BOYA SEKTÖRÜ BÜYÜYECEK

 

Dikkat çekici en yakın zamanlı veri, Posta Gazetesi’nin Nisan 2016 tarih ve “Boya sektörü bu yıl %5 büyüyecek!” başlıklı haberi. Habere göre bu yıl tüm boya sektöründe yüzde 3-5 civarında bir büyüme tahmininde bulunan BOSAD Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, “Beklentimiz, kısa ve orta vadede bölgesel bir üretim ve yatırım merkezi olma hedefi ile bağlantılıdır” demiş. Haberin devamında şöyle deniliyor: “Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, sektörün 2016 yılında genel ekonomik yapıya uygun olarak yüzde 3-5 arasında büyüyeceğini söyledi. Büyüme sürecindeki en önemli etkeni dış pazarlardaki değişimler olarak gösteren Yiğitbaşı, son yıllarda iç pazardaki kentsel dönüşüm çalışmalarının da pazardaki en önemli gelişim nedeni olduğunu bildirdi. ‘Boya pazarındaki en önemli alan olan yenileme pazarındaki gelişmeler de büyümeyi etkileyen diğer bir faktördür’ diyen Yiğitbaşı, yurtdışı satışlarda da sektörün güçlü bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Orta Afrika ülkeleri denge sağlayacak Sektör için dış pazar arayışlarının öncelikli konular arasında yer aldığını ifade eden Yiğitbaşı, ‘Kuzey Afrika’da daralan pazarın, özellikle Orta Afrika ülkelerine yapılacak ihracat ile dengelenmesi ve daha uzak olan Asya ile Pasifik pazarlarına yönelik arayışların yoğunlaşması beklenmektedir’ dedi. Hedef 2 milyar dolar ihracat 2023 yılı için yıllık 2 milyar dolarlık ihracat hedeflediklerini ve bu rakama ulaşabileceklerini anlatan Yiğitbaşı, ‘Boya sanayimiz ihracatta önemli gelişmeler kaydetmekte, 45 ülkeye çok çeşitli ürünlerini kalite-fiyat avantajıyla ihraç etmektedir, ihracatımız son yıllarda boya ve hammaddeleri ile yardımcı maddeler olarak 1 milyar dolara yaklaşmıştır. Son iki yıllık dönemde ise genel ihracatımızdaki trende bağlı olarak azalışlar görülmektedir. Sektörel ithalatın ise ortalama yıllık 1.5 milyar dolar civarında olacağı öngörülmektedir’ dedi.”

 
İkinci adımda Ekonomi Bakanlığı’nın 2015 tarihli “Boya Sektörü” raporuna bakıyoruz. Rapora göre, “Küresel boya pazarı, son dönemde dünya ekonomisindeki nispi iyileşme süreci ile beraber ekonomik büyümesini sürdürmüş ve entegre olduğu sanayi sektörlerinin büyüme süreciyle beraber önemli bir gelişim göstermiştir. Bu kapsamda yapılan çeşitli ekonomik analizlere göre küresel boya pazarının ekonomik ve ticari değerinin 2010-2030 yılları arasında, yılda ortalama %3,5 büyümesi beklenmektedir. Küresel boya pazarının ekonomik büyüklüğünün ise 2030 yılında bugünkünün 2 katına çıkarak 134 milyar Euro’ya ulaşması beklenmektedir. Bu gelişim içinde en büyük büyüme alanının ise %5 ile Asya’da olacağı tahmin edilmektedir. 
 
Küresel ekonomideki iyileşmelere ve endüstrileşmenin hızlı bir şekilde artış göstermesine paralel olarak, boya sektöründe de üretim ve talep artış göstermiştir. Sektördeki artan sıkı pazarlık koşulları ile yeni teknolojilerin ve üretimde yeni buluşların gerekliliği, küresel pazarda artışı tetikleyen unsurlar olmuşlardır. Özellikle çevreye duyarlı ve sağlığa zararlı olmayan boya talebinde önemli artışlar gözlenmiş, bu büyüyen talebe paralel olarak da zararsız kimyasal maddelerin kullanım alanlarında ciddi yatırımlar gerçekleşmeye başlamıştır. Sektörde oluşan söz konusu eğilim reçine, katkı maddeleri ve pigment gibi ham maddelerin fiyatlarında artışa ve dolayısıyla sektördeki büyük oyuncuların bu fiyat artışına göre pozisyon almalarına neden olmuştur. 
 
Dünya Boya Sanayicileri Birliği (World Paint and Coatings Industry Association (WPCIA))’nin Ocak 2013’te yayınlanan “Dünyanın En İyi 10 Boya Firması 2012 Yıllık Raporu”na göre; boya pazarının büyümesinin başlıca etkenlerinden biri de küresel inşaat sanayisinin hızlı gelişimidir. Küresel boya pazarının gelişen yeni trendi, çevreye duyarlı boyalar olacaktır.
 
