BAKANLIĞA GÖRE MADENCİLİK SEKTÖRÜ!

 BAKANLIĞA GÖRE MADENCİLİK SEKTÖRÜ!

 
Anlaşılan o ki, Ekonomi Bakanlığı, Madencilik Sektörü’nün yukarıdaki verileriyle pek ilgilenmiyor! Çünkü Ekonomi Bakanlığı’nın 2014 tarihli “Madencilik Sektörü” raporu bilgileri şöyle:
 
“Türkiye madencilik sektörü, 2002 ve 2008 yılları arasında 4 milyar TL’den 15,1 milyar TL’ye yükselen cirosu, 1.388 adetten 2.422 adede yükselen girişim sayısı, 2010 yılı itibarı ile 114.000 bin kişilik istihdam kapasitesi ve toplam 30.795 adet ruhsat ile ülkemizin sanayi üretiminde önemli sektörlerinden biri konumuna gelmiştir. Madencilik sektörü gayri safi yurt içi hasıla miktarı 2000 yılında 1,6 milyar TL iken bu rakam 2010 yılında 15,7 milyar TL’ye ulaşmış, sektörün aynı dönemdeki toplam gayri safi yurt içi hasıla içindeki payı ise %1’den %1,4’e çıkmıştır.
Dünyada 132 ülke arasında toplam maden üretim değeri itibarıyla 28‘inci sırada yer alan ülkemiz, maden çeşitliliği açısından ise 10‘uncu sırada bulunmaktadır. Başta endüstriyel ham maddeler olmak üzere, bazı metalik madenler, linyit ve jeotermal kaynaklar gibi enerji ham maddeleri açısından ülkemiz zengindir. Ancak birkaç maden dışında dünya ölçeğindeki rezervlerimiz kısıtlıdır. Dünyada üretimi ve ticareti yapılan 90 çeşit maden ve mineralden sadece 13‘ünün ekonomik ölçekteki varlığı henüz saptanamamıştır. Ülkemiz 50 çeşit madende kısmen yeterli kaynaklara sahipken, 27 maden ve mineralin günümüzde bilinen rezervleri ve kaliteleri ekonomik madencilik için yetersizdir. Ülkemizin, maden kaynakları ve çeşitliliği bakımından kendi kendine kısmen yeterli olan ülkeler arasında yer aldığı söylenebilir. Dünya endüstriyel ham madde rezervlerinin %2,5’i; kömür rezervlerinin %1’i; jeotermal potansiyelinin % 0,8’i, mermer rezervlerinin %33’ü ve metalik maden rezervlerinin % 0,4’ü ülkemizde bulunmaktadır. Ülkemizin zengin olduğu madenler arasında ilk sırayı dünya rezervlerinin % 72‘sini oluşturan bor mineralleri almaktadır.
 
Maden rezervlerinde önemli payları olduğu gibi dünya maden üretiminde de rol oynayan ülkelerin başında ABD, Çin, Güney Afrika, Kanada, Avustralya ve Rusya gelmektedir. Dünya madencilik sektöründe yer alan ilk 40 şirket toplam gelirlerinin bir önceki yıla göre %34 artarak 2010 yılında 435 milyar ABD dolarına ulaşması, yaşanan ekonomik durgunluğa rağmen küresel anlamda sektörde yaşanan gelişmenin anlaşılmasında önemli bir göstergedir.
 
Mermer ve doğal taş, Türkiye toplam madencilik ihracatının yaklaşık % 50’sini oluşturarak en büyük paya sahip olmaktadır. 2010 yılında Türkiye’nin madencilik sektör ihracatı mermer ve doğaltaş hariç olmak üzere, 2,008 milyar ABD dolarına ulaşmıştır. 2011 yılında ise bu rakam, küresel ekonomik kriz ve imalat sanayisindeki yavaşlamadan dolayı ancak 2,095 milyar ABD dolarına ulaşabilmiştir. Bakır ve krom ihracatının önemli bir kısmını oluşturmakta, bu madenleri feldspat ve bor izlemektedir. Çin, Türkiye madencilik ürünlerinin en önemli ithalatçısıdır: 2011 yılında madencilik sektörü toplam ihracatının %40’ı Çin’e yapılmıştır. Çin’i, %4,6 ile İtalya ve %4,5 ile Belçika izlemektedir. Sektörün toplam ihracatımızdaki oranı 2010 da %1,76 iken 2011 de bu oran %1,55 olarak gerçekleşmiştir. Sektörün ihracat rakamları toplam ihracat içersinde görece düşük bir orana sahip olsa da ülke içersinde yarattığı yoğun istihdam ve diğer sektörler ile yakın üretim ilişkisi nedeni ile madencilik sektörü ülkemizin önemli sektörlerinden biri olma özelliğini korumaktadır. 
 
