AMBALAJ SEKTÖRÜ’NÜN RESMİ DEĞERLENDİRMESİ

 

AMBALAJ SEKTÖRÜ’NÜN RESMİ DEĞERLENDİRMESİ

Peki, Ambalaj Sektör’ünü devler nasıl görüyor? Bu sorunun cevabı için, Ekonomi Bakanlığı’nın 2014 tarihli “Ambalaj Sektörü” raporuna bakalım. Şöyle deniliyor raporda: “Türkiye ambalaj sanayi hızlı gelişen bir sektördür. Son beş yılda ortalama % 6 oranında büyüyen ambalaj sanayi, 2009 yılındaki %5’lik küçülmenin ardından 2010 yılında ,6’lık büyüme ile hızlı bir toparlanma sürecine girmiştir. Hızlı kentleşme, nüfus artışı, yaşam standartlarının yükselmesi, kadınların iş hayatına katılımındaki artış, tüketim alışkanlıklarındaki değişmeler, alışveriş merkezlerinin yaygınlaşması ile perakende alışveriş eğiliminin artması, tüketim ürünlerine olan talep artışı ve ihracatın artması sektörün hızlı gelişmesindeki başlıca etkenlerdir.
 
Türkiye’de ambalaj malzemesi üreten yaklaşık 3000 firma mevcuttur. Bu firmaların büyük çoğunluğu orta ve küçük ölçekli firmalardır. 53 ambalaj üreticisi iş hacmi bakımından Türkiye’nin en büyük 1000 şirketi arasındadır. Ambalaj sektöründeki firmalar yoğun olarak İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara, Konya, Kocaeli, Gaziantep, Adana, Kayseri ve Manisa’da faaliyet göstermektedir.
Sektörde faaliyet gösteren firmalar; plastik, kâğıt-karton, metal, cam ve ahşap ambalaj olmak üzere beş ana grupta üretim yapmaktadırlar. Toplam ambalaj sanayi üretimi yıllık miktar olarak 5,5 milyon ton civarında olmuştur. 2010 yılında 7,9 milyar $ olarak gerçekleşen sektör büyüklüğünün 2011 yılında 9 milyar dolar olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Ambalaj tüketimine alt gruplar bazında baktığımızda; %39 kâğıt, karton ve oluklu mukavva ambalajlar, % 33 plastik ambalajlar, cam ambalajlar, %8 ahşap ambalajlar ve %7 metal ambalajlar oluşturmaktadır.
Türkiye’de plastik ambalaj üretimi yaklaşık 1,8 milyon tonun üzerindedir. Türk PE ve PP dokuma torbalar ve çuvallar sektörü önemli üretim ve ihraç kapasitesine sahiptir.
Kâğıt, karton ve oluklu mukavva ürünleri, ambalaj sanayinin önemli sektörlerden biri haline gelmiştir ve ambalaj sanayindeki üretimin %39’u bu sektöre aittir. Kâğıt, karton ve oluklu mukavva ürünleri sektörünün toplam üretimi 2,1 milyon tonun üzerindedir.
 
Metal ambalajların üretim kapasitesi 600 bin tona ulaşmıştır. Üretimi ise 388 bin ton civarındadır ve ambalaj sanayi üretiminde %7’lik paya sahiptir.
Türkiye gelişmiş bir cam sanayine sahiptir. Cam sanayinde, Türkiye Şişe ve Cam Fab. A.Ş. iç pazara hâkim durumdadır ve Türkiye’nin yıllık toplam cam üretiminin yaklaşık % 90’ını üretmekte ve dünyada bu sektördeki ilk 25 firma arasında 12. sırada bulunmaktadır. 26 şirketten oluşan bu grup her çeşit camı üretmektedir. Grup içinde yer alan Anadolu Cam, cam ambalaj üretmektedir. Türkiye toplam 2.2 milyon ton cam üretim kapasitesine sahiptir. Bu kapasitenin 750 bin tonu cam ambalaj ürünleri içindir. Anadolu Cam, cam ambalaj ihracı yanı sıra ambalaj üretim teknolojileri de ihraç etmektedir. Cam ambalaj, geri dönüşümün büyük önem kazandığı günümüzde, özellikle gıda sektöründe kullanılmaktadır.
 
