BOYA SEKTÖRÜ, AVRUPA DÖRDÜNCÜSÜ

 BOYA SEKTÖRÜ, AVRUPA DÖRDÜNCÜSÜ

Temmuz 2015 tarihli Dünya İnşaat eki haberinin başlığı şöyle: “Boya sektörü, üretimde Avrupa üçüncülüğüne oynuyor” Haberin devamında da, “Son 10 yılda istikrarlı bir büyüme sağlayan Türkiye boya sanayisi, 2012 yılında kayıtlı ekonomi içinde 600’e yakın üretici firma ile toplam üretim büyüklüğünü yılda 850 bin tona ulaştırdığı dikkate alındığında Avrupa’nın en büyük boya üreticisi ülkeleri arasında yer alıyor. 2012 yılını bir önceki yıla göre düşük bir performans ile kapatan boya ve hammaddeleri sektörü, 2013 yılında Türkiye ekonomisinin büyüme hızının
yüzde 4-5 seviyesinde olma beklentisi dikkate alındığında, sektörün bu gelişmeye paralel olarak bir büyüme göstereceği öngörülüyor. Boya sektöründe üretim alanları itibarı ile geçen yıl yaklaşık 500 bin ton inşaat boyası üretildi. İnşaat boyalarında özellikle kentsel dönüşüm projelerinin hayata geçmesi ile beraber sektör performansının daha yüksek seviyelere ulaşacağı ifade ediliyor. Dünya pazarından aldığı pay yüzde 2 dolayında olan Türkiye boya sanayisi, Avrupa’nın dördüncü büyük üreticisi konumunda. Sektörün özellikle son 10 yılda kapasitesi ve teknolojik altyapısı ile bölgesel güç olma hedefinde ilerlediğini belirten sektör aktörleri, büyümenin devam edeceğini ve Türkiye’nin kısa vadede, Avrupa’da üçüncü sıraya yerleşeceğini öngörüyorlar.
 
Boya üretiminin yaklaşık yüzde 8-10’luk bölümü dış pazarlara yönelik ihracat kalemleri arasında yer alıyor. 2012 yılında boya ve hammaddeleri ihracatı yaklaşık 700 milyon dolar olurken, sektörün 2023’te 2.5 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşması bekleniyor. Sektörde 20’ye yakın büyük ölçekli ve gelişmiş üretim teknolojisine sahip işletme, 600’e yakın ise KOBİ düzeyinde firma bulunuyor. Sektör temsilcileri, Türkiye üretiminin yüzde 82’sinin büyük ve orta, yüzde 18’inin ise küçük ölçekli kuruluşlar tarafından gerçekleştirildiğini kaydediyorlar. Öte yandan Ortadoğu ve Türk cumhuriyetleri gibi gelişmekte olan pazarlara yakınlık dolayısıyla, Türkiye’nin boya üreticileri için cazibe merkezi haline geldiği ifade ediliyor. Sektör aktörleri, Türkiye’nin kişi başına boya tüketiminin dünya standartlarının altında olduğuna işaret ederek, çevre bölgelerdeki bakir pazarlar nedeniyle boya sektörü bakımından önemli bir ülke olduğunu vurguluyorlar. Türkiye’de kişi başı tüketim 10 kilogram dolayında iken gelişmiş ülkelerde bu oran Türkiye’nin 2.5 -3 katına ulaşıyor. Türkiye’de kişi başı tüketimin önümüzdeki beş yıl içinde 20
kilogramlara çıkması bekleniyor. Boya sektörünün mevcut kurulu kapasitesinin kullanım alanlarına göre dağılımına bakıldığında ise inşaat boya ve vernikleri yüzde 59’luk, ahşap boyaları yüzde 12’lik, tiner ve incelticiler yüzde 10’luk, otomotiv sanayisi yüzde 6’lık, metal boya ve vernikleri yüzde 5’lik ve toz boya yüzde 4’lük orana sahip. Toplam kapasitenin yüzde 59’unu inşaat boyalarının oluşturması sonucu boya sektörü, inşaat sektörüne büyük ölçüde bağımlı. Bu nedenle boya üretiminde mevsimsel dalgalanmalar oluşuyor. Üretim miktarı, inşaat çalışmalarının
yoğun olduğu yaz aylarında diğer ayların iki katına çıkıyor. Boya sektörü, inşaat sektörü dışında otomotiv, mobilya, deri, cam, seramik, tekstil ve basım sektörlerine girdi sağlıyor.
 
