DÖKÜM SANAYİSİNDE AVRUPA İKİNCİSİYİZ!

 DÖKÜM SANAYİSİNDE AVRUPA İKİNCİSİYİZ!

Bu başlık, DHA muhabiri Mehmet Uzun’un Nisan 2015 tarihli haberinin de başlığı aynı zamanda. Mehmet Uzun şöyle diyor haberinde: “Türkiye Döküm Sanayicileri Genel Sekreteri Kubilay Dal, Türkiye’nin döküm sanayisinde son 16 yılda hızla büyüyerek Avrupa’da 2., dünyada ise 12. sıraya yükseldiğini açıkladı. Almanya’nın Hannover kentinde düzenlenen sanayi fuarına
Türkiye’den döküm sanayisinin önde gelen firmaları da katıldı. 5. salonda stant kuran dökümcülerimiz ziyaretçilere son ürünlerini ve teknolojilerini tanıttı. Türkiye Döküm Sanayicileri Genel Sekreteri Kubilay Dal, yaptığı açıklamada Türkiye’nin döküm sanayinde en hızlı büyüyen ve kendisini geliştiren ülkelerden birisi olduğunu söyledi. Hannover’de düzenlenen sanayi fuarına 1999 yılından beri katıldıklarını, yıllık cirolarının ise 4 milyar dolar olduğunu anlatan Dal, ‘1999 yılından beri bu fuara katılıyoruz. Bu sene 16. senemiz. Bu 16 sene içinde Türk Döküm Sanayi
Avrupa’da Almanya’dan sonra 2. büyüklükte üretime ulaşmış vaziyette. Bu sene 22 döküm firmasıyla fuara katıldık. Türkiye Döküm Sanayi yaklaşık 1.5 milyon ton üretim yapıyor. Bu üretimin yüzde 80’nini de Avrupa’daki ana sanayicilere ihraç ediyor. Yıllık ciromuz 4 milyar dolara denk geliyor. Üretimin belli bir kısmı işlenerek satılıyor, döküm ürünlerinin birçoğu da makine
haline getirilerek satılıyor. Döküm bütün ana sanayilerin içinde olan bir malzeme. Döküm olmadan otomobil yapamazsınız, un değirmeni, ütü yapamazsınız. Döküm metallerin şekillendirilmesindeki en etkin ve eski metottur. Sürekli gelişen bir teknolojidir’ dedi. Türkiye’nin ana sanayisi bulunan birçok Avrupa ülkesine döküm ihraç ettiğini vurgulayan Kubilay Dal, ‘Türkiye’de 950 dolayında dökümhane var. Yaygın bir sektör. Türkiye Avrupa’da 2., dünya da ise 12. sıradadır. Avrupa’da ki ana sanayisi olan Almanya, Fransa, İtalya, İsveç, Finlandiya’ya Türkiye’den döküm gidiyor. Otomobil motoru da dahil bir çok malzeme döküm olarak Türkiye’de üretilip ve işlenerek Avrupa’daki ana sanayi ülkelerine gönderiliyor. Hedefimiz karlılığı arttırmak. Almanya’nın yıllık üretimi 5 milyon tondur. Biz Almanya’nın çok gerisindeyiz. Kısaca üretimi daha da arttırmak istiyoruz’ diye bilgi verdi.” Yani Döküm Sektörü, Makine İhracatçıları Birliği-MAİB sitesindeki “Döküm ve Dövme Ürünleri Değerlendirme Notu”nda yer alan “Döküm ve dövme ürünleri, otomotivden beyaz eşya sanayine, demir-çelik sanayinden çimento sanayine, savunma sanayinden gemi inşa sanayine, tarımdan sağlık sektörüne kadar, hemen hemen tüm sanayi sektörlerinde kullanılmaktadır. Günlük hayatımızda kullandığımız ve yararlandığımız birçok ürünün belli bir bölümü döküm metoduyla üretilmekte olup, üretilen sanayi mamullerinin %90’ında en az bir adet döküm ürünü bulunmaktadır. Döküm sanayinde faaliyet gösteren büyük sanayi kuruluşları genelde otomotiv ve beyaz eşya gibi dayanıklı tüketim sanayine, KOBİ boyutundaki işletmeler ise genelde makine imalat ve inşaat sektörüne yönelik çalışmaktadırlar” ifadesinde de görüldüğü gibi, önemli. Kubilay Dal, TÜDÖKSAD yayını Türkdöküm -Mart 2015 tarihli sayısında, “Döküm Sanayinin 2014 Yılı Değerlendirmesi”ni de yapmış. Değerlendirmesi şöyle: “Endüstrinin en önemli temel alanı olan döküm sanayisi 2008 yılı küresel krizinin etkilerini üzerinden atmaya çalışırken en önemli pazar olan Avrupa Birliği’nin ekonomik durgunluğunun yarattığı olumsuz tablo ile karşı karşıya kaldı.
 