Ahşap ambalaj; en çok tarımsal ürünlerin (yaş meyve, sebze vb.) ambalajlanmasında kullanılan ahşap kutu, kasa ve paletlerden oluşmaktadır. Toplam kapasite yıllık 600 bin ton civarındadır ve çeşitli ahşap ambalaj malzemeleri yıllık üretimi 440 bin tonu geçmiştir. Sektörde ISO ve yeni ISPM 15 standartlarında üretim yaygındır.
 
Ayrıca Türk ambalaj sektörü kalitede dünya standartlarına ulaşmıştır. ISO 9000, ISO 14001 ve ISO 22000 alan firma sayısında önemli bir artış vardır. Sektörde araştırma ve geliştirme ve bu bağlamda yapılan ambalaj tasarımları dünya çapında rekabet edebilmek için büyük önem kazanmış durumdadır.
Türk ambalaj üreticileri ulusal ve uluslararası çevre düzenlemeleri ile ilgili gelişmeleri yakından takip etmekte ve bu düzenlemelere uyum göstermektedirler. Yürürlükte olan “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” ile
a) Çevresel açıdan belirli ölçütlere, temel şart ve özelliklere sahip ambalajların üretimi,
b) Ambalaj atıklarının oluşumunun önlenmesi, önlenemeyen ambalaj atıklarının tekrar kullanım, geri dönüşüm ve geri kazanım yolu ile bertaraf edilecek miktarının azaltılması,
c) Ambalaj atıklarının çevreye zarar verecek şekilde doğrudan ve dolaylı olarak alıcı ortama verilmesinin önlenmesi,
ç) Ambalaj atıklarının belirli bir yönetim sistemi içinde, kaynağında ayrı toplanması, taşınması, ayrılmasına ilişkin teknik ve idari standartların oluşturulması amaçlanmıştır.
 
İhracat: Türk ambalaj sanayi ürünleri ihracatı 2011 yılında 3,1 milyar dolar olmuştur. Ayrıca büyük miktarda ambalaj, ihraç ürünü ambalajı olarak dolaylı yoldan ihraç edilmektedir. Ambalaj sanayi ihracatı son beş yılda yıllık ortalama % 14 oranında artmıştır. Küresel krizden dolayı pazarlarda meydana gelen daralma nedeniyle ambalaj ürünleri ihracatı 2009 yılında yaklaşık % 15 oranında azalmıştır. 2010 yılında ihracat yeniden ivme kazanarak % 22 oranında artmış, 2011 yılında ise artış % 24 seviyesinde gerçekleşmiştir.
 
2011 yılında ambalaj sanayi ihracatında % 69’luk payı ile plastik ambalaj ürünleri ilk sırayı almaktadır. Plastik ambalaj ihracatı bir önceki yıla göre % 26 artarak 2011 yılında 2.142 milyon dolar olmuştur. İhraç edilen başlıca plastik ambalaj ürünleri; PP levhalar ve filmler; PE torbalar ve çantalar; PE veya PP şeritlerden örme torbalar ve çuvallardır. Türkiye 2010 yılında % 18,3’lük pay ile Çin’den sonra dünyanın en büyük FIBC (“Flexible Intermediate Bulk Containers” - “esnek orta boy dökme yük konteynerleri”) ihracatçısıdır. İhraç edilen diğer plastik ambalaj ürünleri; kapaklar, kaplar, damacanalar, şişeler ve benzeri eşyalardır.
 