Türkiye boya sanayii 2 milyar dolarlık büyüklüğüyle dünya pazarında yüzde 2’lik paya sahip durumda. Sektör aktörleri, yakın çevresine boya ihraç eden Türkiye’nin bu alanda önemli
bir oyuncu olduğunu vurguluyorlar. Diğer taraftan sadece bazı yüksek teknolojiye sahip özel boyaların Türkiye’ye ithal edildiğine dikkat çekiliyor. Son 10 yıllık gelişim dikkate alındığında Türkiye’nin boya sanayiinde, artan teknolojik yapısı ve Ar-Ge gücü ile rekabetçi bir bölgesel güç haline geldiği ifade ediliyor. 2012 yılında 40’ı aşkın ülkeye boya ve hammadde ürünlerinin ihracatının yapıldığı biliniyor. Bu alanda ülkemizin yakın coğrafi komşuları ön sırada yer alıyor. Sektörün ihracatında öne çıkan pazarların, Balkan, Ortadoğu, Kuzey Afrika ülkeleri ve Türk cumhuriyetleri olduğu görülüyor. Bu pazarlara ilaveten Doğu Avrupa ülkeleri, Rusya ve Ukrayna’nın da önemli bir ihracat alanı olduğu belirtiliyor. Sektörün yeni hedef pazarları arasında Sahra Altı Afrika ülkeleri yer alıyor.” deniliyor. 
 
Bu haberi destekleyen bir başka veri de İş’te Kobi sitesinde yayınlanan Mayıs 2015 tarihli ve “Boya sektörü Türkiye’de Avrupa’dan fazla
büyüyecek” başlıklı. Bu habere göre de Dünyada 100 milyar doları aşan toplam boya pazarı 2030 yılında Çin ve Hindistan etkisiyle Asya’da parlayacakmış. Boya pazarının yüzde 50’den fazlasının Asya’da yaratılması beklenirken, Türkiye ise Avrupa’dan daha fazla büyüme kaydedecekmiş. Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Başkanı Ahmet Faik Bitlis, dünya boya pazarı büyüklüğünün 2030 yılına kadar yıllık yüzde 3.5 artmasını beklediklerini söylemiş. Bu artışta yıllık yüzde 5’le en büyük katkıyı Asya pazarlarının vereceğini ifade eden Bitlis, Türkiye boya pazarının, Avrupa’dan daha fazla büyüyeceğini kaydetmiş.
 
Bitlis ayrıca, Türkiye boya pazarının ihracat hariç 2.2 milyar dolar büyüklüğe ulaştığını belirtmiş. Bunun miktar olarak yüzde 60’ının inşaat boyalarından yüzde 40’ının ise sanayi boyalarından oluştuğunu anlatan Bitlis, değer olarak ise tam tersi bir tablonun olduğunu bildirmiş. 2013 yılı toplam küresel boya hacminin 40 milyon tonu aştığını kaydeden Bitlis, sektörün parasal değerinin 100 milyar doların üzerinde olduğunu ve bu hacmin yüzde 57’sinin sanayi boyalarından, yüzde 43’ünün ise dekoratif (inşaat) boyalardan oluştuğunu açıklamış. 2030 yılında
dünya boya pazarı büyüklüğünün yıllık ortalama yüzde 3.5’luk artış ile şu anki mevcudun 2 katına çıkılacağı öngörüsü olduğunu bildirerek, bu artışın yıllık yüzde 5’inin Çin ve Hindistan etkisiyle tek başına Asya’da gerçekleşeceği beklentisi olduğunu vurgulayan Bitlis, Türkiye’nin ise Asya’yı yakalayamamakla birlikte büyüme hızı bakımından Avrupa’yı geçeceğini aktarmış.
Sektördeki gelişmelerden de bahseden BOSAD Başkanı Bitlis, teknolojinin ilerlediğini ve solvent bazlı boyalardan su bazlı boyalara doğru geçişin olduğunu ifade etmiş. Gün geçtikçe
daha çok ‘yeşil boya’ üretildiğine dikkat çeken Bitlis, “Sanayi kanadında kendi kendini tamir edebilen boyalar üretiliyor. Formülasyonlar çeşitleniyor. Dünyada boya fiyatları üstünde bir
baskı var ama artık üreticiyle son kullanıcı birlikte çalışmaya başladı. Bu fiyat baskısını ortadan kaldıracak” demiş. Önümüzdeki yıllarda üretimin Asya pazarlarına kayacağına dikkat çeken Bitlis, Türkiye’nin uzun vadeli bir kimya stratejisine ihtiyaç duyduğunu belirtmiş. Kişi başı boya tüketiminin Türkiye’de 11 kilogram olduğunu ve Türkiye’nin pazar büyüklüğü açısından Avrupa
5’incisi olduğunu vurgulayan Bitlis, bu rakamın sanayi boyalarında 4- 5 kilogram olduğunu ve bu rakamların düşük olduğunu söylemiş. Bitlis, boyayla ilgili belirlenmesi gereken stratejileri
ise şöyle sıralamış: “Türkiye bir turizm ülkesiyse, mutlak çevre düzenlemelerinin yapılması gerekir. Binaların dış cephesi düzgün olmalı. Boyanın aynı zamanda koruyucu tarafının öne çıkarılması lazım. Boya, üstüne sürüldüğü her şeyi korur.” Kentsel dönüşümün başlamasıyla boya yenileme işinin ötelendiğini kaydeden Bitlis, buna karşın mantolama pazarının gelişmeye başlamasının sektör için itici güç olduğunu belirtmiş. Türkiye’de üretim yapan 500-700 arasında firmanın olduğuna değinen Bitlis, şunları anlatmış: “Sadece bir proje için kapısını açıp,
üretim yapıp, tekrar kapatan firmalar var. Almanya’da toplam üretim yapan firma sayısı 230. Türkiye’de 900 bin ton üretim varken, Almanya’da 1.5 milyon tonluk üretim yapılıyor. Türkiye’de de son dönemde büyük ve orta ölçekli firmaların payı artıyor. Bize gelen bilgilere göre, küçük ve mikro ölçekli firmalar gün geçtikçe kapanıyor.” Kimya Sektörü’nün bir alt dalı olan
Boya Sektörü, buna rağmen hiç de azımsanmayacak bir üretim alanı. Bu alana, Ekonomi Bakanlığı’nın 2014 tarihli “Boya Sektörü” raporu ile biraz daha yakından bakalım. Rapora göre, “Küresel boya sektöründe talep geçtiğimiz 10 yıl boyunca yılda ortalama %5,4’lük bir artışla istikrarlı bir şekilde büyümüştür. Boya sektöründe dünyada 2013’e kadar yapılan satışların değeri yaklaşık olarak 127 Milyar ABD Dolarına ulaşırken, satış miktarları da yaklaşık olarak 42 milyon tona ulaşmıştır.
 
