AMBALAJ SEKTÖRÜ, DIŞ TİCARET FAZLASI VERİYOR!

 

AMBALAJ SEKTÖRÜ, DIŞ TİCARET FAZLASI VERİYOR!

Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) sitesinde bulunan Ağustos 2015 tarihli ve “Ambalaj sektörü 6 ayda 202 milyon dolar fazla verdi” başlıklı bültene göre, “Dış ticaret açığı vermeyen ender sektörlerden biri olarak istikrarlı büyümesini sürdüren Türkiye Ambalaj Sanayi, kuralı yine bozmadı. 2015’in ilk 6 aylık ihracat/ithalat rakamlarına göre ambalaj sektörü, dış ticarette 202,1 milyon dolarlık fazlaya ulaştı.
 
Ambalaj Sanayicileri Derneği’nden yapılan açıklamada, sektöre ait ilk 6 ay rakamları değerlendirildi. Buna göre, plastik, torba ve çuval, ahşap, kâğıt/karton, cam, metal ambalajda geçen yılın ilk 6 ayında 696 bin 569 ton olan ihracat rakamı 2015’in aynı döneminde 790 bin 680 tona yükseldi. Değer olarak 1,96 milyar dolardan 1,81 milyar dolara gerilemesine rağmen ihracatta miktar bazında yüzde 18 artış oldu. İthalatta ise 2014’ün ilk 6 ayında 980 bin 817 ton olan rakam bu yıl 924 bin 538 tona geriledi.
2014 için 1,82 milyar dolara eşdeğer olan ithalat rakamı 2015’in aynı döneminde yüzde 12’lik düşüşle 1,61 milyar dolar oldu. Böylece sektör dış ticaret dengesinde toplamda 202,1 milyon dolar dış ticaret fazlası verdi.
Türlerine göre bakıldığında, geçen yıla oranla ihracatta miktar bazında en büyük artış yüzde 32 ile torba ve çuvalda, yüzde 29 ile kâğıt/karton ambalajda gerçekleşti. İhracatın lideri, geçen yıla oranla yüzde 9 artışla 434 bin 398 tona yükselen plastik ambalaj sektörü oldu.
2015’in ilk 6 ayında en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülke; Almanya, İngiltere, Irak, Fransa, İran, İsrail, İtalya, Hollanda, Azerbaycan ve Rusya olarak sıralandı. En fazla ihracat artışını yüzde 6 ile İsrail’e gerçekleştiren ambalaj sektörünün en fazla ihracat yaptığı ülke 133,9 milyon dolar ile Almanya oldu. Onu 120,8 milyon dolarla İngiltere, 119,4 milyon dolarla Irak izledi. Buna karşılık, Almanya, Güney Kore, Belçika ve Rusya’dan ithalat geçen yıla göre azaldı. Çin, ABD, İtalya, Fransa, İngiltere ve Finlandiya’dan ithalat miktarı artış gösterdi.
Ambalaj Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Korkut, 2014’ün ilk 6 ayına oranla bu yılın aynı döneminde miktar bazında ambalaj ihracatının yüzde 14 arttığına dikkat çekti ve Türkiye Ambalaj Sanayicilerinin küresel ekonomideki belirsizliklere rağmen yeni pazarlar kazanmaya devam ettiğini vurguladı. Emtia fiyatlarının tarihi seviyelere gerilemesinin fiyatlar üzerinde baskı yapması, Euro/dolar paritesinde yaşanan kayıplar nedeniyle ihracatta değer bazında yüzde 8 düşüş yaşandığını ifade eden Korkut, bu gelişmelere rağmen Türkiye ambalaj sanayinin yılın ilk 6 ayında dış ticaret fazlası vererek ülke ekonomisine katkı yapmayı sürdürdüğünü söyledi ve şöyle konuştu: ‘Ambalaj sanayimiz katma değerli üretim gerçekleştirdiğini yine ortaya koydu. Rekabet gücümüz ve potansiyelimiz yüksek. Bölgesel olarak AB, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Kafkaslar ve Balkanlar’da güçlüyüz. Türkiye ambalaj sektörünün ürünleri dünyada 180’den fazla ülkeye ihraç ediliyor. Rakamlara bakıldığında, Türkiye ambalaj sanayinin, Avrasya’nın ambalaj merkezi olma yolunda kararlı adımlarla yürüdüğünü hatırlatmak gerek. 2023’te 30 milyar dolarlık pazar büyüklüğü, 10 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşacağız. Sektörün, nitelikli hammadde ara mal açığını kapatmak için yatırım ve üretime yönelmesi hem önemli bir ihtiyacı karşılayacak hem de dış ticaret fazlasının daha da yükselmesini sağlayacaktır.’
Ambalaj sektöründeki gelişmenin, ülkenin gelişmişliğiyle orantılı olduğunu hatırlatan Korkut, gıda israfına da dikkat çekti. Korkut, ‘Avrupa’da ambalaj bilinci sayesinde gıdalarda yüzde 2-3 oranında israf söz konusu oluyor. Türkiye’de ise her yıl 16 milyar TL değerinde taze meyve-sebze çöpe gidiyor. Toplam 35 milyar lira büyüklüğünde olduğu tahmin edilen ekmek pazarında yılda 1,54 milyar TL yine çöp oluyor. Bu israfı geri çevirmek için ekmekte, bakliyatta, yaş sebze-meyvede ambalajın şart olduğunu söylüyoruz. Sadece ekmekte ambalaja geçebilsek, yüzde 50’sini çöpe gitmekten kurtarabiliriz’ diye konuştu.”
 