İhraç edilen diğer önemli ambalaj grubu ise % 18’lik ihracat payı ile kâğıt ve karton ambalaj ürünleridir. 2011 yılında kâğıt ve karton ambalajların ihracatı 567 milyon dolar olmuştur. İhraç edilen başlıca ürünler, kâğıt ve kartonlar, oluklu mukavva, kutular, sandıklar ve diğer ambalajlama kaplarıdır.
Diğer önemli ambalaj grubu, toplam ambalaj sektöründeki % 9’luk ihracat payı ile metal ambalajdır. İhraç edilen başlıca ürünler; alüminyum fıçılar, diğer metal fıçılar, konserve kutularıdır (sert veya katlanabilir kutular dâhil). 2011 yılında metal ambalaj ürünlerinin toplam ihracatı 281 milyon dolar olmuştur. Cam ve ahşap ambalaj ürünleri diğer önemli ihracat ürünlerdir. Bu ürünler; damacanalar, şişeler, mataralar, kavanozlar, ampuller, ahşap kutu ve paletlerdir. 2011 yılında cam ambalaj ihracatı yaklaşık 31 milyon dolar, ahşap ambalaj ihracatı ise 37 milyon dolar olmuştur.
Türk ambalaj sanayi ürünleri 200 üzerinde ülkeye, AB ülkeleri başta olmak üzere Bağımsız Devletler Topluluğu, Doğu Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine ihraç edilmektedir. Ülkeler bazında baktığımızda ise 2011 yılında Almanya, İngiltere, Irak, Fransa, İran, Hollanda, İtalya, İsrail, Rusya Federasyonu ve Romanya başlıca ihracat yaptığımız ülkelerdir. 2011 yılında ambalaj sanayi ihracatında Almanya’nın payı % 9, İngiltere’nin payı % 7, Irak’ın payı % 7, Fransa’nın payı % 6 ve İran’ın payı % 5 olmuştur.
 
İthalat: Türkiye’nin ambalaj malzemeleri ithalatı 2011 yılında yaklaşık 3,1 milyar dolar olmuştur. 2010 yılına göre yaklaşık % 19 oranında artmıştır. En önemli ithal kalemleri olan plastik ambalajlar ambalaj ithalatının % 49’unu, kâğıt, karton ve oluklu mukavva ambalajlar ambalaj ithalatının % 42’sini oluşturmaktadır.
Ambalaj malzemeleri ithalatımızda başlıca ülkeler Almanya, İtalya, Çin, ABD, Fransa, Güney Kore, İngiltere, Finlandiya, İspanya ve Belçika’dır. Ambalaj malzemeleri ithalatımızda Almanya’nın payı % 22, İtalya, Çin ve ABD’nin payları % 10 ve Fransa’nın payı % 5 olmuştur.
 
Dünya Ticareti: Dünya ambalaj sanayi pazarı 670 milyar dolar büyüklüğündedir ve sektörde yıllık ortalama % 3 büyüme gerçekleşmektedir. Sektör büyüklüğünün 2016 yılında 820 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Pazarın % 41’ini plastik ambalaj, % 31’ini kâğıt-karton ambalaj, % 15’ini metal ambalaj, % 7’sini cam ambalaj oluşturmaktadır.
 
 
Ambalaj sanayisi sektöründe büyümeyi sağlayan etkenler kentleşme, inşaat ve konut yatırımları, gelişmeye başlayan sağlık hizmetleri sektörü ve Brezilya, Çin, Hindistan ve bazı Doğu Avrupa ülkeleri gibi gelişmekte olan ekonomilerdeki hızlı büyüme olarak sıralanabilir. Gelişmekte olan bölgelerde harcanabilir kişisel gelirde yaşanan artışlar tüketimi artırmakta ve artan tüketim sonucunda ambalaj talebi de yükselmektedir. Örneğin, tüketiciler üzerindeki zaman baskısı nedeniyle çamaşır ve bulaşık makinesi gibi beyaz eşyalarda yaşanan talep artışı, sadece bu eşyaların paketlenmesi için gerekli olan ambalaj talebini değil, bu makinelerin çalıştırılması için gerekli olan ev bakım ürünleri talebini ve dolayısıyla bu ürünler için gerekli ambalaj talebini de artırmaktadır.
 
2016 yılına kadar 43 milyar dolar büyüyeceği tahmin edilen gıda ve içecek piyasası, gıda ve sağlık hizmetleri ambalajlarının, global ambalaj piyasasında en büyük nihai kullanım ürünü olarak kalmasını sağlamaktadır. 2016 yılına kadar sağlık hizmetleri ambalaj piyasasının her yıl ortalama %4,5 ve kozmetik ambalajı piyasasının her yıl ortalama %4,2 büyüyeceği tahmin edilmektedir.
 