Küresel boya pazarı, son dönemde dünya ekonomisindeki nispi iyileşme süreci ile beraber ekonomik büyümesini sürdürmüş ve entegre olduğu sanayi sektörlerinin büyüme süreciyle
beraber önemli bir gelişim göstermiştir. Bu kapsamda yapılan çeşitli ekonomik analizlere göre küresel boya pazarının ekonomik ve ticari değerinin 2010-2030 yılları arasında, yılda ortalama %3,5 büyümesi beklenmektedir. Küresel boya pazarının ekonomik büyüklüğünün ise 2030 yılında bugünkünün 2 katına çıkarak 134 milyar Euro’ya ulaşması beklenmektedir. Bu gelişim içinde en büyük büyüme alanının ise %5 ile Asya’da olacağı tahmin edilmektedir. Küresel ekonomideki iyileşmelere ve endüstrileşmenin hızlı bir şekilde artış göstermesine paralel olarak, boya sektöründe de üretim ve talep artış göstermiştir. Sektördeki artan sıkı pazarlık koşulları ile yeni teknolojilerin ve üretimde yeni buluşların gerekliliği, küresel pazarda artışı tetikleyen unsurlar olmuşlardır. Özellikle çevreye duyarlı ve sağlığa zararlı olmayan boya talebinde önemli artışlar gözlenmiş, bu büyüyen talebe paralel olarak da zararsız kimyasal maddelerin kullanım alanlarında ciddi yatırımlar gerçekleşmeye başlamıştır. Sektörde oluşan söz konusu eğilim reçine, katkı maddeleri ve pigment gibi ham maddelerin fiyatlarında artışa ve dolayısıyla sektördeki büyük oyuncuların bu fiyat artışına göre pozisyon almalarına neden olmuştur. Dünya Boya Sanayicileri Birliği (World Paint and Coatings Industry Association (WPCIA))’nin Ocak
2013’te yayınlanan ‘Dünyanın En İyi 10 Boya Firması 2012 Yıllık Raporu’na göre; boya pazarının büyümesinin başlıca etkenlerinden biri de küresel inşaat sanayisinin hızlı gelişimidir. Küresel boya pazarının gelişen yeni trendi, çevreye duyarlı boyalar olacaktır.
 
