‘2017 BÜTÇE SUNUMU”NA GÖRE DOĞAL KAYNAKLARIMIZ

 ‘2017 BÜTÇE SUNUMU”NA GÖRE DOĞAL KAYNAKLARIMIZ

Her ne kadar “Doğal Kaynaklar” başlı başına bir alan olsa de, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız için ‘Doğal Kaynaklar” anlaşılan mutlaka ‘Enerji” alanının devamı olan bir alan gibi. Örneğin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ‘2017 Yılı Bütçe Sunumu”nun “Giriş”i şöyle deniliyor:
 
“Enerji ve doğal kaynaklar alanını yönetirken, dışa bağımlılığı azaltmak, iki katına çıkacak olan enerji talep artışını sorunsuz karşılamak ve arz güvenliğini sağlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 
 
Enerji arz güvenliği için kritik bir unsur olarak gördüğümüz, son on yılda hızlanarak enerji sektörümüzün çehresini ciddi şekilde değiştiren serbestleşme çabaları ile geliştirilmeye çalışılan rekabetçi piyasa yapısı, enerji politikalarımızın en önemli odak noktalarıdır. Bu bağlamda rekabetçi, şeffaf, tüketicinin korunduğu, piyasa ve çevresel sürdürülebilirliği de dikkate alan bir enerji sektörü önceliğimiz olmuştur ve olmaya da devam edecektir.
 
Enerji arz güvenliğinden kaynaklanan riskleri azaltmak, enerjinin daha verimli üretilmesini ve kullanılmasını sağlamak amaçları ile serbest piyasa şartlarının oluşturulması ve rekabete dayalı yatırım ortamının geliştirilmesi, enerji sektöründeki önemli talep artışını karşılamada başlıca stratejilerimiz olmaya devam edecektir.
 
Ülkemizin enerji talebini karşılamak için sınırlı olan doğal kaynaklarımızı rasyonel bir şekilde kullanmaya, yeni teknolojilerle enerji üretimini çeşitlendirmeye ve mevcut teknolojilerin verimliliğini arttırmaya, alternatif enerji kaynaklarını değerlendirmeye yönelik politika ve stratejilerin uygulanmasına büyük önem veriyoruz. Ayrıca, enerji ithalatımızın azaltılması noktasında toplumda enerji verimliliği bilincinin yerleştirilmesi ve geliştirilmesi de politikalarımızda ayrı bir önem taşıyor.
Ülkemizin zengin doğal kaynaklarından azami ölçüde ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda istifade etmek orta ve uzun vadede önceliğimiz olmaya devam edecektir. Bu bağlamda çevre ile uyumlu, öncelikle iş sağlığı ve güvenliği koşullarını sağlayan sürdürülebilir bir madencilik için etkin ve uygulanabilir politikaların oluşturulması, doğal kaynaklarımızın ekonominin büyümesine ve ülke refahına katkıda bulunacak şekilde yönetilmesinin öncelikli şartıdır.
 
Bakanlığımız, Ülkemiz yer altı kaynaklarının ülke ekonomisine yüksek katma değer sağlayacak şekilde değerlendirilmesini amaçlayarak çalışmalarını bu doğrultuda yoğunlaştırmaktadır.
 
Türkiye, son 14 yılda bölgesindeki birçok önemli projede yer alan bir ülke haline gelmiştir. Doğusundaki kaynakların batıya ulaştırılmasında güvenli bir merkez konumunda olan Ülkemizin enerjide 2023 hedeflerini belirledik ve bu hedefler doğrultusunda ilerliyoruz…”
 
“2017 Yılı Bütçe Sunumu”nun ‘Enerji Politika Ve Stratejilerimiz” bölümünde ise “Bakanlığımız, Ülkemiz adına çok önemli uluslararası projeleri yürütmekle birlikte Ülkemizin enerji altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesi ve enerji piyasalarının rekabete dayalı olarak yeniden yapılandırılması sürecini yönetmekte olup; enerji ve doğal kaynakları verimli, etkin, güvenli, zamanında, çevreye duyarlı ve iş sağlığı ve güvenliği öncelikli olacak şekilde değerlendirerek dışa bağımlılığı azaltmayı ve ülke refahına en yüksek katkıyı sağlamayı görev edinmiştir.
 
