Asansör Sektörünün Türkiyedeki Genel Durumu

 Asansör Sektörünün Türkiyedeki  Genel Durumu

Günümüzde artan konut ihtiyacı ve buna istinaden yürütülen konut yapımı, asansör imalatını da hızlandırmıştır. Son yıllarda kentsel dönüşüm projelerinin de hayata geçirilmesi ile birlikte, sektörde önemli gelişmeler yaşanmaktadır.
Ülkemizde asansör sektörü, aksam imalatı, asansörün tesis edilmesi (montaj) ile bakım ve onarım olarak üç ana kolda faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte AB mevzuatına uyum çerçevesinde ülkemizde başlayan belgelendirme faaliyetleri ve asansörlerin yıllık kontrollerine ilişkin yürütülen tüm faaliyetler, sektörün gelişimine önemli katkılar sağlamaktadır. Bu alanda çalışan yetişmiş, kalifiye eleman sayısı her geçen gün artmaktadır. Aksam imalatı, tamamen makine imalatının bir uzmanlık alanı olarak değerlendirilmektedir. Montaj işleri, mühendislik ve yüklenici hizmetlerini kapsamakta olup; çeşitli fabrikalarda üretilen aksamlar kullanılarak asansörün monte edilmesi sürecinin gerçekleştirilmesidir. Son yıllarda, yurtdışında montaj, paket asansör satışı gibi alanlarda da Türk firmalarının çalışmalar yaptığı görülmektedir. Sektördeki Üretim Eğilimleri ve Üretilen Başlıca Ürünler: İç piyasada üretilen önemli asansör güvenlik aksamları; hız regülatörü, fren bloğu, hidrolik ve yaylı tamponlar, kapı kilit tertibatlarıdır. Ancak hidrolik asansörlerde kullanılması zorunlu olan boru kırılma valfinin tedariki dışa bağımlı 
durumdadır.
 
Kabin, makine - motor grubu, tam ve yarı otomatik kabin ve kat kapıları, halat, kumanda kartı, kumanda panosu, kılavuz ray, gösterge elemanları, kata getirme sistemi, kat ve kabin butoniyerleri, aşırı yük sistemi, kabin ve karşı ağırlık süspansiyonları, hidrolik silindir, dişlisiz makine, fotosel, hız kontrol cihazları, kumanda sistemleri, paten, sensör, ray konsolları, denge zinciri, şalter, VVVF invertor, halat aparatları, kasnak, sistemler (makine dairesiz sistemler) gibi diğer ana bileşenlerin tamamı Türk asansör sektörü tarafından yerli ürün olarak üretilmektedir.
 
Genel itibarıyla, Türk asansör sektörünün aksam imalatına bakıldığında elektrik tahrikli bir asansörün tesis edilebilmesinde dışa bağımlılık söz konusu değil iken, hidrolik tahrikli bir asansörün tesis edilebilmesinde ise dışa bağımlılık görülmektedir. Hidrolik tahrikli bir asansörün imalatına bakıldığında hidrolik güç ünitelerinin önemli bir üretim unsuru olarak yer aldığı görülmektedir. Ağırlıkla hidrolik güç ünitelerinin %90’ı paket ünite olarak ülkemize ithal edilmektedir.
Sektörün Alt Sektörleri ve Etkileşim Halinde Olduğu Diğer Sektörler: Genel itibarıyla Türk asansör sektörü, asansör güvenlik aksamları ile asansör montajında kullanılacak diğer aksamların üretimini gerçekleştirmekle birlikte, asansör tasarımı ve montajı ile asansör bakım, onarım ve servis hizmetleri gibi alanlarda da faaliyet göstermektedir. Hizmet sektörü içerisinde yer alan ‘Onaylanmış Kuruluşlarla’ ve ‘A Tipi Akredite Muayene Kuruluşları’ ile yoğun etkileşim söz konusudur.Türk asansör sektörünün doğrudan kentleşme ve buna bağlı olarak gelişim gösteren inşaat sektörü ile sürekli etkileşim halindedir. Önümüzdeki dönemde, Türkiye’deki kentleşme sürecinin hızla devam edeceği dikkate alındığında, inşaat sektörüne paralel olarak, Türk asansör sektöründe de büyümenin devam edeceği kaçınılmaz olacaktır. Sektörün Bölgesel Yapısı ve Kümelenmeler: Asansör sektörü genel itibarıyla aksam üretimi, asansör tasarımı ve montajı ile asansör bakım ve onarımı gibi 3 ana kolda faaliyet göstermektedir. Asansör aksam üretimi, özellikle Marmara Bölgesinde; İstanbul, Kocaeli, Bursa illerinde, Ege Bölgesinde; İzmir ilinde, İç Anadolu Bölgesinde ise; Konya ve Kayseri illerinde yoğunlaşmış bulunmaktadır.
Sektöre ülkemiz sınırları dâhilinde gerçekleştirilen asansör montajı açısından bakıldığında ise, coğrafi nedenlerden kaynaklanan herhangi bir olumsuzluk yaşanmamaktadır. Asansör montaj firmaları gerek montaj gerekse tasarım konularında, ülkemizde 7 coğrafi bölgede 81 ilde faaliyet gösterebilme eğilimindedirler.
Bakım işi yapan firmalar da ihtiyaç oranında bölgelere dağılmış durumdadırlar. Bakım firmaları, bağımsız olarak veya İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antalya, Samsun, Trabzon, Konya, Kayseri, Kocaeli, Gaziantep, Diyarbakır gibi büyük şehirlerde kurulmuş olan asansör montaj firmalarının yetkili servisi olarak faaliyetlerini diğer şehirlerde yürütmektedirler…
 