Türkiye’de Boya Sektörü Bugün, 20’ye yakın büyük ölçekli ve gelişmiş üretim teknolojisine sahip firmanın faaliyet gösterdiği Türkiye boya sektörü, 2013 yılında 3,2 Milyar TL’lik büyüklüğe, 2
Milyar ABD Dolarını aşkın iç piyasa tüketimine sahip olup, yaklaşık 850 bin tonluk hacimle Avrupa’nın en büyük boya üreticisi ülkelerinden biri konumundadır. Kişi başı boya tüketiminin 10-12 kg/yıl olarak gerçekleştiği ve çok sayıda ekonomik oyuncuya ev sahipliği yapan ve 2012 yılını bir önceki yıla göre düşük bir performans ile kapatan boya ve hammaddeleri sektörü, 2013 yılında Türkiye ekonomisinin büyüme hızının %4 seviyesinde olması ile birlikte, ekonomideki bu gelişmeye paralel olarak sektör de gelişme göstermiştir. Dünya pazarından aldığı pay %2
dolayında olan Türkiye boya sanayisi, Avrupa’nın dördüncü büyük üreticisi konumunda yer almaktadır. Boya üretiminin yaklaşık %8-10’luk bölümü dış pazarlara yönelik ihracat kalemleri arasında yer almaktadır.
 
Sektörün mevcut kurulu kapasitesinin kullanım alanlarına göre dağılımı incelendiğinde, inşaat boya ve verniklerinin % 58, ahşap mobilya boyalarının % 14, metal boya ve verniklerin % 10, otomotiv boyalarının % 6, toz boyaların % 7, deniz boyalarının % 3 ve diğer boyaların % 2 paya sahip olduğu görülmektedir. Boya sektörünün mevcut toplam kapasitesinin yaklaşık % 60’ını inşaat boyalarının oluşturması, sektörü inşaat sektörü ile büyük ölçüde entegre bir hale getirmektedir. Sektörde en büyük pay inşaat boyalarının olurken, yıllık boya üretiminin yaklaşık %82’si büyük ve orta ölçekli kuruluşlar; vernik ve tiner ağırlıklı üretimi kapsayan ’i ise küçük ölçekli kuruluşlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Ağırlıklı olarak inşaat boyaları ve ısı yalıtım sistemlerine yatırım yapmayı sürdüren Türkiye boya sektörü, bu yatırımlara 2013 yılında da devam etmiştir. Firmalar, çevreye olan olumsuz etkileri en aza indirmek ve müşterilerden gelen çevreci ürün talebini karşılamak amacıyla, çevre dostu ürünler geliştirmeye başlamış ve bu sayede yüksek solitli ürünlerin, toz boyaların ve VOC düşük ürünlerin sayısının giderek artmasını
sağlamışlardır. Bunun yanında, yine çevreci özellikli su bazlı sistemlerin pazardaki payı da yükselmektedir. 2013 yılı itibariyle inşaat boyaları pazarının %85’i su bazlı, ’i solvent bazlı boyalardır.
 
Son yıllarda, boya sektöründe geliştirilen yeni ürünlerin başında nanoteknolojik boyalar gelmektedir. Boya üretiminde kullanılan nanoteknoloji sayesinde yangın geciktirici, antimikrobiyel
yapı, çizilmez, aşınmaz, korozyon direnci, ses izolasyonu, güneş ışığına dayanıklılık, kendi kendini temizleme, kolay temizlenebilme gibi birçok işlev sağlanabilmektedir. Ayrıca daha dayanıklı, servis ağırlıklı, kolay sürülen, yüksek performanslı, renk çeşitliliği bakımından zengin ve çevresel etkileri azaltılmış (düşük VOC, ağır metal içermeyen boya, vb) boya ürünlerine ilgi de artmaktadır.
 
İhracat: Boya sektörü ürünleri ihracatımız 2013 yılında 764 milyon ABD Doları olarak gerçekleşerek bir önceki yıla oranla yaklaşık olarak %9 artış göstermiştir. TİM 2023 İhracat Stratejisi
kapsamında boya sektörü 2023 ihracat hedefi 2,5 Milyar ABD Dolarıdır. Söz konusu sektörler kapsamında ilgili İhracatçı Birliği Genel Sekreterliği, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı
Birlikleri Genel Sekreterliği (İMMİB), ilgili İhracatçı Birliği ise yine İMMİB bünyesindeki İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ile Akdeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğidir.
 
Sektörde başlıca pazarlar; Irak, İran, Azerbaycan, Rusya Federasyonu ve Çin olarak sıralanmaktadır. Bahse konu sektördeki ilk 15 ihraç pazarımızın toplam sektör ihracatı içerisindeki payının 2013 yılında % 68 civarında olduğu görülmektedir.
 