Enerji arz güvenliğinden kaynaklanan riskleri azaltmak ve enerjinin daha verimli üretilmesini ve kullanılmasını sağlamak amacıyla serbest piyasa şartlarının oluşturulması ve rekabete dayalı yatırım ortamının geliştirilmesi, enerji sektöründeki önemli talep artışını karşılamada başlıca stratejilerimiz olmaya devam edecektir.
 
Strateji ve politikalarımız; enerji arz güvenliği, alternatif enerji kaynakları, kaynak çeşitliliği, yerli ve yenilenebilir kaynakların ekonomiye kazandırılması, sürdürülebilirlik, enerji piyasalarında serbestleşme ve enerji verimliliği temellerine dayanmaktadır.
Bu politikalarımız; jeopolitik konumumuzun sağladığı avantajlar kullanılarak, ülke gerçekleri ile küresel ölçekli dinamikler çerçevesinde yönetilmektedir. Bu kapsamda, temel strateji ve politikalarımız;
*Yerli kaynaklara öncelik vermek suretiyle kaynak çeşitliliğini sağlamak,
*Yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji arzı içindeki payını artırmak,
*Enerji verimliliğini artırmak,
* Serbest piyasa koşullarına tam işlerlik kazandırmak ve yatırım ortamının iyileşmesini sağlamak,
* Petrol ve doğal gaz alanlarında kaynak çeşitliliğini sağlamak ve ithalattan kaynaklanan riskleri azaltacak tedbirleri almak,
*▪Jeopolitik konumumuzu etkin kullanarak, enerji alanında bölgesel işbirliği süreçleri çerçevesinde Ülkemizi enerji üssü ve terminali haline getirmek,
*Enerji ve doğal kaynaklar alanlarındaki faaliyetlerin çevreye duyarlı halde yürütülmesini sağlamak,
*Doğal kaynaklarımızın ülke ekonomisine katkısını artırmak,
*Endüstriyel hammadde, metal ve metal dışı madenlerimizin üretimlerini artırarak yurt içinde değerlendirilmesini sağlamak,
*Maliyet, zaman ve miktar yönünden enerjiyi tüketiciler için erişilebilir kılmak şeklinde özetlenebilir.
 
Bakanlığımızca; enerji sektöründeki gelişmeler dikkatle izlenmekte ve gerekli tedbirler alınmaktadır. Ülkemiz enerji arz güvenliğinin sağlanmasına büyük önem verilmekte, artan enerji talebi dikkate alınarak enerji arz güvenliğimize yönelik politikalar çerçevesinde çalışmalarımız devam etmektedir. 
 