Döküm sektörünün çıktı verdiği otomotiv, ticari araç, iş ve tarım makineleri ana sanayilerinde AB’de 2008 yılından beri beklenen üretim canlanması hala gerçekleşemediği gibi; bu sektörlerin
yurt içinde ithal komponentler ile montaja dayalı üretimi tercih etmeleri nedeniyle döküm sektöründe beklenen büyüme sağlanamadı. Genel makine, pompa ve vana gibi sektörlerde ise küresel rekabet hem AB ana sanayicilerini hem de yerli sanayicileri baskı altında tutuyor. İnşaat, köprü, tünel gibi kamusal alt yapı yatırımları üreten sektörler de beklenen canlanmayı sağlayamadı. Otomotiv dökümhanelerimizdeki kapasite kullanım oranı 2014 yılında yüzde 60’lar seviyesinde gerçekleşti. TÜDÖKSAD olarak yaptığımız çalışmaya göre; verimlilik artırıcı
yatırımlar ve yeni döküm hatlarının devreye alınması ile demir dökümhanelerinde kurulu kapasitesinin 2 milyon tona ulaştığı, bununla birlikte 2014 yılında 1.26 milyon ton üretim gerçekleştirildiği tespit edildi. 300.000 tona ulaşan çelik döküm kapasitesinin yüzde 50’sinin üretime dönebilmiş olması; önceki yıllara göre çelik dökümhanelerde üretilen ürünlerin nitelik ve boyutlarında yaratılan katma değer nedeniyle cironun göreceli olarak artış göstermiş olması yurt içi ve yurt dışı hedef sektörlerde canlanma beklentisini de beraberinde
getiriyor.
 
2014 yılında tek olumlu gösterge alüminyum döküm sanayinde izlendi. Otomotiv, beyaz eşya, inşaat mobilya ve makine imalatı gibi sektörlerin hafif metal malzemelere olan talebinin artışı ile beraber yerli yatırımlar ve dış ticaret pazarındaki gelişmeler, bu sektörde faaliyet gösteren firmalarımızın yatırımlarını tam kapasite ile kullanabilmelerine imkân tanıdı. Alüminyum yüksek basınçlı döküm sanayi her yıl ortalama yüzde 15 büyümeye devam ediyor. Jeopolitik gelişmeler, doğu ve güneydoğu sınır komşularımız ile yapılan ticari kayıplar bir yana, yaşanan güvensizlik ortamı da yatırım iştahını sona erdirdi. Kuzeyimizde Ukrayna, Rusya ve Avrupa Birliği arasındaki gerginlik Avrupa ekonomisinde durgunluk akabinde parite dengesizliğine yol açtı. Kaynaklarımızın yeterli olmaması nedeniyle dolar bölgelerinden temin edilen hammadde ve enerji dahil bütün temel girdilerimizin dolar kurunda görülen artış nedeniyle maliyet girdilerinin artmasına karşılık, Euro kurundaki düşüş nedeniyle hedef pazarın büyük çoğunluğunu oluşturan Euro Bölgesi’ne ihracat yapılması sektörün bu yıl olumsuz etkileneceği endişesini yaratıyor.
 