 
Sektörün yükselen başarı grafiği, şirketler bazında da somutlanmış. Örneğin, Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD)’nin Temmuz2015 tarihli basın bülteninin başlığı, “Ambalaj Sektöründen 56 Firma İSO İlk 1000’de. Ambalajda Satış Ve Karlılık Arttı.”
Şöyle devam ediyor bülten: “Sanayinin devler ligini oluşturan İSO 1000 listesinde bu yıl 32’si ASD üyesi olmak üzere toplam 56 ambalaj sektörü firması yer aldı. Ambalaj Sanayi satış ve karlılığını artırırken parite etkisi ihracatta kendini gösterdi.
İstanbul Sanayi Odası (İSO), İSO Birinci 500 + İkinci 500 (İSO 1000) Büyük Sanayi Kuruluşu 2014 yılı sonuçlarını açıkladı. Türkiye’nin en büyük sanayi şirketlerinin sıralandığı İSO 1000 2014 sıralamasında 32’si Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) üyesi, toplam 56 ambalaj sektörü firması yer aldı.
Türkiye’nin en büyük sanayi şirketlerinin sıralandığı İSO 500 2014 sıralamasında, ambalaj sektöründen 18’i Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) üyesi 26 firma yer almıştı. Üretimden satışlar baz alınarak oluşturulan listede ambalaj sektörünün ana tedarikçilerinden Petkim Petrokimya Holding yaklaşık 3,67 milyar TL ile ilk sırada yer alırken, onu 947 milyon TL ile Naksan Plastik, 753 milyon TL ile Sarten Ambalaj, 747 milyon TL ile Köksan, 647 milyon TL ile Modern Karton ve 640 milyon TL ile Korozo Ambalaj takip etmişti.
İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu sıralamasında 211,8 milyon TL ile Frimpeks Kimya ve Etiket Sanayi A. Ş. İlk sırada yer alırken onu, 207,9 milyon TL ile Abdioğulları Plastik ve Ambalaj Sanayi A.Ş., 196,9 milyon TL ile Eskapet Pet Ürünleri Kimya Gıda Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti ve Oyka Kağıt Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. izledi.
ASD’nin İSO raporuna dayanarak yaptığı analize göre, İSO 1000 listesinde yer alan Türkiye’nin en büyük ambalaj üreticilerinin cirolarını ve karlılıklarını artırdı. Rapora göre, listede yer alan şirketlerin üretimden yaptıkları satışları bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 12,41 artırarak 500 milyon dolar seviyesine yaklaştı. Listede yer alan şirketler dönem karını yüzde 6,66 arttığı dikkat çekerken parite etkisi nedeniyle ihracatın yüzde 9,22 azaldığı gözlendi. Türkiye’nin ilk 1000 sanayi kuruluşu içinde ambalaj sanayinde faaliyet gösteren şirketlerin ciro, karlılık, ihracat ve istihdamdan aldığı pay incelendiğinde; üretimden satışta yüzde 3,5, dönem karında yüzde 1,8, ihracatta yüzde 2,4 ve çalışan sayısında yüzde 1,9 pay aldığı gözlendi.
İstanbul Sanayi Odası İSO Birinci 500 + İkinci 500 (İSO 1000) Büyük Sanayi Kuruluşu 2014 yılı sonuçlarını değerlendiren ASD Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Korkut, sektörünün geliştirdiği uzun vadeli stratejilerin sonucu aldığını belirtti. 20014 yılının küresel kırılganlıkların arttığı bir dönem olduğuna dikkat çekti ve sözlerine şöyle devam etti:  ‘Buna rağmen İSO 1000 listesine giren ambalaj sektörü temsilcilerinin satışlarını ve kârlılıklarını artırmayı başardı. 2014 yılı bölgesel ve küresel düzeyde siyasal ve ekonomik kırılganlıkların arttığı bir dönem oldu. Euro/dolar paritesi ve enerji fiyatlarının tarihi seviyelere gerilemesi, AB’nin durgunluk riskiyle karşı karşıya kalması gibi sebeplerle Türkiye’nin olduğu gibi ambalaj sektörümüzün de ihracatına kısmi bir düşüş yaşandı. Ancak 2015 yılının ikinci yarısına ilişkin aldığımız olumlu sinyaller yılsonu hedeflerimizi yakalayacağımızı gösteriyor. Her fırsatta dile getiriyorum. Sektörümüzün geliştirdiği uzun vadeli stratejiler, özellikle rekabet koşullarının sertleştiği ve risklerin arttığı böyle dönemlerde daha da etkili oluyor.
 
