstri 4.0’ diye adlandırılan bir sanal fabrika sistemine hazırlanıyor. Türkiye olarak, süreç otomasyonunda devrimci yeniliklerin yaşanacağı Endüstri 4.0 çağını yakalamak zorundayız…” diyerek de, konunun ciddiyetini bir kez daha vurgulamış.
Üçüncü adım olarak, Dünya Gazetesi’nde Ocak 2016’da yer alan Didem Eryar Ünlü’nün “Endüstri 4.0’a hazır olmanın 10 yolu!” başlıklı makalesini aktarıyoruz. Şöyle denilmiş makalede:
“Endüstri 4.0, dördüncü sanayi devrimi anlamına geliyor. Endüstri 1.0’da su ve buhar gücü kullanımı ile çalışan mekanik sistemler vardı. Endüstri 2.0, elektrik enerjisinin kullanılmaya başlaması ile seri üretime geçişi başlattı. Şu an sürmekte olan Endüstri 3.0, elektronik ve bilişim teknolojilerinin entegre kullanılması ile başladı. Endüstri 4.0 ise internete bağlı her nesnenin üretim alanında daha fazla kullanımını içeriyor. İnternetin üretimde kullanılması, iş geliştirmeden, insan kaynaklarına kadar birçok yeniliği beraberinde getirecek. 
 
Önümüzdeki beş sene içinde, istihdam piyasasında bugün önemli olarak değerlendirilen becerilerin üçte biri değişmiş olacak. 2020 itibariyle ise Dördüncü Sanayi Devrimi ile birlikte hayatımıza ileri robotik, otonom ulaşım, yapay zekâ, makine öğrenmesi, gelişmiş malzemeler, biyoteknoloji ve genom bilimi gibi kavramlar girecek. Bu gelişmeler, hem yaşamımızı hem de iş yapış şekillerimizi değiştirecek. Bazı meslekler tamamen yok olacak, bazıları daha fazla gelişecek. Bunun yanı sıra, bugün hiç bilmediğimiz meslek dalları da ortaya çıkacak.  
 
Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayınlanan yeni bir rapor, geleceğin işgücü, yetenek ve istihdam stratejilerini değerlendiriyor. Raporun adı The Future of Jobs, yani Mesleklerin Geleceği. Raporda, dünyanın önde gelen şirketlerinin insan kaynakları ve strateji yöneticilerinin görüşlerine yer veriliyor. 
 
Endüstri 4.0 sürecinde başarılı olmak için çalışanların sahip olması gereken üç temel yetenek arasında tabi ki  yaratıcılık var. Yeni ürünler, yeni teknolojiler, yeni çalışma yöntemlerinin hakim olacağı değişim sürecinden yararlanmak için yaratıcılık vazgeçilmez bir yetenek olacak. Tabi ki robotlar bu süreçte bize yardım edecekler ve hedefimize daha çabuk ulaşmamızı sağlayacaklar, ama robotların insanlar kadar yaratıcı olamayacakları kesin. En azından şimdilik! 
 
Bugün müzakere ve esneklik yetenekleri listenin ilk 10 sırasında yer alsa, bu yetenekler 2020 yılında eski önemini kaybedecek. Neden mi? Çünkü ‘büyük veri’ye ulaşan ve bu veriyi yöneten makineler, kararları bizim yerimize almaya başlayacaklar. Hatta, Dünya Ekonomik Forumu Yazılım ve Toplumun Geleceği Konseyi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, insanlar yapay zekanın 2026 yılından itibaren şirket yönetim kurullarının bir parçası olacağını tahmin ediyorlar. Önümüzdeki dönemde önemini kaybedecek yeteneklerden bir diğeri de ‘aktif dinleme’. 
 
Öte yandan bugün ilk onda yer almayan ‘duygusal zeka’, Endüstri 4.0 sürecinde hepimizin ihtiyaç duyacağı bir yetenek olacak.  
Yaşanacak değişimin doğası endüstriden endüstriye farklılık gösterecek. Örneğin küresel medya ve eğlence dünyası son beş içinde çok büyük bir değişim yaşamış durumda. 
 
Finansal hizmetler ve yatırım sektörü henüz radikal bir değişim geçirmiş değil. Satış ve pazarlama sektöründe çalışanlar ise teknolojik okuryazarlık başta olmak üzere, önümüzdeki dönemde yeni yeteneklere ihtiyaç duyacaklar. 
 