TÜRKİYE MADENCİLİK SEKTÖRÜ
Ülkemizin karmaşık jeolojik ve tektonik yapısı çok çeşitli maden yataklarının bulunmasına olanak sağlamıştır. Günümüzde dünyada yaklaşık 90 çeşit madenin üretimi yapılmaktayken ülkemizde 60 civarında maden türünde üretim yapılmaktadır.
 
Başta endüstriyel ham maddeler olmak üzere, bazı metalik madenler, linyit ve jeotermal kaynaklar gibi enerji ham maddeleri açısından ülkemiz zengindir. Ancak birkaç maden dışında dünya ölçeğindeki rezervlerimiz kısıtlıdır. Dünyada üretimi ve ticareti yapılan 90 çeşit maden ve mineralden sadece 13‘ünün ekonomik ölçekteki varlığı henüz saptanamamıştır. Ülkemiz 50 çeşit madende kısmen yeterli kaynaklara sahipken, 27 maden ve mineralin günümüzde bilinen rezervleri ve kaliteleri ekonomik madencilik için yetersizdir. Ülkemizin, maden kaynakları ve çeşitliliği bakımından kendi kendine kısmen yeterli olan ülkeler arasında yer aldığı söylenebilir.
 
Ülkemizin zengin olduğu madenler arasında ilk sırayı dünya rezervlerinin % 72‘sini oluşturan bor mineralleri almaktadır. Bor dışında trona (doğal soda), kaya tuzu, sodyum sülfat, perlit, ponza, feldspat, bentonit, barit, manyezit, alçı taşı, stronsiyum tuzları, zeolit, sepiyolit, mermer ve doğal taşlar, kuvars, kuvarsit, zımpara taşı gibi endüstriyel hammaddeler ile boksit ve krom gibi metalik madenler ve linyit gibi enerji ham maddeleri ülkemizin zengin kaynaklara sahip olduğu başlıca madenlerdir.
 
Sektöre ilişkin düzenlenen yatırım teşvik belgelerinin yıllar itibarı ile dağılımına baktığımızda 2010 yılında gerek adet gerek ise sabit yatırım olarak önemli bir artışın yaşandığı ancak bu artışın 2011 yılında devam etmediği görülmektedir. Yatırım teşvik belgeleri ile sağlanan istihdam açısından da madencilik sektörü diğer sektörlerin gerisinde yer almıştır.
 
Madencilik Sektörü İhracat ve İthalatı: 2011 yılı rakamları ile ülkemizde üretilip ihraç edilen madencilik ürünlerine ikili GTİP bazında baktığımızda toplam ihracatın %59,9’nın metal cevherleri, cüruf ve kül, %33,4’nün tuz, kükürt, toprak ve taşlar, alçılar ve çimento, demir cevheri, %6,3’nin demir ve çelik geri kalan %0,4’nin ise mineral yakıtlar, mineral yağlar ve müstahsalları, mumlar ile çeşitli eşyadan oluştuğu görülmektedir.
 
Mermer ve doğaltaş hariç madencilik sektör ihracatına konu başlıca ürünler ise krom, bakır, bor, çinko, feldspat, manyezit, kurşun ve demir cevheri olup, sektör ihracatının toplam ihracatımız içindeki oranı 2010 yılında %1,76 iken 2011 yılında bu oran %1,56 olarak gerçekleşmiştir.
 