Bu nedenle ambalaj sektörü olarak tedbiri elden bırakmadan olumlu gelişmelere odaklanarak yeni fırsatlar ışığında ilerlemeye devam edeceğiz.’
İSO 1000 listesi ambalaj sanayi malzeme üretim gruplarına göre incelendiğinde üretim satışlarda en büyük payı yaklaşık 5,1 milyar TL ile fleksibıl ambalaj sektörü aldı. Onu 4,1 milyar TL ile ambalaj hammaddesi ve bileşenleri sektörü, 3,6 milyar TL ile kâğıt, karton ve oluklu mukavva sektörü, 1,2 milyar TL ile sert plastik ve metal sektörü takip etti. Segmentlere göre incelendiğinde İSO 1000 listesine en fazla şirket 16 şirket ile fleksibıl sektörü olurken, onu 14 şirket kâğıt-kâğıt karton-oluklu mukavva sektörü, 8 şirket ile ambalaj hammadde ve bileşenleri sektörü, 5 şirket ile plastik tekstil sektörü ve 4 şirket ile sert plastik sektörü izledi.”
Ambalaj Sektörü’nün bu pozitif durumu, Anadolu Ajansı’nın yaklaşık 4 ay önce basına da yansıyan Nisan 2015 tarihli ve “Ambalaj sektörü dış ticaret fazlası verdi” başlıklı haberinde de görülüyor zaten. Habere göre; Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Yönetim Kurulu Başkanı ve Petkim Genel Müdürü Sadettin Korkut, ambalaj sektörünün önemine dikkati çekerek, “Türkiye’de 19 milyar dolarlık ambalaj sektörü 300 milyar dolarlık bir ekonomik hareketi mümkün kılıyor” demiş.
Korkut, Türkiye ambalaj sektörünü değerlendirdiği basın toplantısında, ambalajın, tüketicilerin satın alma kararlarında etkili olduğunu, doğru ambalajın, içindeki ürünü saklayıp sattırdığını, markaların, daha çevreci ve daha inovatif ambalajlarla rekabette bir adım öne geçtiğini anlatmış.
Ambalajın, küresel iş yapma sürecinin en önemli unsurlarından biri haline geldiğini ve ürünü izlenebilir hale getirdiğini belirten Korkut, “Kayıt dışını ortadan kaldırıyor, ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Ambalajlı ürünler hijyen ve sağlık açısından insanlara verilen önemin bir göstergesi” diye konuşmuş.
Dünya ambalaj sektörünün yılda ortalama yüzde 3 büyüdüğünü, endüstrinin 2016 yılında 820 milyar dolarlık bir ciroya ulaşacağının tahmin edildiğini belirten Korkut, ambalaj tüketiminde ilk iki ülkenin ABD ve Çin olduğuna dikkati çekmiş ve Çin’in 2017’de ABD’yi geçmesinin öngörüldüğünü vurguladı.  