Bu bağlamda, enerji arz güvenliğinden kaynaklanan riskleri azaltmak için;
*Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik verilerek kaynak çeşitlendirmesinin sağlanması,
*Serbest piyasa unsurlarının işlevselliğinin artırılması,
*Yatırım ve ticaret ortamının iyileştirilmesi,
*Enerji sektörünün sürdürülebilirliğini temin etmek amacıyla enerji kaynaklarının, taşıma güzergâhlarının ve enerji teknolojilerinin çeşitlendirilmesi,
*Ülkemiz yeraltı ve yerüstü kaynaklarının ülke ekonomisine yüksek katma değer sağlayacak şekilde değerlendirilmesi,
* Enerji arz ve talep zincirinin her halkasında enerji verimliliğinin artırılması,
*Sahip olduğumuz jeopolitik konumun etkin şekilde kullanılmasıyla enerji koridorlarının kesiştiği noktada yer alan Ülkemizi enerji merkezi haline dönüştürürken bu sürecin en iyi biçimde yönetilmesi,
*Elektrik arz güvenliğine katkı sağlamak ve yeterli miktarda enerjinin kesintisiz ve kaliteli bir şekilde temini açısından komşu ülkelerle enterkonneksiyonların sağlanması,
*Türkiye’nin daha şeffaf bir piyasaya kavuşması ile enerji ticaret ve dağıtım üssü olabilmesi yolunda enerji borsası ve uluslararası piyasa entegrasyonu projelerinin güçlendirilmesi,
*Nükleer enerjinin elektrik üretim portföyüne dahil 
edilmesi,
*Ülkemizin enerji alanındaki dışa bağımlılığının azaltılarak enerji maliyetlerinin ülke ekonomisi içindeki payının düşürülmesi ve cari açığın azaltılması,
*Enerji diplomasisi kapsamında uluslararası arenada etkinliğin ve işbirliğinin geliştirilmesi yönündeki çalışmalar büyük bir hızla devam etmektedir…” denilmekte.
 
Sunumun “Yenilenebilir Enerji Görünümü”nde ise ‘Ülkemiz coğrafi konumu ve jeolojik yapısı nedeniyle yenilenebilir enerji kaynakları bakımından zengin bir ülkedir. Bu kaynaklardan azami ölçüde yararlanmak hem enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak hem de yeni istihdam alanlarının oluşumuna zemin hazırlayacaktır. 2002 yılında 12.277 MW olan yenilenebilir enerji kaynakları kurulu gücümüz 2016 Yılı Eylül Ayı sonu itibarı ile yüzde 172 artış ile 33.352 MW’a ulaşmıştır. 2002 yılında yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimimiz 34 milyar kWh iken, 2015 yılında yüzde 147 artışla 84 milyar kWh’a çıkmıştır. 2016 yılı Eylül ayı sonu itibariyle 70,2 milyar kWh seviyesine ulaşmıştır.
2016 yılı ilk 9 ay içerisinde rüzgâr, jeotermal, hidrolik, güneş ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı santrallerin kurulu gücünde yaşanan artış 1.742 MW olup bunların;
* 725 MW’ı rüzgâr,
*455 MW’ı hidrolik,
* 101 MW’ı jeotermal,
*411 MW’ı güneş
* 50 MW’ı diğer yenilenebilir kaynaklı elektrik üretim santralleridir.
2014 yılında kurulu gücümüzde gerçekleşen 5.512 MW’lık artışın yaklaşık yüzde 45’i, 2015 yılında gerçekleşen 3.628 MW’lik artışın neredeyse tamamı, 2016 yılının ilk 9 ayında gerçekleşen 4.926 MW’lık artışın ise yüzde 35,3’ü yenilenebilir kaynaklara dayalıdır. Bu durum yenilenebilir enerji uygulamalarımızın olumlu sonuçlarının en güzel göstergelerinden biridir…” denilmiş.
Şimdi de “Yenilenebilir Enerji Alanındaki Gelişmeler” bölümündeki ifadeleri aktarıyoruz:
- Hidrolik Enerji: Ülkemiz HES potansiyelinin değerlendirilebilmesi amacıyla çalışmalar devam etmekte olup bu kapsamda devrede olan HES’lere ilave yaklaşık 6.500 MW’lık lisanslı ve 3.500 MW’lık önlisanslı proje bulunmaktadır. Ayrıca sistem bağlantı görüşü verilen ancak henüz önlisansını almamış yaklaşık 2.500 MW’lık HES projesi daha bulunmaktadır. Sonuç olarak ülkemiz hemen hemen bütün HES potansiyeli değerlendirilebilecek şekilde elektrik sistem bağlantıları planlanmıştır. Bu planlamalar bütüncül havza metodu ile mevcut ve planlanan elektrik iletim tesislerinin maksimum verimle kullanılması ve minimum çevresel etki hedefi ile yapılmıştır.
 