Sektörün İşyeri Sayısı ve İstihdamı: 6948 sayılı ‘Sanayi Sicil Kanunu’ gereği, sanayi sicil kaydı bulunan asansör montaj ve asansör aksam imalat firması sayısı yıllık işletme cetveli verenlerin bilgisi çerçevesinde 434 adettir. Sanayi sicil uygulamaları kapsamında asansör montaj firmalarınca Bakanlığımıza iletilen yıllık işletme cetveli verileri dikkate alındığında, sektörde çalışan insan sayısının 10.084 kişi olduğu görülmektedir. Ayrıca Türk Standartları Enstitüsü’nden alınan veriler ışığında, TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi yürürlükte olan asansör montaj firması sayısı 1.566’dır. Asansör sektörü yüksek seviyede yerel istihdam sağlayan bir sektör yapısına sahiptir. Asansör sektörünce yürütülen bütün faaliyetler, günümüzün en önemli sorunu olan istihdam karşısında bölgesel iş sahası sağlayan önemli bir çalışma alanı olarak kabul edilebilir.
Asansörler; buzdolabı, televizyon, otomobil gibi sanayi ürünlerinden farklı olarak, kullanılacağı yerde ve genellikle o bölgede veya yörede yaşayan insanlar tarafından monte edilen, periyodik bakımı ve periyodik kontrolleri yapılması zorunlu olan ürünlerdir. Ayrıca, çok katlı binalar, konut sorunun çözümünde önemli bir çıkış yoludur ve bu yolla çözüme ulaşmak, asansörlerin ve sektörün başarısına bağlıdır. Asansör sektörü, bu nedenlerle stratejik sektör olarak kabul edilebilir. Sektör içerisinde üretim faaliyetleri dışında bakım ve onarım işleri büyük bir istihdam potansiyeli oluşturmaktadır. Asansörlerin emniyetli çalışması için şart olan ve bu nedenle yasal zorunluluk olarak ilgili mevzuatta belirtilmiş olan periyodik bakım ve yıllık kontroller neticesinde çok sayıda kişiye iş imkânı sağlanmaktadır.
Sektörün Üretim Değeri: Türk asansör sektörü, yerine getirdiği işlev, geniş halk kitlelerinin asansörü en yaygın dikey ulaşım aracı olarak tercih etmesi nedeniyle, ülke sanayisi ve ekonomisi açısından önemli bir faaliyet alanıdır. Türk asansör sektörünün doğrudan kentleşme ve buna bağlı olarak gelişim gösteren inşaat sektörü ile birlikte düşünülmesi gerekmektedir. Önümüzdeki dönemde, Türkiye’deki kentleşme sürecinin hızla devam edeceği dikkate alındığında, inşaat sektörüne paralel olarak, Türk asansör sektöründe de büyümenin hızlı bir şekilde devam edeceği kaçınılmaz bir durumdur. Bu nedenlerden dolayı, Türk asansör sektörünün stratejik öneme sahip bir sektör olarak taraflı tarafsız bütün kesimlerce kabul edilmesi gerekmektedir.
Sektörün Cirosu: 2014 yılı ihracat ve ithalat rakamlarına bakıldığında; 2014 yılı için dış ticaret hacmi toplamda 330 milyon ($) seviyesinde olmuştur.
Türk asansör sektörünün faaliyet alanı dikkate alındığında, montaj, belgelendirme hizmetleri, aksam üretimi ve bakım hizmetleri genelinde yaklaşık 400 milyon ($) seviyelerinde bir ciroya sahip olduğu tahmin edilmektedir.
Sektörün Katma Değeri: Asansör bir makine olarak insanlara refahı hissettiren, moral veren teknolojik bir üründür. Asansör; diğer sanayi ürünlerinden farklı olarak, kullanılacağı yerde ve genellikle o bölgede veya yörede yaşayan insanlar tarafından monte edilen ve bakımı yapılan, periyodik olarak yılda bir defa muayenesi gerçekleştirilmesi zorunlu olan ürün grubu içerisinde yer almaktadır.