2015 yılı Türkiye’de seçim yılı olmasına rağmen ekonomi yönetiminin düşük enflasyon hedefine yönelik sıkı para uygulamaları ile kur ve faiz baskısı iç talebe dayalı sanayi üretiminde belirgin bir artış beklentisini ortadan kaldırıyor. İnşaat ve altyapı yatırımlarında durgunlukaçıkça izlendiği gibi, tarım üretimi de ürün fiyatları da çok düşük seyrediyor. Avrupa Bölgesi’nde ise otomotiv ve ticari araç üretiminde 2016 yılından itibaren artış olacağı raporlanıyor. Tarımsal üretimin düşük kalması ise traktör ve zirai araç yatırımlarını öteliyor. Rusya Federasyonu petrol
ve doğalgaz fiyatlarının düşmesi ile rublenin değer kaybı nedeniyle yaşadığı ekonomik istikrarsızlık sebebiyle tüm ülkeler için küçülen bir pazar haline geldi. Petrol fiyatlarındaki düşüş
yeni off shore ve petrol araştırma yatırımlarını da erteliyor. Enerji talebindeki azalma ve fiyatlardaki düşüşler rüzgar santrali yatırımlarının da durgunlaşmasını doğuruyor. Genel görünümlere bakıldığında Türk döküm sanayi için otomotiv, ağır vasıta ve ticari araç alanında yurt içinden ziyade AB bölgesinde 2014 yılı seviyelerinde alım olması bekleniyor. Genel makine imalat sanayinde kur, yerli makine üreticileri için fırsat haline gelebilecek. Pompa, vana ve takım tezgahları gibi yerli üretimde artış, çimento, inşaat, altyapı sektörlerinde ise ciddi bir büyüme bekleniyor. 2015 yılı için tek olumlu olabilecek AB Bölgesi sanayi ürünlerinin parite farkını değerlendirerek küresel ticaretteki payını artırması olacak. AB ana sanayilerinin büyük oranda
yardımcı malzeme tedarikçisi olan ülkemiz için yukarı yönlü bir ivme olacak.
 
Önümüzdeki yıllar için hem fırsat hem de tehdit olarak değerlendirilebilecek önemli hususlardan birisi de hızlı kapasite artışıdır. 2 milyon tona ulaşan demir döküm üretim kapasitesinin
talebin aynı miktarda artmadığı bu dönemde sektöre zarar verebilme riskini yaratıyor. Alüminyum yüksek basınçlı döküm pazar payını artırmaya devam edecek, çelik döküm de ise kayda değer bir değişim olmayacak.”
 
Şimdi de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin Nisan 2015 tarihli “VIII. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası” kitabındaki “Döküm Sanayi Meclisi” verilerine bakalım.
 
Döküm Sanayisi’nde;
 
*İhracat (milyar $)-3,2
*İthalat (milyar $-0,7
*En Fazla İhracat Yapılan (milyar $)
1. Almanya- 0,6
2. Irak-0,3
3. İtalya-0,2
*Her 1.000 istihdamda sektörün istihdamı-15
*Sektördeki her 1.000 istihdamda mühendis-42
*Her 1.000 işyerinde sektörün işyeri sayısı-8
*2014’te açılan her 1.000 şirkette sektörün şirket sayısı-5
*Ödenen her 1.000 TL’lik kurumlar vergisinde sektörün ödediği vergi-5
*Ödenen her 1.000 TL’lik gelir vergisinde sektörün ödediği vergi-2
*Her 1.000 kurumlar vergisi mükellefi içinde sektörün mükellef sayısı-5
*Her 1.000 gelir vergisi mükellefi içinde sektörün mükellef sayısı-2
*Özel sektördeki firmaların vergi öncesi karlarında sektörün payı-% 0,5
*En Büyük 1000 Sanayi Kuruluşu arasında sektörün kuruluş sayısı-17
*En Büyük 500 Şirketi arasında sektörün şirket sayısı-4
 
Sorun 1: Döküm sektörünün atık geri kazanım ve depolama sorunlarının çözülememiş olması
 
Açıklama: Döküm üretimi sonucu ortaya çıkan ve yüksek hacme sahip atık kum ve tozların depolanacağı alanlarda sorun yaşanmakta, atıklar farklı sektörlerde kullanılamamaktadır. Dünyada
benzer özelliklerdeki dökümhane kumları tehlikesiz atık olarak çimento yapımında, beton katkısı, arazi dolgusu, yol dolgusu, tarım toprağı olarak birçok alanda kullanılmakta ve atık miktarı azaltılmaktadır. Kullanılmış dökümhane kumlarının analizi için çok yüksek bedeller ödenmeye devam edilmekte, bu nedenle de çimento fabrikalarında girdi olarak kullanılması maalesef az
sayıda çimento fabrikası ile yürütülebilmektedir.
 