- Rüzgar Enerjisi: Bugüne kadar yaklaşık toplamda 11.850 MW kurulu gücünde rüzgâr santrali bağlantısı için görüş verilerek kapasite tahsisi gerçekleştirilmiştir. 2016 yılı Eylül ayı itibariyle bu kapasitenin yaklaşık 5.218 MW’lık kısmı lisanslı olarak işletme halinde olup lisanssız santraller ile birlikte bu değer 5.228 MW’a ulaşmıştır. RES kurulu gücünün toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 6,7’ye ulaşmıştır. RES’lerin 2015 yılı elektrik üretimi içindeki payı yüzde 4,4 olarak gerçekleşmiştir. İşletmede olan santrallerin yanı sıra, yaklaşık 2.500 MW kurulu güçte RES projesi için TEİAŞ’la Bağlantı Anlaşması imzalanmış ve söz konusu santraller şu anda tesis aşamasındadır. Ayrıca, işletmedeki santraller tarafından Lisans Yönetmeliği çerçevesinde yapılan güç artırım taleplerinden 1.000 MW güç artırımı kapasitesi uygun bulunmuş olup, saha izinleri ve bağlantı tesisleri hazır olan söz konusu santrallere ait güç artışlarının 1-2 yıl içerisinde devre alınması öngörülmektedir.
 
- Güneş Enerjisi: Güneş enerjisine yönelik toplam 13 MW kurulu güce sahip 2 proje lisanslandırılmış olup 243 MW’lık 24 proje ise önlisanslandırılmış durumdadır. 332 MW’lık kalan 23 proje ise önlisans alma aşamasındadır.
 
Lisanssız projelerden ise geçici kabulü yapılarak devreye alınan 861 adet GES’in kurulu gücü 2016 Eylül sonu itibari ile 660 MW’a ulaşmıştır. Geçici kabul aşamasında ise toplam 114 MW’lık, 127 adet proje bulunmaktadır. Ayrıca, projesi onaylanan toplam 4.222 MW’lık, 4.966 adet proje bulunmaktadır. TEİAŞ tarafından kapasite tahsisi yapılan GES kurulu gücü ise yaklaşık 7.000 MW’tır.
Ayrıca Enerji İhtisas Endüstri Bölgeleri kapsamında Karapınar’da kurulması öngörülen Yenilenebilir Kaynak Alanı (YEKA) kapsamında 1.000 MWe’lık gücün iletim sistemine bağlantısı hakkında planlama çalışmaları tamamlanmıştır.
 
YEKA Yönetmeliği kapsamında ilk uygulama Konya ili, Karapınar ilçesinde gerçekleştirilmektedir. 09.09.2015 tarih ve 29470 sayılı Resmi Gazete ‘de Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı olarak belirlenen toplam 27,19 km2 büyüklüğündeki alanın 19,19 km2’lik kısmına 1.000 MWe kapasiteli güneş enerjisine dayalı elektrik enerjisi üretim tesisi kurulacaktır. Kurulacak olan çevre dostu ve güneş kaynağına dayalı üretim tesisinin işletmeye girmesiyle birlikte her yıl yaklaşık 1,7 milyar kWh elektrik enerjisi üretilecek ve yaklaşık 600.000 adet evin yıllık elektrik ihtiyacı karşılanıyor olacaktır. 30 yıl boyunca işletilecek olan elektrik enerjisi üretim tesisinde; ülkemizde entegre bir şekilde imal edilecek fotovoltaik (FV) güneş modülleri ve yurtiçinde faaliyet gösteren üreticilerden temin edilecek yerli malı belgesine sahip yardımcı aksamlar kullanılacaktır.
 