2010 yılında, 137 milyar dolarlık talep ile ABD ambalaj sanayi piyasasında en büyük tüketici olmuştur. ABD’nin en yakın takipçisi 80 milyar dolarlık taleple Çin’dir. 2017 yılında Çin’in ABD’yi geçmesi ve Hindistan’ın ambalaj talebini ikiye katlayarak ilk on ambalaj talep eden ülke arasına girmesi beklenmektedir. 2010 yılı dünya ambalaj sanayi ihracatı yaklaşık 232 milyar dolar olmuştur. Bir önceki yıla göre % 18 oranında artmıştır. Dünya ambalaj ihracatının % 56’sını plastik ambalaj, % 31’ini kâğıt-karton ambalaj oluşturmaktadır. Sırasıyla ihraç edilen diğer ambalaj ürün grupları; metal, cam ve ahşap ambalajlardır. Dünyanın en büyük ambalaj ihracatçı ve ithalatçı ülkeleri Almanya, ABD, Çin, Japonya ve İtalya’dır.
 
Dünya ambalaj sanayi ithalatı 2010 yılında 232 milyar dolar olmuştur. Dünya toplam ambalaj ithalatının % 56’sını plastik ambalajlar, % 31’ini kâğıt-karton ambalajlar, % 6’sını metal ambalajlar, % 3’ünü cam ambalajlar ve % 1’ini ahşap ambalajlar oluşturmaktadır. Dünyanın en büyük ambalaj ithalatçı ülkeleri sırasıyla ABD, Almanya, Çin, Fransa, İngiltere, Meksika, Kanada, İtalya, Belçika ve Güney Kore’dir.”
 
Ambalaj Sektörü’ne belki yarı-resmi bir bakış ise, İşte Kobi sitesinde: Sitedeki verilere göre; “Ambalaj sektörü üretim dallarına göre başta oluklu mukavva olmak üzere, plastik, fleksibıl (esnek), metal ve cam ambalaj gibi birçok alt sektörü bünyesinde barındırıyor. Son yıllarda Türkiye’nin bu alanlarda gösterdiği gelişim dikkatlerden kaçmıyor. Sektörün ihracat haritasında ilk üç sırayı AB’nin en büyük ve kalite konusunda en seçici ülkeleri olan Almanya, İngiltere ve Fransa’nın alması, Türk ambalaj sektörün ulaştığı noktayı net biçimde ortaya koyuyor. Büyüme çıtasını daha da yukarı çıkarmakta kararlı olan Türk ambalaj sanayi, “Avrasya’nın Ambalaj Merkezi” olma hedefinde emin adımlarla 
ilerliyor. Türkiye’de 1960’lı yıllarda ambalaj malzemeleri; kâğıt, karton, selofan, cam ve ahşaptan oluşuyordu. İhracatta tahta kutu ve sandıklar ile jüt çuvallar kullanılıyor, bunların dışındaki ambalajlar maliyeti artıran lüks malzemeler olarak görülüyordu.
 
1970’li yıllarla birlikte ambalaj sanayinin özellikle de ihracattaki önemi kavrandı. Aynı dönemde pek çok ülkenin ambalajlama enstitüsü olduğu biliniyordu. Ülkemizde de 1977 yılında Ambalaj Araştırma Merkezi’nin kurulması çalışmaları başladı.
 
Türkiye’de ambalaj sektörünün ilk gelişimi teneke kutu dalında oldu. Bu dönemde ilk kez kendi ürünlerini ambalajlamak için ambalaj üretimi yapan işletmelerin dışında yalnızca ambalaj üreten işletmeler kurulmaya başladı. Teneke kutu alanında yaşanan bu gelişme daha sonra karton ambalaj ve plastik ambalaj alanlarına da yayıldı.
1980’li yılların başında ise ülkemizde ilk kez pet şişe üretilmeye başladı. Su ambalajlamada kullanılmaya başlanan pet şişeler çok kısa süre içinde sıvı gıda maddelerinin ambalajlanmasında yaygın halde kullanılır hale geldi. Bu durum çok eski bir geçmişe sahip olan cam ambalajın pazar kaygısı ile teknolojisini yenilemesine neden oldu. Yine 1980’li yıllarda ithal edilen alüminyum kutu ülkemizde de üretilmeye başladı.
 