Türk asansör sektörü gerek montaj gerekse bakım ve servis hizmetleri açısından yaygın bir sektör yapısıyla bölgesel istihdama önemli katkısı bulunmaktadır. Ayrıca yıllık kontrollerde etkin olan A tipi muayene kuruluşlarının kendi bünyelerinde sağladıkları istihdam ile önemli ölçüde katma değer yaratmaktadır.
Sektörün Ar-Ge Faaliyeti: Türk asansör sektörünün en önemli ve en temel sorunu; sektör Ar-Ge alt yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların azlığı veya tamamen yetersizliğidir. Türk asansör sektörünün genel yapısı incelendiğinde, asansör firmalarınca hazır proje uygulamaları ile üretimin içerisinde yer aldığı görülmektedir. Çoğu firmanın kendi proje uygulamalarını üretmesi ve geliştirmesi gerekmektedir. Ancak firmaların araştırma geliştirme faaliyetlerine yönlendirilmesi için finansal desteklerin gerekli olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple sektörün gerek Bakanlığımız gerekse diğer kurum ve kuruluşların desteklerinden asgari şartlarda faydalanması gerekmektedir…
Asansör sektöründe dış ticaret konusunda en güçlü ve dış ticaret fazlası veren alan olan asansöre ait aksam ve parça üretimidir. Bu alan asansör ithalat ve ihracatını dengeleme noktasında ciddi bir pozisyona sahiptir. Asansör sektörünün bu alandaki ticaretinde son yıllarda önemli bir artış gerçekleşmiş ve önemli pazarlara ulaşılmıştır. 2014 yılı aksam ve parça ihracat rakamlarının ithalat rakamlarının üzerinde olması sektör için önemli bir hamle olarak değerlendirilmesi gerekir. Burada dikkat edilecek husus ise dış ticaret açığı bu sektör için ülkemizde yeterli kapasite olmasına rağmen yüksektir. Dış ticaret açığının sektöre olan etkisinin azaltılması noktasında Ekonomi Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan ‘Girdi Tedarik Stratejisi’ büyük önem arz etmektedir.
Detaylı incelendiğinde Çin Halk Cumhuriyeti’nden paket olarak getirilen asansör aksam ve parçaları için ülkemizin açık pazar hale geldiği görülmektedir. Bu kapsamda Çin Halk Cumhuriyeti’nden yapılan ithalat değeri 42 milyon $ ile ilk sırada yer almaktadır.
Ülkemizin ihracat konusunda, şartlar ne olursa olsun AB ülkeleri dışında diğer ülkelere de ihracat yapma isteği, sektörün pazar arayışının arttığını ve rekabet edebilirlik düzeyinin geliştiğini göstermektedir.
2014 yılı, asansör aksam ve parçalarına yönelik Çin Halk Cumhuriyeti’nden yapılan ithalat değeri 47 milyon $ ile ilk sırada yer almıştır.
Asansör ve asansör aksam ürünleri ihracatımız büyük oranda komşularımıza yapılırken, genel itibariyle Orta Doğu ülkelerine ve Avrupa Birliği ülkelerine yapılmıştır. Bu çerçevede asansör sektörünün pazar alanındaki siyasi rahatlama ile birlikte ihracat değerlerinde artış yaşanmıştır.
İhracatımız detaylandırıldığında, İsveç, Ukrayna, Gürcistan, Rusya, Azerbaycan, Kazakistan, Cezayir, Tunus, Libya, Irak, İran, İsrail ve Suudi Arabistan önde yer almaktadır. Orta Doğuda yaşanılan siyasi sorunlar sebebiyle bu bölgedeki ülkelere olan ihracatımızda sert düşüşler yaşanmış olmasına rağmen, sektörün ihracat artış eğilimi devam etmektedir.
Sektörün Maliyet Bileşenleri: Aksam üretiminde belgelendirme, tasarım, malzeme ve işçilik maliyetleri, asansör montaj işinde belgelendirme, tasarım ve işçilik maliyetleri ve asansör bakım onarım işinde ise işçilik maliyetleri, maliyet bileşeni olarak yer almaktadır.
 