Korkut “Hindistan’ın ise gelecek 5 yılda ambalaj tüketimini yaklaşık ikiye katlayarak 24 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşması ve dünyadaki en büyük 10 ambalaj tüketicisinden biri haline gelmesi bekleniyor. Ambalaj üretiminin yaklaşık yüzde 50’sini gıda ve içecek ürünleri olmak üzere günlük ihtiyaç maddeleri, yüzde 20-30’unu diğer gıda dışı tüketim malları ve yüzde 20-30’unu endüstriyel ambalajlar oluşturuyor” diye konuşmuş.
Sadettin Korkut, dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de orta sınıfın hızla güçlendiğini ve şehirlere göç ettiğinin altını çizerek, tüketim alışkanlıkları ve ihtiyaçlarının hızla değiştiğine işaret etti. Türkiye’de ambalaj sektörünün 2014 yılında 19 milyar dolar pazar büyüklüğüne ulaşmasını beklediklerini bildiren Korkut, şunları kaydetmiş: “Türkiye’de 19 milyar dolarlık ambalaj sektörü, 300 milyar dolarlık bir ekonomik hareketi mümkün kılıyor. Türkiye’de kişi başı ambalaj tüketimi 2014 yılında 240 dolar seviyesine ulaştı. Bu rakam Kuzey Amerika’da 350-400 dolar, Avrupa’da 250-300 dolar, Japonya’da ise 550 dolar seviyesinde. Yaklaşık 1,5 milyon ton ambalaj ihracatı gerçekleştirildi, 4 milyar dolarlık ihracat geliri elde edildi. Ambalaj sektörü, en fazla ihracatı 303,6 milyon dolarla Almanya’ya yaptı. Almanya’yı, 270 milyon dolarla İngiltere, 251 milyon dolarla Irak izledi. Bölgesel olarak bakıldığında AB, Orta Doğu ve Kuzey Afrika, Kafkaslar ve Balkanlar gibi çevre bölgeler Türkiye ambalaj sektörünün güçlü olduğu pazarlardır.”
Korkut, sektörün 2014 yılında 1,9 milyon ton ambalaja karşılığında 3,6 milyar dolar tutarında ithalat yaptığını bildirmiş ve ambalaj ithalatının yüzde 3 azaldığını, ithalatın en fazla Almanya, Çin, ABD, İtalya ve Güney Kore’den yapıldığını belirten Korkut, “Katma değerli üretime odaklanan ambalaj sektörü 2014 yılında 366 milyon dolar dış ticaret fazlası vererek Türkiye ekonomisine ve cari açığa pozitif katkı sağlamayı sürdürdü. Sektör, 2014 yılında kilogram başına 2,7 dolar ihracat gerçekleştirerek 1,6 dolar olan Türkiye ihracat/kg ortalamasının üzerinde bir performans gerçekleştirdi” diye konuşmuş.
Yine aynı haberde Sadettin Korkut, ambalaj sektörünün 2023 yılı hedefleri doğrultusunda pazar büyüklüğünü 30 milyar dolara, kişi başı tüketimi 240 dolardan 300 dolara, ihracatı ise 4 milyar dolardan 10 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söylemiş.
 