Karapınar YEKA alanının kullandırılması için yapılacak yarışmayı kazanan tüzel kişiden ciddi iş deneyimi ve mali yeterlilik istenecektir. Ayrıca entegre bir FV güneş modülü üretim fabrikasının kurulması, Araştırma-Geliştirme Merkezi’nin kurularak AR-GE faaliyetlerinde bulunulması ve fabrikada üretilen FV güneş modülleri ile yerli malı belgesine haiz tesis bileşenlerinin Karapınar YEKA sahasında uygulanması hususları gerçekleştirilmiş olacaktır. 18-24 ay sürede faaliyete geçirilmesini hedeflenen Entegre fabrikada üretilecek FV güneş modüllerinin toplam yerli katkı oranı en az yüzde 75 olacaktır. Yerli katkı oranının yüksek olması ülkemiz ekonomisine doğrudan ve dolaylı olarak çok büyük katkılar sağlayacaktır. Ayrıca, çok önemsediğimiz AR-GE Merkezinin de 18 ay içinde kurulması ve katma değeri yüksek çıktılar elde edilmesi beklenmektedir. Karapınar’da kurulacak elektrik enerjisi üretim tesisinin entegre fabrikanın üretime geçtiği tarihten itibaren 36 ay içinde tamamlanmasını istenmektedir. YEKA Kullanım Hakkı Sözleşmesinin onaylandığı tarihinden itibaren üretilen enerjinin 15 yıl süreyle satın alınması garanti  edilmektedir. Bu projede elektrik enerjisi üretim tesisinin kurulum ve işletilmesinde ve fabrikanın işletilmesinde mavi ve beyaz yaka ayrı ayrı olmak üzere en az yüzde 90 oranında ve AR-GE faaliyetlerinde ise en az yüzde 80 oranında yerli istihdam zorunluluğu getirilmiştir.
 
- Jeotermal Enerji: Yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermal enerjide Ülkemiz önemli potansiyele sahiptir. 31.500 MW termal ısı potansiyeli ile dünyada 7. Avrupa’da ise 1. sırada yer almaktadır.
Devrede olan projelere ilave olarak toplam 247 MW’lık lisanslı ve 326 MW’lık önlisanslı proje bulunmaktadır. Ayrıca söz konusu projelere ilave olarak toplam 100 MW’lık JES projesine de sistem bağlantı görüşü verilmiştir. Bakanlığımız hedeflerine günümüz itibariyle ulaşılmış olup ülkemiz JES potansiyelinin maksimum kullanılabilmesi amacıyla gerekli çalışmalar yürütülmektedir.
Yeni arama ruhsat sahalarında yerli ve yenilenebilir enerji kaynağımız olan jeotermal enerjinin arama ve araştırma çalışmalarına yoğun olarak devam edilmektedir. Bunun yanında gerek Belediye/İl Özel İdareleri/Valilik gibi kamu kurumları, gerekse özel sektörün jeotermal kaynak arama ve/veya işletme ruhsat sahibi olduğu jeotermal sahalarda, jeotermal kaynakların korunması, sürdürülebilirliğinin sağlanması ve doğru üretim ve reenjeksiyon yapılmasına yönelik kurumsal danışmanlık yapmak sureti ile teknik destek vermeye devam edilmektedir. Ayrıca bilinen jeotermal sistemlerin daha derindeki uzanımlarının araştırılarak jeotermal potansiyelin arttırılmasına yönelik çalışmalar devam etmekte olup, akışkan içermeyen 2.000 m den daha derinde yer alan, 200°C üzerinde sıcaklık içeren sıcak (kızgın) kuru kaya alanlarının araştırılarak ortaya çıkarılması ve envanterinin de bu süreçte hazırlanarak gelecek 10 yıldaki yatırımcılar (Kızgın kuru kaya, EGS çalışmaları, vd.) için hazır hale getirilmesi hedeflenmektedir.
 