Değişim bizi beklemeyecek. Dolayısıyla iş dünyası liderlerinden, hükümetlere, eğitimcilerden sivil toplum temsilcilerine kadar herkesin Endüstri 4.0’ın ihtiyacı olan yeteneklere öncelik vermesi. Bugün en fazla ihtiyaç duyduğumuz yetenekler, yakında anlamsız kalabilecekler. İşte, bugün değer verdiğimiz ilk on yetenek ve Endüstri 4.0’da başarılı olmak için ihtiyaç duyacağımız ilk on yetenek:
 
Endüstri 4.0 için ne dediler?
- Klaus Schwab, Dünya Ekonomik Forumu Kurucusu ve Başkanı: ’Teknolojinin hayatlarımızı nasıl etkilediğini; ekonomik, sosyal, kültürel ve insani çevreleri nasıl yeniden şekillendirdiğine dair anlaşılır ve küresel olarak kabul gören bir bakış açısı geliştirmeliyiz. Bu derece büyük fırsat veya riskin yaşandığı başka bir zaman olmadı.’ 
- Dileep George, Yapay Zeka ve Nörobilim Araştırmacısı: ‘Ebola hastalarını tedavi edebilen veya nükleer atık temizleyebilen bir robot hayal edin!’
 
- Enrique Pena Nieto, Meksika Cumhurbaşkanı: ‘Meksika, vatandaşlarının internete ulaşma hakkını anayasasına taşıyan tek ülke.’ 
 
- Inga Beale, Lloydâ CEO’su: ‘Birçok insan için, akıllı telefon sahip olduğu ilk ve tek bilgisayar.’ 
 
- Gary Coleman, Küresel Sanayi ve Müşteri Danışmanı, Deloitte: ‘Dördüncü Sanayi Devrimi henüz doğum aşamasında. Fakat iş dünyası ve toplumda yaşanan yumuşak değişim ve çatlama, devrime katılım zamanının bugün olduğunun göstergesi. ‘
 
- Robert J. Shiller, 2013 Nobel Ekonomi Ödülü Sahibi, Yale Üniversitesi Ekonomi Profesörü: ‘Yangın sigortası satın almak için bir evin yanıp kül olmasını bekleyemezsiniz. Dördüncü Sanayi Devrimi’ne hazırlanmak için toplumumuzun altüst olmasını bekleyemeyiz.’
 
- Pierre Nanterme, Accenture CEO’su: ‘2000 yılından bu yana, Fortune 500 listesinde yer alan şirketlerin yarısından fazlasının yok olmasının tek nedeni dijitalleşme.’” 
 
Son olarak, TMMOB-EMO sitesinde yer alan Ekim 2016 tarihli bir haber ve bir bildiriyi aktarıyoruz.
“Yeni Nesil Sanayi ‘Endüstri 4.0’ Paneli” başlıklı habere göre; Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Eskişehir Şubesi’nin, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ile birlikte düzenlediği Yeni Nesil Sanayi ‘Endüstri 4.0` Paneli, 14 Ekim 2016 tarihinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde geniş katılımla gerçekleştirildi. 
 
Panelde, akademisyenler, kurum, kuruluş ve sektör temsilcileri tarafından; büyük veri analitiği, akıllı robotlar, nesnelerin İnterneti, bulut bilişim ve siber güvenlik gibi kavramlar ile teknolojik gelişmeler irdelenerek, Endüstri 4.0’ın Türkiye ve dünyayı nasıl etkileyeceği ve bu konuda neler yapılması gerektiği tartışıldı.
İşte bu panelin sunumlarından biri de Ali Akurgal (Akurgal Danışmanlık)’ın “Endüstri 4.0’ın KOBİ’lere etkisi” isimli bildirisi. Şöyle diyor Sayın Akurgal, 
bildiride:
 
“Endüstri 4.0 neden gerekli?
•Endüstri 4.0 konuşulurken, ‘durup dururken nereden çıktı bu?’ diye soranımız pek yoktur.
•Aslında, endüstri 4.0, başta Almanya, AB ülkelerinin, Çin’e kayan ‘üretim’i tekrar AB’ye çekme girişiminin bir sonucu.
•Çin’de artan refah nedeniyle yükselen işçilik maliyetleri ile rekabet edebilecek üretim teknikleri ortaya konuldu.
•Hem kalite/hassasiyet açısından
•Hem maliyet açısından
•Üretim büyük ölçüde robotlar tarafından yapılacak.
•‘İnsan’a hâlâ gerek var: Beklenmeyen durumlarda robotlar insanlar kadar geçerli kararlar veremiyorlar.
•Üretimden açığa çıkacak işgücü, robotların bakım –onarım –kurgulama işlerinde çalışacak.
Endüstri 4.0 kime gerekli?
•2000 öncesinde sıfır kilometrede bir otomobil aldığınızda motorunu ‘açar’dınız.
•Şimdi kimse ‘motor açmak’tan söz etmiyor.
 