TÜRKİYE’DE BOYA SEKTÖRÜ 
Türk boya sanayisi, son 10 yıllık dönemde ülkemizin genel ekonomik yapısı ile birlikte önemli bir gelişim sürecinden geçmektedir. Ülkemiz, Avrupa genelindeki 6. büyük boya üreticisi olmasının yanı sıra, giderek artan üretimi ve teknolojik alt yapısı ile kendi bölgesinde uluslararası boyutlu sektörel bir güç olma hedefi doğrultusunda ilerlemektedir. 
 
Türkiye, sektörel yapısı itibarı ile Avrupa’nın 6. boya üreticisi konumundadır. Sektörün toplam üretim kapasitesi yaklaşık 800 bin ton/yıl olup, kapasite kullanım oranı %65 düzeyindedir. Toplam üretim kapasitesinin %55’ini su bazlı boyalar %45’ini solvent bazlı boyalar oluşturmakta olup, sektörde %35 yerli hammadde kullanılmaktadır. 
 
Ağırlıklı olarak inşaat boyaları ve ısı yalıtım sistemlerine yatırım yapmayı sürdüren Türkiye boya sektörü, bu yatırımlara 2013 yılında da devam etmiştir. Firmalar, çevreye olan olumsuz etkileri en aza indirmek ve müşterilerden gelen çevreci ürün talebini karşılamak amacıyla, çevre dostu ürünler geliştirmeye başlamış ve bu sayede yüksek solitli ürünlerin, toz boyaların ve VOC düşük ürünlerin sayısının giderek artmasını sağlamışlardır. Bunun yanında, yine çevreci özellikli su bazlı sistemlerin pazardaki payı da yükselmektedir. 2013 yılı itibariyle inşaat boyaları pazarının %85’i su bazlı, ’i solvent bazlı boyalardır. 
 
Boya sanayimizde 600’e yakın kuruluş bazında faaliyet göstermekte, gelişen ekonomik yapımız içinde özellikle; otomotiv, inşaat, genel sanayi boyaları, ahşap/mobilya boyaları vb. alt üretim alanlarında imalat sanayimize yönelik önemli entegre ürünlerin imalatı gerçekleştirilmektedir. 
Boya ve hammadde sektörü ihracatımızda, son yıllarda inşaat boyalarının yanı sıra özellikle yapı kimyasalları, hammadde ve yarı mamul ürünleri önem kazanmaya başlamıştır. 
Türk boya sanayisinin temsilcisi olan kuruluşlarımız, başta Orta Doğu, Yakın Doğu, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve Kafkaslar olmak üzere çok geniş bir coğrafyada sektörel ihracatı artırmak için çabalarını sürdürmektedir. 
 
Son yıllarda, boya sektöründe geliştirilen yeni ürünlerin başında nanoteknolojik boyalar gelmektedir. Boya üretiminde kullanılan nanoteknoloji sayesinde yangın geciktirici, antimikrobiyel yapı, çizilmez, aşınmaz, korozyon direnci, ses izolasyonu, güneş ışığına dayanıklılık, kendi kendini temizleme, kolay temizlenebilme gibi birçok işlev sağlanabilmektedir. Ayrıca daha dayanıklı, servis ağırlıklı, kolay sürülen, yüksek performanslı, renk çeşitliliği bakımından zengin ve çevresel etkileri azaltılmış (düşük VOC, ağır metal içermeyen boya, vb) boya ürünlerine ilgi de artmaktadır.”
 
Raporun sonunda ilginç bir nokta var. BOSAD Başkanı Ahmet Yiğitbaşı’nın 2 Milyar Dolar olarak ifade ettiği 2023 yılı ihracat hedefi rakamı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı raporunda2,5 Milyar Dolar olarak belirtiliyor. Raporda aynen şöyle deniliyor: “Türkiye Boya Sektörü İhracatı: TİM 2023 İhracat Stratejisi kapsamında boya sektörü 2023 ihracat hedefi 2,5 Milyar ABD Dolarıdır. Söz konusu sektörler kapsamında ilgili İhracatçı Birliği Genel Sekreterliği, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (İMMİB), ilgili İhracatçı Birliği ise yine İMMİB bünyesindeki İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ile Akdeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğidir.”
 
Bu veriler, genel olarak, Boya Sanayicileri Derneği BOSAD’ın Haziran 2015 tarihli “Dünyada Ve Türkiye’de Boya Sektörü” sunumu ile de örtüşüyor.
 
Sunuma göre, “Türkiye’de boya sanayi, ana kimya sektöründe önemli bir ekonomik büyüklüğe sahiptir. 2014 yılında sektörde % 3-4 lük büyüme görülmüştür. İç pazardaki boya tüketimi 2,2 milyar dolar değerindedir. 
 