- Diğer Yenilenebilir Enerji Kaynakları: 2016 Eylül ayı itibari ile Biyokütle kurulu gücümüz 345 MW’a ulaşmış bulunmaktadır. Devrede olan projelere ilave olarak toplam 11 MW’lık lisanslı ve 129 MW’lık önlisanslı proje bulunmaktadır. Ayrıca söz konusu projelere ilave olarak toplam 236 MW’lık Biyokütle projesine de sistem bağlantı görüşü verilmiştir.
Yerli Enerji Kaynaklarının Arzının Artırılması Çalışmaları:
 
Bakanlığımız tarafından yapılan arz planlamalarında, 2023’e kadar yerli linyit ve taşkömürü kaynaklarımızın tamamının elektrik üretim amaçlı değerlendirilmesi ve Bakanlığımız 2015-2019 yılı Stratejik Planına göre 2019 yılına kadar yerli kömürden yıllık 60 milyar kWh elektrik üretimi hedeflenmiştir. Ayrıca ilgili stratejik plana göre 2019 yılına kadar kurulu güç portföyümüzde hidrolikte 32.000 MW’a, rüzgârda 10.000 MW’a, jeotermalde 700 MW’a, güneşte 3.000 MW’a ve biyokütlede 700 MW’a ulaşılması hedeflenmektedir. Jeotermalde bu hedef 2016 yılı içerisinde aşılmış olup, 2019 yılına kadar 1.000 MW hedefine ulaşılması amaçlanmaktadır.
 
Türkiye ekonomisinin yüksek ve istikrarlı büyüyebilmesi için, mümkün olan bütün yerli kaynakların enerji üretimi amacıyla değerlendirilmesi öncelikli bir husustur. Onuncu Kalkınma Planı kapsamında yer alan ve Bakanlığımızın sorumlu olduğu ‘Yerli Kaynaklara Dayalı Enerji Üretim Programı” kapsamında, yerli kaynakların enerji üretimindeki payının artırılması suretiyle enerjide dışa bağımlılığın azaltılması amaçlanmaktadır. Söz konusu amaçları gerçekleştirmek için çeşitli hedefler belirlenmiştir. Bu hedeflerden biri de, 2015 yılında yaklaşık 36,2 milyar kWh olarak gerçekleşen yerli kömür kaynaklı elektrik enerjisi üretiminin 2018 yılında 57 milyar kWh’e çıkarılmasıdır. Belirlenen hedeflere ulaşabilmek için sorumlu ve ilgili kuruluşların ayrıntılarıyla belirlendiği alt politikalar belirlenmiştir. Yerli kömürlerin elektrik üretimi amacıyla değerlendirilebilmesi için, başlıca altı temel politika belirlenmiştir. Bu politikalar özetle aşağıdaki gibidir.
 
*Afşin-Elbistan gibi büyük linyit havzaları ile daha düşük kapasiteli diğer rezervlerin değerlendirilmesi için özel bir finansman yöntemi geliştirilmesi ve uygulanması, 
*Kömür aramalarına hız verilerek rezervlerin artırılması,
*Yerli kömürün temiz kömür teknolojileri ile üretilmesi, gazlaştırılması, sıvılaştırılması gibi alanlarda Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verilmesi,
*Yerli kömürlere dayalı elektrik üretim tesisi yatırımlarına yönelik teşvik uygulamasının izlenerek ihtiyaçlara göre güncellenmesi,
*Kamu elinde bulunan linyit yakıtlı termik santrallerin rehabilite edilmesi…
 