•Demek ki, küresel boyutta rekabet edecekseniz, sizin otomobillerin de motoru ‘açılmak gerektirmeyecek’.
•Büyük şirketlerimizin endüstri 4.0ı uygulaması 
gerekli.
•Ama;
•Büyük şirketler tüm üretimi kendi yapmıyor ki?
•Önemli ölçüde alt yükleniciden ara malı alıyor.
•Ara malı istenen hassasiyette olmazsa, ne olacak 
rekabet?
•Alt yüklenicilerin (yan sanayi) çoğunluğu KOBİ.
•Bunların da endüstri 4.0 uygulaması mı gerek?
Endüstri 4.0ü beceremezsek ne olur?
•Türkiye’nin büyük firmaları endüstri 4.0ı beceremezse:
•En çok ihracat yaptığımız Almanya pazarını kaybederiz.
•Diğer ileri ülkelerdeki pazarlarımızı da kaybederiz.
•Üçüncü dünya ülkelerine mal satabilen duruma 
gerileriz.
•‘Yerli ve Milli’ tanımından giderek uzaklaşırız.
•Türkiye, el emeğine dayalı yalın işçilik sağlayan ülke durumuna geriler.
•En iyi olasılıkla, yabancı şirketlerin ‘üretim üssü’ 
oluruz.
•Bu konumda, ‘orta teknoloji eşiği’ni aşamayız.
-Teknoloji üretebilmek için günümüzde yaptığınız 
işten, o yeni teknolojiyi üretecek parayı kazanmalısınız. Kimse, devlet bile, size (teknolojiyi satın almak için) o parayı hediye etmez.
•Bu işleri yaparak ‘orta gelir eşiği’nin üstüne çıkamayız.
-Aynı nitelikte işi yapan başka ülkelerin belirlediği küresel bedele mahkûm olursunuz.
 
KOBİ ve Endüstri 4.0 –gerekli mi?
•Türkiye’den bir KOBİ manzarası:
•Ara malı üreten ‘tedarikçi’ KOBİlerimiz endüstri 4.0’a geçmek için gerekli üretim miktarlarını bulamaz ve bu nedenle gerekli yatırımı beceremezse;
-Büyük şirketlerimizin küresel rekabette söz sahibi ürünlerindeki ‘yerli’ oranı azalır.
-Ara mallarını, endüstri 4.0’ı becerebilmiş yabancı şirketlerden ithal ederiz.
-‘Yerli ve Milli’ tanımından giderek uzaklaşırız.
•Ürettiği ara malını büyük şirketlere satamayan KOBİ, küçülür ve sonunda kapanır.
•Zincir mağazaların, mahalle bakkallarına etkisi ne olduysa, büyük firmaların endüstri 4.0’a geçmesi, KOBİlere de o etkiyi yapacaktır.
 
KOBİ ve Endüstri 4.0 –yatırım kimden?
•Elektronik üretimde endüstri 4.0 zaten yaşandı. 
•Ayak sıklığı 0,4mm olan, ayaklar arası yalıtkan alan genişliği 0,2mm olan devre elemanlarını karta dizmek için tek yol: Robot.
•Türkiye’de donanım üretiminin eğlence (TV) sektörüne kayıp, robotlaşmanın orada olduğuna bakın. Neden? Çünkü, üretim miktarları bir tek o alanda yeterliydi. 
•Geri kalan elektronikçi KOBİler ne oldu?
•Bilişim denilince salt yazılımın akla gelmesi sizde bir alarm zili çaldırmıyor mu?
•İşte elektronikte sessiz sedasız oluveren, şimdi tüm sektörlerde olacak.
•Hazır mısınız?
 
KOBİ yatırım yapamazsa?
•Endüstri 4.0 için yatırım yapmak, ancak o yatırımı makul sürede geri kazanacak kadar çok sayıda üretim yapacaksanız mantıklı. 
•Aksi durumda batarsınız.
•Miktar nasıl sağlanır?
-Ara malını kullanan büyük şirket eliyle, o şirketin dünyadaki diğer kardeş üretim yerlerine de satış olanağı bulunur. (Bunu çok denedik, çok az sayıda başarılı sonuç aldık.)
-Yabancı sermayeli, dünya pazarında önemli yüzdeye sahip bir firmanın şemsiyesi altına girilir. (Yabancı sermaye, eğer aynı işi daha düşük bedelle yapan başka ülkede benzer bir kuruluş varsa, onu öne çıkartır, sizi öldürür.)
•Devlet, stratejik gördüğü alanlarda (genelde savunma sanayiinde) endüstri 4.0 yatırımını destekleyebilir…”
 

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.