Türkiye’de oluklu mukavva sanayinin kurulması da Seka’nın 1954 yılında İzmit tesislerinde ilk oluklu mukavva fabrikasını işletmeye açması ile gerçekleşti. Özel sektör 1960 yılından sonra oluklu mukavva yatırımına ve üretimine ilgi duymaya başladı. Türkiye oluklu mukavva sanayinin en hızlı gelişme dönemi 1981-1995 yılları arasında oldu.
 
Büyük kuruluşların bazıları 1981 yılından başlayarak gelişmiş teknolojiye dayanan yüksek kapasiteli yatırımlara yönelmiş bazıları da ikinci ve üçüncü oluklu hatlarını işletmeye almışlardır. Türkiye oluklu mukavva sanayinde yer alan tek kamu kuruluşu alandan çekilmiştir. Bugün sektörde 2 bin 800 civarında firmanın faaliyet gösterdiği tahmin ediliyor.
Sektörel Panorama: Türkiye, imalat sanayindeki genişlemelere cevap verebilecek bir ambalaj üretim altyapısına sahip. Hızlı kentleşme, nüfus artışı, yaşam standartlarının yükselmesi, kadınların iş hayatına katılımındaki artış, tüketim alışkanlıklarındaki değişim, alışveriş merkezlerinin yaygınlaşması ile perakende alışveriş eğiliminin artması, tüketim ürünlerine olan talep artışı ve ihracatın artması sektörün hızlı gelişmesindeki başlıca etkenleri oluşturuyor.
 
Türk ambalaj sektöründe, yeni teknoloji ile geliştirilmiş modern tesisler, kalite konusunda ulaşılan nokta ve esnek çalışma yapısı, AB gibi daha rekabetçi tedarikçi arayışı içinde olan coğrafyalarda Avrasya’nın Ambalaj Merkezi olma hedefine ulaşma şansını artırıyor. Büyüme trendinde hız kesmeyen ambalaj sektörü 2013 yılında yaklaşık 16 milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Türkiye ambalaj sektörü ürünleri, dünya çapında 177 ülkeye ihraç ediliyor. Sektör, AB pazarı, Ortadoğu ve Kuzey Afrika, Kafkaslar ve Balkanlar gibi çevre bölgelerde oldukça güçlü. Ambalaj üreticileri, Cumhuriyetin kuruluşunun 100’üncü yılı olan 2023 yılında toplam ihracatı 10 milyar dolara taşımayı hedefliyor.
Türkiye Ambalaj Sektörü 2014 İhracat ve İthalat Raporu’na göre, 2013 yılının ilk altı ayında 678 bin ton olan ambalaj ihracatı 2014 yılının aynı döneminde 697 bin ton olarak gerçekleşti. Değer olarak ise 2013’ün ilk yarısında 1.8 milyar dolar olan ihracat, 2 milyar dolar oldu.  2014’ün ilk altı ayında toplam ambalaj ihracatında Almanya, Irak ve İngiltere’nin değer bazında en çok ambalaj ihracatı yapılan ülkeler olduğu görülüyor. 2013 yılının ilk altı ayında 901 bin 814 ton olan ambalaj ithalatı, 2014 yılının aynı döneminde 980 bin 817 ton olarak gerçekleşti. Değer bazında ise 1.6 milyar dolar olan 2013 ilk yarı rakamı, 2014’ün ilk altı ayında 1.8 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2014 yılının ilk altı ayında ambalaj ithalatında Almanya, Çin ve ABD’nin değer bazında en çok ambalaj ithalatı yapan ülkeler olduğu gözlendi. Ambalaj sektörü, 2013 yılında ise bir önceki yıla göre değer olarak yüzde 17 büyüyerek 16 milyar dolarlık bir pazar hacmine ulaşmıştı.
 
Türkiye’de son 10 yılda ambalaj tüketiminin iki kat arttığı görülüyor. Ambalaj sektörü, yarattığı istihdam ile de Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu yıl yayınlanan ve Türkiye’nin en büyük sanayi şirketlerinin sıralandığı İSO 500 ve İSO İkinci 500 listelerinde 53 ambalaj firması yer alıyor ve bu firmalarda 20 bin kişinin üzerinde istihdam sağlandığı görülüyor.
 