Planlanan Önemli Projeler: 
Enerji ve doğal kaynaklar sektörüne ilişkin olarak, teknolojik anlamda yurt dışına bağımlılığı en aza indirici çalışmaların yapılması, cari açığın azaltılması, istihdamın arttırılması ve enerji maliyetlerinin düşürülmesine destek olunması amacıyla, önümüzdeki dönemde yapılacak olan Ar-Ge ve İnovasyon projelerinin belirlenmesine yönelik olarak, ilgili kamu kurumları, araştırma kuruluşları, üniversiteler, özel sektör temsilcileri ve ilgili sivil toplum kuruluşları ile çalışmalar yapılarak 2017 yılı içerisinde bir ‘Kritik Teknoloji Planı” oluşturulacaktır.19/06/2011 tarih ve 27969 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesisleri Hakkında Yönetmelik kapsamında Güneş enerjisine dayalı veya güneş enerjisi ile birlikte diğer enerji kaynağı kullanan hibrit tesislerde üretilen elektrik enerjisi içerisindeki güneş enerjisine dayalı üretim miktarlarının denetimi amacıyla kurulacak olan Güneş Enerjisi İzleme ve Kontrol Sistemi ile ilgili olarak literatür ve uygulama çalışmaları araştırılmakta olup bu araştırmaya göre teknik şartname çalışmaları GES yatırımlarının teknoloji, lokasyon, büyüklük ve uygulama çeşitliliklerinin reel olarak izlenmesi ve konu ile ilgili kurum ve kuruluşların ihtiyaç tespitleri ile etki analizleri yapıldıktan sonra tamamlanacaktır. Konu ile ilgili olarak Avrupa Birliği Katılım Öncesi Destek Programı kapsamında yürütülmekte olan proje sonucunda da kurulması planlanan sistemin fizibilitesi ve teknik şartnamesi oluşturulacaktır. Yılsonuna kadar bitirilerek en geç önümüzdeki yıl gerçekleştirilme çalışmalarına başlanacaktır.

Ayrıca diğer planlanan projeler;
*Şlam havuzlarındaki ince malzemelerin değerlendirilmesi sonunda nihai artıkların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kriterlerine göre bertarafı veya depolanması,
*Yeraltı madenciliği ile ilgili operasyon ve güvenlik sistemlerinin geliştirilmesi,
*Çevre ile ilgili iyileştirici ve düzenleyici faaliyetler, üretim yapılan sahaların rehabilitasyonu,
*Türk Linyitlerinden süperkritik CO2 çevrimi ile bileşik ısı ve güç üretimi,
*Kömür Biyoteknoloji Projesi,
*Plazma kömür gazlaştırma pilot tesis projesidir…”
 
Son olarak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı /2017 Yılı Bütçe Sunumu”nun “Hedeflerimiz” bölümünden aktarmalar yapalım:
 
‘Yenilenebilir enerji kaynaklarımıza ilişkin;
-Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretim portföyü içindeki oranının yükseltilmesi,
-2023 yılına kadar teknik ve ekonomik olarak değerlendirilebilecek hidroelektrik potansiyelimizin tamamının elektrik enerjisi üretiminde kullanılması,
-2019 yılı sonuna kadar yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretim santrallarının toplam kurulu gücünün 46.710 MW’a çıkarılması,
-Yenilenebilir elektrik üretim tesislerinin etkin olarak kullanılabilmesi için, hidroelektrik santrallerde pompaj depolama gibi, modeller geliştirilmesi,
-Hidrolik enerji kurulu gücünün 2019 yılı sonuna kadar 32.000 MW’a çıkarılması,
-Rüzgâr enerjisi kurulu gücünün 2023 yılına kadar 20.000 MW’a çıkarılması,
-Jeotermal enerjisi kurulu gücünün 2019 yılı sonuna kadar 1.000 MW’a çıkarılması,
-Fotovoltaik güneş enerjisine dayalı kurulu gücün 2019 yılı sonuna kadar 3.000 MW’a çıkarılması hedeflenmektedir…
 