Çözüm Önerisi:
• Tehlikesiz ve inert kullanılmış döküm kumlarının dolgu malzemesi olarak karayollarında, yapı malzemesi olarak inşaatlarda ve hammadde olarak çimento fabrikalarında kullanımına yönelik yönetmelikler çıkartılmalı ve bu uygulamalar özendirilmeli,
• Atık bertaraf firmalarının kurulması ve faaliyetleri teşvik edilerek kontrollü olarak desteklenmelidir.
 
Sorun 2: Şile bölgesinde madencilik faaliyet izin ücretinin yüksek olması
 
Açıklama: 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16. maddesi gereği ormanlık alanlarda madencilik faaliyetlerinin yapılabilmesi için şirketlere verilen izinler 31/12/2019 tarihine kadar uzatılmıştır. Ancak yeni izin ücretleri (arazi tahsis ve ağaçlandırma bedeli olarak alınan ücretler) 4 katına kadar artmıştır. Söz konusu bedelin yörede faaliyet gösteren şirketler tarafından karşılanması çok zordur.
 
Çözüm Önerisi
•İzinler için ödenecek ücretler azaltılmalı, artışın enflasyon oranında yapılması sağlanmalıdır.
 
Sorun 3: Döküm sektörünün teşvik kapsamına alınmamış olması
 
Açıklama: 2013 yılında ve sonrasında açıklanan teşvik uygulamalarında demir çelik ve döküm sektörü kapsam dışında tutulmuş, otomotiv, oto yan sanayi ve makine imalat sektörleri teşvik edilmiştir. Döküm sektörünün teşvik uygulaması dışında kalması, teşvik mevzuatının ürün temelli sınıflama uygulamasından kaynaklanmaktadır. Döküm olmadan otomotiv sanayisi ve yan sanayisi üretim yapamaz, makine sektörü makine üretemez.
 
Çözüm Önerisi
• Döküm sektörü girdi sağladığı sektörler gibi teşvik kapsamına alınmalı,
• Döküm tesislerinde ürünün katma değerini artıracak yatırımlar (mekanik işleme, boyama, ısıl işlem vb) desteklenmeli,
•Sanayi tesislerinin sınıflandırılmasında kabul gören NACE Rev.2 kodları teşvik mevzuatında değerlendirilmelidir.
 
Sorun 4: Yurt içinde birincil alüminyum külçe imalatının sektörün ihtiyacını karşılayamaması
 
Açıklama: Türkiye’de birincil alüminyum külçe sadece Seydişehir Alüminyum Tesisleri’nde üretilmektedir ve bu tesisin kapasitesi yurt içi ihtiyacının %6-7’sini karşılamaktadır. İhtiyacın küçük bir kısmı, hurdadan üretilen ikincil ürün külçelerden, önemli bir kısmı ithalat yoluyla temin edilmektedir.
 
Çözüm Önerisi
•Yurt içindeki birincil alüminyum üretiminin arttırılması ile ilgili yatırımlar teşvik edilmelidir.
 
Sorun 5: Sektörün yoğun olduğu büyükşehir belediye sınırları içindeki yerleşik döküm sanayi tesislerinin, sanayi alanlarının yeni imar planlarında artık yer almayacak olması nedeniyle büyüme imkânlarının kalmaması
 
Açıklama: Sektörün geniş sahalara olan ihtiyacı ve sanayinin yoğun olduğu büyük şehirlerde ve sanayi bölgelerinde sanayi arazilerinin bedellerinin çok yüksek olması nedeniyle dökümhane yatırımları imkânsız hale gelmektedir.
 
Çözüm Önerisi
•Büyükşehir belediyesi içindeki döküm sanayi tesisleri için yakın hinterlant içinde yeni ihtisas organize sanayi bölgeleri tahsis edilmeli ve bu bölgeler teşvik edilmelidir.

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.