Türkiye’nin 2023 vizyonu içinde ambalaj sektörünün de hedefleri bulunuyor. Sektör, 2023’te pazar büyüklüğünü 30 milyar dolara, kişi başı tüketimi yıllık 300 dolara, ihracatı ise 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.
Ambalaj sektörünün gelişiminin, bir ülkenin gelişmişliğiyle orantılı olduğuna dikkat çeken sektör oyuncuları, Batı Avrupa’da, ambalajlama sayesinde gıdalarda yüzde 2-3 oranında israf söz konusu olurken, Türkiye’de her yıl 16 milyar TL değerinde taze meyve ve sebze ile yaklaşık 1.5 milyar TL değerinde ekmeğin birçok farklı nedenle israf edildiğini belirtiyor. Sektör aktörleri, gerek ekmeğin gerekse bakliyat ve yaş meyve-sebzenin ambalajlanmasının gerektiğini uzun süredir gündeme getiriyor.
 
Değişen yaşam koşulları ve tüketici bilincinin artması ile birlikte ambalajlı ürüne talep artık daha fazla. Büyük şehirlerin yanı sıra büyük market ve perakende zincirlerin Anadolu’da da yaygınlaşması, ambalajlı ürün talebininim bu bölgelerde yaygınlaşmasını sağlıyor. Ambalaj sanayiinin çalışma alanlarının dünyada ve Türkiye’de yaklaşık yarısını gıda sektörü oluşturuyor. Bu noktada ambalaj sanayii için hijyen, oldukça önemli. Sektör aktörleri, merdiven altı üretimin, ambalaj sektörünün de önemli sorunlarından olduğunu söylüyor. Kayıt dışı üretimler, hijyenik olmadığını aktaran aktörler, yaratılan haksız kazançlardan dolayı sektörün gelişimine de zarar verdiğini belirtiyor.
 
Sektör, geri dönüşüm bilincinin yerleşmesiyle gelişecek
Ambalaj, Türkiye’de hızlı büyüme gösteren sektörler arasına bulunuyor. İmalat sanayi paralelinde ambalaj sektörü de, oluşan talebi karşılayacak şekilde gelişiyor. Ambalajın hammaddesinde atıklar, önemli yer kaplıyor. Buna rağmen sektör aktörleri, atıklardan yeterince faydalanılmadığına işaret ediyor. Türkiye’de oluklu mukavva üretiminin yaklaşık yüzde 70’inin geri dönüşümden elde edildiğini belirten sektör temsilcileri, Avrupa’da yüzde 75 olan kâğıt geri dönüşüm oranının Türkiye’de yüzde 5 olduğunu söylüyor. Türkiye’de entegre bir atık yönetimi uygulaması olmadığını da dile getiren sektör aktörleri, kaynağında ayrıştırılmayan, düzensiz toplanmış atıkların kullanılamadığını bildiriyor. Bazı özel ve kamu kurum ve kuruluşlarının geri dönüşüm bilincinin artırılmasına yönelik verdiği eğitim ve yaptıkları çalışmaların, sektörün kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlayacağı vurgulanıyor.
 
Son olarak, TOBB tarafından yayınlanan Nisan 2015 tarihli “VIII. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası” kitabında, Türkiye Ambalaj Meclisi verilerine bakalım. Meclisin verileri şöyle:
 
Her 1.000 istihdamda sektörün istihdamı          22
Sektördeki her 1.000 istihdamda mühendis sayısı         27
Her 1.000 işyerinde sektörün işyeri sayısı          14
2014’te açılan her 1.000 şirkette sektörün şirket sayısı  14
İhracat (milyar $)          4.0
İthalat (milyar $)          3.6
En Büyük 1000 Sanayi Kuruluşu arasında sektörün kuruluş sayısı   36                                                        
En Büyük 500 Şirketi arasında sektörün şirket sayısı     10
 
TOBB Türkiye Ambalaj Meclisi, ayrıca sektörün sorunlarını da çözüm önerileriyle birlikte sıralamış. Meclise göre;
 
Sorun 1: Ambalaj sektöründe ara mamul ithalatının yüksek olması
Açıklama: Ambalaj sektörünün toplam ihracat ve ithalatı incelendiğinde, ciddi oranda ara mal açığı olduğu görülmektedir. Ülkemizde kâğıt/karton üretiminde ürün çeşitliliği sınırlıdır. Atık kâğıtların ihraç edilmesinden dolayı hammadde yetersizliği yaşanmaktadır.
Çözüm Önerisi: Toplanan atık kâğıtların yurtiçinde geri dönüştürülmesi teşvik edilmeli ve geri dönüşümün belgelendirilmesinin denetimi Maliye Bakanlığı tarafından fatura üzerinden yapılmalıdır.
 