Türkiye, Avrupa’nın en büyük 5. boya üreticisi olarak Dünya pazarının yaklaşık % 2’sine sahiptir. Avrupa’nın ilk dört boya üreticisi sırasıyla; Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya’dır. 2014 yılında Türk boya ve hammaddeleri sektöründe yaklaşık 903 bin tonluk üretim gerçekleşti. Üretimin miktar bazında % 60’ını inşaat, %40’ını sanayi boyaları oluşturmaktadır. Değer bazında ise, üretimin % 60’ını sanayi boyaları, %40’ını inşaat boyaları oluşturmaktadır. 
 
Türk Boya Sektörü Avrupa’nın en büyük boya pazarlarından biridir. Toplam pazar büyüklüğü yaklaşık 904 bin tondur. (2014) Toplam Pazar büyüklüğü (ihracat hariç) 2 milyar doları aşmıştır. Kişi başı boya tüketimi 11 kg’dır. Uluslararası sermayenin güçlü varlığı bulunmaktadır. Türk boya sektöründe bugün 20 ye yaklaşan büyük ölçekli ve gelişmiş üretim teknolojisi yapısına sahip işletmeler yanında, sektörde yurt geneline dağılmış çok sayıda küçük ve orta ölçekli işletme faaliyet göstermektedir. 
 
Sektörün Gücü:
*Türk boya sektöründe sürekli artan gelişim düzeyi
*Teknolojik yapısı ve üretim kapasitesi ile önemli bir bölgesel güç
*İç pazarı ve ihracatı ile yıllık 3 milyar dolarlık bir büyüklüğe yaklaşan bir sektör
*Direkt ve dolaylı istihdamla birlikte yaratılan toplam 300 bin kişilik iş gücü
*Giderek önem kazanan ihracatçı yapısı 
 
Yabancı Sermayenin Türk Boya Sektörüne Bakışı:
*Uluslararası kökenli yatırımların gelişme göstermesi (boya ve hammaddeleri)
*Türkiye’deki kentleşme süreci ile birlikte başlayan ekonomik değişim ve yaşam standartlarının artması
*Türk imalat sanayinin gelişmesinin boya ve ilgili üretim alanlarına olumlu etkisi
*Türkiye’nin, Ortadoğu, Orta Asya, Kuzey Afrika, Balkanlar, Doğu Avrupa ve Sahra altı Afrika ülkelerine yakınlığı nedeniyle, bu ülkelere yönelik ihracat için önemli bir merkez olması
 
Dünya Boya Sanayisindeki Yapısal Değişimler: Son dönemde dünya boya sanayisi önemli değişikliklere sahne olmaktadır. Sektörde konsantrasyon, uzmanlaşma, globalleşme ve çok yönlü ortaklıklar ağırlık kazanmıştır. Çevresel faktörlerin de sektöre etkisi daha çok hissedilmeye başlamıştır.
 
Küresel Boya Pazarının büyümesinde aşağıdaki ana faktörler rol oynamaktadır: Günümüzdeki çalkantılı küresel ekonominin nispeten iyileşmesi Hızlı sanayileşme Otomotiv ve yapı sektörü gibi son tüketici sektörlerindeki talep artışı Bunlara ek olarak, yönetmeliklerin sıkılığı, rekabet artışı, formülasyonlardaki, teknolojilerdeki ve ürün geliştirmedeki ilerleme sektörü etkilemektedir.”
 
Sunuma göre, Dünya Boya Sanayisindeki Ana Trendler 
şöyle:
Talep Kayması
*Son kullanıcı sektörlerindeki coğrafi yer değiştirmeler boya pazarını  doğrudan etkileyecektir.
*Gelişmiş pazarlardaki inşaat ve diğer sektörlerdeki yatay gelişimi
*Gelişen pazarlardaki sektörel büyüme yıllık %4-5 olup, GSYİH gelişiminin biraz üzerindedir.
*Yükselen (emerging) ülkelerdeki sektörelbüyüme yıllık ’a kadar olup, GSYİH gelişiminin üzerindedir.
 
Yeni İş Modelleri
* Boya sektörü daha çok (son) tüketici tarafından yönlendirilmektedir.
*Ar-Ge ve ürün müşterek geliştirme çalışmaları tüketicilerin taleplerine paralel olarak yapılmaktadır.
*Daha yakın işbirliği daha istikrarlı ilişkilere yön verir ve fiyat baskısını rahatlatabilir.
İnovasyon
*Akıllı fonksiyonlar, nanoyapılar ve çoklu fonksiyon kombinasyonları katma değerli özellikler olarak ortaya çıkmaktadır.
*Endüstriyel boyalarda UV ile kürlenebilen teknolojiler geleceğin teknolojisi olarak görülmektedir.
*Solvent bazlı boyalardan su bazlı boyalara geçiş hızlanmıştır.
*İnovasyonun etkisi orta vadede çok güçlü, uzun vadede ise hafifleyecek gibidir. Yönetmeliklerin tetiklediği, çevre dostu yeşil boyalar sektörün gelecekteki gelişimine daha da katkıda bulunacaktır.
 

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.