21. Uluslararası Avrasya Ambalaj Fuarı’nın bu yıl ASD ve REED TÜYAP iş birliğinde 22 - 25 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirileceğini belirten Korkut, Ambalaj Ay Yıldızları Yarışması’nı da bu yıl 6. kez düzenleyeceklerini, yarışmaya başvuruların 24 Nisan’a kadar yapılabileceğini kaydetmiş.
 
Korkut, ASD’nin 2013 yılında, dünyada az sayıdaki ve Türkiye’deki ilk sektör müzelerinden birini kurmak için yola çıktığını anımsatarak, müze projesi kapsamında planlanan etkinliklerin, “Ambalaj Sanal Müzesi, Ambalaj Fiziki Müzesi, ‘Kaynak azaltımı / çevreye dost ambalaj üretimi ve tüketimi’ konularında workshoplar, tasarım konferansları, Ambalaj Kütüphanesi ve çeşitli yarışmalar” olduğunu belirtmiş ve müze projesinin ilk adımı olan Ambalaj e-Müzesi için çalışmaların sürdüğünü söylemiş.
 
Sadettin Korkut, ambalajların birer çöp olmadığını, ambalajların kullanım ömürlerini tamamladıktan sonra geri dönüşüm sürecine girmesi gerektiğini belirttikten sonra, tüketicilerin son yıllarda çevre duyarlılığının artmasıyla ambalajların çöpten ayrı toplanması gerektiğiyle ilgili önemli bir bilinçlenme yaşandığını vurgulayarak şunları da kaydetmiş: “Dolayısıyla ambalaj teknolojisi de hızla gelişiyor. Ambalaj üretiminde minimum hammadde, doğal kaynak ve enerji kullanımı ile sürdürülebilir üretim sağlanabilmesi için detaylı çalışmalar yapılıyor. Örneğin, Türkiye’de içme suyu pet şişeye ilk girdiğinde ambalajın ağırlığı 22 gramdı. 6-7 yıl önce 13 grama indi. Bugün, yarım litrelik suyun pet ambalajının ağırlığı 10,5 grama inmiş bulunuyor. Yakında 10 gramın altına da inecek. Ambalaj satılabilirliğini sağladığı ürünün yüzde 2-5 (ortalama yüzde 3,5) civarında bir maliyetini oluşturuyor. Bu oranın nispeten daha lüks tanımlanacak emtiada yüzde 10 civarında olduğu kabul ediliyor.”
 
Ambalajın ürün kaybını en aza indirdiği için maliyetten tasarruf sağladığını anlatan Korkut, dünyada en önemli sorunlarından birinin yüz milyonlarca insana sağlıklı ve besleyici gıdaların ulaşamaması olduğunu söylemiş. Korkut, bugün dünyada her 8 kişiden birinin aç yattığını, doğru ambalajlarla, her gün daha fazla insana gıda ulaştırılabileceğini ifade etmiş. Ambalaj ve dağıtım sistemlerinin yeterli olmadığı bölgelerde, gıdaların yüzde 50’ye varan oranlarda israf olduğunu ve tüketiciye ulaştırılamadığını aktaran Korkut, ambalaj tüketiminin yüksek olduğu gelişmiş ülkelerde, örneğin Batı Avrupa’da gıdaların sadece yüzde 2-3’ünün israf olduğunu söylemiş.
 
Türkiye’de ise her yıl 1,5 milyar liralık ekmeğin çöpe gittiğine dikkati çeken Korkut, sözlerini şöyle tamamlamış: “Ambalaj sayesinde ekmek israfını yüzde 50 azaltmak mümkün. Ekmek israfı nedeniyle 2012 yılında 1,6 milyar liralık ekonomik kayıp meydana geldiğini biliniyor. 
 
ASD, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Toprak Mahsulleri Ofisi koordinasyonuyla 2013 yılında başlatılan ‘Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası’ sayesinde günde 1 milyon 50 bin, yılda ise 384 milyon adet ekmek çöpe atılmaktan kurtarıldı. Yaş, sebze meyve, bakliyat, et ve süt ürünlerinde de benzer adımlar atılması elzemdir. Büyük emeklerle üretilen yaş sebze ve meyvedeki yıllık kayıp 16 milyar liraya ulaştı. Bakliyat ürünlerinde de maalesef benzer sorunlar yaşanıyor. Oysa ambalaj sayesinde gıda ürünlerinin çöpe değil, sofralara gitmesini sağlayabiliriz.”
 

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.