Sorun 2: Enerji maliyetlerinin yüksek olması
Açıklama: Yüksek elektrik enerjisi maliyetleri ve maliyetler üzerindeki ilave fon ve kesintiler ambalaj sektörünün rekabet gücünü sınırlandırmaktadır.
 
Çözüm Önerileri:
• Başta TRT payı olmak üzere, elektrik enerjisi üzerinde üreticiye yönelik her türlü fon ve kesintiler kaldırılmalı,
• Hafta sonu ve bayram tatillerinde gece tarifesi uygulanmalı,
• Yaz aylarında puant saati uygulaması, 20:00-22:00 saatleri arasına indirilmeli,
• Bireysel tüketici ile sanayiciye uygulanan elektrik enerjisi fiyatları arasındaki fark AB ülkeleri ile aynı seviyeye yükseltilinceye kadar, sanayinin kullandığı elektrik enerjisi 
fiyatlarına zam yapılmamalıdır.
 
Sorun 3: Ambalaj sanayicileri ve ambalajlama makineleri üreticilerine yönelik teşviklerin yetersiz olması
Açıklama: Bölgesel teşvikler ve Ar-Ge teşvikleri sektörün yapısına uymamakta ve yetersiz kalmaktadır. 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’da yapılan değişiklik ihtiyacı karşılamamıştır.
 
Çözüm Önerileri:
• Sektör için, işletmede çalışan sayısına bağlı bir oran uygulanmalı, Ür-Ge ve üretimde çalışan mühendisler de Ar-Ge personeli olarak kabul edilmeli,
• Sektör için teşvikler bölge farkı gözetmeksizin uygulanmalıdır.
 
Sorun 4: Ambalaj atıklarının yönetimi ile ilgili uygulamalardan kaynaklanan sorunların devam ediyor olması
Açıklama: 28035 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, paydaşlar tarafından farklı yorumlanabilmektedir. Sanayi kuruluşlarından yükümlülüklerini yerine getirenler, sistem içerisinde yer alanların yalnızca %20 kadarını oluşturduğu için bu durum haksız rekabete yol açmaktadır. Toplamalar ile ilgili doğrudan sorumlu kılınan yerel yönetimlerin sistem içinde verimli bir şekilde yer almaması, ayrı toplama uygulamalarının yaygınlaşmasındaki en büyük engellerden biridir.
 
Çözüm Önerileri:
• Mevzuatın uygulanmasında yaşanan sorunlardan dolayı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının merkezde ve il teşkilatlarında bürokratik kapasitesi geliştirilmeli, piyasa gözetimi ve denetimi artırılmalı,
• Uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi ve diğer sorunlara yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacı ile söz konusu Yönetmelik’te geçen Ambalaj Komisyonu yeniden toplanmalıdır.

Sorun 5: 28801 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik gereği kullanılacak Ambalajların tip-model uygunluk onaylarının ve testlerinin tümünün TSE tarafından yapılması
Açıklama: Gerekli alt yapı sağlanmadan yürürlüğe giren Yönetmelik gereği, kullanılacak ambalajların tipmodel uygunluk onayları ve daha sonraki periyodik ve periyodik olmayan test ve denetimlerinin tamamı TSE tarafından yapılmaktadır. Konu yükleyicileri, dolduranları, taşımacıları ve araç sürücülerini doğrudan ilgilendirirken, kullanılacak ambalajların onay, test ve denetimlerinin hepsinin bir kuruluş tarafından yapılacak olmasının dünyada başka bir örneği yoktur.
 
Çözüm Önerileri:
• Ambalajların modellerini belirleyecek ve uygunluğunu test edecek mevcut donanımlar için hali hazırda mevcut olan üniversite ve özel sektör laboratuvarlarından yararlanılmalı,
• TSE bu kuruluşları yetkilendirmeli ve düzenli olarak denetlemelidir.

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.