İthalat: Bahse konu sektörde 2013 yılı itibariyle en çok ithal edilen ilk üç ürünün 32.04 GTİP kodlu Sentetik Organik Boyayıcı Maddeler (pay %27), 32.06 GTİP kodlu Diğer Boyayıcı Maddeler (pay % 23) ve 32.08 GTİP kodlu Sentetik Polimerler Esaslı; Susuz Ortamda Eriyen/Dağılan, Boya ve Vernik (pay % 14) olduğu görülmektedir. Sektörde başlıca ithalat yaptığımız ülkeler, Almanya, Çin, İtalya, Hindistan ve İspanya olarak sıralanmaktadır. Bahse konu sektördeki ilk 15 ithal pazarımızın toplam sektör ihracatı içerisindeki payının 2013 yılında % 86 civarında
olduğu görülmektedir.”
 
Son olarak, Boya Sektörü’nün Güçlü-Zayıf Analizi’ni de veren, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği-İKMİB tarafından yayınlanan “Boya Ve Hammaddeleri Sektörü Gelişim Çalıştayı 2015 – 2023 Hedefler - Stratejiler Sonuç Raporu” na bakıyoruz.
 
SEKTÖRÜN GÜÇLÜ YANLARI
 
• Ürün çeşitliliği fazla
• Kurulu kapasitemiz yüksek
• Ar-Ge ve İnovasyona önem veriliyor
• İnsan sağlığı ve çevreye duyarlı, ileri teknoloji alt yapısına sahip
 
SEKTÖRÜN ZAYIF YANLARI
 
• Boya hammaddelerinin yurtdışından ithal edilmesi
• Ara eleman eksikliği
• Sektörün küçük işletmelerden oluşması ve finansman problemleri
• Ürün standartlarının piyasa kontrollerinin yetersiz olması
• Kayıtlı KOBİ’lerin kayıt dışı KOBİ’lerden dolayı haksız rekabete uğraması ve büyük firmaların baskısı altında olmaları
 
FIRSATLAR
 
• Türkiye’nin güçlü jeopolitik konumu
• AB mevzuatları
• Toplumsal tüketim düzeyinin artış eğiliminde olması
• İnşaat sektörünün dinamik yapısı ve müteahhitlik sektörünün gelişmesi
• Yalıtıma ilişkin mevzuat değişiklikleri nedeniyle boya tüketiminin artması
• Belediyelerin yenilenme amaçlı boyama faaliyetlerinin artması
• Savunma sanayi yatırımlarının sektöre olumlu etkisi
 
TEHDİTLER
 
• Çevre ve komşu ülkelerdeki siyasi gelişmeler
• Üreticinin üzerindeki vergi yükü
• Boya ikame malzemeleri (pvc, kaplama, duvar kâğıdı)
• İhracat yapılan ülkelerde yerli üreticilerin ortaya çıkması
• REACH mevzuatı
 
Rapora göre Boya Sektörü’nün 2015 - 2023 için Öncelikli Nihai Hedefler de şöyle:
 
1. Bölgesel marka olmak:
• Bölgesinde en az 3 marka oluşturmak
• Bölgesel marka olabilmek:
2. Alternatif hammadde çalışmalarına yoğunlaşmak:
• Temel girdilerin alternatiflerle ikame edilmesi
• İnovasyona dayalı Ar-Ge ve dışa bağımlılığı azaltacak hammadde alternatif çalışmaları
3. Haksız rekabetin engellenmesi:
• Dışa bağımlılığın ve haksız rekabetin önlenmesi
• Mevzuat dışı üretim ve haksızlığın önlenmesi
4. Çevre ve insan sağlığına duyarlı ürün geliştirmek:
• Ar-Ge yatırımlarıyla gelişme sağlamak:
• Çevre ve insan sağlığına uygun ürünlerin üretilmesi
• Akıllı ve yeni ürünler (çok amaçlı) geliştirerek sektörde söz sahibi olmak
5. Dış pazara yönelik bir güç haline gelmek ve üretim yapmak:
• Türkiye jeopolitik konumu sebebiyle bölgesel bir güç olabilir
• Global ölçekte faaliyet göstererek bölgesel güç haline gelmek
• 2023 yılında Avrupa’da ilk üçe girerek bölgesel üretim ve çekim merkezi olmak
• 2023 ihracat hedefi kapsamında boya sektörü ihracatının 2,5 milyar USD ye ulaşması
• Kişi başı boya tüketiminin 6 kg’dan Avrupa standartlarına çıkarılması 6. İleri teknoloji ile üretim yapmak:
• Teknolojik yatırımlar ve ürünler konusunda dünya sıralamasında üst sıralara çıkmak

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.