Sektörün 2014–2023 Projeksiyonu: Önümüzdeki dönem itibarıyla, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının (TOKİ), belediyelerle işbirliği halinde Kentsel Yenileme ve Gecekondu Dönüşüm Projelerine, alt gelir grubuna ve yoksullara yönelik sosyal konut projelerine, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Diyarbakır gibi büyükşehirlerimizde kentsel dönüşüm projelerine ve orta ölçekli il ve ilçelerimizde örnek yerleşim birimlerini oluşturma projelerine ağırlık vereceği ve inşaat sektörünün bu noktada atılım içerisinde olacağı düşünüldüğünde, binalarla bütünleşik sistemler olarak monte edilmesi gereksinimi olan asansörler konusunda, Türk asansör sektörünün atılıma geçeceği öngörülmektedir.
 
Türk asansör sektörü ve sektörün teknolojik yapısının geliştirilebilmesi için, TOKİ tarafından önümüzdeki dönem içerisinde yürütülecek projelerin çok önemli fırsatları sunacağı gerçeğini ortaya koymaktadır.
Bu nedenle, gerek kamusal gerekse sektörel alanda sürecin iyi yönetilmesi gerekmektedir. Türk asansör sektörünün hem asansör hem de aksam imalatında, markalaşma ile paralellik oluşturacak şekilde kalite ve güvenlik esaslarını ön planda tutacak yeni tasarımlar geliştirmesi, sektörün gerek iç piyasada gerekse dış piyasadaki pazar payının büyümesine olumlu katkıları olacaktır.
 
SEKTÖRÜN SON ALTI AYLIK DEĞERLENDİRMESİ
Ülkemizde pek çok sektörde olduğu gibi asansör sektöründe de belirli bir gelişme gözlenmektedir. İstanbul ve İzmir’de gerçekleştirilen uluslararası fuarların katkılarıyla, Türk firmaları ve bu firmaların yeni tasarımları dış ticaretimize olumlu yönde yansımalar getirmektedir.
Ülkemizin Arap Yarımadasındaki ülkelere yönelik girişimleri neticesinde bu ülkelerin yeniden yapılandırılmasında Türk asansör sektörünün bu gelişmelerden önemli bir pay alacağı öngörülmektedir. Kentsel Dönüşüm Yasası ile inşaat sektörüne paralel olarak iç piyasada asansör sektöründe ciddi gelişmeler yaşanacağı öngörülmektedir.
Sektörün Üretim Endeksi Değerlendirmesi: Türkiye’de yaklaşık olarak 430.184 adet asansör tesis edilerek hizmete açılmış olup, bugün itibarıyla eski ve yeni olarak tanımlanan bu asansörlerin büyük bir bölümü halen kullanılmaktadır.
Asansör sektörü faaliyetleri kapsamında yeni asansör montajına ilişkin olarak bir değerlendirme yapılırsa, 2008 yılına kadar artış gösteren yeni asansör montaj sayısı küresel krizin etkisiyle 2009 yılında düşüş eğilimi içerisine girmiş olup, 2013 yılı itibarıyla yeniden yükselişe geçmiş bulunmaktadır.
Kentsel dönüşümün uygulamaya alınması ve Bakanlığımız tarafından 2015 yılı içerisinde zorunlu uygulamaya alınacak olan ‘Mevcut Asansörlerin Güvenlik Seviyesinin Artırılması’ konusundaki çalışmanın nihai hale getirilmesiyle birlikte özellikle aksam üretiminde önemli gelişmeler yaşanacaktır.
Sektörün Kapasite Kullanım Oranı Değerlendirmesi: Sanayi Sicil Kanunu kapsamında, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından oluşturulan sanayi sicil kayıtları incelendiğinde, toplamda 434 adet asansör firması kaydından hareketle, ortalama olarak % 69,68 seviyesinde kapasite kullanım oranı gerçekleşmiştir.
 
Sektörün İhracat ve İthalat Değerlendirmesi: 2014 yılı toplam ithalat ve ihracat verilerine bakıldığında asansör sektörünün yaklaşık olarak 138.052.054 milyon $ ihracat değerine karşılık 191.413.736 milyon $ ithalat değerini ortaya koyduğu görülmekte olup, asansör sektörünün dış ticaret hacmi yaklaşık olarak 330 milyon $ seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu rakamlara göre bir değerlendirme yapıldığında sektörün yaklaşık olarak 50 milyon $’lık dış ticaret açığı vermiş olduğu görülmektedir. Bu değerler genel olarak analiz edildiğinde, asansör aksam ve parçalarında yerli üretim kapasitemiz veya arzımız bulunmasına rağmen, yerli montaj firmalarının ithalat tercihinde bulunduğunu göstermektedir.
2014 yılı asansör aksam ve parça ihracatı önemli bir paya sahip olmasına rağmen, ihracat ile ithalat aradaki farkın yüksek olmaması sebebiyle, aksam ve parça dış ticareti asansör sektöründe bir önceki yıllara göre iyi performans sergilemediği açıkça görülmektedir.”
 

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.