2011 yılı rakamları ile ülkemize ithal edilen madencilik ürünlerine ikili GTİP bazında baktığımızda ise toplam ithalatın %63,3’nin mineral yakıtlar, mineral yağlar ve müstahsalları, mumlar, ,5’nin metal cevherleri, cüruf ve kül, ,6’nin demir ve çelik, %6,3’nin tuz, kükürt, toprak ve taşlar, alçılar ve çimento geri kalan %0,1’inin ise çeşitli eşyadan oluştuğu görülmektedir.
 
Madencilik sektör ithalatına konu başlıca ürünler taşkömürü, demir cevheri, ferro alyajlar, alüminyum, kil ve manyezit olup, sektör ithalatının toplam ithalatımız içindeki oranı 2010 yılında %2,81 iken 2011 yılında bu oran %2,69 olarak gerçekleşmiştir.
 
2007 yılında sektörel bazda ihracatın ithalatı karşılama oranı %34 olarak gerçekleşmiş, 2009 yılında küresel pazarların tamamında yaşanan durgunluğa paralel ihracatta yaşanan düşüş sonrası bu oranın %25’e kadar gerilediği ancak yıllar itibarı ile genelde %30’un üzerinde gerçekleştiği görülmektedir.
 
Ülkemiz madencilik sektöründe başlıca ihracata konu ilk on beş ürün, sektörün genel toplamı içerisinde %94 gibi yüksek bir orana sahiptir.
 
Sektör tarafından gerçekleştirilen ihracatın ülkelere göre dağılımı incelendiğinde, en fazla ihracat yapılan ilk on ülkenin toplam ihracatın yaklaşık %70’ni oluşturduğu görülmektedir. Bununla beraber, Çin’e yapılan ihracat toplam ihracatın %40’nı oluştururken ikinci sırada yer alan İtalya’nın toplam ihracat içersindeki payı ise sadece %4,5 civarında kalmaktadır. Bu rakamlar madencilik sektöründe, Çin’in pazar olarak etkin durumunu açıkça ortaya koymaktadır.
 
Çin’e ihracatın %45’ni Krom, %23’nü Bakır, ’ni Tabii Boratlar, %9’nu Kurşun, %5’ni Çinko,%3’nü Her Nevi Kükürt, %2’ni Demir, %1’ni Manganez ve %1’ni diğerleri oluşturmaktadır.
 
Tuz, Kükürt, Toprak ve Taşlar, Alçılar ve Çimento İhracatı: İlgili GTİP altında 2011 yılında gerçekleştirilen toplam ihracat, bir önceki yıla oran ile ’luk artış ile 700.254.905 ABD doları olarak gerçekleşmiştir. İhracat miktarı en fazla olan ilk beş ürünün ihracat miktarı, bu GTİP altında gerçekleştirilen toplam ihracatın %77’ni oluşturmaktadır.
 
İlgili GTİP altında 2011 yılında gerçekleştirilen ihracatın ülkelere göre dağılımında ilk on ülke ihracat miktarı, toplam ihracatın %60’nı oluşturmaktadır. Bu ülkelere gerçekleştirilen ihracat miktarında bir önceki yıla oranla %21 artış gerçekleşmiştir. Bu GTİP altında yer alan ürünlerin ihraç edildiği başlıca ülkeler Çin, İtalya, Avusturya, İspanya, Rusya Federasyonu, ABD, Almanya, Ukrayna, Hollanda ve Tayvan olarak sıralanmaktadır. 2011 yılı içersinde Serbest Bölgelere yapılan ihracat miktarı ise bu GTİP altında yapılan toplam ihracatın %3 civarında gerçekleşmiştir.
 
2010 rakamları ile bu GTİP altındaki ürünlerin Dünya ticareti incelendiğinde, en büyük ilk üç ihracatçı ülkenin Çin, ABD ve Almanya olduğu, ilk on ihracatçı ülkenin Dünya ihracatının yaklaşık %48’ni gerçekleştirdiği, Türkiye’nin ise bu sıralamada 13 üncü sırada yer aldığı görülmektedir.
Metal Cevherleri, Cüruf ve Kül  İhracatı: İlgili GTİP altında 2011 yılında gerçekleştirilen toplam ihracat, bir önceki yıla oran ile %3,2’lik bir düşüş ile 1.254.731.137 ABD doları olarak gerçekleşmiştir. İhracat miktarı en fazla olan ilk beş ürünün ihracat miktarı, bu GTİP altında gerçekleştirilen toplam ihracatın %92’ni oluşturmaktadır.
 