Ülke, kaynak ve güzergâh çeşitlendirmesine yönelik olarak;
-2019 yılı sonuna kadar doğal gaz ithalatında tek bir ülkeye bağımlılığın en fazla yüzde 40 seviyesinde olması,
-2019 yılı sonuna kadar doğal gaz kaynaklı elektrik enerjisi üretiminin toplam üretim içindeki payının yüzde 34’e indirilmesi,
-Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji portföyümüz içindeki payının artırılması,
-Ulusal petrol stoklarının güvenli düzeyde muhafazasının sürdürülmesi hedeflenmektedir.
Jeopolitik konumumuzu etkin kullanarak, enerji alanında bölgesel işbirliği süreçleri çerçevesinde Ülkemizi enerji merkezi haline getirmeye yönelik olarak;
-Ülkemizin enerji ticaret merkezi olabilmesi yolunda enerji borsası ve uluslararası piyasa entegrasyonu projelerinin güçlendirilmesi,
-Uluslararası enterkonneksiyon kapasitesinin 2019 yılı sonuna kadar iki katına çıkarılması,
-Transit petrol ve doğal gaz boru hattı projelerinde Ülkemizin jeopolitik ve stratejik liderliğinin sürdürülmesi,
-Uluslararası boru hatlarına ilişkin yeni projelerin hayata geçirilmesi suretiyle Ülkemizin Doğal Gaz Ticaret Merkezi olma rolünün güçlendirilmesi,
-Ülkemizin, İstanbul Finans Merkezi çalışmaları da göz önüne alınarak Ceyhan ve Aliağa teslimli ürünlerin işlem gördüğü, Karadeniz ve Akdeniz’de referans fiyat oluşturma gücüne sahip bir enerji ticaret merkezi olması hedeflenmektedir.
Enerji ve tabii kaynaklar alanlarındaki faaliyetlerin çevreye olan olumsuz etkilerini en aza indirmeye yönelik olarak;
-Elektrik üretim santrallerinin çevre ile uyum içinde işletilmesi adına çalışmaların devam ettirilmesi,
- Madencilik alanında faaliyet gösteren maden işletmelerinin çevreye uyum planlarının denetiminin yapılmasına ara vermeden devam edilmesi hedeflenmektedir.
Yatırım ortamının iyileştirilmesi amacıyla;
-EPİAŞ bünyesinde doğal gaz dengeleme ve gün öncesi piyasalarının işlerlik kazanması için altyapı çalışmalarının tamamlanması,
-Enerji yatırım süreçlerini kolaylaştırmak üzere lisans, ruhsat, izin işlemlerinde istenen belgelerin azaltılması ve elektronik ortamda temini mümkün olan belgelerin başvuru sahiplerinden alınmaması yönünde düzenleme yapılması,
-Türk sanayisinin ihtiyaç duyduğu hammaddelerin yurtdışından da temini için, proje bazlı arama, geliştirme ve yatırım konularında işbirliği yapılabilmesini teminen gerekli çalışmaların yapılması,
-2019 yılı sonuna kadar elektrik enerjisi üretimi içindeki, kamu payının %20’ye düşürülmesi hedeflenmektedir.
Tabii kaynakların etkin yönetimi ve ekonomiye katkısını artırmak amacıyla;
-2017 yılı sonuna kadar uluslararası standartlarda etkin, verimli ve güvenli madencilik yapılmasına imkân sağlayacak işletme ve denetim yapısının hayata geçirilmesi,
- 2018 yılı sonuna kadar tüm madencilik işlemlerinin e-devlet projesi kapsamında elektronik ortamda yürütülmesi,
-2019 yılı sonuna kadar kademeli olarak enerji dışı doğal kaynaklar için kamu tarafından yapılan sondaj miktarının artırılması,
-2017 yılı sonuna kadar işlenmiş ürün üretimi ve ihracatının arttırılması,
-2017 yılı sonuna kadar ithal ve yerli konsantreler ile ikincil ürün dönüşümünden (artık) değerli mineraller elde edilmesine yönelik tedbirlerin tasarlanıp hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.”
 

Öne Çıkanlar

Endüstri Otomasyon Eksen Yayincilik hizmetidir.