İlgili GTİP altında 2011 yılında gerçekleştirilen ihracatın ülkelere göre dağılımında ilk on ülke ihracat miktarı, toplam ihracatın %93’nü oluşturmaktadır. Bu ülkelere gerçekleştirilen ihracat miktarında bir önceki yıla oranla %5,7 düşüş yaşanmıştır. Toplam ihracatın yaklaşık %59’u Çin’e gerçekleştirilirken ikinci sıradaki Belçika ise toplam ihracatın ancak %5’ni oluşturmaktadır.
 
2010 rakamları ile bu GTİP altındaki ürünlerin Dünya ticareti incelendiğinde, en büyük ilk üç ihracatçı ülkenin Avustralya, Brezilya ve Şili olduğu, ilk on ihracatçı ülkenin Dünya ihracatının yaklaşık %78’ni gerçekleştirdiği görülmektedir.
 
Mineral Yakıtlar, Mineral Yağlar ve Müstahsalları, Mumlar İhracatı: İlgili GTİP altında 2011 yılında gerçekleştirilen toplam ihracat, bir önceki yıla oran ile %8’lik bir düşüş ile 6.420.511 ABD doları olarak gerçekleşmiştir.
 
İlgili GTİP altında 2011 yılında gerçekleştirilen ihracatın ülkelere göre dağılımında ilk on ülke ihracat miktarı, toplam ihracatın %90’nı oluşturmaktadır. Bu GTİP altında yer alan ürünlerin ihraç edildiği başlıca ülkeler Yunanistan, Fas, Irak, K.K.T.C, Suriye, Gürcistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Bulgaristan ve Almanya olarak sıralanmaktadır.
 
2010 rakamları ile bu GTİP altındaki ürünlerin Dünya ticareti incelendiğinde, en büyük ilk üç ihracatçı ülkenin Avustralya, Endonezya ve ABD olduğu, ilk on ihracatçı ülkenin Dünya ihracatının yaklaşık %85’ni gerçekleştirdiği görülmektedir.
 
Demir ve Çelik İhracatı: İlgili GTİP altında 2011 yılında gerçekleştirilen toplam ihracat, bir önceki yıla oran ile ’lük bir artış ile 131.409.943 ABD doları olarak gerçekleşmiştir.
 
İlgili GTİP altında 2011 yılında gerçekleştirilen ihracatın ülkelere göre dağılımında ilk on ülke ihracat miktarı, toplam ihracatın %74’nü oluşturmaktadır. Bu GTİP altında yer alan ürünlerin ihraç edildiği başlıca ülkeler ABD, Hollanda, Belçika, İtalya, Tayland, Slovenya, Japonya, Kanada, Tayvan ve İspanya olarak sıralanmaktadır.
 
2010 rakamları ile bu GTİP altındaki ürünlerin Dünya ticareti incelendiğinde, en büyük ilk üç ihracatçı ülkenin G. Afrika, Çin ve Hindistan olduğu, ilk on ihracatçı ülkenin Dünya ihracatının yaklaşık %68’ni gerçekleştirdiği görülmektedir.
 
Çeşitli Eşya İhracatı: İlgili GTİP altında 2011 yılında gerçekleştirilen toplam ihracat, bir önceki yıla oran ile %5’lik bir düşüş ile 2.840.484 ABD doları olarak gerçekleşmiştir.
 
İlgili GTİP altında 2011 yılında gerçekleştirilen ihracatın ülkelere göre dağılımında ilk on ülke ihracat miktarı, toplam ihracatın %76’sını oluşturmaktadır. Bu GTİP altında yer alan ürünlerin ihraç edildiği başlıca ülkeler İsveç, Türkmenistan ve Irak olarak sıralanmaktadır.
 
2010 rakamları ile bu GTİP altındaki ürünlerin Dünya ticareti incelendiğinde, en büyük ilk üç ihracatçı ülkenin Çin, Belçika ve Almanya olduğu, ilk on ihracatçı ülkenin Dünya ihracatının yaklaşık %65’ni gerçekleştirdiği görülmektedir.

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.